İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/107 E. 2023/995 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/107
- Karar No
- 2023/995
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/107 Esas KARAR NO : 2023/995 DAVA : Tapu İptali Ve Tescil, Genel Kurul Kararı Yokluğu ve Muvazaa İddiasından Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 02/02/2022 KARAR TARİHİ : 22/12/2023 20/09/2023 tarihli duruşmada işlemden kaldırılmasına karar verilen dava dosyasında, ara kararı uyarınca davacı tarafa yapılan ihtara rağmen üç aylık süre içinde eksik peşin harcın yatırılmadığı görülmekle dava dosyası üzerinde yapılan sonunda, DAVA: Davacı şirket kayyımları vekili, dava dilekçesinde; davacı şirketin ortaklarının ..., ... ve ... olup, özel okul işletmesi amacıyla kurulan şirket için ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın şirket tarafından satın alındığını, taşınmaz üzerine okul inşa edilerek 2015-2016 döneminde... Koleji olarak eğitim ve öğretim faaliyetine başladığını, 21.09.2016 tarihli genel kurul toplantısında ..., ... ve Salih Tunga'nın bir yıllığına yönetim kurulu üyesi seçildiklerini, bu süreçten itibaren şirketin kurucu ortakları ve aynı zamanda şirketi temsil ve ilzama yetkili olan ortaklar ... ve ... tarafından bir takım usulsüz işlemler yapıldığını, şirketin zararının katlanarak arttığını, usulsüz krediler kullanılarak şirketin borçlandırıldığını, şirketin gelirlerinin düzenli olarak kayıt altına alınmadığını, gelirlerin şahsi hesaplara aktarıldığını, şirketin kötü yönetildiğini, 01.03.2017 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılacağının bildirilmesine rağmen, toplantının yapılmadığını, dava konusu taşınmazın okul ve tüm demirbaşları ile birlikte davalı ... Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.'ye 31.07.2017 tarihinde 23.128.000,00 TL bedelle satıldığının cari hesaba kaydedildiğini, tapu senedinde satış bedelinin 2.300.000,00 TL olarak gösterildiğini, şirketin ortaklarına satış bedelinden pay verilmediği gibi bankalara olan borçların ödenmediğini, öğretmenlerin ve diğer çalışanların birikmiş maaş alacaklarının, eğitim ve öğretim ödeneklerinin, SSK primlerinin, vergi borçlarının ve şirketin 3. şahıslara olan borçlarının ödenmediğini, bu durumun satışın muvazaalı bir satış olduğu ve şirketin içini boşaltmak için yapıldığına delalet olduğunu, satışın TTK'nun 408(2-f) maddesindeki yasal düzenlemeye aykırı olup, genel kurul kararı alınmadığını, iki ortağın okulun satışı akabinde kötü niyetli olarak ...'e şirketi devrettiklerini, ortaklardan ...'ün genel kurul kararının iptalini sağlamak adına 26.05.2017 tarihinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında dava açtığını, yargılama sonunda kararın iptali ile toplantının yoklukla malul olduğuna ve şirketin zarar gördüğü konulara ilişkin olarak dava açması ve hukuki işlemleri gerçekleştirmesi ile genel kurul yaparak yeni yönetim kurulunun oluşturulması ve bu amaçla görev yapması için ...ve ...'in kayyum olarak atanmalarına karar verildiğini, genel kurulun kararı alınmaksızın satış yapılmasının kanun ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, satış karşılığında ... Şirketinden bir nakit tahsilat yapılmadığını, taşınmazın ... Şirketi tarafından ...... Şirketine devredildiğini, ...... Şirketinin iyi niyet ilkesinden yararlanmasının mümkün olmadığını, satış bedeli ile tapuda yazılı bedel arasında yaklaşık on kat fark bulunması ve satış bedelinin ödenmemesi nedeni ile yapılan devirlerin muvazaalı olduğunu, satış bedelinin müvekkiline iade edilmesi halinde müvekkilinin gerçek zararının karşılanmayacağını, bu nedenle satış bedeli dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün denkleştirici adalet ilkeleri gereğince saptanması gerektiğini, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını bildirmiş, dava konusu taşınmazın, davalı ...... Şirketi adına usulsüz yapılan tescil işlemi ile taşınmaz üzerinde inşa edilmiş olan tüm bina ve demirbaşlarının satışından doğan tüm işlemlerin iptaline, yeniden davacı şirket adına tesciline, üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için teminatsız olarak tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, tapu iptal ve tescilin mümkün olmaması halinde taşınmazın keşfen tespit edilecek dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden denkleştirici adalet ilkesine göre yapılacak uyarlama ile satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı .....Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın müvekkiline devir tarihinin 27/12/2017 olduğunu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğuna dair bir tespitte bulunulmadığını, bu iddianın müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, muvazaa iddiası konusunda hiçbir delil sunulmadığını, müvekkilinin ... Şirketine ödeme yapma zorunluluğunda bulunmadığını, müvekkilinin işi gereği benzer çok sayıda taşınmaz satın aldığını ve binalar inşa ettirdiğini, satış bedeli olarak kdv dahil toplam 29.500.000,TL satıcı ... Şirketine ödeme yaptığını, taşınmazın ipotekli olması nedeni ile ödemelerin parça parça yapıldığını, satış bedelinin gerçek değerin çok altında olduğu iddialarının gerçek dışı olup, hiçbir somut ve hukuki dayanağının olmadığını, 16.09.2021 tarihinde taşınmazı, tüm borçlarını ödedikten sonra 35.000.000,TL bedelle ... Şirketine satarak devrettiğini, müvekkili şirketin davacı şirketin ortakları arasında geçen durumdan haberdar olmadığı gibi olmasının kendisinden beklenemeyeceğini, müvekkilinin tarafı olduğu her iki satışın gerçek ve usulüne uygun olup, satışların iptali için herhangi bir sebep bulunmadığını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacı şirket ile hiçbir hukuki bağının ve hukuki yararının bulunmaması nedeni ile davanın, dava şartı eksikliği nedeni ile usulden reddinin gerektiğini, olağan üstü genel kurul toplantısının 6. maddesinde her türlü dava açma, tespit yapma vs. yetkilerinin yeni yönetim kuruluna verildiğini, bu nedenle kayyımların yetkisinin sona erdiğini, davanın yetkisiz kayyımlar tarafından açılmış olması nedeni ile dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkillerine karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunulamayacağından davanın terditli açılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davanın tefrikinin gerektiğini, müvekkillerinin şirketi zarara uğratmadıklarını, kayyımların müvekkilleri hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik vb suç isnatlarıyla yaptığı suç duyurusu ile ilgili yapılan soruşturmalarda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini bildirmiş, dosyanın tefrikine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; dayanak belgenini sunulmamış olması nedeni ile davanın aktif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacı somutlaştırma yükümünü yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili hakkındaki davanın ispat edilememesi nedeni ile reddedilmesi gerektiğini, ... Şirketine husumet yöneltilmemesininde davanın reddi sebebi olduğunu, muvazaa iddiasını davacı tarafın kanıtlamak zorunda olduğunu, müvekkilinin, diğer davalılar ile davacı arasındaki hukuki geçmişin bilen veya bilebilecek durumda olmaması nedeni ile iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olup, bu nedenle davanın müvekkili yönünden reddedilmesi gerektiğini, taşınmazın, müvekkili tarafından üzerinde gerçek bir işletme kurma gayesi ile bedeli ödenmek suretiyle satın alındığını, müvekkilinin son bir yılda yaklaşık 60.000.000,00-TL tutarında temel harcama yaptığını, bu durumun satışın muvazaalı yapılmadığının delili olduğunu, emsal niteliğindeki Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları dikkate alındığında, tapu iptali ve tescili davası her ne kadar ilgili kişilerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla yasal olarak öngörülmüş bir düzenlemeye dayandırılsa da bu hakkın kullanılmasının iyi niyetli üçüncü kişilerin hak ve menfaatlerini zedelememesi gerektiğini, taşınmazın müvekkili şirket tarafından okul olarak kullanılıp, bu yönde yapılan yatırım bedeli dikkate alındığında, müvekkili şirket yönünden muvazaa iddiasının sübut bulmadığının açık şekilde ortada olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, şirketin tek ve önemli malvarlığı olan taşınmazın kanuna aykırı olarak satıldığı, davalıların muvazaalı olarak devir işlemlerini yaptıkları iddiası ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tescili istemine ilişkindir. Tapu iptal ve tescil istemli davaların, terditsiz veya terditli olarak açılmış olması ve davacı tarafça, davanın açılışında eksik değer gösterilerek buna bağlı olarak eksik peşin harç yatırılması halinde, davaya konu taşınmazın, dava tarihi itibari ile değerinin resen belirlenecek harca esas olan rayiç değer üzerinden yargılamaya ilişkin müteakip işlemler yapılmaksızın, eksik peşin harcın tamamlanması konusunda, davacı tarafa ihtarlı ve kesin süre verilmesinin Harçlar Kanunu 30 ve 32. maddeleri gereği olup, dava konusu taşınmazın bilirkişiler tarafından, dava tarihi itibari ile rayiç değerinin belirlenmesinden sonra 12/07/2023 tarihli duruşmada eksik peşin harcın yatırılması konusunda, davacı tarafa bir sonraki duruşma tarihi olan 20/09/2023 tarihine kadar süre verilmiş, davacı tarafça verilen süre içinde eksik peşin harç yatırılmamış, 20/09/2023 tarihli duruşma ara kararı ile Harçlar Kanunun 30. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilerek dosya işlemden kaldırılmış, üç aylık süre sona ermesine rağmen davacı tarafça eksik peşin harç yatırılmamış, Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinin yollaması ile HMK'nun 150(5) maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Harçlar Kanununun 30. maddesinin yollaması ile HMK'nun 150(5). maddesi uyarınca DAVANIN, AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL harcın peşin harç olarak alınan 8.538,91 TL + 386.429,51 TL tamamla harcı olmak üzere toplam 394.968,42 TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 394.698,57 TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine, 3-Ön inceleme duruşmasının yapılmasından sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği dikkate alınarak; davalılar yararına AAÜT'nin 7(1) maddesi uyarınca taktir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin, davacı şirketten alınarak davalılara verilmesine, 4-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davacı şirketten tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... ve ... tarafından yatırılan gider avansından harcama yapılmadığı, davalı ... ve ... tarafından başkaca bir yargılama gideri de yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan 31,00 TL tebligat ücretinden oluşan yargılama giderinin davacı şirketten alınarak davalı ... Şirketine verilmesine, 8-Davalı ......Şirketi tarafından yapılan 62,00 TL iki adet tebligat ücreti, 32,00 TL posta ücretinden oluşan toplam 94,00 TL yargılama giderinin davacı şirketten alınarak davalı ... Şirketine verilmesine, 9-Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/12/2023 Başkan... e-imza Üye ... e-imza Üye... e-imza Katip e-imza