İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/540 E. 2023/842 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/540
Karar No
2023/842
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/540 KARAR NO : 2023/842 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 17/07/2023 KARAR TARİHİ : 09/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 28/03/2022 tarihli E-Ticaret Projesi Teklifi ve Akıllı Ticaret E-Ticaret Lisans Sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin sözleşmedeki taahhütlerini yerine getirmemesi ve ifa zamanında temerrüte düşmesi sonucunda müvekkili tarafından haklı nedenle sözleşmenin feshedildiğini, davalı şirketin hak etmediği bakiye bedelin tahsili amacıyla İzmir...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını belirterek icra takibinin iptali ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve takip konusu alacağın %20'inden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirket ile arasında akdedilen sözleşmeden doğan tüm edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, ilgili projenin tamamlandığını ve davacıya teslim edildiğini, davacı şirketin buna rağmen ihtarnameleri keşide ettiğini, davacı tarafın sürekli olarak isteklerini revize ettiğini ve sözleşme kapsamını aşan talep ve isteklerde bulunduğunu, davacının talepleri ve taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında hazırlanan sitenin fiilen kullanılabilecek hale getirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-Taraflar arasında tanzim olunan ve imzalanan 28/03/2022 tarihli E-Ticaret Projesi Teklifi ve Akıllı Ticaret E-Ticaret Lisans Sözleşmesi, 2- İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, 3-İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası, 4-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasında tanzim olunan ve imzalanan 28/03/2022 tarihli E-Ticaret Projesi Teklifi ve Akıllı Ticaret E-Ticaret Lisans Sözleşmesi çerçevesinde davalı şirket tarafından yüklenilen edimlerin yerine getirilmemesi ve davalı şirketin ifa zamanında temerrüte düşmesi sebebiyle sözleşmenin davacı şirket tarafından feshedilmesine rağmen, davacı şirket tarafından sözleşme gereğince kısmen ödenen bedelin mahsubu ile bakiye bedelin tahsili amacıyla davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhinde başlatılan icra takibinin kesinleşmesi neticesinde, icra takibinde talep edilen bedelin haksız olduğu iddiası kapsamında davacı şirketin bakiye bedel yönünden davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin hususlar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki yararın bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu hâlde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır (Pekcanıtez, H./ Atalay, O./ Sungurtekin Özkan, M./ Özekes, M.: İcra ve İflas Hukuku, s.156- 164). Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında icra mahkemesinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarihli ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 tarihli ve 2011/13-576 E., 2011/747 K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Yazılım Teknolojileri Limited Şirketi, borçlunun ise ...Elektronik Ticaret Anonim Şirketi olduğu, davalı alacaklı vekilinin davacı borçlu aleyhinde, 33.000,00-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiği görülmektedir. Cevap dilekçesinde belirtilmesi üzerine mahkememizce celp edilen İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ... Elektronik Ticaret Anonim Şirketi, davalının ise ... Yazılım Teknolojileri Limited Şirketi olduğu, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında tanzim olunan ve imzalanan 28/03/2022 tarihli E-Ticaret Projesi Teklifi ve Akıllı Ticaret E-Ticaret Lisans Sözleşmesi çerçevesinde davalı şirket tarafından yüklenilen edimlerin yerine getirilmemesi ve davalı şirketin ifa zamanında temerrüte düşmesi sebebiyle sözleşmenin davacı şirket tarafından feshedilmesi çerçevesinde, davacı şirket tarafından ödenen 33.000,00-TL bedelin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu görülmektedir. Davaların birleştirilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesinde; ''Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 168. maddesinde ise; ''Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.'' hükmüne yer verilerek, birleştirme kararına karşı ancak esas hakkındaki hükümle birlikte istinaf ve temyiz yasa yollarına başvurulabileceği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında tanzim olunan ve imzalanan 28/03/2022 tarihli E-Ticaret Projesi Teklifi ve Akıllı Ticaret E-Ticaret Lisans Sözleşmesi , İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...sas sayılı dosyası ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında tanzim olunan ve imzalanan 28/03/2022 tarihli E-Ticaret Projesi Teklifi ve Akıllı Ticaret E-Ticaret Lisans Sözleşmesi çerçevesinde davalı şirket tarafından yüklenilen edimlerin yerine getirilmemesi ve davalı şirketin ifa zamanında temerrüte düşmesi sebebiyle sözleşmenin davacı şirket tarafından feshedilmesine rağmen, davacı şirket tarafından sözleşme gereğince kısmen ödenen bedelin mahsubu ile bakiye bedelin tahsili amacıyla davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhinde başlatılan icra takibinin kesinleşmesi neticesinde, icra takibinde talep edilen bedelin haksız olduğu iddiası kapsamında davacı şirketin bakiye bedel yönünden davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, mahkememiz dosyasının dava konusu olan sözleşme ile İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının dava konusu olan alacak talebine dayanak sözleşmenin aynı olduğu, yine dosyaların taraflarının aynı olduğu, her iki dosyada da sözleşme kapsamında...Yazılım Teknolojileri Limited Şirketinin sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi eksiksiz ve zamanında yerine getirip getirmediğinin, davacı şirket tarafından sözleşmenin feshedilmesinin haklı olup olmadığının, bu kapsamda ödenen bedelin iadesi ile davalı şirket tarafından başlatılan icra takibine konu alacağın tahsilinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, neticeten dava konusunun ve taleplerin aynı olduğu, buna göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/4. maddesinde belirtilen şekilde davaların aynı nedenlerden doğduğu ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle davalar arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu, davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse delillerin birlikte değerlendirilmesi ve birbiri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılması yanında yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca mahkememizin 2023/540 Esas sayılı dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememizin ... sayılı Esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına, 3-Yargılamaya İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine, 4-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada hükümle birlikte değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesi uyarınca nihai kararla birlikte istinaf yolu açık olmak üzere bu aşamada kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/11/2023 Katip ... E imza Hakim ... E imza

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/540, K. 2023/842, T. 09.11.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-540-e-2023-842-k-aae5066f2d56