İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/255 E. 2020/518 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/255
- Karar No
- 2020/518
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/255 Esas KARAR NO : 2020/518 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2018 KARAR TARİHİ : 26/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... şubesi ile dava dışı ... Gıda ve Tarım Ürünleri A.Ş Arasında genel nakdi gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığını ve firmaya taksitli ticari kredi tahsis edildiğini, davalı ...'nın da anılan sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, imzalanan sözleşmeler uyarınca kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin yapılmadığını bu nedenle ihtarname keşide edildiği ve ihtarnameye rağmen ödemenin yapılmaması nedeniyle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve davalı hakkında İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu bu nedenle İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına haksız olarak yapılan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 202.094,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve ferileri yönünden yapılan itirazların iptali ile takibin devamını, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının % 20 icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliği ile vekilinin mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; muaccel bir borç bulunmadığından kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı, davanın esastan reddi gerektiği, dava dilekçesinde müvekkilinin adresinin "Manisa" olarak gösterildiği bu nedenle davada Manisa Mahkemelerinin yetkili olduğu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesini savunmuştur. Mahkememizin 24/06/2019 tarihli celsesinde verilen ara karar ile davalı tarafın yetki itirazının reddine, mahkememizin iş bu davada yetkili olduğunun kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 23/10/2019 tarihli celsesinde davalı vekili davacı tarafın takipte asıl alacağı 204.158,69 TL üzerinden başlatarak takip çıkışı miktar 220.214,43 TL olduğunu, harcı bu miktar üzerinden yatırması gerektiğini ancak davacı tarafın dava dilekçesinde asıl alacağı 202.094,00 TL üzerinden belirtilmiş olduğundan eksik harç sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiş olmakla mahkememizce aynı tarihli celsede davacı tarafça harca esas değerin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla 202.094,00 TL üzerinden belirtildiği ve bu kapsamda harcın yatırıldığı anlaşılmakla, davalı tarafın harç eksikliği yönünden davanın usulden reddi talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce Manisa ... İcra Müdürlüğü'nün... İflas numaralı dosyası yönünden müzekkere yazılarak takibe konu alacağın iflas masasına alacak olarak kaydedilip kaydedilmediği hususunun ayrıntılı olarak bildirilmesinin istenmesine karar verildiği, Manisa ... İcra Müdürlüğü'nce yazılan müzekkereye kısmen ikmalen cevap verildiği bunun üzerine mahkememizin 04/03/2020 tarihli celsesinde davacı vekiline sorulduğu, davacı vekilinin beyanında, dava dilekçesin de harca esas değeri 202.094,00 TL olarak bildirdikleri, davada talep ettikleri asıl alacak miktarının bu olduğunu, bu alacağın takip tarihinden itibaren takipte yer aldığı şekilde faiz vesair feriler talepleri olduğunu, takip tarihine kadar işlemiş faiz, BSMV, masraf, ihtiyati haciz vekalet ücretine ilişkin bu davada talepte bulunmadıklarını, iflas masasına sunmuş oldukları 01/04/2019 tarihli kayıt talebinde yer alan bedelin dava dosyasında konu edilen bedeli de kapsayıp kapsamadığı hususunda gerekli incelemeleri yapıp beyanda bulunmak üzere süre talep ettiği, mahkememizce davacı vekiline 2 hafta süre verildiği, davacı tarafça beyanda bulunulduğu, mahkememizin 06/07/2020 tarihli celsesinin 4 nolu ara kararı kapsamında asıl borçlu yönünden iflas kararının beklenmesi gerekmediğine yönelik davacı vekilinin beyanı kapsamında mahkememizin 26/10/2020 tarihli celsesinde yeniden değerlendirme yapılacağına karar verildiği, ve davacı vekilinin beyanı kapsamında mahkememizin 06/07/2020 tarihli celsenin 3 nolu ara kararındaki Manisa ... İCra Müdürlüğünün... iflas sayılı dosyasındaki 2.alacaklılar toplantısı yapılmasının beklenmesine ilişkin ara karardan dosya kapsamı takibin kefil yönünden yapılmış oluşu , dosyada yer alan tüm belge ve bilgiler göz önüne alınarak dönülmesine, davalının zamanaşımı itirazının reddine, davalının bilirkişiden 2.ek rapor alınması talebinin dosya kapsamı, dosyada yer alan bilirkişi kök ve ek rapor göz önüne alınarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından Genel Kredi Sözleşmesinin, ihtarname, takip talebi ve ödeme emrine ilişkin icra dosya sureti ve dava konusu borca ilişkin ödeme planları ibraz edilmiştir. İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhine kredi borcunun tahsili amacıyla 220.214,43 TL alacak için borçlu ... Gıda ve Tarım Ürünleri A.Ş ve kefil ... yönünden icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği ile borçlular vekilince Manisa ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) ... E. Sayılı dosyası üzerinden görülen "iflasın ertelenmesi" davasının 28/12/2015 tarihli tensip ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararı gereğince icra takibinin durdurulmasına yönelik itirazda bulunduğu, itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı banka yetkilileri tarafından İzmir ... Noterliğinin 16/10/2017 tarihli ihtarnamesi ile borçluya ve kefile ... kredi nolu dövize endeksli teminatlı taksit ödemeli krediden muaccel hale gelen toplam 204.259,02 TL kredi borcunun ödenmesinin aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği görülmüştür. Davacı banka Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen 07/03/2019 tarihli yazı cevabı ekinde dava konusu borca ilişkin tebliğ şerhlerini içeren kat ihtarnameleri, kredi sözleşmesinin onaylı örneği, ödeme planı ve hesap hareketlerinin gönderildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında kredi ilişkisinin varlığına dair uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın davalının davacıya kredi borcu olup olmadığının tespiti ile davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyası, toplanan tüm delillerle birlikte, davalının davacıya kredi borcu olup olmadığının tespiti ile davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığının tespiti ile davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı hususlarında rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 04/12/2019 tarihli raporuna taraf itirazları nedeniyle ek rapor alınmasına karar verildiği bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle; davacı bankanın 19/12/2017 takip tarihi itibariyle 204.158,69 TL asıl alacak, 14.781,70 TL işlemiş faiz ve 739,00 TL BSMV olmak üzere toplam 219.679,48 TL alacaklı olduğuna ilişkin tespitini yineleyerek davalı tarafın itirazları kapsamında ihtarın usule uygun tebliğ edilmediği iddiasıyla ilgili ilk raporda da açıklandığı üzere 16/10/2017 tarihli hesap kat ihtarının davalının icra ödeme emrinin de 21/12/2017 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edildiği adrese gönderildiği ve tebliğ belgesinde yer alan açıklamaya göre kendisi çarşıda olduğundan daimi çalışanına tebliğ edildiğini, davalının çarşıdan dönmesinin beklenerek tebligatın kendisine yapılmasına gerek olup olmadığının takdiri mahkememize ait olmak üzere görüş ve kanaatlerini belirtmiştir. Bilirkişi raporunu mahkememize ibraz etmiş, kök ve ek raporun usul ve yasaya uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde;davalının davacıya kredi borcu olup olmadığının tespiti ile davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığının tespiti ile davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşılmakla; delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişinin yapmış olduğu inceleme sonucu düzenlediği raporunda; davacı banka ... şubesi ile dava dışı ... Gıda ve Tarım Ürünleri A.Ş Ve davalı (kefil) ... arasında akdedilmiş bulunan Genelnakdi ve Gayrinakdi kredi sözleşmesi ile dava dışı borçluya kullandırılan krediler ile ilgili davalının kefalet limitinin 10.000.000,00 TL olduğu, davalı borçlunun ödenmeyen kredilerinden dolayı 16/10/2017 tarihli ihtarname ile ihtar edildiği ve kat edildiği, davalının temerrüde düşürüldüğü ve 19/12/2017 tarihinde İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takip açıldığı, ödeme emrihin borçluya tebliğe çıkarıldığı tebligatın 21/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 27/12/2017 tarihli dilekçesi ile ödeme emrine itirazı nedeniyle takibin icra müdürlüğünce durdurulduğu ancak davacının kayıtları incelenmek suretiyle yapılan değerlendirmede davacı bankanın 19/12/2017 takip tarihi itibariyle 204.158,69 TL asıl alacak, 14.781,70 TL işlemiş faiz ve 739,00 TL BSMV olmak üzere toplam 219.679,48 TL alacaklı olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği ancak davacının kayıtları incelenmek suretiyle yapılan değerlendirmede davacının davalı aleyhine yapmış olduğu İzmir .... İcra Müdürlüğü dosyasında talep edilen miktarın inceleme sonucu çıkan alacak miktarından az olduğu ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Yargılamaya Hakim İlkeler başlıklı ikinci bölümün 26.maddesinin 1 fıkrasında "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü esas alınarak taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan taksitli ticari kredi borcu için asıl alacak asıl alacak 202.094,00 TL tutarında kredi alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne Takip tarihinden itibaren asıl alacağa %46 oranında temerrüt faizi ve gider vergisi uygulanmasına, Asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Açılan davanın KABULÜ İLE İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasındaki itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin asıl alacak 202.094,00 TL üzerinden (Manisa ... İcra Müdürlüğünün... iflas sayılı dosyasındaki alacak yönünden mükerrer tahsil olmamak kaydıyla) TAKİBİN DEVAMINA, Takip tarihinden itibaren asıl alacağa %46 oranında temerrüt faizi ve gider vergisi uygulanmasına, Asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 2-Harçlar Yasası gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 13.805,04 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 2.350,20 TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 11.454,84 TL nin davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından işbu dava nedeniyle sarf edilen harç, bilirkişi ücreti, tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 2.963,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca, takdir ve tayin edilen 22.596,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ancak sarf edilmeyen gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde taraflara resen iadesine, Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulden anlatıldı.26/10/2020 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı