İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/670 E. 2025/51 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/670
Karar No
2025/51
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/670 Esas KARAR NO : 2025/51 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/08/2024 KARAR TARİHİ : 22/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... A.Ş., müvekkili sigorta şirketinin ... nolu ... Blok Abonman Sigortası Poliçesi ile sigortalısı olduğunu, sigortalı tarafından Portekiz’de yerleşik ... isimli firmaya 22.07.2022 tarih ve ... nolu fatura kapsamında 161 adet bulaşık makinesi, çamaşır makinesi ...sı satıldığını, davaya konu ...nın Türkiye’den Portekiz’e kadar olan denizyolu + karayolu kombine nakliyesi nakliyeci ... A.Ş. sorumluluğunda 1 adet ... nolu konteyner içerisinde ... isimli gemi ile gerçekleştirildiğini, konteynerin 24.08.2022 tarihinde teslim edilmesi sonrasında alıcı tarafından yapılan kontrollerde muhtelif ...nın hasarlı olduğunun görülmesi üzerine ara taşıma belgesi üzerine not düşülerek durum sigortalıya bildirildiğini, sigortalının hasar ihbarı üzerine müvekkili sigorta şirketince açılan hasar dosyası kapsamında aldırılan Sigortacılık Kanunu 22. Maddesi uyarınca yasal delil değeri taşıyan ekspertiz raporu ile Türkiye’den Portekiz’e taşınan bulaşık makinesi, çamaşır makinesi ...sından 3 adet ürün + 5 adedinin de ambalajlarının hasarlı olduğu tespiti ile mevcut poliçe teminatı kapsamında tazmini gereken maddi zarar tutarı 583,90 Eur olarak belirlenmiş ve “…... A.Ş.’nin sorumlu olarak taşıdığı ve tam/sağlam olarak teslim almış olduğu ...yı hasarlı olarak teslim etmesi nedeniyle hasardan sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, sigortalı tarafından müvekkili sigorta şirketine yapılan hasar başvurusu neticesinde açılan hasar dosyası ile toplanan delil ve belgelerin ardından düzenlenen yasal delil niteliğindeki ekspertiz raporu ile mevcut poliçe teminatı kapsamında sigortalıya ait ...da oluşan toplam gerçek zarar ve hasar miktarı 583,90 Euro. bulunmuş, rücu muhatabı, kusur, sorumluluk, hasar ve zarar durumu belirlenmiş, buna göre tespit edilen bu gerçek zarar bedeli sigortalıya 27.12.2022 tarihinde ödendiğini, şirket hasar bedelini ödemekle mukavele şartlarına ve TTK.1472 md. hükmüne göre sigortalısının yerine kaim olmuş ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü talep ve dava hakları şirketine intikal ettiğini, bunun üzerine İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takip dosyası ile müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenen toplam 583,90 Euro hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte rücuen tahsili amacıyla icra takibine girişilmiş, ancak davalı borçlunun itirazı üzerine takip durduğunu, karşı taraf davalılarca borca yapılan itiraz her yönden haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı olup, iptali gerektiğini, karşı tarafça borca yapılan itiraz dilekçesi tebliğ edilmediğinden, borca itirazın öğrenilmesi ile birlikte dava şartı kapsamında arabuluculuğa müracaat edilmiş ve arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine dava açtıklarını, davalı tarafça icra dosyasında haksız olarak yapılan borca itirazın iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı taraf davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Deniz taşımasından kaynaklı huzurdaki uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme, Deniz İhtisas Mahkemesi olduğunu, dava, deniz taşımacılığından kaynaklanan gemi ve yük alacağının tahsili istemine ilişkin olduğunu, dava konusu uyuşmazlık, TTK'nın Deniz Ticareti’ne ilişkin Dördüncü Kitabı kapsamındaki deniz yolu ile taşımaya ilişkin yasal düzenlemelerden kaynaklandığından davaya bakmaya görevli mahkeme Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğunu, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından doğrudan ... A.Ş.’ye husumet yöneltildiğini, ancak ... A.Ş.’ye doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirket, İsviçre ... merkezli deniz yolu ile konteyner içinde yük taşıma işi ile iştigal eden ... S.A şirketinin Türkiye acenteliğini gerçekleştirdiğini, konişmentoda ve navlun faturasında ''Taşıyan ... S.A. adına acente olarak ... Anonim Sirketi tarafından imzalanmıştır'', "İşbu navlun bedeli ... S.A. ...'nin acentesi sıfatıyla ve ... S.A. ... ad ve hesabına havale edilmek üzere tahsiledilmiştir." belirtildiğini, acente aleyhine doğrudan dava açılamayacağı, açılması halinde pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiği hüküm altına alındığını, davada görüldüğü üzere davacı tarafından doğrudan doğruya müvekkili şirket ... A.Ş.'ye de asaleten husumet yöneltilmiş olup müvekkili şirket, ... S.A.'nın acentesi olduğundan davalılardan müvekkili şirket ... A.Ş. bakımından, pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının imzaladığı navlun sözleşmesi kapsamında, huzurdaki uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkeme, Londra Yüksek Mahkemesi olduğunu, dava konusu taşıma sözleşmesinin bir tarafı İsviçre merkezli deniz yolu ile konteyner içinde yük taşıma işi ile iştigal eden ... S.A. olup müvekkili şirket, işbu sözleşmede taşıyanın Türkiye acentesi sıfatı ile hareket ettiğini, müvekkili şirketin acenteliğini yaptığı taşıyan tarafından düzenlenen ve taşıma sözleşmesi şartlarının yer aldığı konişmentonun 10. Maddesinde: '10.3 Yetkili Yargı Mercii - Tüccarın açtığı herhangi bir davanın ve aşağıda belirtilen koşullar saklı kalmak kaydı ile Taşıyıanın açtığı herhangi bir davanın, Londra Yüksek Mahkemesi’nin inhisari yetkisinde olduğu ve İngiliz kanunlarına tabi olduğu kabul edilmiştir. (...) Tüccar, yukarıda belirtilen esasa ilişkin Tüccar aleyhine verilmiş herhangi bir karara itiraz hakkında feragat eder.'' ifade edildiğini, dava konusu konteyner taşıması, merkezi ... İsviçre’de bulunan ... S.A şirketinin konişmentosu tahtında üstlenildiğini, konişmento tahtında yapılan taşımalarda, navlun sözleşmesinin nasıl yapılacağı ve ifa edileceği, yükleme, taşıma, teslim ve sair ameliyelerin nasıl ve ne şekilde yapılacağı, taşıma tahtında çıkacak uyuşmazlıklar halinde uygulanacak hukuk ve uyuşmazlığın görüleceği yetkili mahkeme için de konişmento hükümlerinin uygulanması gerektiğini, kırkambar taşıması olan konteyner taşımalarında, konişmentoların arka yüzünde taşıma şartları yer aldığını, bu taşıma şartları ise navlun sözleşmesinin kendisi olduğunu, konteyner taşıması olan kırkambar taşımalarında, konişmento arkasında yer alan taşıma şartlarının navlun sözleşmesi hükümleri olduklarıır, davacının işbu davasını, taşımaya ilişkin konişmentonun ön yüzündeki kayıtlar ve arka yüzünde yer alan navlun sözleşmesi hükümleri tahtında değerlendirmek gerektiğini, konteyner (...) taşımalarında navlun sözleşmesinin, konişmentonun kendisi, yani konişmento arkasındaki taşıma şartları olduğunu, davacının sigortalısı, dava konusu taşımada, taşımaya ilişkin konişmentonun taşıtanı olup konişmento üzerinde yer alan yetki anlaşması da dahil olmak üzere tüm kayıtlar ile bağlı olduğunu, Yabancılık unsuru taşıyan taşımalarda, konişmentolarda yer alan yetki sözleşmeleri MÖHUK gereğince taraflar için kesin surette bağlayıcı olduğunu, dava konusu taşımaya ilişkin konişmentodan da anlaşılacağı üzere, dava konusu uyuşmazlıkta; (i) deniz taşımasını yapan şirket, ... İsviçre merkezli ... S.A. şirketidir, (ii) taşımanın yapıldığı gemi yabancı bayraklı... gemilsidir (iii) taşımaya ilişkin konişmento muhteviyatı yükler, Türkiye'den Avusturya'ya taşındığını, dosyada mübrez foroğraflar doğrultusunda, konteyner taşımacılığı kaynaklı bir hasar meydana gelmesi mümkün olmadığını, hasarlı ürün yüklenmiş olabilir veya istif hatasından kaynaklı bir hasar meydana gelmiş olabileceğini, konişmentodaki ''...'' VE ''...'' kayıtları uyarınca konteyner, taşıtan/yükleten tarafından yüklenmiş, istiflenmiş be mühürlenmiş, her iki durumda da taşıyanın sorumluluğu bulunmadığını, taşımaya konu bulaşık ve çamaşır makinalarının hasarlı yerlerinin, konteyner taşımacılığı esnasında hasar görmesi mümkün olmadığını, bu makinalar ağır ve hacimli olup iddia edilen küçük sürtünme zararlarının, düz yüzeyleri olan konteyner içerisinde meydana gelebilmesi fiziken imkansız olduğunu, konteynerin içinin dolumu, yükleten/taşıtan tarafından yapılmış olup 3 sıranın üstüne 2 sıra yüklenmesi sebebiyle yani istif hatasından kaynaklı, eğrilmeler olduğunu, makinaların kendi ağırlığı, alt makinayı eğrilttiğini, yine 3 sıranın önüne 2 sıra koyulması da, 2 sıra koyulan makinanın yanda kalan boşluklara kaymasından kaynaklı çarpmasına sebep olabileceğini, Diğer yandan, ...ların hasarlı yüklenmiş olma ihtimali de bulunduğunu, konşimentoda "..." kaydına yer verilmiş olup bu kayıt "içeriğinin belli olmadığı ve yükleten tarafından sayılarak istiflendiği ve mühürlendiği" anlamına geldiğini, artık konteyner içeriğinden ve bunların doğru olarak bağlanmasından, sağlamlaştırılmasından taşıyanın değil, taşıtan/yükletenin sorumlu olduğu kabul edilmesi gerektiğini, konişmentoda yer alan diğer kayıt, FCL/FCL kaydı, yükün konteyner içine yükleten tarafından yüklendiğini ve istiflendiğini ve konteynerin taşıyana kapalı ve mühürlü bir şekilde teslim edildiğini ifade etmekte olup taşıyan müvekkili şirketin, mühürlenmiş olan konteyneri açarak konteyner içindeki ...yı istifleme ve kontrol yükümlülüğünü bulunmadığını, buna rağmen dava dilekçesinde haksız bir şekilde, yüklemeden kaynaklı hasarlar konu edildiğini, ancak zaten taşıyanın, konteyner içerisine ...yı yükleme imkanı olmadığını, TTK 1185 uyarınca, 3 günlük süre içerisinde ihbar olmadığından ispat yükü yer değiştirmiştir ve iddia edilen zararın, taşımasının hangi aşamasında meydana geldiği tespit edilememiş olup TTK 903 uyarınca deniz taşımasında meydana geldiği ispat edilemediğinden, taşıyanın sorumluluğu bulunmadığını, konişmento tahtında davacı sigortalısına ait yükler, Tracking kaydından görüleceği üzere 23/08/2022 tarihinde teslim edilmiş ancak mail ihtarı, 19/09/2022 tarihinde gönderildiğini, konişmentoda hak talebi bildirimini düzenleyen madde 10 uyarınca: ''10.1 Malların zarar veya ziyanıyla ilgili Bildirimler, teslimattan önce veya teslimat sırasında Taşıyana veya acentesine Boşaltma Limanında yazılı olarak verilecektir. Zarar veya ziyanın, teslimattan önce veya teslimat sırasında aşikar olmaması durumunda, teslimattan sonraki üç (3) gün içerisinde Tacire veya acentesine bildirimde bulunulmalıdır. Hak Talepleri, Tacir tarafından Boşaltma Limanındaki Taşıyanın acentesine hitaben yazılı olarak sunulur.'' Aynı doğrultuda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (''TTK'') madde 1185/1 uyarınca: ''MADDE 1185- (1) Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir. '' süresi içerisinde hasar bildirimi yapılmaması yanında, Ekspertiz Raporunun tanzimi bakımından ilgili düzenlemeler incelendiğinde, TTK madde 1185/2, hasar bildiriminin yapılmasına gerek olmayan hali düzenliyor olup ''(2) Eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur.'' ancak her iki taraf da incelemeye katıldığı takdirde işbu hasar bildiriminin yapılmasına gerek olmadığı ifade edildiğini, taraflara bir yükümlülük yüklemeyen, ancak bir imkan tanıyan TTK m. 1184’te, mümkün oldukça diğer tarafın da incelemede hazır bulundurulacağı ifade edilmişse de, bu incelemenin TTK m. 1185’te bir yükümlülük olarak öngörülen bildirimin yerini tutabilmesi için, tarafların katılımı ile yapılması şarttır, ancak taşıyanın katıldığı bir inceleme yapılmadığını, iddia edilen zararın müvekkili şirkete TTK m. 1185/1’e uygun şekilde bildirilmediği sonucuna varılması gerektiğini, bu durum karşısında, TTK m. 1185/4 uyarınca ''(4) Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir. '' süresine uygun bir bildirim olmadığı ve usulüne uygun bir hasar tespiti yapılmamış olması dolayısıyla ispat yükü, müvekkili şirket lehine yer değiştirmiş ve davacı, tüm mucibinde ispat yükümlülüğünü yerine getiremeyerek iddialarını ispat edemediğini, , TTK madde 903 uyarınca ''Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, taşıyıcının sorumluluğu, bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir taşıma sözleşmesi yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir. Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükü, bunu iddia eden tarafa aittir.'' süresinde bildirim olmamasına rağmen ve eksper raporunda ifade edildiği üzere incelemenin yalnızca davacı sigortalısı tarafından tanzim ve temin edilen evraklar üzerinden düzenlendiği, zarar gördüğü iddia edilen ...ya ilişkin fiziki bir inceleme yapılmadığı, hatalı istifleme veya hasarlı ürün yüklemesi yapıldığı, ve konteyner için EIR kaydı da bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı davasını ispat edemediğini, mahkeme taşıyanın sorumlu olduğu kanaatindeyse, %10 ek ödemenin kabulü mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Mahkeme itirazları aksi kanaatte olsa dahi, davacı sigortalısına yapılan %10 ek ödemenin kabulü mümkün olmadığını, ilave bedel tamamen sigorta şirketi ve sigortalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmakta olup bu bedelin taşıyandan talep edilmesi mümkün olmadığını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın görevli mahkemede açılmamış olmasından dolayı yetkisizlik nedeni ile reddine, davanın yetkili mahkemede açılmamış olmasından dolayı yetkisizlik nedeni ile reddine, her halükarda haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile arabuluculuk kaynaklı vekalet ücreti dahil her türlü vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT: Davacı vekilinin dava dilekçesi ve eklediği belgelerden talebin deniz ticaretine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5 maddesinin 2. bendinde belirtildiği üzere " Bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir." hükmü gereğince Denizcilik İhtisas Mahkemesinde görülmesi gerekeceğinden ve İzmir'de ...Asliye Ticaret Mahkemesi deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirildiğinden, davanın İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça ihtisas iş bölümü itirazı varit olup hadisenin deniz taşımacılığı esnasında mı yoksa karada mı vukua geldiği noktasında belirsizlik mevcut olmakla; ...nın hasarlı teslimi ve bunun teslimi müteakip 24.08.2022 itibari ile ortaya çıkması ciheti ile, önceki taşıma sürecinin hangi safhalarda kara taşımacılığı hangi safhalarda deniz taşımacılığı şeklide gerçekleştiği taraflarca somutlaştırılmamış, buna dair tarih aralıkları vazıh ve muayyen surette beyan ve tevsik edilmemiş ise de, Hasar ve zararın alıcı tarafından teslimi müteakip bildirilmesi cihetii le deniz münakalesi esnasında bir hasar ve zarar doğmuş olmasının kuvvetlem uhtemel olduğu, haddizatında dava açılan firmanın da davacı tarafça kombine nakliye kara+deniz taşımacılığını üstlendiği belirtilse de cevap dilekçesi itibari ile davalının dava dışı İsviçre de mukim... nin acentesi olduğunu belirtmesi ve eşya taşımasının 1 adet ... no lu konteyner içinde yapılması sebebi ile 161 bulaşık ve çamaşır makinesinin gemiye teslim öncesi değil teslim sonrası denizde bir hasar ve zarara doğmuş olma ihtimalinin daha yüksek olduğu, Açıklanan gerekçelerle , Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Deniz Ticaret Hukukundan kaynaklandığı, Bu itibarla davaya bakmaya Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak görevlendirilen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1- İzmir .... Ticaret Mahkemesi, Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak belirlendiğinden mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, Dosyanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İzmir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, Yargılama giderleri hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; davacı vekilinin yokluğunda ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Karar verildi.. 22/01/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı TAVZİH ŞERHİ Mahkememiz kısa kararında "...Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, Dosyanın İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İzmir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, Yargılama giderleri hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; davacı vekilinin yokluğunda ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Karar verildi..." denilmiş ise de kararın ihtisas anlamında görevsizlik kararı olup gönderme kararı olmayıp bu noktada kanunyoluna ve HMK 331/2 hükmü dairesinde görevsizlik/yetkisizlik sonrasının genel hükümlerine tâbi olacağı nazara alınarak; ".Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, Dosyanın İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İzmir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, Yargılama giderleri hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; davacı vekilinin yokluğunda ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Karar verildi." İbarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, İzmir .... Ticaret Mahkemesi, Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak belirlendiğinden mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İbarelerinden sonra gelmek üzere; "Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına, HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı." Şeklinde görevsizlik kararının kanunyolu ve sonrasına dair HMK 331/2 ile 331/3 hükmümün tatbik şekli ciheti ile; Hmk 331/2 ve 3 ile kanunyoluna dair hükmün eklenmesi ile tavzih babında iş bu metin tanzim edilmiş ve kararın tavzihine dair karar verilmiştir. 22/01/2025

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/670, K. 2025/51, T. 22.01.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-670-e-2025-51-k-db31a1dff984