İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/966 E. 2024/883 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/966
Karar No
2024/883
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/966 Esas

KARAR NO : 2024/883

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)

DAVA TARİHİ: 11.11. 2024

KARAR TARİHİ: 20/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı asil dava dilekçesiyle özetle; Davalı ...bank ... şubesinden şahsım ... şirketim ... ŞTİ. 01.10.2013 tarihinde ticari kredi olarak 769.360 T1 kredi kullandığını, müşterek borçlu ... 150.000 TL 2. Borçlu ... 147.000 TL borçlu ... ve şirketi ... ŞTİ. 472.000 TL borçlu tutulduğunu, ancak bu borcun tamamını borçlular ödediğini, ... sorumlu tutulduğu borç 150.000 TL ve bu parayı 23.01.2014 tarihinde ödemiş olup ayrıca ...'nin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 03.06.2020 tarihinde borcunun olmadığı kesinleştiğini, ... 01.11.2013 tarihinde bankanın göndermiş olduğu ihtarname ile borcu 147.000 TL olduğunu ve bu borcun 105.276 TL'sini 04.04.2016 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğü ...E ... ipotekli konut satış bedelini ...bank ... şube kodlu iban: ... numaralı hesaba ... İcra Müdürlüğünün tarafından EFT olarak gönderildiğini, ayrıca kalan miktar banka hesap numarasına yatırıldığını, ... ve ... Şti sorumlu tutulan borç kalan para 472.000 TL'de tamamen yatırdığını, İzmir ... İcra dairesi dosya no: ... icra dosyası 18.02.2022 tarihinde sıra cetveli ödemesinde ... Ada ... Parsel ... mahallesinde kayıtlı 568 m2 arsamı 138.014 TL bedelle satarak ...bank ... ihaledeki arsa alıcısı ... rahağlar para gönderildiğini, ... İcra Müdürlüğünün ... esas dosyası ile 1. Açık artırmada tapu kaydı ... İli ... ilçesi ... ada zemin+bodrum kat ... nolu bağımsız bölüm ...bank ipotek rehinli gayrimenkulü 28.07.2015 tarihinde Avukat ... tarafından bankaya satın aldığını, 24/01/2024 tarihinde ... teslimatı olarak 110.000 TL ödendiğini, 24.10.2017 tarihinde 200.000 TL nakdi olarak ödenmiştir ve bölge müdürlüğünde mutabakata varıldığını, bu nedenle şimdiye kadar gerek ipotekli rehin gerek icra, gerek nakdi para yatırma olarak toplamda yatan para 1.000.002 TL yatırmış bulunduğunu, ancak ...bank yeni bir dosya açarak ... İcra dairesi ... nolu dosyaya hiçbir ödeme rehinli satış, icralı mülk satışından elde edilen paranın 5 kuruşu bile yatırılmadığını ve dosya sıfırdan canlandırılarak bu ülkenin kanayan yarası olarak bilinen varlık şirketine (...) dosyayı kilosu 5000 TL'ye sattığını ve bu gelecek varlık şirketi satın aldığı dosyaya hiç ödeme yapılmamış gibi 3. Kişilere icra açarak ... İcra dairesi ... alacak davası açarak 09.09.2024 tarihinde alacaklı olarak dosyaya kaydedildiğini, varlık şirketi nasıl olurda dosyalardan oluşan borcun tamamını ödediği halde sıfırdan görüşmediği akrabalarının malına çökerek haciz işlemi yaptığını ve bu parayı 2. Kez ödememi istemektedirler ve ben bu konuda çok mağduru olduğunu, aradan 11 yıl geçmesine rağmen belgeleri hala sakladığını, bu nedenle davalıya açtığı davanın kabulünü takibin iptalini tazminata hükmedilmesini, İzmir ... İcra Müdürlüğünden ... esas şimdi ki dosya ... yeni esas dosyasının istenmesine mülkiyeti ... ŞTİ. Vergi no: ... olan ... ili ... ilçesi ... Mah. ... Mevki ... ada ... parselde kayıtlı olan ... nolu bağımsız bölüm paraya çevrilerek 04.11.2013 tarihinde alacaklı ...bank vekili Av.... tarafından tahsil edildiğini, bu konuda ... tapu dairesinden ayrıca ... İcra Müdürlüğü ... esas dosyasının belgelerinin istenmesini, ... İcra dairesinde bulunan ... nolu dosyanın resmi belgeleri isteyerek kanıtlandığı takdirde dosyanın tamamen kapatılmasını, adına ve şirketi adına bunca yıldır ticaret yapamaz hale getiren bankadan ve varlık şirketinden %20 az olmamak kaydı ile tazminatı yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:

6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, arabulucuya başvuru yapılmadığının bildirildiği görülmekle, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Dava; menfi tespit davasıdır.

01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre;

"Madde 5/A - (1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,

"Dava şartı olarak arabuluculuk,

Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.

(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."

TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, menfi tespit davalarının esas itibariyle bir miktar paranın ödemesine ilişkin olmaları da dikkate alındığında dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekir. Aksinin kabulü halinde hem kanun koyucunun amacına aykırı yorum yapılmış olacak hem de uygulamada büyük bir kargaşa yaşanacağından mahkemece taraflar arasındaki davanın zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edilerek dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.

6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı görülmüş,

Mevzuat bu hususta tetkik edildiğinde;

Dava şartı olarak arabuluculuk madde başlığı ile 6102 sayılı TTK nun,

MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)

(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Mevzuat.gov.tr dipnotu itibari ile "28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." 8 no lu dipnot son değişikliğe temas etmiştir.

Menfi tespit ve istirdat davalarında da 7445 sayılı kanunun 31.maddesi ile iş bu dava türlerinini de zorunlu arabulucuya başvuru şartına bağlandığı, dolayısıyla bir dönem yargıtay ın salt menfi tespit için arabulucuk zorunlu değildir şeklindeki görüşününü de açık kanuni düzenleme ile artık tatbik sahasının kalmayacağı anlaşılmaktadır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,

2-Alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,

4-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dair; tarafların yokluğunda, HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 20/11/2024

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/966, K. 2024/883, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-966-e-2024-883-k-4821fd651108