İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1000 E. 2019/622 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/1000
Karar No
2019/622
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/1000 Esas

KARAR NO : 2019/622

DAVA : Menfi Tespit

DAVA TARİHİ : 27/06/ 2019

KARAR TARİHİ : 09/10/2019

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkillerinden ... ile anne aynı baba ayrı kardeş olduğunu, aralarında birinci derece akrabalık ilişkisi olduğunu, dava konusu bononun müvekkili ile kardeşi olan davalının annelerinin vefatı dolayısı ile miras taksimi esnasında bir kısım paylarının bedellerinde mutabık kalmaları üzerine müvekkilleri tarafından kardeşi olan davalıya verildiğini, dava konusu 12.000 USD bedelli bononun davalı tarafından İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararının İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile icrai takibe geçilmeden çok daha evvel ödemeler yapılmaya başlandığını, müvekkilinin, davalının kardeşi olmasına güvenerek dava konusu bonodan düşülmek üzere davalının şahsi kredi kartı borçlarını, evinin elektrik, su, telefon faturalarını ödediğini, davalının kendisi ve eşi ...'nin seyehatlarinde uçak biletlerini satın alıp bunların bedellerini ödediğini, bu ödemelere yıllardır yanlarında çalışan işçilerin şahit olduğunu, müvekkilleri ile davalı arasında bahsedilen miras payına ilişkin düzenlenen bonolardan başka hiçbir ticari alışveriş, hak veya alacak olmadığını, müvekkilinin davalıya İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 24/02/2015 tanzim ve 30/10/2016 vade tarihli bonoya ilişkin henüz takibe konu edilmeden evvel ödemeler yaparken davalı ile sürekli iletişimde olduğunu, davalının ödemeler hakkında ... ve ... mesajları ile bilgilendirildiğini, bu süreç zarfında taraflar arasında söz konusu bonoya ilişkin olarak bir cari hesap oluşturulduğunu, müvekkilinin davalı tarafın kardeşi olmasından dolayı kendisine duyduğu güven ile parça parça senedi vadesi gelmeden ödemeye devam ettiğini, müvekkili tarafından davalı kardeşine icra takibinden evvel yapılan tüm ödemelerin kayıtlı ve banka kanalı ile yapıldığını, bu nedenle müvekkilinden alınan bononun 12.000 USD olarak icra takibine konu edilerek borcun itfa edilmiş olan kısmının mahsup edilmemesinin karşı yanın kötü niyetini gösterdiğini, belirterek İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasını ve müvekkilinin icra takibinden önce yaptığı 9.167,00 USD ödemeye ilişkin olarak bu miktar kadar borçlu olmadığının tespitine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya dava dilekçesi tebliğine rağmen, cevap vermediği ve davayı inkar etmiş sayıldığı,

İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 22/03/2019 tarih ve ... esas ... sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmesi sonrasında dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.

Türk Ticaret Kanunu'na 06/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ile eklenen 5/A mad gereğince TTK nun 4 maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir.

HMK 115/1 md. gereğince ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır...'' hükmü düzenlenmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; dava konusunun menfi tespit talebini içerdiği,7155 sayılı kanun ile TTK ya eklenen 5/a maddesi uyarınca kanunun lafzi yorumuna göre menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında değerlendirilimeyeceğine ilişkin görüşlerin bulunduğu, ancak davanın parasal bir uyuşmazlığa ilişkin oluşu, iş davalarındaki zorunlu arabuluculuk düzenlenmesindeki kanun gerekçelerindeki benzerlikler ve doktrin görüşleri karşısında ticari uyuşmazlığın çözümüne ilişkin menfi tespit davalarında arabuluculuğun dava şartı olduğu, Türk Ticaret Kanunu'na 06/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ile eklenen 5/A mad gereğince dava açılmadan önce "Arabulucuya" başvurulması gerektiği ancak mahkememize Arabulucuya Başvurma dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.

HÜKÜM :

Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

Davanın, dava şartı yokluğundan REDDİNE,

Peşin alınan 853,20 harçtan alınması gerekli 44,40 TL nin mahsubu ile bakiye 808,80 TL nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,

Dair, davacı vekilinın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/10/2019

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1000, K. 2019/622, T. 09.10.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-1000-e-2019-622-k-5887e118f127