İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/344 E. 2024/542 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/344
- Karar No
- 2024/542
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/344 KARAR NO : 2024/542 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2015 KARAR TARİHİ : 02/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Müvekkil firmanın yaş sebze meyve alanında çalıştığı, taraflar arasında 2014-2015 yılları elma mahsulü için 30.09.2014 elma ürünü alım satım sözleşmesinin imzalandığı, İş bu sözleşmeye göre üretici(satıcı) davalı tarafından 1000(Bin) ton elma ürününü vermeyi taahhüt ettiği, ve müvekkil şirketçe kendisine 1,225TL ile anlaştıkları, iş bu sözleşme gereğince verilecek elmalar %45-%50 oranında bodur cinsi elma, %30-%35 Golden cinsi elma ve %10-%15 starking cinsi, 65mm ve üzeri birinci sınıf ürün olacak şekilde sözleşme imzalandığı ve elmaların atmosferli depolarda hazır şekilde olacağı, teslimatın da soğuk hava depolarında gerçekleşeceği şartının olduğu,15.05.2015 tarihli, elma sezonu içerisinde alacağı mallarla ilişkin 503.442,00.-TL nakit ödeme yaptığı, 28.02.2015 tarihli ... çek nolu ve 150.000,00TL bedelli çek (işbu çek bedeli de ödenmiş), 05.04.2015 tarihli ... çek nolu ve 150.000,00TL bedelli çek, 15.05.2015 tarihli ... çek nolu ve 175.000,00TL bedelli çek, 15.06.2015 tarihli ... çek nolu ve 50.000,00TL bedelli çeklerin müvekkilleri tarafından davalı ... ve ...’ye teslim edildiği ve bu çeklerin ödendiğini, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği, davalıların satım sözleşmesinden doğan malı teslim borcunu yerine getirmediği, buna bağlı olarak gerekli ürünün verilememesine ilişkin 16.02.2015 tarihli ek sözleşme ile davalı satıcılar eksik edinimini yerine getirmeyi taahhüt ettikleri, bu sözleşme ile ürün bedelini 1(bir)TL kararlaştırdıkları ve davalı taraf müvekkili davacı firmaya çekleri bankaya teminat vermiş olduğunu iddia ederek iade edememiş, bu nedenle davalılara ait ...-... keşide ettiği; 23.02.2015 tarihli ... nolu ve 150.000,00TL bedelli çek(keşide yeri ... Şb. ... Bankası), 30.03.2015 tarihli ... nolu ve 150.000,00TL bedelli çek(keşide yeri ... Şb. ... Bankası), 10.05.2015 tarihli ... nolu ve 175.000,00TL bedelli çek(keşide yeri ... şb. ... Bankası), 10.06.2015 tarihli ... nolu ve 50.000,00TL bedelli çekleri(keşide yeri ... şb. .... Bankası), müvekkil şirket ... Gıda’ya verdiğini, her iki tarafta da aynı çeklerin bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen 2.sözleşmede davalılar tarafından yerine getirilmemiş, söz konusu malların, davacı müvekkile teslim edilmediğini, davalı tarafından müvekkil şirket yetkilisinin imzası olmayan 24.02.2015 tarihli bir belge ile davalılar satım sözleşmesini tek taraflı fesih ettikleri, sonuç olarak davalının sözleşmeyi yerine getirmeyeceği, Sözleşmenin feshi ile davacı şirkete davalının ;253.000,00.-TL ve bir kısım daha elma ürünü borçlu olduğunu kabul ettiklerini, bu borcun davacının müspet zararını karşılamaya yönelik olmadığı, davacı şirketin 503.442,00.-TL nakit ödeme yaptığı bunun karşılığında 280.000Kg mal alabildiği, parası ödenen ancak teslim edilmeyen mallara ilişkin 253.000.-TL davalı tarafça, davacı müvekkile bu belgede yazan miktarın çek olarak verildiği, TBK’nın 123. ve davamı 124.,125. Maddelerde borçlu temerrüde düşerse alacaklının seçimlik hakkının olacağını, açıklanan nedenlerle, müvekkilinin gerçekleşmeyen ticaret nedeniyle mahrum kaldığı karın belirlenerek 267.500TL nin ve müvekkilinin kullanmak zorunda kaldığı ticari krediden kaynaklı zararın dava tarihinden itibaren belirlenerek şimdilik 100,00-TLsinin T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin davasını 23/05/2018 tarihinde dava dilekçesini tam ıslah ederek, davalının müvekkili şirkete 30/09/2014 tarihli elma satım sözleşmesi ile kilogram fiyatı 1,225-TL den 1.000 ton elmayı müvekkile teslim borcu altına girdiği, bilahare 16/02/2015 tarihli tadil sözleşmesi ile alım satım ilişkisine konu olan elmanın sözleşmenin başından beri geçerli olmak üzere kilogram fiyatının 1,00-TL olarak kararlaştırdıklarını, ancak müvekkile teslim edilmesi gereken 680.020 kg elma ürününü teslim etmemesi nedeni ile müvekkilinin iş bu elma yerine piyasadan ortalama 1,35-TL fiyattan elma satın almak zorunda kaldığı, bu suretle müvekkilinin kilogram başına 0,35-TL olmak üzere toplamda 238.007,00-TL müspet zararının oluştuğunu beyan ile oluşan iş bu zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Taraflar arasında 2014-2015 yılları elma mahsulü için 30.09.2014 tarihinde alım satım sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşme ile ilgili diyeceklerinin olmadığı, 16.02.2015 tarihinde yapılan ... imzalı 2. Sözleşme ile tadil edildiği, ayni tarihli iki adet sözleşme olduğu, sözleşmelerden biri 5 paragraf diğeri 3 paragraf olduğu davacı tarafın lehine delil olan 5 paragraflı sözleşmeyi dosyaya sunduğu, ana sözleşmede alım satıma konu ürünün birim fiyatı Kg başına 1,25TL belirlenmiş yine ek elma sözleşmesi adı altında tanzim edilen protokolde de ürünün birim fiyatı, Kg başına 1,25TL dir. Bu fiyat üzerinden satış yapıldığı sırada davacı şirket yetkilisi Rusya’ya yapamadıklarını ve zarar ettiklerini bu şartlar atnda alımı yapamayacaklarını bildirdiklerini, talep karşısında 16.02.2015 tarihli tadil sözleşmesi ile tarafların ortak kararı ile birim fiyat 1 TL ye düşürülmüş, bu duruma... Hava Deposu sahibi ... ve ...’ın şahit olduğunun, ifade edildiği, tadil sözleşmeden sonra davalının edimlerini yerine getirmeye başladığı, ekte sundukları sözleşmede... Aş soğuk hava deposunun 7 nolu odasında 12.500 kasa ve 319.980 Kg ... ve ... çeşidi elmaları şubat ayı içerisinde davacı tarafından teslim alındığı, piyasa şartları nedeniyle tarafların sözleşmenin bakiye kısmı için anlaşmayı fesih etme yoluna gittikleri, davacı şirket 1 TL ye ürün almalarına rağmen halen zarar ettiklerini ve fiyatın daha fazla indirilmesini talep ettikleri, davalının ise bu talebi kabul etmediği, bunun sonucu davacı yanca düzenlenen 24.02.2015 ile 30.09.2014 tarihli ana sözleşme ve ekleri sonlandırılmış, davacı tarafın tek taraflı fesih ile sözleşmede imzalarının olmadığından bahsetse de davacının Adana’da olması nedeniyle davacının Adana’daki deposunda şirket yetkilisi ... huzurunda sözleşme yapıldığı, sözleşmenin; tanık olarak gözüken şirket elemanı ... tarafından hazırlandığı, alıcı şirketin imzalaması için kargoya verildiği, ancak imzalanarak geri iade edilmediği, buna rağmen davalının imzalanan bütün edimlerini yerine getirmeye devam ettiği, dosya içerisinde birden fazla sözleşmenin olduğu, davacının kendilerine vermeye yetecek kadar ürüne sahip olduğunu dava dilekçelerinde kabul ettiklerini, talebin davacı taraftan kendiliğinden geldiği, fiyat indirimi bir kez yapılmış sonraki talebin ret edildiği, ret üzerine yapılan fazla ödemenin iadesi şartıyla sözleşmenin fesih edildiği, müvekkilinin aşkın ödemeyi iade ettiği, karşılıklı anlaşmayla sözleşmenin kalan kısmının sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin feshinden dolayı mahrum kaldığı kar, müspet zarar ve kullandığı kredi nedeniyle uğradığı zarara ilişkin iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ikama mal alımına ilişkin beyanın tamamen soyut olduğu, buna ilişkin kayıt sunulmadığı, müvekkilinden 1 TL’ye alım yapmayan birinin sonradan 1,35TL’ye alım yaptığını söylemesinin hayatın olağan akışına bağdaşmadığı, yoksun kaldığını savladığı kar tezinin afaki olduğu, belgeye dayandırılmadığı, ifade edilerek davanın reddini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; taraflar arasında imzalanan sözleşmeler, karşılıklı keşide edilen çekler, şu ana kadar alınan ürün ve ödenen bedelleri gösterir cari hesap ilişkisi, bankadan kullanılan krediye ilişkin belgeler müvekkil şirkete ait kayıtlar, bilirkişi incelemesi ve diğer ilgili yasal delillere dayandığı görülmüştür. Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; 24/02/2015 tarihli sözleşme,... Yaka AŞ de bulunan elmaların devir sözleşmesi, 16/02/2015 tarihli iki adet protokol, 18/10/2014 tarihli ek elma sözleşmesi, 12/10/2014 tarihli elma depolama kontratı, davalıya ait defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemesi, yemin ve sair delillere dayandığı görülmüştür. Davacı tarafça dosyaya sunulan 30/09/2014 tarihli sözleşmede, satıcı ...'ne vekaleten ..., alıcı ... Gıda Seracılık Nakl. Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti, sözleşmede davacı şirketin davalıdan birim kilogram fiyatı 1,25-TL den 1.000 ton elma satın almayı, davalının da satmayı taahhüt ettiği görülmüştür. Davacı tarafça dosyaya sunulan 16/02/2015 tarihli sözleşmede ise, taraflarca alınması ve satılması taahhüt edilen elmanın kilogram bedelinin sözleşmenin başından itibaren 1,00-TL olarak kararlaştırıldığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların dosyaya celbini talep ettikleri bilgi ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dosyada mevcut bilgi ve belgeler değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişkinin ne zaman başlayıp ne zaman bittiği, davacı ile davalı arasındaki yapılan ödemeler, çek alışverişi gibi hususlarda değerlendirilmek suretiyle sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedilip feshedilmediği,feshedilmiş ise davacının talep ettiği müspet zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı yönlerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi hususunda dava dosyasının hukukçu bilirkişi ..., Ziraat Mühendisi ... ve SMMM bilirkişisi ...'ndan oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 06/03/2017 havale tarihli raporda özetle; davalının davacıya teslim ettiği elmaların 319.980 kg. olduğu ve buna göre, davalı tarafından sözleşme kararlaştırılan miktara nazaran davacıya teslim edilmeyen elma miktarının (1.000.000 – 319.980 = ) 680.110 kg. olduğu anlaşılmış olup, davalının bu konudaki cevaplarında, piyasa şartları nedeniyle tarafların sözleşmenin bakiye kısmı için anlaşmayı fesih etme yoluna gittikleri, davacı şirket 1 TL ye ürün almalarına rağmen halen zarar ettiklerini ve fiyatın daha fazla indirilmesini talep ettikleri, davalının ise bu talebi kabul etmediği, bunun sonucu davacı yanca düzenlenen 24.02.2015 ile 30.09.2014 tarihli ana sözleşme ve ekleri sonlandırılmış, davacı tarafın tek taraflı fesih ile sözleşmede imzalarının olmadığından bahsetse de davacının Adana’da olması nedeniyle davacının Adana’daki deposunda şirket yetkilisi ... huzurunda sözleşme yapıldığı, yani özetle davacının imzasını taşımayan 24.02.2015 tarihli sözleşme ile taraflar arasındaki akdi ilişkinin karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirildiği ileri sürülmüş ise de, davalının bu iddiasını dayandırdığı 24.02.2015 tarihli sözleşmede davacının imzası bulunmadığı gibi, taraflar arasında adi yazılı sözleşme ile tesis edilen aksi ilişkinin sona erdirilmesine dair anlaşmanın da aynı şekilde yapılması gerektiği halde, böyle bir delilin de dosyada mevcut olmadığı ve dolayısıyla davalının bu iddiasının mevcut dosya kapsamına göre ispatlanmış sayılamayacağı ve buna göre, davalının, sözleşmede kararlaştırılan elma miktarına göre 680.110 kg. elmayı davacıya teslim etmemesinin haklı bir gerekçeye dayanmadığı ve sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği sonucuna ulaşmak mümkün olup, konuyla ilgili nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, Bu çerçevede, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklını seçimlik haklarını düzenleyen TBK m. 125/2 hükmünde yer alan; “Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.” hükmüne göre, davacının, aynen ifadan yani teslim edilmeyen elmaların tesliminden vazgeçerek, 680.110 kg. elmanın teslim edilmemesi nedeniyle uğradığı müspet zararın tazminini davalıdan talep etmesinin mümkün olduğu ve dava dilekçesinde yer alan taleplere göre davacının bu seçimlik hakkını tercih etmiş olduğu görüşmekle, davacının 680.110 kg. elmanın teslim edilmemesi nedeniyle uğradığı müspet zararları davalıdan talep edebileceği sonuçlarına ulaşmak mümkün olup, konuyla ilgili nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, Bu çerçevede, davacının, davalının 1,00 TL./kg. birim fiyattan teslimini üstlendiği halde teslim etmediği elmalar yerine daha yüksek fiyattan (1,35 TL./kg.) elma satın almak zorunda kalması yani ikame alımı yapması nedeniyle uğradığı zararın tazmini talebine ilişkin olarak yukarıda yer alan ticari defter incelemelerinde, davacının davalıdan satın aldığı 287.740,00 kg elma dışında, diğer tedarikçilerden 2014 yılının Ekim ayından 2015 yılının Eylül ayı sonuna kadar 12 aylık dönemde değişen miktarlarda ortalama 1,42 TL/kg birim fiyata toplam 3.103.549,08 kg elma satın aldığı ve bu alımın yaklaşık %70’ini 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında gerçekleştirmiş olup, bu dönemlerdeki alımların ortalama birim fiyatın ise 1,35 TL/kg. olduğu tespit edilmiş olup, bu haliyle, davacının 1,35 TL/kg. fiyattan ikame alımı yapıldığı iddiasının ispatlanmış olduğu ve yapılan alımların büyük bir kısmında geçerli olan 1,35 TL/kg. ikame alım fiyatının da dürüstlük kuralına uygun düştüğü ve dolayısıyla, davacının, ikame alımı nedeniyle 250.000 kg. üzerinden talebiyle sınırlı olarak, ikame alımlarında ödediği 1,35 TL/kg ile davalı tarafından taahhüt edilen 1,00 TL/kg arasındaki farkı (250.000 kg. x 0,35 TL. = ) oluşturan 87.500,00.- TL. zararını davalıdan talep edebileceği sonucuna ulaşmak mümkün olup, konuyla ilgili nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, Diğer yandan, davacının, davalının elmaları teslim etmemesi nedeniyle yoksun kaldığı kara ilişkin olarak; davacının teslim edilmeyen elmalar nedeniyle yoksun kaldığı kara ilişkin zararının “müspet zarar” olması nedeniyle TBK m. 125/2 kapsamında davalıdan talep edebileceği, öte yandan, davacının, teslim edilmeyen elmaların 250.000 kg.’lik kısmı için ikame alımı yapmış olmasından dolayı ödediği bedel farkını talep ettiği ve teslim edilmeyen malların bahsi geçen 250.000 kg.’lik kısmı bakımından ikame alımı için ödediği bedel farkı ile birlikte ayrıca yoksun kaldığı karı da talep etmesinin mümkün olmadığı, çünkü ikame alımı yapılmak suretiyle satın alınan bu malların müşterilere satışıyla birlikte davacının yoksun kaldığı karın giderilmiş olacağı ve bu sebeple teslim edilmeyen elmaların 250.000 kg.’lik kısmı için hem ikame alımında ortaya çıkan bedel farkı hem de yoksun kalınan kar talep edilemeyeceği; diğer yandan, davacının, teslim edilmeyen malların (ikame alımına dayalı tazminat talebine konu edilmeyen) geriye kalan (680.110 – 250.000 = ) 430.110 kg.’lik kısmı için yoksun kalınan karar talep edebileceği, ancak davacının yoksun kaldığı karı ispat külfeti altında olduğu ve bu hususta yukarıda yer alan mali değerlendirmelerde, davacının kar kaybı talebini sadece mal maliyeti üzerinden değil sözleşme konusu mal alımı gerçekleşseydi katlanılacak tüm maliyet kalemleri dahil edilerek talebini somut ve net bir şekilde belgelere ve defter kayıtlarına dayanarak sunması halinde net kar kaybının hesaplanabileceği, aksi halde sadece defter kayıtları ve mali tablolar üzerinden net kar kaybı tespitinin yapılamayacağı belirtilmiş olup, bu haliyle, mevcut dosya kapsamına göre, davacının yoksun kaldığı karın tespit edilemediği anlaşılmakta olup, konuyla ilgili nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olduğunu, rapor ve beyan ettikleri görülmüştür. Davalı vekilinin esaslı itirazlarına binaen dava dosyasının bilirkişi heyetine yeniden tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 26/12/2017 tarihli ek raporda özetle; davalının davacıya teslim ettiği elmaların 319.980 kg. olduğu ve buna göre, davalı tarafından sözleşme kararlaştırılan miktara nazaran davacıya teslim edilmeyen elma miktarının (1.000.000 – 319.980 = ) 680.110 kg. olduğu anlaşılmış olup, davalının bu konudaki cevaplarında, piyasa şartları nedeniyle tarafların sözleşmenin bakiye kısmı için anlaşmayı fesih etme yoluna gittikleri, davacı şirket 1 TL ye ürün almalarına rağmen halen zarar ettiklerini ve fiyatın daha fazla indirilmesini talep ettikleri, davalının ise bu talebi kabul etmediği, bunun sonucu davacı yanca düzenlenen 24.02.2015 ile 30.09.2014 tarihli ana sözleşme ve ekleri sonlandırılmış, davacı tarafın tek taraflı fesih ile sözleşmede imzalarının olmadığından bahsetse de davacının Adana’da olması nedeniyle davacının Adana’daki deposunda şirket yetkilisi ... huzurunda sözleşme yapıldığı, yani özetle davacının imzasını taşımayan 24.02.2015 tarihli sözleşme ile taraflar arasındaki akdi ilişkinin karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirildiği ileri sürülmüş ise de, davalının bu iddiasını dayandırdığı 24.02.2015 tarihli sözleşmede davacının imzası bulunmadığı gibi, taraflar arasında adi yazılı sözleşme ile tesis edilen aksi ilişkinin sona erdirilmesine dair anlaşmanın da aynı şekilde yapılması gerektiği halde, böyle bir delilin de dosyada mevcut olmadığı ve dolayısıyla davalının bu iddiasının mevcut dosya kapsamına göre ispatlanmış sayılamayacağı ve buna göre, davalının, sözleşmede kararlaştırılan elma miktarına göre 680.110 kg. elmayı davacıya teslim etmemesinin haklı bir gerekçeye dayanmadığı ve sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği sonucuna ulaşmak mümkün olup, konuyla ilgili nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, Diğer yandan, mahkemenin takdirlerine bağlı alternatif bir değerlendirme olarak, davalı vekilinin kök rapora yönelik itirazlarında belirtildiği üzere, kök raporda yer alan mali değerlendirmeler kapsamında, davalının 03.03.2015 vadeli, 100.000 TL. bedelli ve 06.03.2015 vadeli, 97.500,00.- TL. olmak üzere iki adet çeki davacıya ciro ettiği ve böylelikle 24.02.2015 tarihli fesih sözleşmesinde “kalan bakiye için 03.03.2015-06.03.2015 tarihlerine 2 adet çek yazılacak 25.02.2015 tarihinde davacı ...e gönderileceği” şeklinde ifade edilen edimin davalı şirket tarafından yerine getirildiği ve davacının da bu çekleri alarak ticari defterlerine işlediği görülmekle, davalı vekilinin itirazlarında belirtildiği üzere, davacının imzasını taşımayan 24.02.2015 tarihli sözleşmede kararlaştırılan edimlerin taraflarca yerine getirilmiş olmasından hareketle, davacının zımni kabulü ile davacı açısından da geçerli ve bağlayıcı olduğu şeklinde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olup olmadığı ve buna göre 24.02.2015 tarihinde taraflar arasındaki akdi ilişkinin karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirildiği yönündeki davalı iddiasının varit olup olmadığı konusundaki nihai değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğunu, Bu çerçevede, kök raporda da belirtildiği üzere, davalının eksik mal teslim ederek sözleşmeye aykırı davrandığı görüşüne sayın mahkemece itibar edildiği takdirde, Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklını seçimlik haklarını düzenleyen TBK m. 125/2 hükmünde yer alan; “Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.” hükmüne göre, davacının, aynen ifadan yani teslim edilmeyen elmaların tesliminden vazgeçerek, 680.110 kg. elmanın teslim edilmemesi nedeniyle uğradığı müspet zararın tazminini davalıdan talep etmesinin mümkün olduğu ve dava dilekçesinde yer alan taleplere göre davacının bu seçimlik hakkını tercih etmiş olduğu görüşmekle, davacının 680.110 kg. elmanın teslim edilmemesi nedeniyle uğradığı müspet zararları davalıdan talep edebileceği sonuçlarına ulaşmak mümkün olup, konuyla ilgili nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, Bu çerçevede, davacının, davalının 1,00 TL./kg. birim fiyattan teslimini üstlendiği halde teslim etmediği elmalar yerine daha yüksek fiyattan (1,35 TL./kg.) elma satın almak zorunda kalması yani ikame alımı yapması nedeniyle uğradığı zararın tazmini talebine ilişkin olarakyukarıda yer alan ticari defter incelemelerinde, davacının davalıdan satın aldığı 287.740,00 kg elma dışında, diğer tedarikçilerden 2014 yılının Ekim ayından 2015 yılının Eylül ayı sonuna kadar 12 aylık dönemde değişen miktarlarda ortalama 1,42 TL/kg birim fiyata toplam 3.103.549,08 kg elma satın aldığı ve bu alımın yaklaşık %70’ini 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında gerçekleştirmiş olup, bu dönemlerdeki alımların ortalama birim fiyatın ise 1,35 TL/kg. olduğu tespit edilmiş olup, bu haliyle, davacının 1,35 TL/kg. fiyattan ikame alımı yapıldığı iddiasının ispatlanmış olduğu ve yapılan alımların büyük bir kısmında geçerli olan 1,35 TL/kg. ikame alım fiyatının da dürüstlük kuralına uygun düştüğü ve dolayısıyla, davacının, ikame alımı nedeniyle 250.000 kg. üzerinden talebiyle sınırlı olarak, ikame alımlarında ödediği 1,35 TL/kg ile davalı tarafından taahhüt edilen 1,00 TL/kg arasındaki farkı (250.000 kg. x 0,35 TL. = ) oluşturan 87.500,00.- TL. zararını davalıdan talep edebileceği sonucuna ulaşmak mümkün olup, konuyla ilgili nihai takdirin Mahkemeye ait olduğunu Diğer yandan, davacının, davalının elmaları teslim etmemesi nedeniyle yoksun kaldığı kara ilişkin olarak; davacının teslim edilmeyen elmalar nedeniyle yoksun kaldığı kara ilişkin zararının “müspet zarar” olması nedeniyle TBK m. 125/2 kapsamında davalıdan talep edebileceği, öte yandan, davacının, teslim edilmeyen elmaların 250.000 kg.’lik kısmı için ikame alımı yapmış olmasından dolayı ödediği bedel farkını talep ettiği ve teslim edilmeyen malların bahsi geçen 250.000 kg.’lik kısmı bakımından ikame alımı için ödediği bedel farkı ile birlikte ayrıca yoksun kaldığı karı da talep etmesinin mümkün olmadığı, çünkü ikame alımı yapılmak suretiyle satın alınan bu malların müşterilere satışıyla birlikte davacının yoksun kaldığı karın giderilmiş olacağı ve bu sebeple teslim edilmeyen elmaların 250.000 kg.’lik kısmı için hem ikame alımında ortaya çıkan bedel farkı hem de yoksun kalınan kar talep edilemeyeceği; diğer yandan, davacının, teslim edilmeyen malların (ikame alımına dayalı tazminat talebine konu edilmeyen) geriye kalan (680.110 – 250.000 = ) 430.110 kg.’lik kısmı için yoksun kalınan karar talep edebileceği, ancak davacının yoksun kaldığı karı ispat külfeti altında olduğu ve bu hususta yukarıda yer alan mali değerlendirmelerde, davacının kar kaybı talebini sadece mal maliyeti üzerinden değil sözleşme konusu mal alımı gerçekleşseydi katlanılacak tüm maliyet kalemleri dahil edilerek talebini somut ve net bir şekilde belgelere ve defter kayıtlarına dayanarak sunması halinde net kar kaybının hesaplanabileceği, aksi halde sadece defter kayıtları ve mali tablolar üzerinden net kar kaybı tespitinin yapılamayacağı belirtilmiş olup, bu haliyle, mevcut dosya kapsamına göre, davacının yoksun kaldığı karın tespit edilemediği anlaşılmakta olup, konuyla ilgili nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu rapor ve beyan ettikleri görülmüştür. Mahkememizin ... Esas, ... Karar ve30/04/2019 tarihli ilamı davalı vekilinin istinaf talebi üzerine İzmir BAM .... HD'nin ... Esas, ... Karar ve 22/03/2023 tarihli ilamıyla "...her ne kadar davacının müspet zararına ilişkin bilirkişi raporu ve ek rapor aldırılmış ve mahkemece de bu rapor hükme esas alınmış ise de; bilirkişilerce müspet zarar miktarı belirlenirken sadece davacı defterlerinde kayıtlı olan ve dava dışı tedarikçilerden alınan mallara ilişkin fatura kayıtlarına göre bir değerlendirme yapılarak bir sonuca ulaşıldığı, oysa davacının defterlerinde kayıtlı olan mallara ilişkin davacının bu tedarikçilere ödeme yapıp yapmadığı, yapılmış ise ödeme belgeleri, mallara ilişkin varsa irsaliyelerin bulunup bulunmadığı, yani davacının defterine kaydetmiş olduğu faturaların gerçek alımlara ilişkin olup olmadığının bilirkişilerce denetime elverişli ve açık şekilde ortaya konulmadığı anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirtilen tedarikçi diğer firmalardan alındığı iddia edilen elmalarla ilgili yapılan ödemelerin belgeleri, irsaliyelerin sunulması için davacıya süre verilmesine, sunulduğunda yeniden bilirkişilerden ek rapor alınmasına, sunulmadığı takdirde ispat külfeti davacıda olduğundan bu ödemelerin ispatlanması halinde duruma göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle kaldırma kararı verilerek Mahkememizin yukarıdaki esasa kaydı yapıldığı görüldü. İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda; davacı vekilinden, davacı firmanın defterlerinde kayıtlı olan, dava dışı tedarikçilerden alınan mallara/ürünlere ilişkin irsaliyelerin ve ödeme belgelerini sunması istenilmiş olup, davacı vekili tarafından belgeler sunulduktan sonra BAM kaldırma ilamı öncesi rapor sunan Ziraat Yüksek Mühendisi bilirkişi ..., DEÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi bilirkişi ... ve SMMM bilirkişisi ...'ndan oluşan bilirkişi heyetine dosya tevdii edilmiş, Bam kaldırma ilamı da dikkate alınarak ek rapor düzenlemeleri istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/01/2024 tarihli ek raporda ; Ek 2 'de 23/01/2015 tarih ... tescil nolu Alaşehir Ticaret Borsası Müşterek Alım Satım Beyannamesinde 16 adet satıcıdan müstahsille 1,20 birim fiyattan 104.435,00 kg mahsül yılı 2014 Aralık olarak yer alan elma alımı ve ekinde satıcı listesi, Ek.3'de 23/02/2015 tarih ... tescil nolu Alaşehir Ticaret Borsası Müşterek Alım Satım Beyannamesinde 103 adet satıcıdan müstahsille 1,20 birim fiyattan 670.315,00 kg mahsül yılı 2014 Ocak olaark yer alan elma alımı ve ekinde satıcı listesi, 23/03/2015 tarih ... tescil nolu Alaşehir Ticaret Borsası Müşterek Alım Satım Beyannamesinde 175 adet satıcıdan müstahsille 1,50 birim fiyattan 922.755 kg mahsül yılı 2015 Şubat olarak yer alan elma alımı ve ekinde satıcı listesinin sunulduğu, ancak bu satışlara ilişkin ödeme belgesi sunulmadığı görülmüş olup, davacı vekilinin ödeme belgelerine ilişkin beyanı yukarıda yer almaktadır. Ayrıca dosyaya ilgili alımlara ilişkin defter kayıt örnekleri ve cari hesap muavin kayıtlarının da ibraz edilmediği görülmüş olup bu aşamada sunulan belgeler kapsamında somut olarak dava dışı 3.kişilerden alınan ürünler ve bedelinin ödenip ödenmediği tespit edilememiş olduğu rapor edilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi heyeti 2.ek raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu, ancak bilirkişi heyeti 2.ek raporunun usul ve hukuka uygun, hüküm kurmaya ve üst yargı denetimine uygun olduğu, davacı tarafından düzenlenen 30/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi içerisindeki itirazlarının ek rapor alınmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin rapora itirazının reddine karar verildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME :Dava; ticari satış sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle müspet zararın tazmini istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 30/09/2014 tarihli elma alım sözleşmesi ve 18/10/2014 tarihli ek elma sözleşmesi ile 16/02/2015 tarihli sözleşme ile, davalının Kasım 2014 - Mayıs 2015 tarihleri arasında, kilogram fiyatı 1,00-TL den 1.000 ton elma ürününün, davalı tarafça davacıya satış ve tesliminin davacı tarafça da iş bu elma miktarının kararlaştırılan miktarda alınması ve bedelinin ödenmesini üstlendiği, hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmenin tarafların karşılıklı iradesi ile feshedilip edilmediği, sözleşmenin taraflarca karşılıklı olarak anlaşma ile feshedilmemiş ise, sözleşmenin kısmen ifa edilmemesi sebebi ile davacının zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise ne miktarda oluştuğu ve bu miktarın davalıdan istenip istenemeyeceği noktasında toplandığı, yukarıda da açıklana bam kaldırma ilamı kararına göre davacının defterlerinde kayıtlı olan mallara ilişkin davacının bu tedarikçilere ödeme yapıp yapmadığı, yapılmış ise ödeme belgeleri, mallara ilişkin varsa irsaliyelerin bulunup bulunmadığı, davacının defterine kaydetmiş olduğu faturaların gerçek alımlara ilişkin olup olmadığının belirlenmesine ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda davacının üçüncü kişilerden aldığı ürünlere karşılık ödeme yaptığına ilişkin cari hesap ve muavin kayıtlarının sunulmaması nedeniyle tespit edilemediği, bu nedenle davacının müspet zararının oluştuğunu ilişkin somut delil sunulmaması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde yazılı hüküm kurulmuştur; HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; 1-Davacı davasının sübut bulmadığından davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 4.595,60 TL (4.559,70 TL peşin harç+ 35,90 TL ıslah harcı)'den mahsubu ile kalan 4.168,00 TL 'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 4.065,00 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 4.186,30 TL 'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Dava reddolduğundan; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 37.701,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı