İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/919 E. 2024/805 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/919
Karar No
2024/805
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/919 Esas KARAR NO : 2024/805 DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına& Hisse Aidiyeti Ve Tesciline İlişkin) DAVA TARİHİ: 30/09/2024 KARAR TARİHİ: 05/11/2024 Mahkememizde görülen Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; Davacı müvekkili ile davalı Nazilli ...Aile Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı mahkeme kararı ile boşandıklarını, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra taraflar arasında mal rejiminden kaynaklı olarak davalar devam etmekte iken taraflar bir araya gelerek 14.01.2023 tarihli protokolü düzenlendiğini, bu protokolün 3.maddesinde "1" ve "2" numaralı anlaşma maddesi tamamen ve eksiksiz şekilde yerine getirildiği takdirde, ...'nun talebi ile ..., 2/3 hussesi bulunan, "... Şti." nezdindeki hisselerini ...'na devretmeyi kabul ve taahhüt etmektedir, hükmü yer aldığını, davacı müvekkili protokolün 1 ve 2. Maddelerinde belirtilen tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş, davalı tarafa yapılması gereken nakit ödemeyi yapmış, davalı ...'un, ...'un ...'un ve ...'un şahsen ve davacı müvekkiline kefilliklerinden doğan tüm borçlarını ödemiş, bu kişiler davacı müvekkilden kaynaklı olarak hiçbir borç kalmadığını, davacı müvekkili protokoldeki tüm edimlerini yerine getirdikten sonra, davalının ... Şti' deki hisselerinin devri için Ödemiş ...Noterliğinin 16.09.2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, davalı taraf kendisine yazılı ve sözlü başvurulara rağmen protokoldeki edimini yerine getirmemiş, şirket hisselerini davacı müvekkiline devretmediğini, davalının ... Şti.'ndeki hisselerini devretmemesinin hiçbir haklı gerekçesi olmadığını, davacı müvekkili, sözlü ve yazılı taleplere rağmen davalının hisseleri devretmemesi üzerine dava şartı olması nedeniyle arabulucuya başvurmuş, ... sayılı dosya üzerinden yapılan görüşmeler sonunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, tarafların boşanmasından sonra davalı ..., 2/3 oranında hissedarı olduğu şirketin hiçbir kararına katılmadığı için şirketin diğer ortağı olan ve davacı müvekkilinin oğlu ... tarafından Ödemiş ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dava dosyası ile kayyım tayini davası açılmış olup bu davanın yargılaması halen devam ettiğini, davalının 2/3 oranında hissedarı olduğu bu şirket sürücü kursu faaliyeti yürütmekte olduğundan yasa gereğince Beydağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet yürüttüğünü, şirketin şu an itibariyle herhangi bir temsilcisi olmadığından İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü nezdinde temsilde sıkıntılar yaşandığını, şirketin sürücü kursu faaliyetinin sürdürülebilmesi için şirkete yeni kurs araçlarının alınması gerektiğini, ancak, şirket adına araç alımı için yetkili olmadığından bu işlemler yürütülemediğini, bu sebeplerle tensip kararı ile birlikte şirkete tedbiren temsilci tayinine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü ile davalının, Ödemiş Ticaret Sicilinin ... sicilinde kayıtlı olan ... Mersis numaralı ... Şti' ndeki hisselerinin iptali ile, iptal edilen bu hisselerin davacı müvekkiline ait olduğunun tespiti ile tesciline, ... Şti'nin Beydağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olarak sürücü kursu işletmekte olduğu, sürücü kursunun faaliyetinin kesintisiz olarak sürdürülmesinde zorunluluk olması nedeniyle bu faaliyetin sürdürülmesi için şirkete Ödemiş ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasının tensip kararı ile kayyım olarak tayin edilen ancak davanın reddi kararı ile görevi sona eren ... TC Kimlik numaralı ...' ın dava sonuna kadar tedbiren kayyım olarak tayinine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:

Dava, davalı ...'un ... Şti' nde bulunan hisselerinin iptali ile iptal edilen hisselerin davacıya ait olduğunun tespiti ile tescili istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanununun "madde 577- (1) Aşağıdaki kayıtlar, şirket sözleşmesinde öngörüldükleri takdirde bağlayıcı hükümlerdir: a) Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılmasına ilişkin kanuni hükümlerden ayrılan düzenlemeler, b) Ortaklara veya şirkete, esas sermaye payları ile ilgili olarak önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları tanınması, c) Ek ödeme yükümlülüklerinin öngörülmesi, bunların şekli ve kapsamı, d) Yan edim yükümlülüklerinin öngörülmesi, bunların şekli ve kapsamı, e) Belirli veya belirlenebilir ortaklara veto hakkı veya bir genel kurul kararının oylanması sonucunda oyların eşit çıkması hâlinde bazı ortaklara üstün oy hakkı tanıyan hükümler, f) Kanunda ya da şirket sözleşmesinde öngörülmüş bulunan yükümlülüklerin hiç ya da zamanında yerine getirilmemeleri hâlinde uygulanabilecek sözleşme cezası hükümleri, g) Kanuni düzenlemeden ayrılan rekabet yasağına ilişkin hükümler, h) Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin özel hak tanıyan hükümler, ı) Genel kurulda karar almaya, oy hakkına ve oy hakkının hesaplanmasına ilişkin kanuni düzenlemeden ayrılan hükümler, i) Şirket yönetiminin üçüncü bir kişiye bırakılmasına ilişkin yetki hükümleri, j) Bilanço kârının kullanılması hakkında kanundan ayrılan hükümler, k) Çıkma hakkının tanınması ile bunun kullanılmasının şartları, bu hâllerde ödenecek olan ayrılma akçesinin türü ve tutarı, l) Ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin özel sebepleri gösteren hükümler, m) Kanunda belirtilenler dışında öngörülen sona erme sebeplerine dair hükümler, III - Esas sermaye payının geçişi hâlleri 1. Devir Türk Ticaret Kanununun madde 595- (1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. (3) Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. (4) Şirket sözleşmesiyle sermaye payının devri yasaklanabilir. (5) Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır. (6) Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü takdirde, devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir. (7) Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır. " şeklinde amir hükmü bulunmaktadır. Mevzuat ve tatbikat bağlamında dava incelendiğinde çekişmeli boşanma kaynaklı hisse devri özel bir mal rejimi davası olarak kabul edilmektedir. Buna göre "Boşanmada şirket hisselerinin paylaşımı nedeniyle açılacak olan dava mal paylaşımı hükümlerine tabi olduğundan 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yani bu davanın boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl içinde açılması gerekir. Aksi takdirde açılan şirket hisselerinin paylaşımı davası usulden red olacaktır. " kaynak : https://mihci.av.tr/bosanmada-sirket-paylasimi/" Ancak huzurdaki dava anlatıma göre boşanma davasının kesinleşmesi sonrası mal rejimi kaynaklı davalar devam etmekte iken vaki protokol kaynaklı açılmıştır. Hisse devrinin dava da zikredilen mevzuat ile ilgili kanunun şekil şartları nazara alındığında davanı tespit davası hisse aidiyet tespiti ve tescili olarak değil, de hukuki olarak ortaklıktan çıkarma yahut sair hukuki müracaat yahut davalara konu olarak talebin ve davanın görülebileceği, Eğer devam eden mal yarılığı davası kapsamında yapılmış bir protkol mevcut ise protokolün de yargıalmaya devam eden mahkemeye ibraz ile bu yönde davanın belli bir kısmına dair sulh kabilinden değerlendirilebileceği, Hisse iptali ve tescili şeklinde davanın açılamayacağı anlaşıldığı, keza TTK nun hisse devrini muhtelif kayıt ve şarlara, maddi ve şekli hukuki prosedürel safahatın ikmâline tâbi kıldığı, Bu itibarla HMK 114/h mucibince, bu şekli ile davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasının HMK 114/h maddesi kapsamında dava şartı olduğu ve HMK 115. Madde kapsamında davanın her aşamasında incelenmesi gerektiğinden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK 114/h ve 115. Maddeleri gereğince reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın HMK 114/h maddesi mucibince hukuki yarar yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde resen davacı tarafa iadesine, Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/11/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/919, K. 2024/805, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-919-e-2024-805-k-252ac13b7e22