İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/549 E. 2024/389 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/549
Karar No
2024/389
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/549 Esas KARAR NO : 2024/389 DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 11/04/2023 KARAR TARİHİ : 02/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhinde Ödemiş ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı (daha sonra devredilerek Ödemiş İcra Müdürlüğünün ... Esas nosunu almıştır) dosyası ile davalı- alacaklı ... tarafından 300.000-TL (üçyüzbin TL) bedelli senede (bono) dayalı olarak 17.11.2016 tarihinde 10 örnek takip başlatıldığını, müvekkili, vekili aracılığı ile süresinde imzaya ve borca itiraz ederek 25.11.2016 tarihinde Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesine ... E.sayılı davayı açtığını, senetteki imza ve borca ilişkin itirazda bulunulmuş olmasına rağmen ilgili mahkeme sınırlı bir inceleme ile yalnızca imza konusuna yoğunlaşmış yapılan incelemede imzanın müvekkiline ait olduğu yönünde alınan raporlara istinaden red kararı verildiğini, iş bu red kararı derecattan geçerek onanmak sureti ile kesinleştiğini, bu şekilde icra hukuk mahkemesinden verilen red kararı üzerine davacının elbirliği ile hissedar olduğu muris babasından kalan taşınmazlardaki hissesi üzerine 04.06.2018 tarihinde haciz şerhi konulmuş haciz işlemlerine devam edilmekte olduğunu, tapunun İzmir ili, ... Parselde kayıtlı 21.880 m2 tarla vasıflı taşınmazın toplam 7 mirasçısı olduğunu, davacı ... 3 hissedara ait hisseleri 1990-1999 tarihleri arasında tapudan parça parça devralarak 8700 m2 civarında hisse sahibi olduğunu, iştirak halinde malik olan olan hissedarlar taşınmaz paylaşımında anlaşamadıklarından bir kısım hissedar tarafından Ödemiş Sulh Hukuk mahkemesinde 2004 yılında karara çıkan izaleyi şuyu davası açıldığını, 2004 yılında diğer 4 hissedar da hisselerini satmaya karar verince izaleyi şuyu davası yoluyla kalan hisseler de satışa çıktığını, taşınmaz, satış müdürlüğü tarafından satışa çıkarıldığında davalının babası ... satış bedelini hissedar olan davacıyı temine ederek kalan hissenin tamamının satış dosyasından yapılan satışda davacı ... tarafından alınmasını sağladığını, davalının babası ... tarafından o tarihte yani 2004 yılında taşınmaz için satış ihalesinde 30.000-TL (OtuzbinTL) ödendiğinden dolayı davacıya taşınmaz devrinin teminatı olmak üzere kendisine 30.000-TL bedelli senet vermesini, oğlu ...'na taşınmaz hissesinin devrinden sonra senedi iade edeceğini belirtmiş ve bu şartlarda anlaştıklarını, Taraflar, o tarihte Ödemiş'te muhasebecilik yapan... 'nun muhasebe bürosuna gittiklerini, davacı, takibe konu senedi imzaladığını, muhasebeci... senede 30.000-TL (otuzbinTL ) bedel yazmış, senedin diğer kısımları boş olarak kaldığını, davacı söz verdiği şekilde taşınmazı davalı ...’na devrettikten sonra boş olarak imzalayıp konu ile ilgili 2004 yılında verdiği 30.000-TL bedelli senedinin kendisine iadesini istemiş, ...'nun ise senedi yırtıp attığını belirterek müvekkiline iade etmediğini, müvekkilinin aralarındaki yakınlıktan kaynaklanan güven ilişkisi nedeni ile senedinin yırtılmış olduğuna inandığını, üzerine 2004 yılında 30.000-TL bedel yazılmış olan ve ... tarafından 2008 yılında yırtılıp atıldığı söylenen senedin , ...'nun oğlu davalı ... tarafından 17.11.2016 tarihinde Ödemiş İcra Müdürlüğünde kambiyo senetlerine özgü takip açılmak suretiyle işleme konulduğunu, işleme konulurken senet üzerinde tahrifat yapılarak bedeli 30.000TL iken bir sıfır daha eklenilmek suretiyle 300.000-TL ye çevrildiğini, senedin düzenlenme tarihinin 31.12.2012 , vade tarihinin rakamla 31.12.2010, vade kısmının yazı ile otuzbir aralık 2013 olduğu, bu durumda senet üzerinde düzenlenme tarihinden 2 (iki) yıl öncesi olan 31.12.2010 vade tarihi ve senet metninde yazıyla vade kısmında otuzbir aralık 2013 tarihi mevcut olduğunu, senet üzerinde çift vade tarihi olması ve düzenlenme tarihinden iki yıl önceki bir tarihin vade tarihi olarak belirtilmiş olmasının kambiyo senedi olma vasfından çıkarttığını, bu nedenle öncelikle senedin zorunlu unsurları taşımaması nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile kambiyo senetlerine özgü yapılan 10 örnek takibin iptali gerektiğini belirterek davanın kabulüne Ödemiş icra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında takibe konu edilen senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takip konusu senedin kambiyo vasfında olmaması nedeni ile senedin ve takibin iptaline, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça "menfi tespit" istemli olarak açılmış bulunan iş bu dava haksız ve dayanaksız olduğunu, öncelikle davacı taraf, müvekkilinden aynı zamanda aralarında tarla alım satımı yapan iki komşu ve aile dostu olması sıfatıyla 2012 yılı sonunda 300.000,00-TL borç aldığını, ancak borçlu olduğu bu 300.000,00 TL meblağı ödememek için, 2016 yılında bu yana hukuk sistemimizin açıklarını da kullanarak akla hayale gelebilecek tüm davaları açmakta, aslı astarı olmayan iddialarla açtığı davalar ve yaptığı suç duyuruları ile borcun tahsilini geciktirmekte, borçlu olduğu rakamın enflasyon karşısında erimesini sağlamak amaçlı olarak kötü niyetle hareket ettiğini, davacı bu kapsamda öncelikle Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas sayılı dosya ile "senetteki imzanın kendisine ait olmadığını" ileri sürdüğünü ancak yapılan grafolojik incelemeler sonucu senetteki imzanın kendisine ait olduğu ortaya çıkınca davası red olmuş ve karar kanun yollarından geçerek kesinleştiğini, sonrasında icra takibine taraflarınca devam edildiğini, davacıya doğrudan kayıtlı bir malvarlığı/taşınmaz bulunmadığından mirasen kendisine intikal eden taşınmazındaki hukuki sorunların (vasiyetnamenin tenfizi davası vs..) çözülmesi beklenmiş, tescil yapılınca da bu taşınmazın satışı için hukuki sürece hız verildiğini, durum böyle olunca davacı borçlu satışı engellemek ve geciktirmek için türlü dava/şikayet yollarına başvurmaya başladığını, bu kapsamda iş bu dava dilekçesinin "7" nolu bendindeki iddiayla ilgili olarak Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı takibin iptali istemli davasını açtığını, davası reddolduğunu, yine icra takibini geciktirmek için Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı maişet (geçim için zorunlu taşınmaz) nedeniyle haczedilmezlik şikayeti davasını açmış olup dava halen derdest olduğunu, yine icra takibinden başlayan taşınmaz satışını geciktirmek için Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı Kıymet takdirine itiraz istemli davasını açmış olup dava halen derdest olduğunu, yine bu davadakine benzer asılsız iddialarla Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunmuş olup... Soruşturma dosya nolu bu şikayet dosyası da halen derdest olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaksız davanın reddine, davalı yanın sırf alacağın tahsilini geciktirmek adına kötü niyetle açtığı iş bu davada asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, taraflarına vekalet ücreti takdirine, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava menfi tespit davası olup, davacı davalının takibe konu ettiği bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Mahkememizin 12/04/2023 tarihli ... Esas ...Karar sayılı görevsizlik kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 17/07/2023 tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiştir. Davacı vekilinin dava konusu senette çift vade bulunması nedeniyle kambiyo vasfının yitirildiği iddiasının incelenmesinde her ne kadar Mahkememizce 12/04/2023 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "Davaya konu edilen bono incelendiğinde; bononun üzerinde ödeme tarihi altında 31/12/2010 tarihinin, senet içeriğinde ise ödeme tarihinin 30/12/2013 yazılı olduğu, ödeme tarihi adı altında iki ayrı vade tarihini içerdiği anlaşılmaktadır. Bu hali ile takibe ve davaya konu bononun, kambiyo senedi vasfında olmadığı senet metninden açıkça anlaşıldığından, senedin kambiyo vasfında bir senet olup olmadığı hususunda yapılacak bir yargılama da bulunmamaktadır. Bu nedenle davaya bakma görevi genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. " şeklinde karar verilmiş ise de yazı ile belirtilen vade tarihinin "otuz bir aralık 2023" şeklinde belirtildiği rakamla yazılan kısımda da "31.12" yazı ile yazılan kısımdan ayrı bir şey yazılmadığı yıl hanesinde belirtilen kısımda son rakamda"3" kısmı "0" olarak algılansa da senet metninde atılı olan diğer "0" rakamlarının vade kısmındaki son rakamdan farklılık gösterdiği diğer atılı olan "3" rakamları ile benzerlik gösterdiği dolayısıyla senette çift vade bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce dosya 26/01/2024 tarihli ara kararı ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine sevk edilerek dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, dava dilekçesindeki iddialar dikkate alınarak dava konusu senet ön yüzündeki "300.000,00-TL" yazılı olan kısımda tahrifat bulunup bulunmadığı, "300" olarak yazılı kısımda binler basamağındaki sıfırın sonradan eklenip eklenmediği ve sonradan eklenmiş ise eklenen "0" ile diğer rakamların aynı el ürünü olup olmadığı hususunun belirlenmesi istenilmiş, 13/05/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; İnceleme konusu senette rakamla miktar belirtir bölümde iddia doğrultusunda tahrifat yapıldığını gösterir bir bulgu saptanamadığı hususlarını bildirir kanaat bildirilmiştir. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle kambiyo senedi uyarınca açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Davacıların murisinin dava konusu ve takip dayanağı bono nedeniyle borçlu olmadığı iddiasını HMK’nun 201. maddesi uyarınca yazılı delille veya diğer kesin delillerle ispatlaması gerekmektedir. Davacı vekilince iddiasını ispata yarar bu neviden delil sunulamadığı gibi açıkça imzaya itirazının da bulunmadığı yine davacıların iddialarının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporu ve tüm dosya kapsamı ile yerinde olmadığı anlaşılmış olmakla davacı taraf davasını yazılı belge veya kesin deliller ile ispatlayamamış bulunmaktadır. Davanın bu nedenlerle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak alınan 5.123,25 -TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4.695,65‬-TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6- 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza Bu belge 5070 sayılı kanun kapsamında DYS üzerinde hazırlanmış ve e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/549, K. 2024/389, T. 02.07.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-549-e-2024-389-k-df42a7b58c83