İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/896 E. 2024/101 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/896
- Karar No
- 2024/101
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/896 KARAR NO : 2024/101 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/10/2022 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Davacı Müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ilişki neticesinde cari hesap alacağı sebebiyle borçlu şirket hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Numaralı dosyası ile icra takibine başlandığı, ancak borçlunun takip konusu borcun tümüne ve ferilerine itiraz etmesiyle takibin durduğu, İtirazın iptali için dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da, süreç anlaşmama ile sonuçlandığı, davalı borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmişse de, davalının yetki itirazının yerinde olmadığı, işbu takipte İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğu, Davacı Müvekkil şirketin faturalara dayalı cari hesap ilişkisinden kaynaklı davalıdan alacağı olduğu, Davacı Müvekkil şirketin davalının araçlarına bakım ve onarım hizmetleri verdiği ve bu işlemler karşılığında faturalar düzenlendiği, Davacı Müvekkil şirket, davalı-borçlu firmaya, ekte sunulu cari hesap ekstresi, faturalar ve servis kayıtlarından da anlaşılacağı üzere birden fazla kez araç bakım ve onarım hizmeti verdiği, Davalı tarafın, TTK 21. maddesi gereğince, faturaların kendisine tebliğinden itbaren 8 gün içinde itrazda bulunmadığı, Bu da borçlunun faturaların münderecatını ve dolayısıyla icra takibinde yer alan borcu kabul ettiği anlamına geliği, davacı müvekkil şirket cari hesap kayıtlarında davalı borçlu göründüğünden; davalı şirket aleyhine icra takibine başlandığı, Davalı taraf başlamış olan takibi durdurmak ve süreci uzatmak gayesi ile icra dosyasına itiraz etiği, Davalı borca itiraz dilekçesinde müvekkil şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, alacak kalemlerinin belirli olmadığını iddia etmişse de, bu itiraz ve davalının borcunun bulunmadığı iddiası gerçekle bağdaşmadığı, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu, Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalının alacağın %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, Ayrıca davalının faiz oranına ilişkin itirazları da yerinde olmadığı, taraflar tacir olup, ticari faiz istenmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı şeklinde dava ve talepte bulunduğu görülmüştür. CEVAP: Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalının davaya cevap vermediği görülmüştür. DELİLLER:Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; takip dosyası, cari hesap ekstresi, faturalar, servis kayıtları, iş emirleri, ticari defter ve kayıtlar, keşif, bilirkişi, tanık, trafik tescil kayıtları, yemin ve her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür. Tarafların BA/BS formlarının ilgili vergi dairelerinden celp edilerek dosya arasına alındığı görüldü. İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ....A.Ş. Vekili tarafından, 21.310,95 TL alacağın tahsili amacıyla borçlu ... Kargo...Ltd. ŞTi aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 04/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından icra müdürlüğünün yetkisine, icra takibine, borca, işlemiş faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğü tarafından 10/06/2022 tarihli tensip zaptı ile takibin kesin olarak durdurulmasına kararı verdiği görülmüştür. Davacı tarafın dosyaya celbini talep ettiği belge ve kayıtların dosyaya teminine müteakiben, davacının araç bakım ve onarım hizmeti sunumu nedeniyle cari hesaba dayalı olarak davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti hususunda İstanbul ATM'ye talimat yazılmış, talimat mahkemesince SMMM Bilirkişi ...'tan aldırılan 14/09/2023 tarihli raporda; Davacının dava dosyasına sunduğu faturalar ile Servis İş kabul formlarının incelenmesi sonucunda 26.02.2022 tarih ... nolu ... plakalı araç ile ilgi faturanın karşılığı Servis İş kabul formu dışında diğer faturalar karşılığı Servis İş kabul formlarının eşleştiği, Davacının düzenlediği faturaların Temel Fatura senaryosu ile düzenlenen satış e-faturaları olduğu, faturaların karşılıklı olarak BA/BS formlarında beyan edildiği, TTK 21/2 maddesine göre bir itirazın olmadığı, davalının davacı tarafından faturaların ticari defterlerine kaydedildiği dolayısı ile davalının kabulünde olduğu, dava dosyası içeriğinde mevcut deliller BA/BS formlarının incelenmesi sonucunda davacının davalıdan takip tutarı olan 21.310,95 TL alacağı olduğun şeklinde rapor edildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME:Dava; cari hesaba dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Fatura ve teyit mektubu başlıklı 21. maddesi "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir."; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır."; "Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır." hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222/1. maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." hükmünü, 222/2. maddesi "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." hükmünü, 222/3. maddesi "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünü, 222/4. maddesi "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." hükmünü içermektedir. Fatura düzenlenmesi için taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunması gereklidir. Fatura düzenlenmesi ve ticari defterlere kaydedilmesi sözleşme ilişkisini ispat etmek için yeterli olmamaktadır. Sözleşme ilişkisinin ispat edilmesi için fatura düzenleyenin düzenlenmiş olan faturada yazılı olan işi yerine getirmiş olduğunu ve faturanın da buna yönelik olarak düzenlenmiş olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Düzenlenen faturanın karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarında bulunması ise faturada yazılı işin yerine getirilmiş olduğuna karine oluşturmaktadır. Fatura düzenleyen tarafından belirtilen şekilde ispat koşulunun yerine getirilmesi halinde ise, kendisine fatura düzenlenenin faturada yazılı bedeli ödediği hususunu yada ticari defter ve kayıtlarında yer alan hususun aksini yazılı delil ile ispat etmesi gerekmektedir. Davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle sunulan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile, takibe konu faturanın davalının ticari defter ve kayıtlarında usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu ve davacının 21.310,95 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında davalı araçlarına davacı tarafından bakım ve hizmet sunulması nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından takibe konu faturalarda yazılı malların teslim edildiğine ilişkin belge sunulamamış ise de, HMK'nin 222/3. maddesi hükmü dikkate alındığında taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda taraf defterlerinde yer alan kayıtların birbirine aykırı olmadığı, davacı tarafından düzenlenen davaya ve takibe konu faturaların davalının ticari defterlerine usulüne uygun şekilde kayıt edildiği, taraflarca usulüne uygun şekilde ilgili vergi dairelerine takibe konu faturanın BA - BS formları kullanılmak suretiyle bildirildiği, davalı tarafından takibe konu faturalarda yazılı davacı alacağının ödendiğine ilişkin dosya kapsamına herhangi bir bilgi veya belge sunulamadığı, anlaşıldığından davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; 1) (a) Davanın KABULÜ ile İzmir .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 21.310,95 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren AVANS FAİZİ UYGULANMASINA, (b) Haksız itiraz edildiği kabul edilen 21.310,95 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 4.262,19 TL icra inkar tazminatının davalı BORÇLUDAN ALINARAK DAVACI ALACAKLIYA VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 1.455,75-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 257,39 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.198,36-TL 'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 257,39 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 1.453,00-TL tebligat, posta gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.816,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, HMK'nin 341/2. maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı..08/02/2024 Katip... e-imzalı Hakim ... e-imzalı