İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/610 E. 2023/248 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/610
- Karar No
- 2023/248
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/610 Esas KARAR NO : 2023/248 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2021 KARAR TARİHİ : 06/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı müvekkili olduğu şirket ile davalı şirket arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini ve ve sözleşme kapsamında lehdarı müvekkil şirket, keşidecisi ... olan... Şanlıurfa Karaköprü şubesine ait, ...seri no'lu keşide yeri Şanlıurfa, keşide tarihi 31/08/2021 olan 22.000,00-TL bedelli ve ... şubesine ait...seri no'lu keşide yeri Şanlıurfa, keşide tarihi 31/07/2021 olan, 22.495,00-TL bedelli çekleri, davalı şirkete cirolayarak devir ve temlik ettiğini, ... Şanlıurfa Karaköprü Şubesine ait,...Seri No'lu ve ...Karaköprü Şubesine ait... seri no'lu çek sureti yine, davalı şirket ile yapılan faktoring sözleşmesi kapsamında devredilen çeklerin tahsil edilmemesi durumuna teminat olarak keşideci müvekkil şirket ve aval veren müvekkil ... olan lehdarı davalı şirket olan açık (beyaz) bono (yalnızca imza atılıp diğer unsurları bulunmaksızın) tanzim edilerek davalı şirkete teslim edildiğini, davalı yan faktoring sözleşmesi kapsamında devredilen çeklerin henüz vadesi gelmeksizin bonoyu doldurduğunu ve 06/01/2020 tanzim tarihli tanzim yeri İzmir, vade tarihi 07/01/2020 olan 500.000,00-TL bedelli bonoyu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı icra dosyası üzerinden 44.978,00-TL asıl alacak ve 46.188,43-TL ( ana para ve ferileri dahil ) takip çıkışı değerinde davacı müvekkiller aleyhine 18/06/2021 tarihinde icra takibine geçtiğini ve müvekkili olan ... aleyhine haciz işlemi tesis ettiğini, faktoring sözleşmesi kapsamında davalı şirkete devredilen çeklerin takip tarihi olan 18/06/2021 tarihinde henüz vadesi gelmeden, teminat senedinin davalı şirket tarafından doldurularak icra takibine girişilmesinin teminat senedinin niteliğine aykırılık teşkil ettiğini, keşidecisi ... olan... ŞANLIURFA Karaköprü Şubesine ait, ... seri no'lu 31/07/2021 vade tarihli 22.495,00 TL bedelli çekin ...'ın ... hesabından 29/07/2021 tarihinde "... seri no'lu halkbank çek ödemesi..." açıklaması ile ve ... seri no'lu 31/08/2021 vade tarihli 22.000,00-TL bedelli çekin ...in ... hesabından 31/08/2021 tarihinde " ... seri no'lu ...adına çek ödemesi" açıklaması ile davalı şirkete ödendiğini, her iki çek bedelinin toplamının 44.495,00-TL olduğu ve yine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün asıl alacağının 44.978,00-TL olduğu , söz konusu alacak miktarlarının neredeyse aynı olması karşısında takibe dayanak bononun teminat senedi olarak davalı şirkete verildiğinin açık olduğunu, davacı müvekkil şirketin ticari defter, kayıt ve belgeleri incelendiğinde takibe dayanak bononun belirtilen iki adet çek bedeline teminat olarak davalı şirkete verildiğinin ortaya çıkacağını belirterek haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı takip ve dayanak bono dolayısıyla davalıya borçlu olmadıklarının tespitine davalı alacaklı aleyhine % 20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. DAVALI VEKİLİNİN DAVAYA CEVAP DİLEKÇESİ ÖZETLE: Davacının ileri sürdüğü bononun teminat bonosu olduğuna dair iddianın kabulü mümkün olmadığını, davaya konu icra dosyası incelendiğinde senede ilişkin olarak 44.495,00-TL tahsilatın gerekleştirildiğinin 22.09.2021 tarihinde davacı yan tarafından henüz dava açılmasının çok öncesinde İcra Müdürlüğü dosyasına bildirildiğini, davacının asıl alacağa ilişkin herhangi bir borcunun mevcut olmadığının tespit edilebileceğini, takibe konu senet yönünden asıl alacak bakımından davacının borcunun bulunmadığını takibe yalnızca kalan bakiye masraf ve vekalet ücreti yönünden devam edildiğini, işbu davaya konu icra dosyasına ise davanın ikame edilmesinden çok daha önceki bir tarih olan 22.09.2021 tarihinde 44.495,00 TL üzerinden tahsilat gerçekleştirilmesi nedeniyle bildirim yapıldığını, dolayısıyla davacı dava tarihi itibarıyla icra dosyası kapsamında 44.495,00 TL tutar bakımından borçlu bulunmadığını, öncelikle gerçekleştirilen tahsilat dava açılmasından önce dosyaya bildirildiğinden dava tarihi itibariyle konu tutara ilişkin borcu bulunmayan davacının bu tutara dair menfi tespit isteminde hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini; aksi kabulde ise konu tutar bakımından dosya konusuz kaldığı gözetilerek yalnızca takipte bakiye masraf ve vekalet ücreti yönünden borçlu olup olmadığının tespiti yönünde hüküm kurulması talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Davanın Keşidecisi ... İnşaat ... Şti., avalisti davacı ... olan 07/01/2020 vade tarihli, 06/01/2020 keşide tarihli, 500.000 TL bedelli senet ve bu senet dayanak yapılarak İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan takip nedeniyle davacıların davalı tarafa borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşıldı. Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin hususlar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek me...uriyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata me...urdur.'' şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki yararın bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu hâlde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır (Pekcanıtez, H./ Atalay, O./ Sungurtekin Özkan, M./ Özekes, M.: İcra ve İflas Hukuku, s.156- 164). Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında icra mahkemesinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarihli ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 tarihli ve 2011/13-576 E., 2011/747 K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. 08/08/2021 TARİHLİ BİLİRKİŞİ HEYETİ RAPORU ÖZETLE:Dosyada bulanan bütün belgelerin incelenmesi sonucunda; davacı ... İnşaat Temizlik Mobilya Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti. ile davalı ... A.Ş. arasında 06.01.2020 tarihinde 500.000,00 TL limitli faktöring sözleşmesi düzenlendiği; söz konusu sözleşmeyi, diğer davacı...ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı; ayrıca, davacı ... İnşaat Temizlik Mobilya Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin asıl borçlu davalı ... A.Ş.'nin lehdarı olduğu, 06.01.2020 tanzim, 07.01.2020 vade tarihli 500.000,00 TL tutarında bir adet emre muharrer senet (bono) düzenlendiği; söz konusu bonoyu, diğer davacı ... tarafından "avalist" sıfatıyla imzaladığı; mezkur 500.000,00 TL tutarındaki bononun davalı tarafından teminat amacıyla alındığı; Davacı...nşaat Temizlik Mobilya Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti. tarafından düzenlenen üç adet toplam 44.712,00 TL tutarındaki faturanın davalı ...A.Ş.'ye temlik edildiği ve davacı tarafından davalıya 31.07.2021 keşide tarihli 22.495,00 TL ve 31.08.2021 keşide tarihli 22.000,00 TL tutarında iki adet çek verildiği; davalı... A.Ş. tarafından 31.07.2021 keşide tarihli çekin 29.07.2021 tarihinde, 31.08.2021 keşide tarihli çekin ise 31.08.2021 tarihinde tahsil edildiği; İzmir ... İcra Dairesinin... E. Sayılı Dosyası ile başlatılan icra takibine dayanak olarak gösterilen 06.01.2020 tanzim, 07.01.2020 vade tarihli, 500.000,00 TL tutarında senedin, gerçek bir faktöring işlemine dayalı olarak düzenlenmemesi, davalı tarafından teminat amacıyla alındığının açık olması ve davacı ... İnşaat Temizlik Mobilya Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin davalıya temlik ettiği alacaklarla ilgili olan iki adet çekin vadesinde ödenmesi sebebiyle İzmir ... İcra Dairesinin...E. Sayılı Dosyası ile başlatılan icra takibinin haksız olduğu ve davacıların söz konusu icra dosyasında borçlu olmadıklarını mütalaa etmişlerdir. Toplanan tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları ile mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen, ayrıntılı, gerekçeli, hükme ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi raporu incelendiğinde 06.01.2020 tarihinde 500.000,00 TL limitli faktöring sözleşmesi düzenlendiği; ayrıca, davacı ... İnşaat Temizlik Mobilya Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin asıl borçlu davalı ... A.Ş.'nin lehdarı olduğu, 06.01.2020 tanzim, 07.01.2020 vade tarihli 500.000,00 TL tutarında bir adet emre muharrer senet (bono) düzenlendiği; söz konusu bonoyu, diğer davacı...r tarafından "avalist" sıfatıyla imzaladığı; bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak gösterilip açıklanan tespit ve bilgilere göre anılan bononun gerçek bir faktöring işlemine dayalı olarak düzenlenmediği, davalı tarafından teminat amacıyla alındığının açık olması birlikte değerlendirildiğinde, davalının 06/01/2020 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir borç bulunmadığı halde bu sözleşmenin teminatı olarak alınan senede dayalı olarak ödenmeyen alacağının tahsili için yaptığı icra takibinin haksız olduğu, takibe dayanak teminat sebebi ile takipte tahsili talep edilen miktar yönünden davacıların, davalıya hiç bir borçlarının bulunmadığı davacı tarafın faktoring sözleşmesi ile ilgili bütün belge ve hesaplara hakim taraf konumu nedeni ile faktoring sözleşmesi nedeni ile alınan munzam teminat senedi olduğunu bildiği halde davacılar hakkında icra takibi yapması nedeni ile kötü niyetli olduğu, kanaatine varılarak davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE , Davacının dava konusu İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu alacak yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davalının dava konu asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatın MAHKUMİYETİNE, Dava konusu icra takip dosyasında tahsili talep edilen asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.155,13-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 557,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.597,28-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 69,00-TL elektronik tebligat, 557,85-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı, 2.250,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.936,15-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/04/2023 Katip ... E imza Hakim... E imza