İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/527 E. 2021/62 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/527
Karar No
2021/62
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/527 Esas KARAR NO : 2021/62

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 07/10/2020

KARAR TARİHİ : 03/02/2021

Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı motosiklet ile davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu trafik sigortası düzenlenmiş olan ... plakalı araç arasında 14.07.2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucu oluşan maddi hasarın tazmini için İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas-... karar sayılı dava açtıklarını, bu davada, poliçedeki hasar miktarıyla sınırlı kalmak üzere limitinin tamamının talep edildiğini, ancak yargılama sırasında 36.000,00 TL.lik toplam taleplerinin mahkemenin istemi doğrultusunda tefrik edildiğini, dava değerinin 33.000,00 TL'si hasar bedeli ve 3.000,00 TL'si değer kaybı olarak ikiye bölündüğünü, mahkemece yapılan inceleme sonucu verilen 24.12.2019 tarihli kararda talebe bağlı kalındığını, 33.000,00 TL hasar bedelinin faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, değer kaybı oluşmadığı düşüncesiyle değer kaybına yönelik talebin reddine karar verildiğini, kararın istinaf incelemesinden geçtiğini ve kesinleştiğini, yargılama sırasında alınan ve kazanın oluş şekli ve kusur oranlarının tespiti için düzenlenen bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, müvekkiline ait araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu, müvekkiline ait araçta toplam 42.574,40 TL hasar meydana geldiğinin tespitinin yapıldığını. Bu kaza nedeniyle İzmir ....Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas-... karar sayılı dosyası üzerinden karşı araç sürücüsü hakkında ceza davası da açıldığını ve 23.09.2020 tarihinde verilen karar sanık sürücüsü hakkında taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, karşı aracın zorunlu trafik poliçesine göre sigorta şirketinin araç başına ödemekle yükümlü olduğu azami maddi tazminat tutarı 36.000,00 TL olduğunu, önceki davada alınan bilirkişi raporunda belirlenen hasar miktarının 42.574,40 TL olduğunu, ilk dava neticesinde davalı şirket tarafından ilama istinaden ödenen 33.000,00 TL ile hasar bedeli karşılanamadığını, poliçedeki teminat miktarıyla sınırı kalmak üzere önceki davaya konu edilmeyen bakiye 3.000,00 TL hasar bedeli alacağının faiz ile birlikte kendilerine ödenmesi için sigorta şirketine konuyla ilgili başvuru yaptıklarını ancak sonuçsuz kaldığını. Bunun üzerine dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını 23.09.2020 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, poliçe teminatından geriye kalan limitle sınırlı olmak üzere 3.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden itirazlarının; taleplerin zamanaşımına uğradığını, KTK m.107 hükmüne göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar."davaya konu kaza 14.07.2018 tarihinde meydana gelmiş olup fazlaya ilişkin talep için 2 yıllık zamanaşımı süresi dava tarihinde dolduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin genel müdürlük adresi Maslak SARIYER İSTANBUL olduğunu, müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin İstanbul ili Sarıyer ilçesi sınırlarında bulunmasından dolayı sayın mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu hususun dikkate alınarak dosyada öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 06.07.2018-2019 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetindedir. müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme sonrası bakiye poliçe limiti 3.000 TL olduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, poliçeye müstenit sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, dava haksız fiile dayalı olup davacı tarafın sigortalı araç sürücüsüne ait kusur ve zararı kanıtlayamaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, KTK. m.86 gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, müvekkili sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında ve ancak gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, dolaylı ve yansıma zararlar poliçe teminatı dışında olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazaya karışan araçlar ticari olmadıkça avans faizi talep edilemeyeceğini, davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, her halde yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur.

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacının dosyamız davacısı, davalının dosyamız davalısı olduğu, ... plakalı araç ile ve ... plakalı araç arasında 14.07.2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ... plakalı motosiklette meydana gelen toplam hasar ve değer kaybının 36.000,00 TL.nin tahsili talebi ile dava açılmış olduğu; davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek 33.000,00 TL hasar bedeline yönelik maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 07.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine ve değer kaybı talebine ilişkin isteğin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesinin 13/07/2020 tarih ve ... esas-... karar sayılı kararı ile istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş ve mahkeme kararı 22.09.2020 tarihinde kesinleşmiştir.

HMK'nun 114/1-i maddesindeki "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" şeklinde düzenlemeye göre bu husus resen gözetilmesi gereken dava şartıtıdır.

Dava, 14.07.2018 tarihli maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı bakiye hasar bedeli tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı vekili her ne kadar zamanaşımı definde bulunmuş ise de, davacının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasında 14.07.2018 tarihli maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı hasar ve değer kaybın tazminatı olmak üzere toplamda 36.000,00 TL tazminat talebi ile dava açtığı, söz konusu davanın açılması ile birlikte işleyen zamanaşımı süresinin kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı dolayısı ile davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı; dosya kapsamı itibarı ile mahkememizin davaya bakmakla görevli ve yetkili olduğu; İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasının incelenmesinde, dava dilekçesi ve dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere davacı vekilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın söz konusu davayı açtığı, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davanın belirsiz alacak davası ya da kısmi dava olarak açıldığına ilişkin bir beyanın da bulunmadığı, toplamda poliçe limiti tutarında açmış olduğu davada, davacı vekili yargılama sırasında dosyaya sunduğu 27.03.2019 tarihli dilekçe ile toplam olarak talep edilen hasar miktarı ve değer kaybı alacak kalemleri yönünden araçta oluşan hasar miktarı için 33.000,00 TL, değer kaybı için 3.000,00 TL olmak üzere ayırdığını beyan etmiş, ayrıca müvekkilinin uğradığı zararın tamamının poliçe limitinden ötürü davalı sigorta şirketinden karşılanamayacağından bahisle araç işleteni ve araç sürücüsü yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ancak davalı sigortaya ilişkin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamış, dolayısı ile davacı tarafın davalı taraftan fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın talep ettiği hasar bedeli tazminatına ilişkin davada taraflar arasında kesin hüküm teşkil edecek şekilde verilen kararın kesinleştiği anlaşılmış; mevcut yasal düzenlemeye göre dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmemiş olması dava şartı olup, aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce dava açılmış ve verilen hüküm kesinleşmiş ise, artık o dava konusu hakkında kesin hüküm bulunduğundan aynı dava (uyuşmazlık), yeni bir dava konusu yapılamayacağından mahkememizin kesin hükmün varlığını kendiliğinden gözeterek, davacının davasının dava şartı noksanlığından usulden reddi gerektiği kanaatine varan mahkememiz, davacının davasının kesin hüküm nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki hükmü kurmuştur.

HÜKÜM :

Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1-Davacının davasının HMK 114/1-i maddesi gereğince aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmış olması nedeniyle, HMK.nun 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,

2-Alınması gerekli 59,30 TL harçtan peşin yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 4,90 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde resen davacı ve davalı tarafa iadesine,

7--HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, davanın niteliği ve miktarı itibarıyla KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/02/2021

Katip...

e-imzalı

Hakim...

e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/527, K. 2021/62, T. 03.02.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-527-e-2021-62-k-c7fb1c045701