İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/239 E. 2023/901 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/239
- Karar No
- 2023/901
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/239 Esas KARAR NO : 2023/901 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2023 KARAR TARİHİ : 23/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/05/2022 tarihinde davalıya ait ... plakalı araç sürücüsünün, tam kusurlu olarak, müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarın oluştuğunu, aracın dava dışı... Sigorta A.Ş'den teminat altına alınan, kusur konusunda anlaşmazlık bulunmayan ... plakalı aracın... nolu trafik poliçesinden... nolu dosyanın açıldığını, dava dışı... Sigorta A.Ş tarafından gönderilen sigorta eksperi raporunda 45.000,00TL tespit yapıldığını ancak KDV dahil ödeme yapılmadığını, aracın ... Otomotivde onarıldığını, sigortacı servis ile anlaşsa dahi mağdur olan 3.kişi konumundaki müvekkilini bağlamadığını ve bu anlaşma sonucu müvekkilinin mağdur olduğunu, aracının çıkma parça, muadil parça ile daha da değer kaybettiğini, müvekkili tarafından alınan uzman görüşü raporuna göre hasar tutarının KDV dahil 74.160,62 TL, değer kaybı tutarının ise 25.000,00 TL olarak hesaplandığını, dava dışı... sigortanın hasar için 45.000,00TL, değer kaybı için 5.000,00TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin aracını onarım süresince kullanamadığını, gerek eksper raporunda gerekse uzman görüşü raporunda aracın onarım süresinin 7 iş günü olarak belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalının kasko sigortasında yer alan İMMS gereği kaza sonrası, eksik ödenen hasar tazminatı farkının Yargıtay kararlarına göre iskontosuz gerçek zarar fiyatları ile rakama KDV dahil hesabı ile şimdilik 10,00 TL den, değer kaybı farkının Yargıtay kararlarına göre yine şimdilik 10,00 TL den 08/02/2023 (temerrüt tarihi olarak ) tarihinden itibaren, ... yönünden haksız fiil tarihi 17/05/2022'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, makul onarım günü 7 gün için araçtan mahrum kalma tazminatının haksiz fiil tarihi 17/05/2022'den itibaren ...'ten avans faizi ile şimdilik 10,00 TL den davalıdan, uzman görüşü ücret bedeli (1.034,39TL)'nin diğer yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.05.2022 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde her ne kadar müvekkilinin%100 ksuurlu olduğu yönünde kaza tutanağı düzenlenmişse de aslen müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun olmadığını, müvekkiline ait aracın kaza tarihinde oğlu olan ... sevk ve idaresinde iken İstanbul Caddesi yan yol üzerinde seyir halinde iken sola dönmek üzere sinyal verdiğini ve kendi şeridinden sol tarafa döndüğünü, her ne kadar tutanakta dava dışı ...'ün kusurlu olduğu yazılmışsa da kazanın etkisi ile olayı tam kavrayamadığını, yaşanan olayda davacının kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın döndüğünü görmesine rağmen hazını azaltmayarak gitmeye devam ettiğini, iddiaları kabul etmemekle birlikte onarım süresinin 7 iş günü olarak hesaplanmasının da makul kabul edilebilecek bir süre olmadığını, davacının aracın tamir edildiği sürede ikame bir araç kiralamadığı gibi araçtan mahrum kaldığı süreyi de belgelendirmediğini, bu nedenle müvekkilinden talep edilen araçtan mahrum kalma tazminatının talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, faiz taleplerinin reddinin gerektiğini, söz konusu kazanın müvekkiline ait aracın ...'ün sevk ve idaresinde iken meydana gelmesi nedeniyle müvekkiline atfedilecek bir kusurun bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde 19/11/2021 - 19/11/2022 başlangıç ve bitiş tarihli ... no’lu Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, başvuru konusu değer kaybı ve maddi hasar taleplerinin trafik poliçesi teminat limitinde kaldığından müvekkili şirketin başvuru konusu taleplere ilişkin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, dosyanın başvuru sahibinin aracında oluşan hasarın tespiti için incelemeye alındığını, taleplerinin trafik poliçesi teminat limitinde kaldığından müvekkili şirketin başvuru konusu taleplere ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin hasar bedelinin KDV'sine ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın müvekkili şirket yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya, trafik uzmanı ve otomotiv alanında uzman makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 01/09/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; ...’ün maliki olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ün kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 46/b-c ve 84/f maddelerini ihlal ettiği, ...plakalı araç sürücüsü ...’ın atfı kabil kusurunun olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı; davaya konu ...plakalı aracın gerçek hasar onarım bedelinin 74.160,03 TL olduğu, davalı tarafın aracının ZMMS poliçesi kapsamında önceden 45.000,00 TL ödeme yapılması nedeni ile bakiye hasar onarım bedelinin (74.160,03-45.000,00) 29.160,03 TL olacağı, dava konusu araçta meydana gelen hasarın ve hasar ile ilgili olarak yapılan onarım işlemlerinin dava konusu kaza ile uyumlu olduğu, davaya konu aracın kazada sol ön çamurluk, ön tampon, motor kaputu, sağ ön çamurluk ve sağ ön kapı kısımlarından hasarlandığı, hasarların parça değişimi ile doğrultma ve boya işlemi ile giderilebileceği açıklanan hasarların araçta değer kaybına neden olacağı, aracın onarımı sırasında değiştirilen ön tekerlek direksiyon ve süspansiyon sistemi parçaları ile motor parçalarının (kaporta parçaları dışındaki mekanik parçaların)araçta değer kaybına neden olmayacağı, dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının 17.05.2022 kaza tarihi itibarı ile 22.500,00 TL olacağı davalı tarafın aracının ZMMS poliçesi kapsamında önceden 5.000,00 TL ödeme yapılması nedeni ile bakiye değer kaybı bedelinin (22.500,00-5.000,00) 17.000,00 TL olacağı, dava konusu aracın ortalama onarım süresinin 10 gün olacağı ve 10 günlük araç mahrumiyet (ikame araç) bedelinin 7.720,73 TL ve günlük araç ikame bedelinin 772,07 TL olacağı hususlarında tespitlerini belirtmişlerdir. Davacı vekilinin 06/10/2023 havale tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile " 46.160,03 TL hasar ve değer kaybı tazminatının İmss (İHtiyari Mali Sorumluluk Sigortası) limiti dahilinde temerrüt tarihi olarak sigortacı yönünden e-posta ile ihbar tarihi olan 08/02/2023 den, diğer davalı ... yönünden haksız fiil tarihi 17/05/2022 den itibaren ve 7.720,73 TL ikame araç tazminatının ...'den haksız fiil tarihi 17/05/2022 den itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline" karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları,01/09/2023 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu ve 22/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığın 17/05/2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maliki bulunduğu ... plakalı araçta hasar meydana geldiği, söz konusu kazanın oluşumunda davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının aracında bakiye hasar ve değer kaybı oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu zararın yukarıda değinilen yasal düzenlemeler karşısında davalıların, mağdur konumundaki tarafın gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu kanaatine varılarak bu itibarla davanın kabulüne, 29.150,03-TL bakiye hasar kaybı tazminatı ile 16.990,00-TL bakiye değer kaybı bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş yönünden İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası limiti dahilinde 08/02/2023 tarihinden, davalı ... yönünden 17/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7.720,73-TL ikame araç bedelinin, davalı ...'den haksız fiil tarihi olana 17/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: Davanın KABULÜ İLE, a) 29.150,03-TL bakiye hasar kaybı tazminatının, Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası limiti dahilinde 08/02/2023 tarihinden, Davalı ... yönünden 17/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b) 16.990,00-TL bakiye değer kaybı bedelinin, Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası limiti dahilinde 08/02/2023 tarihinden, Davalı ... yönünden 17/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, c) 7.720,73-TL ikame araç bedelinin, davalı ...'den haksız fiil tarihi olana 17/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.679,23-TL karar ve ilam harcından, 179,90-TL peşin harçtan ve 919,64-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 2.579,69-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 5,00-TL KEP ücreti, 110,00-TL e-tebligat ücreti, 58,00-TL tebligat ücreti, 2.475,00-TL bilirkişi ücreti, 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı, 919,64-TL ıslah harcı ile 1.034,39-TL ekspertiz rapor ücreti olmak üzere toplam 4.042,19-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/11/2023 Katip... e-imza Hakim... e-imza