İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/274 E. 2023/1070 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/274
- Karar No
- 2023/1070
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/274 KARAR NO : 2023/1070 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/03/2023 KARAR TARİHİ : 21/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, 02.12.2022 tarihinde saat 15:30 sıralarında ... ili, ... ilçesi ... Caddesi üzerinde bulunan ... isimli iş yerine gelmeden önce kaldırımın daralması nedeniyle iş yerine gitmek için kaldırımın kenarına inmek zorunda kaldığını, müvekkiline kaldırım kenarında yürüdüğü esnada dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arkadan çarptığını ve sonrasında müvekkilenin sol ayağının üzerinden geçtiğini, müvekkilinde ağır derecede yaralanma meydana geldiğini, hastanede tedavilerinin sürdüğünü, müvekkilinin yaralanması nedeniyle uzun süre çalışmadığını, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, herhangi bir geliri olmadığını, şuan ekonomik giderlerini karşılayamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kaza sebebiyle doğan şimdilik tedaviden kaynaklı 100 TL ulaşım gideri, 500 TL geçici iş göremezlik, 300 sürekli maluliyet zararı, 100 TL bakıcı gideri olmak üzere ki toplam 1.000 TL maddi tazminatın sigorta limitleriyle sınırlı olarak ve dava dışı sürücünün kusuru oranında davalı sigorta şirketinden başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafında müvekkili şirkete eksik evrak ile başvurduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta poliçesinin bir zenginleşme aracı olmadığını, sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını ve bu nedenle, police üzerinde azami teminat tutarının yazılmış olmasının, tamamının ödeneceği anlamını taşımadığını, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, bu durum kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin poliçe kapsamında hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının kazaya neden olan ve zararı doğuran kusurları, müterafik kusur indirimi olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının iddia olunan zarara kendisinin sebebiyet verdiğini, kask ve dizlik takmadığını, maluliyet oranının belirlenmesi için yine dosyanın ATK 2. İhtisas Dairesine gönderilerek rapor alınması gerektiğini, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafından başvuru tarihinden itibaren başlamak suretiyle faiz talep edilmekteyse de bu talebin haksız olduğunu, faiz başlangıç tarihi başvuru tarihi değil güncel aktüer hesabının yapıldığı tarih olması gerektiğini, ayrıca müvekkili şirkete yapılan başvurunun eksik evrakla yapıldığından müvekkil şirkete yapılmış bir başvuru bulunmadığını belirterek açılan davanın usulden ve esastan reddine, müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak;Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Hastanesi kayıtları , ... Sigorta AŞ. ... plakalı araca ait ZMMS Poliçesi, sigorta ihbar dilekçesi ve tebliğ belgesi, Balçova Salih İşgören Polis Merkezi şikayetçi ifade tutanağı, Türkan Özilhan Devlet Hastanesi kayıtları , Malatya Kanal Boyu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi kayıtları, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Epikriz raporları, Acil Servis kayıtları, Adli Olgu Bildirim Formu sureti, bilirkişi incelemesi, tanık anlatımları, sosyo ekonomik durum araştırması, Arabulucuk Tutanak aslı, bakıcı giderini gösterir belge delilllerine dayandığı görülmüştür. Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde;Poliçe, poliçe genel şartları, hasar dosyası, ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden rapor alınması, savcılık/ceza dosyasının celbi, hastane evraklarının celbi, ifade tutanakları, bilirkişi incelemesi, davacının gelire esas SGK kayıtları, nüfus kayıtları, aktüer hesaplama, yemin, keşif, tanık, sair yasal delillere dayandığı görülmüştür. DEĞERLENDİRME:Dava; trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik bedeli, tedaviden kaynaklı ulaşım gideri ve bakıcı gideri maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sy HMK'nun 307. maddesi uyarınca "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." 309. maddenin 1. ve 2. fıkraları uyarınca "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir." 310. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. " 311. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309 ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilecektir. Karşı taraf ile mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan feragatın kayıtsız ve şartsız olması gerekecek ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracaktır. Somut davada; davacı tarafından, davalı sigorta aleyhine maddi tazminat istemine ilişkin açılan davanın, davacı vekili tarafından 16/12/2023 tarihli dilekçesi ile tarafların anlaştıklarını, sulh sözleşmesi düzenlediklerini, sözleşme gereği feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, Davalı vekilinin ise davacı vekilinin feragat dilekçesine karşılık 19/12/2023 tarihli dilekçe ile, davacı tarafın feragatini kabul ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını talep ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin, davalı aleyhine açtığı davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat etmiş olması ve vekaletnamesinde feragat konusunda yetkisinin bulunması nedeniyle davalı hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin yatırılan 179,90-TL harçtan mahsubu ile, kalan 89,95 TL 'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4- Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekilinin talebi dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafça yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair tarafların yokluğunda dava konusunun miktar ve değeri istinaf sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/12/2023 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı