Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/112 E. 2024/107 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/112
- Karar No
- 2024/107
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/112 KARAR NO : 2024/107 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/08/2023 KARAR TARİHİ : 07/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... Teşkilatı Anonim Şirketi vekili Av. ...'ın dava dilekçesiyle; davalı ile müvekkili olan şirketler arasında akdedilen sözleşme ile Posta Kanunu’nun 2,10,16. maddelerine dayanılarak posta tekeli dışında kalan gönderilerin işlenmesini, taşınması ve dağıtımının yapılması işi davalı şirketlere ihale edildiğini, söz konusu işte davalı şirketlerde ihale ile iş aldıkları dönemlerde çalışan ... vekili tarafından müvekkilinin iş akdinin feshi akabinde kendisine kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödenmediğinden bahisle şirketleri aleyhine İzmir ... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava neticesinde verilen 17/06/2017 tarih ve ... esas, ... karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile müvekkili olan şirketten davacı ...'in talepleri doğrultusunda alacaklarının tahsiline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, mezkur mahkeme kararının icraya konulması nedeniyle İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosya üzerinden müvekkili olan şirket aleyhine başlatılan ilamlı icra takibi neticesinde 28/07/2017 tarihinde dosya hesabına vekalet ücreti stopaj bedeli dahil olmak üzere toplam 8.315,87 TL ödendiğini, her ne kadar İş Mahkemesinin vermiş olduğu kararda işçilik alacaklarının müvekkili olan şirketten tahsiline karar verilmişse de müvekkilinin kuruluş ve davalı şirketler arasında posta tekeli dışında kalan gönderilerin işlenmesi, taşınması ve dağıtımı işine ilişkin olarak akdedilen sözleşmelerde ve İdari Şartnamede “elemanların İş Kanunu ve diğer kanunlardan doğan haklarından yüklenici sorumludur” hükmü mevcut olduğunu, dolayısı ile davalı şirketler ile akdedilen sözleşme hükmüne göre müvekkilinin idareye karşı davalı şirket işçi alacaklarından dolayı sorumlu olduğunu, işbu dosya kapsamında ihbar tazminatından son işveren olan ... Gıda Tekstil İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin kıdem tazminatından ise davalı yüklenici firmaların tamamımın orantılı olarak sorumluluğuna gidileceğinin açık olduğunu, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla davalı şirketlerin işçisi olan ... tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosya üzerinden müvekkili olan şirket aleyhine başlatılan ilamlı icra takibi neticesinde dosya hesabına ödenen 8.315,87 TL'nin ödeme tarihi olan 28/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT: Mahkememize tevzi edilen dosya mahkememizin ... esasına kaydı yapıldığı, dosya üzerinde yapılan incelemede; mahkememizin 07/02/2024 tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararı uyarınca "Davalı...’a vaki dava bakımından evrakın tefrik edilerek tefriken dava şartı yokluğu sebepli davanın reddine, dair karar yazılmasına"-arabuluculuk yokluğu-" karar verilmiş, dosya tefrik yapılarak mahkememizin 2024/112 esasına kaydı yapılmıştır. 6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin sunulduğu görülmekle davacı vekiline 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesi gereğince; tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin yedi günlük kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği; aksi takdirde, davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren tensip tutanağının tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı görülmekle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair Yargıtay 'nin 19.04.2022 tarihli Esas No : Karar No : sayılı ilamı; "... Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca aynı konuya ilişkin talep Dairemize daha önce iletilmiş ve Dairemizin 17.06.2020 T, ... E, ... K. sayılı kararı ile “taraf veya vekillerinin 7036 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi mucibince ‘arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini’ elden veya UYAP sistemi üzerinden dosyaya ibraz etmemesi halinde, bu belgelere UYAP sistemi üzerinden erişebilme imkânının olmasının sonuca etkisinin bulunamayacağı, bu durumda davanın dava şartı yokluğunda usulden reddinin gerekeceği; taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin dosyaya sunmasının yeterli olmadığı, 7036 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi mucibince bu tutanağın aslının veya onaylanmış bir örneğinin elden veya UYAP sistemi üzerinden dosya ibrazının gerektiğine ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine” karar verilmiştir... " şeklindedir. 6235 sayılı HUAK’ın 18/A-2. bendine göre, “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmüne aykırıdır. Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20.12.2022 tarihli, Esas No: 2022/4765 Karar No: 2022/5915 sayılı ilamı) Zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Alınması lazım gelen 427,60 TL başvurma harç ve 427,60 TL peşin harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Taraflar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/02/2024 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı