İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/300 E. 2024/439 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/300
- Karar No
- 2024/439
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/300 Esas KARAR NO : 2024/439 DAVA : Menfi Tespit Ve Çek İstirdatı İstemli (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2023 KARAR TARİHİ : 17/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit Ve Çek İstirdatı İstemli (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacılar vekili, dava dilekçesinde; davalı tarafça, müvekkilleri aleyhinde, davaya konu İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ..., ... ve ... sayılı dosyalarında icra takipleri başlatıldığını, ... sayılı dosyada, 25/11/2022 keşide tarihli, ... numaralı, 293.000,00-TL bedelli çek ile 25/12/2022 keşide tarihli, ... numaralı, 267.000,00-TL bedelli çekin, ... sayılı dosyada, 18/01/2023 keşide tarihli, ... numaralı, 720.000,00-TL bedelli çekin ve ... sayılı dosyada, 31/01/2023 tarihli, ... numaralı, 427.500,00-TL bedelli çek ile 25/01/2023 tarihli, ... numaralı, 498.000,00-TL bedelli çekin takip dayanağı yapıldığını, müvekkili ..... Şirketinin lehtar olarak gözüktüğü çeklerdeki imzaların ve dolayısıyla ciroların sahte olup, herhangi bir ticari ilişki olmaksızın müvekkilinin rızası hilafına elinden çıktığını, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında çeklerdeki müvekkiline ait imzaların sahte oluşu, çek üzerindeki oynamalar ve ciro silsilesinin kopuk olması nedeniyle ilgili çekler hakkında tedbiren ödeme yasağı verilerek çeklerin iptali istemli dava açıldığını, davanın derdest olmakla birlikte 07/04/2023 tarihinde görülen duruşmasında ... no'lu ara kararın a, b, c, ç ve d bendinde tarafımıza ilgili çekleri elinde bulunduran ... A. Ş.'ne karşı istirdat davası açmak üzere gelecek celseye kadar kesin süre verildiğini, ara kararı doğrultusunda davalıya yönelik olarak bu davayı açtıklarını, davaya konu çekte ciro zincirinde kopukluk mevcut olup, davalının, yetkili hamil olmadığını, müvekkili ..... Şirketinin imzasının sahte olup, alacaklının geçerli hamil olmadığını, geçerli bir devir olmaması sebebi ile alacaklının, müvekkillerine başvurma hakkının bulunmadığını, bu nedenle takiplerin iptalinin gerektiğini, müvekkili şirketlerin yetkilisinin aynı kişi olup, imzaların birbiri ile uyumlu olmadığını, çek üzerinde her ne kadar iki müvekkili şirketin de kaşesi bulunmakta ise de, müvekkili şirket ..... Şirketi adına atılan imzanın şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığını, müvekkili şirketin keşide ettiği ve diğer müvekkili şirketin lehtar göründüğü çekin, müvekkili şirketlerin yetkilisinin rızası dışında, usulsüz olarak elinden çıktığını, müvekkili şirket yetkilisinin imzasının taklit edilerek sahte imza ile diğer kişilere ciro edilerek icra takibine konulduğunu, ... sayılı dosyaya yönelik İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... sayılı dosyaya yönelik İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas ve ... sayılı dosyaya yönelik İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarında imzaya itiraz davası açtıklarını, bu dosyalarda alınan bilirkişi raporlarında imzaların müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, İzmir ... İcra Ceza Mahkemesinin ... esas, İzmir ... İcra Ceza Mahkemesinin ... esas ve İzmir ...İcra Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarında dava konusu çeklere ilişkin ceza davalarının görülmekte olduğunu, müvekkili şirketlerin yetkilisi olan ... tarafından nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve tefecilik suçlarından icra takiplerinden önce 21/10/2022 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, ... soruşturma numaralı dosyada soruşturmanın sürdüğünü, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ödemeden men kararı verildiğini, ancak müvekkili aleyhine alınan ihtiyati haciz kararları ile icra takipleri ve hacizlerin yapılmaya devam edildiğini, davalının, davaya konu tüm çekler hakkında zayi sebebiyle iptal davası açılıp, haklarında ödemeden men yasağı alındığını bilmesine rağmen kötü niyetle müvekkili aleyhine takip başlattığını, çek üzerindeki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmayıp, sahte olması ve bu haliyle ciro silsilesinde kopukluk olması sebebiyle ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunulamayacağının bilinmesine rağmen çeki elinde bulunduran davalının, kötü niyetle takip yapıp, dava açtığını, müvekkillerinin borçlu olmadığı halde açılan haksız takiplerle borçlu olarak görünmesi nedeniyle ticari itibarının oldukça zedelendiğini, davalının, icra takibi başlatarak haksız ve kötü niyetli olarak hareket etmesi nedeniyle tazminatla sorumlu tutulması gerektiğini bildirmiş, müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu çeklerin istirdadına ve müvekkiline teslimine, davaya konu icra takiplerinin iptaline, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacıların imzaya itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili bankanın, çekleri müşterisi olan ... Hayvancılık.. Şirketinin borcuna istinaden, ödeme olarak aldığını, müvekkilinin, çekin üzerindeki imzaların birebir kimin eli ürünü olup olmadığını bilebilecek veyahut ayırt edebilecek konumda olmadığını, ancak çeklerde yer alan imzaların keşideci şirket yetkilisinin imzalarına ilk bakışta benzediğinin görüldüğünü, müvekkili bankanın hamili olduğu toplamda 5 adet çekin bulunmakta olup, çeklerdeki imzaların keşideci şirket yetkilisinin imzaları ile büyük ölçüde benzerlik gösterdiğini, imzaların, davacının eli ürünü olmadığının tespiti durumunda, bu durumu bilebilecek konumda olmayan müvekkili bankaya karşı kötü niyet tazminatı hükmedilmemesi gerektiğini, aynı zamanda bu davanın açılmasına sebebiyet verenin müvekkili banka olmadığından, çeklerdeki imzaların müvekkilinin eline geçmeden önce atıldığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini bildirmiş, davanın reddine, aksi kanaatte müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğu olmaması nedeniyle kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; davaya ve İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ..., ... ve ... sayılı dosyalarındaki icra takiplerine dayanak çeklerdeki, keşideci ve lehtara ait imzaların, davacı şirketlerin yetkilisinin eli ürünü olmadığı iddiası ile davacı şirketlerin, davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile çeklerin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı ..... Şirketi tarafından, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında aralarında bu davaya konu çeklerin de bulunduğu çok sayıda çekin zayi olduğu iddiası ile iptalleri için 16/11/2022 tarihinde dava açılmış, 07/04/2023 tarihli duruşmada bu davaya konu çekler yönünden davalı bankaya karşı istirdat açılması konusunda bir sonraki duruşmaya kadar dava açılması için davacı tarafa ihtarlı kesin süre verilmiş ve davacı tarafça kesin süre içinde dava açılmıştır. Dava, menfi tespit ve çek istirdadı istemli olup, harca esas değerin dava konusu icra takiplerine konu edilen toplam alacak miktarı olması gerektiği halde dava dilekçesinde harca esas değerin 100.000,00 TL olarak gösterilip, bu miktar üzerinden harç yatırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu dikkate alınarak, tensip tutanağı ile birlikte Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. maddesi hükümleri gereği 2.458.892,56 TL harca esas değer üzerinden eksik peşin harcın yatırılması için davaca tarafa kesin süre verilmiş, kesin süre içinde eksik peşin harcın tamamlanması üzerine yargılamaya devam edilmiştir. Davaya konu, İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında, 25/11/2022 keşide tarihli, ... numaralı, 293.000,00-TL bedelli çek ile 25/12/2022 keşide tarihli, ... numaralı, 267.000,00-TL bedelli çekin, ... sayılı dosyasında, 18/01/2023 keşide tarihli, ... numaralı, 720.000,00-TL bedelli çekin ve ... sayılı dosyasında, 31/01/2023 tarihli, ... numaralı, 427.500,00-TL bedelli çek ile 25/01/2023 tarihli, ... numaralı, 498.000,00-TL bedelli çeklerin tahsili amacıyla davalı tarafça, 19/01/2023 tarihinde, davacılar ve dava dışı borçlular hakkında kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takipleri yapılmıştır. Dava konusu üç ayrı icra dosyasına dayanak yapılan toplam beş adet farklı keşide tarihleri olan çeklerin tamamında keşideci ..... Şirketi, lehtar ve ilk ciranta ..... Şirketi, ikinci ciranta ... Hayvancılık.. Şirketi olup, çeklerin tamamı ibraz süresi içinde davalı tarafça ibraz edilmiş, karşılıklarının bulunmadığı ve çek iptali davasında verilen ihtiyati tedbir kararı bulunduğu şerhi tüm çekler üzerinde işlenmiştir. Ticaret sicil kayıt örneklerinden, keşide tarihi itibariyle davaya konu çeklerin keşidecesi ..... Şirketi ile lehtarı ve ilk cirantası olan ..... Şirketinin münferiden yetkilisinin ... olup, ayrıca ..... Şirketinin ikinci münferiden yetkilisinin ... olduğu görülmüştür. Davacı şirketlerin yetkilisi ...'ın şikayeti ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında, şüpheliler ... ve ... hakkında tefecilik yapmak suçundan yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, şikayetçi tarafından yapılan itiraz üzerine İzmir ... Sulh Ceza Hakimliğinin 17/04/2024 tarih ve ... değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne karar verilmiş, soruşturmaya, ... soruşturma numarası ile devam edildiği ve halen soruşturmanın sürmekte olduğu görülmüştür. Davacı şirketler, mahkememizdeki davaya konu çeklerle ilgili olarak İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ..., ... ve ... esas sayılı dosyalarında, İİK'nun 170/a maddesi uyarınca imzaya itiraza ilişkin davalar açmış, yapılan yargılama sırasında alınan yalnız bir grafolog bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda, dava konusu çeklerdeki keşideci ve birinci ciranta imzalarının, her iki davacı şirketin yetkilisi ...'ın eli ürünü olduğu belirtilmiş, mahkemece her üç davanın kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş olup, her üç dosya istinaf incelemesi aşamasındadır. Davacı tarafın iddiası imza inkarına yönelik olduğundan davacı şirketlerin, davaya konu çeklerin keşide tarihinden önceki tarihlerde ıslak imzalarının bulunduğu belgeler dosyaya getirildikten sonra davanın ve iddianın niteliği itibariyle çeklerdeki keşideci ve lehtar imzalarının davacı şirketlerin yetkilisinin eli ürünü olup olmadığının mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmaksızın anlaşılması ve belirlenmesi mümkün bulunmamakla, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ..., ... ve ... esas sayılı dosyalarında yalnız bir grafolog bilirkişiden raporlar alındığı göz önünde tutularak, İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınması yoluna gidilmiş, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19/04/2024 tarihli raporda; davaya konu tüm çeklerdeki keşideci ve lehtar şirketi adına atılmış ilk cirolardaki imzaların, keşideci ve lehtar şirketlerin yetkilisi olan ...'ın eli ürünü olduğu bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, davaya konu çeklerle ilgili İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinde üç ayrı esas sayılı dosyalarda alınan bilirkişi raporları ve verilen kararlar, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan hazırlık soruşturması içeriği, davaya konu icra dosyaları, ticaret sicil kayıt örnekleri, usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen, hükme ve denetime elverişli nitelikteki Adli Tıp Kurumu raporu ile; her ne kadar davacı tarafça aksi iddia edilse ise de, dava konusu beş adet çekteki keşideci şirket ile lehtar ve ilk ciranta şirkete ait imzaların, davacı şirketlerin, çeklerin keşide tarihinde münferiden yetkilisi olan ...'ın eli ürünü olduğu, İcra Hukuk Mahkemesince üç ayrı dosyada alınan grafolog bilirkişi raporlarında da aynı sonuca ulaşıldığı, davacı tarafça Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz edilerek yeniden rapor alınması talep edilmiş ise de, raporlar arasında bir çelişki bulunmaması nedeniyle bir başka rapor alınmasına yer ve gerek bulunmadığı gibi davacı tarafça Adli Tıp Kurumu raporunu geçersiz kılacak ve yeni bir rapor alınmasını gerektirecek hiçbir bilimsel, teknik ve belgeye dayalı olarak haklı görülebilecek itiraz nedenlerinin bildirilmesi nedeniyle başkaca bir bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığı, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmanın, tefecilik ve dolandırıcılık suçuna ilişkin yapılmış olması nedeniyle soruşturmanın konusunun, mahkememizdeki uyuşmazlık konusu ile bağlılığının bulunmadığı gibi şüpheliler arasında davalının ve davalı şirket yetkililerinin yer almadığı ve soruşturmanın niteliği ile TTK'nun 686(2).maddesi uyarınca dava konusu çeklerin, davalı tarafından ancak kötü niyetle iktisap edilmesi veya iktisap edilmesinde ağır bir kusurunun bulunması halinde çekleri geri vermekle yükümlü sayılabileceği karşısında, davacı tarafın imza inkarı dışında davalının kötü niyetli olduğu veya ağır kusurunun bulunduğu konusunda dahi bir iddianın dile getirilmediği, soruşturmada, çeklerdeki imzaların inkarı yönünde bir iddiada bulunulmadığı göz önünde tutularak, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmanın sonucunun beklenmesine yer ve gerek olmadığı gibi İcra Hukuk Mahkemesince verilen kararların sonucunun beklenmesinin de mümkün bulunmadığı dikkate alınarak, Adli Tıp Kurumu raporu ile çeklerdeki keşideci ve birinci ciranta imzalarının, davacı şirketlerin yetkilisinin eli ürünü olduğunun tespit edilmesine bağlı olarak davanın kanıtlanamaması nedeniyle davacı tarafın, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin istirdatı istemine ilişkin davasının her iki talebi yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, davanın reddine karar verilmesine bağlı olarak davacı taraf lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi mümkün bulunmadığından bu konudaki istemin de reddine, davalı tarafça tazminat talebinde bulunulmuş ise de, davaya konu icra takiplerinin durdurulması veya icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda bir ihtiyati tedbir kararı verilmediği, buna göre davalı tarafın kötü niyet tazminatı istemi konusunda yasal koşulların oluşmadığı dikkate alınarak, davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Davacıların, davalarının reddine, 2-Davacı ve davalı tarafların kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin alınan 1.707,75 TL ve 40.283,99 TL tamamla harcından oluşan toplam 41.991,74 TL harçtan indirilmesiyle geriye kalan 41.564,14 TL harcın isteği halinde davacılara iadesine, 4-Davalı taraf yararına A.A.Ü.T'nin 13(1) maddesi uyarınca takdir edilen 260.944,63 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davalıya verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacılar vekilinin ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza