İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/211 E. 2024/662 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/211
- Karar No
- 2024/662
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/211 KARAR NO : 2024/662 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu... plakalı araç ile 10/07/2023 tarihinde Konak-Narlıdere istikametinde seyir halindeyken davalı sigorta şirketi Zorunlu mali Mesuliyet sigortalısı dava dışı araç sürücüsü ...'in idaresindeki... plakalı araç ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu maddi hasarlı trafik kazasında davalı yan sigortalısı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, trafik kazasında asli kusurlu durumda olan dava dışı araç sürücüsü... kırmızı ışıkta geçtiğini ve bunun neticesinde de maddi hasarlı trafik kazasının oluşmasına sebebiyet verdiğini, Kaza neticesinde meydana gelen hasarın ve zararın tespiti içi... Sigorta Ekspertizliği tarafından yapılan inceleme neticesinde müvekkiline ait araçta oluşan hasar bedelinin (parça ve işçilik bedelleri ve bu bedellerin KDV’li) 113.032,66 TL olabileceği yönünde rapor tanzim edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulu fatura ile de görüleceği üzere hasar bedelinin tespitine ilişkin ekspertiz raporuna 750,00-TL tutarında masraf yapıldığını, davalı sigorta şirketine 24/08/2023 tebliğ tarihli hasar bedelinin ve yapılan ekspertiz masrafının tazmini talepli dilekçe ile başvurulduğunu, ödeme yapılmadığını, davalının müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek zarardan davalının sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkiline iskontosuz ve KDV dahil ödeme yapması gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, bilirkişi raporu tebliği sonrası ıslah dilekçesi verme hakkı da dahil olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00-TL hasar tazminatının kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 120.000,00-TL poliçe limitlerinin sabit olduğunu, davacı yanın talepleri karşılandığını, hasar kapsamında müvekkili şirket tarafından 29/08/2023 tarihinde 31.239,04-TL olarak davacı...'ya hasar ödemesi, 15/03/2024 tarihinde 100,00-TL olarak davacı ...ya hasar ödemesi, 15/03/2024 tarihinde 16,78-TL olarak davacı ...ya hasar ödemesi, 07/09/2023 tarihinde 10.829,77-TL olarak davacı vekili Av....a değer kaybı ödemesi, 09/02/2024 tarihinde 5.170,23-TL olarak davacı...'ya değer kaybı ödemesi, 09/02/2024 tarihinde 193,24-TL olarak davacı...ya değer kaybı ödemesi yapıldığını, kaza tarihindeki poliçe limiti olan 120.000,00-TL'den teminat kapsamında yapılan ödemeler mahsup edildiğinde, müvekkili şirketin davacıya karşı kalan sorumluluğunün 72.660,96-TL ile sınırlı olduğunu, davacı yanın yaşanan bu kazada %100 olarak asli kusurlu olduğunu, aracın onarımına ilişkin resmi ekspertiz raporu düzenlendiğini, belirlenen onarım tutarının tamamının ödendiğini, müvekkili şirketin davacının tüm taleplerini poliçe ve limitleri dahilinde karşılandığını, davacı yanın hasar faturalarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sigortalı araç sürücüsünün bir kusuru olmadığını, kusur tespitinin gerektiğini, aracın daha önceki kazalarının kontrolü gerektiğini, faturaların katma değer vergisinden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Tarafların iddia ve savunmaları, 3-Davalı... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 10/07/2023 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ve yapılan ödeme evrakları, 4-Dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 10/07/023 tarihi ve mevcut durum itibaryla ... ve ... plakalı araçlara ait trafik tescil ve ruhsat kayıtları, 5-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, 6-Sigorta Tahkim Komisyonunun... Esas sayılı dosyaları, 7-İzmir... İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra dosyaları, 8-Bilirkişi heyetinin 26/09/2024 havale tarihli raporları, 9-Davacı vekili tarafından sunulan 07/10/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi, 10-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, 10/07/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...ya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan onarım bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek hasar onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı... Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Davalı vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacıya ait araçta oluşan değer kaybı ve ikame araç bedeli miktarlarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, belirtilen gerekçeler dahilinde davacı şirketin davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ...Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği dikkate alındığında, davalı vekilinin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman ve bir otomotiv alanında uzman bir bilirkişiye tevdii ile, dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 10/07/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil kayıtları, davalı... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, dava konusu ... plakalı araca ait tramer kayıtları ve sair deliller göz önünde bulundurularak;... plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücülerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 10/07/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar neticesinde aracın onarım bedelinin ne kadar olduğu belirlenerek, varsa dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru neticesinde yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle davacının neticeten talep edebileceği onarım bedelinin hesaplanması suretiyle düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 26/09/2024 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; ... plakalı otomobil sürücüsü dönel ada içerisinde araca ilk geçiş hakkını vermediğinden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, onarım bedelinin, iskontosuz ve orjinal parça ile hesaplama yapıldığında 69.354,56-TL yedek parça, 22.800,00-TL işçilik olmak üzere toplam 92.154,56-TL+KDV, KDV dahil 110.585,47-TL olduğu, davalı cevap dilekçesinde ödendiği beyan edilen (31.239,04-TL+100,00-TL+16,78-TL) toplam 31.355,82-TL hasar bedeli ödemesi düşüldüğünde (110.585,47-TL-31.355,82-TL) bakiye farkın 79.229,65-TL olacağı, davacı taraf dava dilekçesinde ödeme yapılmadığı beyanı olduğu, hasar miktarları, aracın rayiç değerleri ile kayıslandığında, onarımın ekonomik olacağı, pert total işleme gerek olmadığı, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, ekspertiz ücreti bakımından beyan edilen 750,00-TL ekspertiz bedelinin kaza tarihi itibarıyla makul bir değer olduğunu mütalaa etmişlerdir. Davalı vekilinin bilirkişi heyetinin 26/09/2024 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün dönel ada içerisinde bulunan araca ilk geçiş hakkını tanımamasından kaynaklı olarak kavşak içerisinde seyir halinde olan ... plakalı araca çarpması neticesinde meydana geldiği, kusur tespit ve belirlemesinin yerinde olduğu, raporda değer kaybı hesabı yapılmadığı, davalı sigorta şirketinin kaza neticesinde hasar gören aracın orijinal parçalar ile iskonto uygulanmaksızın ve KDV dahil gerçek zarar bedelinden ibaret onarım bedelinden sorumlu olduğu anlaşılmakla reddine karar verilmekle yargılamaya devam olunmuştur. Davacı vekilinin 07/10/2024 havale tarihli ıslah dilekçesi ile hasar onarım bedeli olarak 1.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini, 72.450,94-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir. Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 24/08/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 06/09/2023 tarihinde temerrüte düşeceği, ancak dava açılmadan önce kısmi ödeme yaptığı tarih olan 29/08/2023 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davalı... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 10/07/2023 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ve yapılan ödeme evrakları, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 10/07/023 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... ve ... plakalı araçlara ait trafik tescil ve ruhsat kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, Sigorta Tahkim Komisyonunun... Esas ve... Esas sayılı dosyaları, İzmir... İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra dosyaları, bilirkişi heyetinin 26/09/2024 havale tarihli raporları, davacı vekili tarafından sunulan 07/10/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğine, davaya konu uyuşmazlığın 10/07/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...ya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan onarım bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek hasar onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı... Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının ... plakalı otomobil sürücüsünün 10.07.2023 günü saat 10.50 sıralarında İzmir ili Balçova ilçesi Mithatpaşa Caddesi üzerinden Narlıdere istikametine seyir halinde iken, dönel adalı kavşağa girdiği esnada, aracının sol yan kısımlarına solundan gelen ve dönel ada içerisinde bulunan ... plakalı otomobilin ön kısımları ile çarpması neticesinde vuku bulduğu, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün geçiş hakkı önceliğini tanımadığı gerekçesiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza sebebiyle davacıya ait araçta hasar meydana geldiği, hasarın onarım bedelinin 69.354,56-TL yedek parça, 22.800,00-TL işçilik olmak üzere toplam 92.154,56-TL+KDV, KDV dahil 110.585,47-TL olduğu, aracın rayiç değerinin kaza tarihi itibarıyla 830.000,00-TL olduğu gözetildiğinde onarımının ekonomik olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafından yapılan başvuru neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 31.355,82-TL tutarında ödeme yapıldığı, belirtilen hususlar çerçevesinde yapılan ödeme mahsup edildiğinde talep edilebilecek bakiye hasar bedelinin 79.229,65-TL olduğu, avacı vekilinin 07/10/2024 havale tarihli ıslah dilekçesi ile hasar onarım bedeli olarak 1.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini, 72.450,94-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 24/08/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 06/09/2023 tarihinde temerrüte düşeceği, ancak dava açılmadan önce kısmi ödeme yaptığı tarih olan 29/08/2023 tarihinde temerrüte düştüğü, sigorta şirketi tarafından davacıya ait araç açısından düzenlenen sigorta poliçesinin teminat limiti 120.000,00-TL'den yapılan ödeme düşüldüğünde bakiye teminat limitinin 72.450,94-TL olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-Hasar onarım bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 72.450,94-TL maddi tazminatın, poliçe limiti olan 72.450,94-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme tarihi olan 29/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile davacı...ya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 4.949,12-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 1.220,20-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.301,32-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 70,00-TL elektronik tebligat, 6,00-TL posta (KEP) masrafı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 750,00-TL eksper rapor ücreti, 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ve 1.220,20-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 8.401,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/11/2024 Katip... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır