İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/769 E. 2025/754 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/769
- Karar No
- 2025/754
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/769 Esas KARAR NO : 2025/754 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 19/09/2024 KARAR TARİHİ : 01/10/2025 Mahkememizde görülen Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... vekilinin 19.09.2024 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin ortağı olduğu davalı ... sicil numaralı davalı ... Turizm Taş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin ticari faaliyetlerini sonlandırdığını, şirketin 2009 yılında iki ortaklı olarak kurulduğu, 2010 yılında vergi dairesi tarafından resen terkin yapıldığı ve o tarihten itibaren vergi kaydının silindiği belirtildiğini, şirketin fiilen faal olmadığı, herhangi bir mal varlığı ve banka hesabı bulunmadığını, kamu kurumlarına ya da özel kişilere borcunun olmadığını, şirketin diğer ortağı ...'nın cezaevinde olduğu ve şirket ile bağlantısının da uzun süre önce sona erdiğini, şirketin mevcut durumu, ortakların ilişkisinin sona ermesi, ticari faaliyetlerde bulunmadığı ve bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olamayacağından TTK m. 636/3 gereğince ve şirketin feshi için yeterli koşulların gerçekleştiği nedeniyle şirketin feshi talep ve dava etmiştir. Davalı ... Turizm Taş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ... Mühendislik Müşavirlik Eğitim ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti. usulüne uygun tebligat yapılmış ise de davaya cevap vermemiştir. Dava; davalı ... Ltd. Şti'nin fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Şirkete ait defter ve kayıtlar, şirketin ticaret sicil kayıtları, banka kayıtları, incelenmiş, ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. Şirkete ait sicil kayıtları incelendiğinde; şirketin Merkez – ... sicil numarası ile 06.08.2009 tarihinde 50.000 TL sermaye ile tescil edildiğini, şirketin 2 ortaktan oluştuğu, %1 ortağı ... ve %99 ... olduğunu, şirketin ana sözleşmesinde her iki ortağın yer aldığı, ana sözleşme ile 20 yıl süre ile şirket ortaklarının münferiden temsil ve ilzama yetkili atandığını, bu atamanın sicile de kayıt edildiği belirlenmiştir. Mahkememizce 24.11.2024 tarihli celse ara karar gereği SMMM bilirkişi ...'dan rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişi ...'dan 19.08.2025 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; davalı ... Ltd Şti nin davacı ile dava dışı ... arasında 2009 yılında kurulduğu, bir yıl faaliyetine devam ettiği, 31.12.2010 tarihinde resen terkin yapıldığı, şirketin müdürünün ... olarak seçildiği, davacının payının % 1 olduğu, şirketin bu tarihten itibaren resen terkin yapılması, beyanname verilmemesi ve ticari faaliyetinin olmaması davalı şirketin kuruluş amacını fiilen yerine getirememesi nedeniyle şirketin devamını sağlayan unsurların ortadan kalktığı ve feshine karar verilebileceği bildirilmiştir. Davacının talebinin şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin olup, taraflar arasında şirketi yönetme ve idare etme konusunda uyuşmazlık bulunduğu, şirketin birlikte yönetilmesi ve devamını her iki tarafında istemediği, dava konusu şirketin diğer ortağı olan ...’nın Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu, şirketin yönetimini fiilen yerine getiremediği, tarafların şirketin yönetimi ve kar elde edilmesi konusunda el ve gönül birliğinin ortadan kalktığı, şirketin esas amacının kar elde ederek ortaklara bu karı dağıtmak olduğu halde, faaliyet yapamadığından şirketin fiilen çalışmadığı, defter ve kayıtlarının bulunmadığı, şirketin Vergi Dairesinden 31.12.2010 tarihinden itibaren silindiği, ortakların her ikisi için de haklı sebebin bulunduğu, şirketi birlikte yönetme iradesinin oluşmadığı, şirketi idare etme iradesinin ortadan kalktığı, TTK m. 636 vd göre haklı sebeplerin bulunması halinde mahkemenin talep yerine başka bir çözüm yoluna karar verebileceği (TTK m. 636/3) belirtilmekte olup, somut olayda TTK m. 636/3f ya göre “(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir” hükmü yer almakta olup, somut olayda da gerek davacı gerekse davalı açısından şirketin birlikte yönetilme iradesinin bulunmadığı belirlenmiş olmakla, şirketin feshi yönünde ortaklığın genel kurulda TTK m. 636/1-b’ye göre karar alınamadığından şirketin feshine karar vermek gerekmiştir. Mahkemece yapılan tespitlerde belirlendiği üzere; şirket ortaklarının şirketi faaliyetine devam ettiremediği, kar sağlayacak bir faaliyetinin olmadığı, el ve gönül birliği içerisinde çalışmadıkları, ortakların bir araya gelmesinin mümkün olmadığı belirlenmekle, TTK m. 636 gereğince şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu şirketin feshi için tasfiye memuru olarak ...'nin atanmasına ve tasfiye işlemleri için kendisine 50.000,00 TL ücret takdirine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasının Kabulü ile, 1-Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez ... sicil numarasında kayıtlı ... adresindeki ... İletişim Ltd. Şti’nin TTK 636 maddesi gereğince FESİH VE TASFİYESİNE, 2-... TC Kimlik numaralı ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Tasfiye memurunun sarf edeceği emek ve mesaisine karşılık 50.000,00 TL ücret takdirine, masrafın davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilmesine, Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan dava dosyasına yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça yargılama gideri olarak yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti 937,00 TL tebligat - posta masrafı olmak üzere toplam 5.792,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/10/2025 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı