İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/34 E. 2023/805 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/34
- Karar No
- 2023/805
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/34 KARAR NO : 2023/805 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 12/01/2023 KARAR TARİHİ : 26/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; 20.10.2022 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile,... sevk ve idaresindeki... plakalı araca çarpması neticesinde,... plakalı araçta çarpmanın etkisi ile ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı araca çarptığını, meydana gelen kazada sürücü ...'in % 100 kusurlu olduğunu, kaza sonucu davalı sigorta şirketinde 1529749 no'lu hasar dosyası açıldığını, araç onarıldıktan sonra davalı sigorta şirketi tarafından 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, alınan ekspertiz raporunda araçta meydana gelen hasarın yedek parça, işçilik olmak üzere KDV dahil 33.264,20 TL belirlendiğini, ancak kısmi ödeme yapıldığını, hasar onarım bedelinin tespiti içinde 350,00 TL ekspertiz rapor ücreti ödendiğini, bakiye hasar onarım bedeli ve ekspertiz ücretinin davalı sigorta şirketinden talep edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arz ve izah edilen ve resen dikkat edilmesi gereken nedenlerden dolayı, bakiye hasar onarım ücreti olarak şimdilik 100,00 TL' nin, sigorta başvuru tarihi olan 26.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin arabuluculuk vekalet ücretinin, 350,00 TL ekspertiz rapor ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; yetkili Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın delillerinin kendilerine tebliğ etmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalının kusura oranında sorumlu olduğunu, davacının başvuru tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacı tarafın hasar bedelininin ispatlaması gerektiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçiliğe en az yüzde otuz iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumluluğunun bulunmadığını, arz edilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davanın görevsizlik yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın usulden reddine, aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: Türkiye Noterler Birliğinin yazı cevabı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin yazı cevabı, ... Sigorta Şirketi A.Ş'nin yazı cevabı, trafik uzmanı ... ve otomotiv bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 13.06.2023 havale tarihli bilirkişi raporu, davacı vekili tarafından sunulan 14.06.2023 havale tarihli talep artırım dilekçesi dosyamız arasındadır. Mahkememizce 13.04.2023 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği dosyanın trafik uzmanı ... ve otomotiv bilirkişisi ...na tevdi üzerine adı geçen bilirkişiler tarafından hazırlanan 13.06.2023 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür. Söz konusu raporun sonuç kısmında aynen "20.10.2022 tarihli kazanın oluşumunda; davalı sigorta poliçeli ...plaka sayılı aracı kullanan dava dışı sürücü ...'in "ETKEN OLDUĞU”, davacı tarafa ait... plaka sayılı araç sürücüsü...'IN kazanın oluşumunda; “ETKEN OLMADIĞI”, dava dışı diğer beş araç sürücüsü ile dış faktörlerin olay esnasında kazanın oluşumu üzerinde; “ETKEN OLMADIKLARI” davalı sigorta şirketi tarafından 08.12.2022 tarihinde 20.000,00 TL ödeme yapmış olması nedeniyle bakiye hasar bedelinin KDV hariç 28.190,00 TL veya KDV dahil 33.264,20 TL yönünde olması durumunda, bakiye hasar onarım bedelinin KDV hariç 8.190,00 TL veya KDV dahil 13.264,20 TL olabileceği" şeklinde kanaat belirtildiği görülmüştür. Söz konusu rapora karşı davacı vekilince beyan dilekçesinin sunulduğu, davalı vekilince itiraz dilekçesinin sunulduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan 14.06.2023 havale tarihli talep artırım dilekçesi ile hasar tazminatı olarak 100,00 TL olan talebi 13.164,20 TL arttırarak ZMMS poliçe limiti ile sınırlı olarak toplam 13.264,20 TL'nin şirketin ödeme yapmayarak temerrüde düştüğü 26.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına verilmesinin talep edildiği görülmüş, tebliği üzerine davalı vekilince beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arası uyuşmazlığın; 20/10/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün, kusurlu olduğu iddiasıyla davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen bakiye hasar bedeli ile eksper ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, ...n zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır Uyuşmazlığın dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere; 20/10/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında sürücülerin kusur durumları ile kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen bakiye hasar kaybının belirlenmesi ile bunun ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsil edilip edilemeyeceği hususlarında toplandığı görülmüştür. Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; davalı sigortanın bu kazadan dolayı sorumluluk limitinin 100.000,00 TL olduğu, kazaya karışan ,...plaka sayılı otomobilin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Şirketi ... Sigorta A.Ş tarafından ZMMS poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davacının... plakalı aracından meydana gelen hasar onarım bedeline yönelik 20.000TL davacıya ödeme yapıldığı, anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;20/10/2022 tarihinde; Davalı sigorta poliçeli aracı kullanan dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracı ile davacının maliki olduğu ve yine davacının sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araca çarpması sonrasında...plakalı aracın başkaca bir araca çarparak durduğu, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda Davalı sigorta poliçeli aracı kullanan dava dışı sürücü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1-c maddesinde belirtilen (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar) hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumuna etken olması nedeni ile tam kusurlu olduğu, Davacının maliki olduğu aracı kullanan davacının kazanın oluşumuna etken olmaması nedeni ile kusursuz olduğu, Davacıya ait... plaka sayılı aracın bu kazadan çarpmanın etkisiyle hasarlandığı tespit edildiği, hasar onarım bedelinin KDV dahil 33.264,20 TL olarak tespit edildiği, davalı ... Sigorta A.Ş tarafından ZMMS sorumluluğu kapsamında 20.000TL ödeme yapıldığı, davalı şirket tarafından talep konusu hasar kaybına yönelik yapılan başvuru neticesi davalı sigorta tarafından bakiye hasar kaybına yönelik ödeme yapılmadığı ve uğranılan zararın karşılanmadığı, davacı nezdinde bakiye hasar kaybı araçtan kaynaklı haksız fiilin koşullarının oluştuğu değerlendirilerek açılı davanın kabulü ile davacı aracındaki bakiye hasar kaybına ilişkin tazminat talebinin kabulü ile 13.264,20-TL maddi tazminatın, davacının sigorta şirketine ilk başvuru tarihinin 13/12/2022 tarihi olduğu dikkate alınarak başvuruyu takip eden 8 iş günü geçmekle davalının temerrüte uğrayacağı değerlendirilerek davalıdan temerrüt tarihi olarak takdir edilen 26/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ayrıca yukarıda belirtildiği şekilde davacı zararı yargılama sonucu ortaya çıktığından davadan evvel davacı yanın harici ekspertiz incelemesi yaptırmasında hukuki yararının bulunduğu, dolayısı ile ekspertiz ücreti olan 350-TL 'nin yargılama giderleri olarak davalıdan tahsili bakımından da davacı talebinin de yerinde olduğu kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile bakiye hasar bedeli olan 13.264,20 TL maddi tazminatın, taleple bağlılık ilkesi uyarınca talep gibi davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen 26/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 906,08 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 406,9 TL (179,90 TL peşin harç ve 227,00 TL tamamlama harcından oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 499,18 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 586,80 TL (179,90 TL başvuru harç ile 179,90 TL peşin harç ve 227,00 TL tamamlama harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 2.471,00 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama gideri ile harici yaptırılan ekspertiz gider olan 350,00 TL' den oluşan toplam 3.407,80 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan ücretin 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 13.264,20 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu Nil Pehlivan'a ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/10/2023 Katip ... e-imza Hakim... e-imza