İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/766 E. 2023/1041 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/766
Karar No
2023/1041
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/766 KARAR NO : 2023/1041 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/10/2021 KARAR TARİHİ : 14/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; “Davacı müvekkilinin, "..." isimli; meze türü gıda maddesi üreticisi ve tedarikçisi olduğunu, davalı yanın birçok bayisi ile faaliyet yürütmekte olan "..." isimli gıda satıcısı olduğunu, taraflar arasında 07.03.2021 tarihinde ilk meze siparişi olmak üzere 01.07.2021 tarihine kadar ticari ilişki olduğunu, günlük olarak ... mağazasının çeşitli mezeler konu olmak üzere sipariş verdiğini, müvekkilin de söz konusu gıda maddelerini üretip davalı yana teslim ettiğini, Müvekkil tarafından 01.04.2021-01.05.2021-01.06.2021-01.07.2021 - tarihlerinde -toplam 86.809,86TL'lik 4 adet faturanın, satın alınan gıda ürünlerine ilişkin olarak müvekkil tarafından; karşı yan e-arşiv sistemine kayıtlı olduğu için elektronik ortamda düzenlendiğini, bununla birlikte söz konusu fatura örneklerinin, ... tarafından müvekkiline iletildiğini, sözleşme örneğinde yazmakta olan ve davalı yanın, müvekkili ile yaptığı görüşmelerde aktif olarak kullandığı "..." e-mail adresine de düzenlendikçe iletildiğini, öte yandan davalı yanın, kesilen faturalara konu gıda maddeleri için 01.04.2021 tarihinden 21.06.2021 tarihine kadar toplam 12 seferde, 46.500,00TL'lik ödeme yaptığını, söz konusu ödemelerin kredi kartı ile müvekkiline ait pos cihazından yapıldığını, bu ödemelerden sonra takip öncesi toplam 40.309,86TL'lik bakiye alacak kaldığını, davalı yanın bakiye alacağı ödememesi üzerine, davalı aleyhine İzmir ... İcra Dairesi ... E. No'lu İcra takibine geçildiğini, ancak davalı yanın haklı icra takibine zaman kazanmak maksadı ile haksız ve gerçeğe aykırı bir şekilde itiraz ettiğini, Arabuluculuk aşamasında görüşmelerin 29.09.2021 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile yapılan takibe yönelik davalının- borçlunun haksız ve yersiz itirazlarının iptali ile takibin davalılara gönderilen "ödeme ihtarının tebliğ tarihinden” itibaren yasal faizi ile birlikte devamına, yargılama harç ve masrafları ile birlikte vekalet ücretinin karşı yana tahmiline, davalının ?620'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini” talep ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; “Müvekkilinin, davacıdan aldığı tüm ürünlerin bedellerini ödediğini, davacı tarafından, şu ana kadar müvekkiline yalnızca 01.04.2021 tarihli 19.443,78 TL tutarındaki fatura teslim edildiğini, davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu diğer üç faturanın İse müvekkiline teslim edilmediğini, yine, müvekkilineteslim edilmeyen bu faturaların içeriklerinin de gerçeğe tamamen aykırı olduğunu, Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. Maddesinde, faturanın malın teslim edildiği ya da hizmetin yapıldığı tarihten itibaren 7 gün içerisinde düzenlenmesi gerektiği, bu sürelerde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükmüne yer verildiğini, davacı tarafından Mmüvekkiline yalnızca 07.04.2021 tarihli fatura teslim edildiğini, davacının, bu faturadan sonra da müvekkiline bir takım ürünler teslim ettiğini ancak bu ürünlere ilişkin herhangi bir fatura düzenlemediğini, davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu 01.05.2021, 01.06.2021, ve 01.07.2021 tarihli faturaların içeriklerinde belirtilen ürünlerin ise, müvekkiline teslim edilen ürünlerden tamamen farklı olduğunu, davacının dava dilekçesinde sunduğu, 01.05.2021, 01.06.2021, ve 01.07.2021 tarihli faturaların içeriklerinde yer alan ürünlerin hiçbirinin, müvekkile teslim edilmediğini, ticari alım satımlarda, mal sattığını iddia eden tarafın, sattığı malları irsaliye ile imza karşılığı teslim etmesi ve 7 gün içerisinde fatura düzenlemesi gerektiği; Davacının sunduğu faturaların altında herhangi bir imza bulunmadığını, yine ürünlerin teslim edildiğine dair herhangi bir sevk irsaliyesinin de bulunmadığını, davacının, sunduğu bu faturaları elektronik ortamda düzenlediğini ve fatura örneklerini müvekkilime mail olarak gönderildiğini ifade ettiğini, ancak kabul anlamına gelmemek kaydıyla faturaların mail olarak gönderilmesinin tebligat yerine geçmesinin mümkün olmadığını, müvekkilin bu faturalardan haberi bulunmadığını, müvekkilin, bu faturalardan yalnızca 01.07.2021 tarihli faturayı sistemden fark ettiğini, ancak derhal bu faturayı iptale düşürerek karşılığında iade faturası düzenlediğini, bunların yanında, davacının faturaları müvekkiline mail olarak gönderdiği kabul edilse dahi, faturaların altında herhangi bir imza bulunmadığından davacının yine bu faturaların içeriklerindeki ürünleri müvekkile teslim ettiğini yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, Davacının, yalnızca 01.04.2021 tarihli faturayı müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilin, davacıya bu fatura bedelinden fazla ödeme yapmasının sebebinin, taraflar, aralarında yaptıkları anlaşmada, öncelikle sipariş üzerine ürünlerin teslim edileceğini, ürünlerin teslim edilmesinden sonra ise faturanın düzenlenip alıcıya teslim edileceğini kararlaştırdıklarını, bu doğrultuda davacı tarafından öncelikle 01.04.2021 tarihli fatura içeriğindeki ürünler müvekkile teslim edildiğini, sonrasında ise bu ürünlere ilişkin fatura düzenlendiğini, bundan sonra ise davacı, müvekkile bir miktar daha ürün teslim etriğini, ancak buna ilişkin herhangi bir fatura düzenlemediğini, ancak müvekkilim, kendisine teslim edilen bu ürünlere ilişkin bedelleri davacıya ödediğini, bu nedenle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, Açıklanan sebeplerle, davacının müvekkiline hiçbir şekilde teslim etmediği 01.05.2021, 01.06.2021, ve 01.07.2021 tarihli fatura içeriklerinde yer alan ürünlere ilişkin gerçeğe aykırı fatura düzenlemesi ve müvekkili hakkında icra takibi başlatmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle, davacı tarafından açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; faturalar, mail yazışmaları, fiyat listesi, sözleşme örneği, tanık, keşif, bilirkişi ve yasal delillere dayandığı görülmüştür. Davalılar vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; takip dosyası, bilirkişi, iade faturası ve yasal delillere dayandığı görülmüştür. İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı (alacaklı) ... vekilince İzmir ...İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından başlatılan icra takibi bilgileri aşağıdadır: Asıl Alacak : 40.309,86 TL Tutarındaki toplam alacağın tahsili tarihine kadar yıllık kanuni 96 9 faizi, masraf ve vekalet ücreti ile tahsili, kısmi ödemelerde BK.100'e göre tahsili talebi, Asıl Alacak Bilgileri: 01/07/2021 tarihinde, 0104/2021-01/05/2021-01/06/2021-01/07/2021 tarihli faturaların bakiye borcu) İş bu icra emrine Borçlu(Davalı) ... vekilince 11/08/2021 tarihinde, takibe, borca, borcun fer'ilerine, işlemiş faize, oranına itiraz edilerek takip durdurulmuştur. DAVACI TANIĞI ... : " davacı benim oğlum olur. Meze işini birlikte yürütürüz. Davalı ile meze alımına ilişkin sözlü olarak anlaşmayı ben yaptım. Davalı ile yaptığımız anlaşmada günlük yaklaşık 150 kg ve üzerinde meze sipariş vereceği hususunda anlaştık. İlk ay için davalıya kilo gramı 17,00 TL üzerinden, sonrasında ise 19,00 TL üzerinden meze satışı yapacaktık. Bedel konusunda da uzlaşıldı. Ancak kısa bir süre sonra davalının 150 kg meze siparişi veremediği gibi bu rakamın da üzerine çıkamamıştır. Günlük ortalama 30-50 kg arasında sipariş vermiştir. Aralarındaki davacı ve davalının arasındaki ticari ilişki yaklaşık 4 ay sürdü. 4 ayın sonunda davacı taraf; davalının taahhüt ettiği ürün miktarına ulaşılamaması nedeniyle sözleşmeyi sonlandırma kararı aldı. Davalıdan ödemeler haftalık veya aylık olarak alınmaktaydı. Ancak davalı ödemeleri kendisine kesilen faturaların bedellerini ödemedi. Genellikle bir kısım bedellerini, bazen de fatura tutarının cüzi miktarını öderdi. Davalıya kesilen faturaların içerikleri davacının sipariş ettiği ürünlerden ibarettir. Ve tüm mallar davalıya teslim edilmiştir. Hatta davalıya ürün teslim edebilmek için yeni bir araç dahi alınmıştır. Ancak davalı fatura bedellerini ödememekle beraber, başlangıçta yapılan anlaşmadaki taahhüt edilen ürün miktarını karşılayamamış ve altında kalmıştır. Davalıdan fatura bedellerinin tamamının ödenmesi için iletişime geçildiğinde yaklaşık 40.000,00 TL'ye yakın fatura borcu olduğunu belirtmemize rağmen, 28.000,00 TL ödeyeceğini, faturada kesilen KDV miktarını ödemeyeceğini belirtti. Bunun firmamız tarafından kabul olunamayacağını söyledik. Sonrasında bu davanın açıldığını biliyorum." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Tarafların dosyaya celbini talep ettiği belge ve kayıtların dosyaya teminine müteakiben, davacının davalıdan takip konusu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı, davalı tarafça takip tarihi itibariyle davacıya ödenmesi gereken borç bulunup bulunmadığının tespiti hususunda dava dosyası SMMM Bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda dosyaya sunulan 17/06/2022 tarihli raporda; Davacı ve davalı tarafların 2021 yılına ait ticari defterlerinin tasdiklerinin TTK”'nun 64/3 maddesinde yer aldığı şekli ile süresi içerisinde yapılmış olduğu, dava konusu inceleme hususları ile sınırlı olmak üzere, defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı, bu nedenle tarafların lehine delil teşkil eder vaziyette olduğu, Davacı ...'in Defter Kayıtlarının incelenmesinde, Davacı tarafın davalıya toplam 86.809,86 TL tutarında 4 adet satış faturası kestiği, Fatura içeriklerini ve fiyatlandırmaların, davacı tarafından dosyaya sunulan ... yazışmalarında bildirilen siparişlerdeki ürünlere ait fiyat tutarları ile uyumlu olduğu, E-Fatura mükellefi olan davalı ...'a kesilen bu faturaların aynı zamanda davalının ... mail adresine süresi içerisinde gönderildiği, davalı tarafından 01/04/2021-25/06/2021 tarihleri arasında Kredi Kartı ile toplam 46.500,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemeden sonra, davacı hesaplarında Davalıdan 40.309,86 TL alacaklı olduğu, bu tutarın icra takibine konu edilen tutarla Davalı ... işletmesinin, ticari hesaplarının tetkikinde, davacı tarafından kesilen 01/04/2021 tarihli 19.443,78 TL tutarlı faturanın 19.443,00 TL olarak kayıtlara alındığı, 01/07/2021 tarihli 18.931,86 TL'lik faturanın ters kayıtla kayıtlardan çıkarıldığı, 01/04/2021-25/06/2021 tarihleri arasında toplamda 46.500,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerin de ticari defterlere işlendiği, Davalı tarafın ticari defterlerine göre, Davalının Davacıdan 27.057,00 TL alacaklı olduğu, Taraflar arasında, 2021 yılı içerisinde ticari ilişkinin var olduğu, siparişlerin ... yoluyla verildiği, imzalı bir sözleşmenin bulunmadığı(dosyada sunulu sözleşmede tarafların imzası bulunmamaktadır şeklinde rapor edildiği görülmüştür. Davalı şirkete ait 01/03/2021 -01/07/2021 tarihleri arasında çalışanlarını gösterir kayıtların SGK'dan celbine müteakiben SMMM bilirkişi ...'den ek rapor talep edilmiş, bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde dosyaya sunulan 15/03/2023 tarihli ek raporda; İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce Sayın Mahkemeye sunulan 10.10.2022 tarih, ...) — ... sayılı yazılarının tetkikinde; ...'ın BA-BS formları incelenmiş olup; buna göre, 2021 döneminde Davalı ... işletmesinde sadece 1 adet 01.04.2021 tarih, ... nolu 19.443,78 TL tutarlı faturanın kayıtlı olduğu, bu faturanın da Davalının BA formuyla vergi dairesine beyan edildiği, © Davalı ... işletmesi tarafından, Davacıya 2 adet (KDV hariç 35.059,00TL) fatura kesildiği ve bunun da BS formuyla beyan edildiği, ancak, davalı tarafından Bilirkişiliğimize ibraz edilen Muavin Hesap Dökümünde bu faturalara ilişkin kayda rastlanmadığı, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Yamanlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce Sayın Mahkemeye sunulan 12.10.2022 tarih, ...) — ... sayılı yazılarının tetkikinde; ...vergi kimlik numaralı (T.C....) mükellefi ...'in 2021 hesap döneminde işletme esasına göre defter tuttuğu, bu nedenle de Ba-Bs formu verme zorunluluğu olmadığından ilgili yılda Vergi Dairesine verilmiş Ba-Bs formunun bulunmadığı, Davacı ...'in Defter Kayıtlarının incelenmesinde, Davacı tarafın davalıya toplam 86.809,86 TL tutarında 4 adet satış faturası kestiği, Fatura içeriklerinin ve fiyatlandırmaların, davacı tarafından dosyaya sunulan ... yazışmalarında bildirilen siparişlerdeki ürünlere ait fiyat tutarları ile uyumlu olduğu, davalı ...'a kesilen bu faturaların aynı zamanda davalının ... Mail adresine süresi içerisinde gönderildiği, dosyada sunulu ... yazışmalarında, davalı adına yazışmaları yapan ... ve ... isimli şahısların Davalı işletme çalışanı olduklarının Davalı Vekilince beyan edildiği, Davacı tarafından kesilen e-arşiv faturaların elektronik posta ile davalıya gönderildiği sabit olmakla birlikte, ayrıca kağıt ortamında teslimine gerek olmadığı Vergi Usul Kanunu Tebliğlerinde belirtildiği şekliyle tebliğ edildiği sonucunu doğurduğu, Davalı ... işletmesinin, ticari hesaplarında, davacı tarafından kesilen sadece 01/04/2021 tarihli 19.443,78 TL tutarlı fatura kayıtlıdır. 01/07/2021 tarihli 18.931,86 TL'lik fatura ise ters kayıtla kayıtlardan çıkarılmıştır. Davalı işletmenin kayıtlarında yer almayan aşağıdaki 3 adet faturaya ilişkin itiraz kaydına rastlanmadığı şeklinde rapor edildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME:Dava; faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Fatura ve teyit mektubu başlıklı 21. maddesi "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir."; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır."; "Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır." hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222/1. maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." hükmünü, 222/2. maddesi "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." hükmünü, 222/3. maddesi "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünü, 222/4. maddesi "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." hükmünü içermektedir. Fatura düzenlenmesi için taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunması gereklidir. Fatura düzenlenmesi ve ticari defterlere kaydedilmesi sözleşme ilişkisini ispat etmek için yeterli olmamaktadır. Sözleşme ilişkisinin ispat edilmesi için fatura düzenleyenin düzenlenmiş olan faturada yazılı olan malı teslim etmiş olduğunu ve faturanın da buna yönelik olarak düzenlenmiş olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Düzenlenen faturanın karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarında bulunması ise faturada yazılı malın teslim edilmiş olduğuna karine oluşturmaktadır. Fatura düzenleyen tarafından belirtilen şekilde ispat koşulunun yerine getirilmesi halinde ise, kendisine fatura düzenlenenin faturada yazılı bedeli ödediği hususunu yada ticari defter ve kayıtlarında yer alan hususun aksini yazılı delil ile ispat etmesi gerekmektedir. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle sunulan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile, takibe konu faturanın tarafların ticari defter ve kayıtlarında usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlara göre davacının 40.309,86 TL alacaklı olduğunun, davalının ticari defter ve kayıtlara göre davalının 27.050,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında mal alım satımı nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından takibe konu faturalarda yazılı malların teslim edildiğine ilişkin belge sunulamamış ise de, HMK'nin 222/3. maddesi hükmü dikkate alındığında taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda taraf defterlerinde yer alan kayıtların birbirine aykırı olmadığı, davacı tarafından düzenlenen davaya ve takibe konu faturanın davalının ticari defterlerine usulüne uygun şekilde kayıt edildiği, davalı ... işletmesinin, ticari hesaplarının tetkikinde, davacı tarafından kesilen 01/04/2021 tarihli 19.443,78 TL tutarlı faturanın 19.443,00 TL olarak kayıtlara alındığı ve BA formu ile beyan edildiği, 01/07/2021 tarihli 18.931,86 TL'lik faturanın ters kayıtla kayıtlardan çıkarıldığı, 01/04/2021-25/06/2021 tarihleri arasında toplamda 46.500,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerin de ticari defterlere işlendiği, taraflar arasında ticari ilişkin bulunduğu, ticari ilişki kapsamında siparişlerin ... uygulaması üzerinden verildiği, davacının tanık beyanlarında siparişlerin davalı çalışanları ... ve ... isimli kişiler tarafından verildiği, davalıdan siparişi veren ... ve ... isimli kişilerin çalışanları olup olmadığına dair beyanda bulunması istenilmiş, davalı tarafından mahkememize sunulan 08/12/2022 tarihli beyan dilekçesi ile ... ve ... isimli davalının çalışanları olduğu, dava dilekçesi ekinde bulunan davalı çalışanları tarafından ... uygulaması üzerinde siparişler verildiği, 07/03/2021 - 29/06/2021 tarihleri arasında siparişlerin verildiği, davalının 01/05/2021 - 01/06/2021 ve 01/07/2021 tarihli fatura içeriği malın teslim edilmediği savunmasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davacının defter kayıtları, tanık beyanları ve davacı tarafından sunulan davalı şirket çalışanları tarafından verilen sipariş kayıtları da dikkate alındığında davalı tarafından dava ve takibe konu faturaların ticari defter ve kayıtlarına usulüne uygun olarak kaydedilmiş olması nedeniyle malların teslim edilmediği faturaya konu işin yapılmadığı iddiasının yerinde olmadığı, davalı tarafından takibe konu faturalarda yazılı davacı alacağının ödendiğine ilişkin dosya kapsamına herhangi bir bilgi veya belge sunulamadığı, takibe konu alacağın mevcut ve talep edilebilir nitelikte, davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; 1) (a) Davanın KABULÜ ile İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 40.309,86 TL asıl alacak DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren YASAL FAİZ UYGULANMASINA, (b) Haksız itiraz edildiği kabul edilen asıl alacak miktarı olan 40.309,86 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 8.061,97 TL icra inkar tazminatının davalı BORÇLUDAN ALINARAK DAVACI ALACAKLIYA VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 2.753,56-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 486,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.276,71-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 486,85 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 1.501,70 TL tebligat, posta gideri olmak üzere toplam 2.056,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabulucuğa başvurunun davalı sigorta şirketi yönünden dava şartı olduğundan 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı..14/12/2023 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/766, K. 2023/1041, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-766-e-2023-1041-k-6275cce48ed4