İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/210 E. 2024/588 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/210
Karar No
2024/588
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/210 KARAR NO : 2024/588 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/03/2021 KARAR TARİHİ : 18/07/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İDDİA: Davacı vekili mahkememize verdiği 25/03/2021 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; 29.01.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı olan ... plakalı aracın davacıya çarptığını, davacının yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak ZMSS kapsamında şimdilik 100 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmediğini, 2918 sayılı yasanın 97.mdsine göre başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddinin gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih, ... Esas - ... karar nolu kararının bu uyuşmazlık bakımından uygulanmaması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığını, davacının gelirinin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosunun kullanılması ve teknik faizin 1,8 faiz olarak uygulanması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, savcılık aşamasında uzlaşma olup olmadığının tespitinin gerektiğini, uzlaşma olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sigorta şirketine yapılan başvurunun usulsüz olduğunu, temerrüdün dava tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini, yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın esasdan ve usulden reddini talep edildiği görülmüştür. DELİLLER : Davacı vekili dava dilekçesinde; Trafik Kazası tespit tutanağı, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi Kliniği hasta çıkış özeti, Aynı hastaneden alınma sağlık kurulu raporu ve sair hususları delil olarak bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Hasar Dosyası,... no’lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Trafik Kayıtları, Yargıtay Kararları, Tanık, Bilirkişi İncelemesi ve sair hususları delil olarak bildirmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 08/06/2021 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu bilirkişi heyetinin ibraz ettiği 05/12/2022 tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak, Mahkeme dosyasında yer alan, şahsın kaza tarihinden önce (13.07.2010) gördüğü tedaviye ilişkin kayıt ve belgeler incelendiğinde; şahsın 13.07.2010 tarihinde de 29.01.2019 tarihinde geçirmiş olduğu kazadakine benzer şekilde sağ bacak kemikleri (tibia+fibula) alt uç kısmında kırıklar meydana geldiği, aynı bölgelere plak ve vida uygulaması yapıldığı anlaşılmıştır. Şahsın Anabilim Dalımızda 02.08.2021 tarihinde yapılan muayenesinde saptanan ve EÜTF Radyoloji Konsültasyonu sonucu belirtilen bulguların; şahsın 13.07.2010 tarihli yaralanmasından mı yoksa davaya konu 29.01.2019 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasından mı kaynaklandığının mevcut belge ve evraklarla belirlenemeyeceği, bu nedenle değerlendirmeye esas yönetmelikteki tanı-kırık arızasından uygun olarak oran verilmesinin daha uygun olacağı mütalaasına varılmıştır. Bu bulgulara dayanılarak olay tarihinde çalışmadığını, emekli olduğunu beyan eden 01.11.1936 doğumlu ...'da davaya konu 29.01.2019 tarihli trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen Meslekte Kazanma Gücü Azalma oranı istem yazınızda belirlilen “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ne (Resmi Gazete, 11.10.2008 tarih 27021 sayılı) göre hesaplandığında; A Cetveli XH, Liste: Pelvis ve Alt Ekstremite Arızaları Arıza Çeşidi: Tibianın, fibulamın veya krurusin iyileşmiş, komplikasyonsuz kırıkları a-- Yek taraflı, Arıza Sıra No; 32, Arıza Ağırlık Ölçüsü: |Meslek Grup No: | (Düz işçi olarak alınmıştır.) Sürekli İş Göremezlik Simgesi: A Sonuç olarak; şahsın 29.01.2019 tarihli trafik kazası nedeniyle Meslekte Kazanma Gücündeki Azalına Oranı olay tarihindeki yaşına göre ve bugünkü yaşına göre %7 (yedi) olarak bulunmuştur. Şahsın tizyolojik tibbi iyileşme süresinin sağ ayak bileğindeki kırıkları nedeniyle olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, ancak istenildiği takdirde eğer varsa kesin iş göremezlik süresinin kişinin tedavi ve takibini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile de belirlenebileceği bildirmiştir. Davacı vekilinin 29/12/2023 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı beyan da bulunarak ATK'dan rapor alınmasını talep ettiği görülmüştür. Davalı sigorta şirketi vekili 06/01/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itirazlarını bildirerek davanın reddine, olmadığı takdirde ek rapor alınmasını talep ettiği görülmüştür. Taraf vekillerinin itirazlarının giderilmesi için İstanbul ATK başkanlığına müzekkere yazılmış , ATK' başkanlığı 07/04/2023 tarihli ön raporunu bildirerek ön raporda istenen hususların yerine getirilmesini talep etmiş, davacı vekili 10 nolu celsede müvekkilini İstanbul'a gidemiyeceğini, yaşlı olduğunu, ATK'dan rapor alınmasını talebinden vazgeçilmesini bildirmiş olup, mahkememizce ATK'dan rapor alınmasından vazgeçilmiş, itirazlar doğrultusunda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Birimden rapor alınmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 23/05/2023 tarihli oturumunda dosyanın Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Rapor birimi heyetinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyetinin 13/09/2023 tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonuç olarak; 01.11.1936 doğumlu ...'ın 29.01.2019 tarihli araç dışı trafik kazasına bağlı olarak oluşan özürlülük oranı, olay tarihinde yürürlükte olan “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönctmelik” (Resmi Gazete, Mart 2013 tarihli 28603 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde: Şahsın özürlülük oranına neden olacak düzeyde bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla özürlülük oranının “%0 (yüzde sıfır) olduğu mütalaasına varılmıştır. Tıbbi iyileşme süresinin davaya konu kazada meydana gelen yaralanmaya bağlı olarak olay tarihinden itibaren 4 (dört) ay olarak kabulünün uygun olacağı. ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceğini bildirmiştir. Davacı vekili 18/10/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna beyanda bulunarak, raporlar arasında farklılık olduğunu mahkemece giderilmesini talep ettiği, aksi halde açıkladığı hususların gözetilmesini talep ettiği görülmüştür. Dosyanın incelenmesinde; 13/09/2023 tarihli Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Sağlık raporunda, önceki raporun değerlendirilerek ve dosyada mevcut tedavi evrakları ve tedavi sonuçlarına ilişkin kayıtlar değerlendirilerek rapor düzenlenmiş olduğundan, raporlar arasında farklılığın bu raporla giderilmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizin 12/12/2023 tarihli oturumunda dosyanın sigorta ve hasar bilirkişisine tevdi edilmesine karar verildiği, ancak dosyada yeterli masraf bulunmadığından bilirkişiye verilemediği, 28/03/2024 tarihli oturumunda da aynı şekilde sigorta ve hasar bilirkişine tevdi edilmesine karar verilmiş, dosyada yeterli masraf bulunamadığından bilirkişiye tevdi gerçekleştirilememiştir. Davacı vekili 18/07/2024 tarihli oturumunda; müvekkilinin bilirkişi ücretini dekleştirtmediğini, son bir süre verilirse yatırtmaya çalışacağını beyan ettiği görülmüştür. Dosyanın incelenmesinde; ... nolu celsede yeterli delil avansı olmadığından dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği , ... nolu celsede yeterli delil avansı olmadığından dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği görülmüştür. HMK 94/2 maddesine göre ikinci sürenin kesin süre olduğunun belirtilmiş olduğu görülmüştür. Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; 29.01.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı olan ... plakalı aracın davacıya çarptığını, davacının yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak ZMSS kapsamında şimdilik 100 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, yargılama aşamasında Ege Üniversitesinden sağlık kurulu raporunun alındığı, sigorta ve aktüerya ve trafik bilirkişisi yönünden bilirkişi raporu alınması için 12 nolu celsede karar verildiği, bilirkişi ücretinin yatırılmaması sebebiyle dosyanın bilirkişiye verilemediği, 13 nolu celsede tekrar dosyanın bilirkişiye tevdi hususunda karar verildiği, ancak bilirkişi ücretinin yatırılmamış olması sebebiyle dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği, verilen sürenin kesin süre haline gelmiş olduğu, kusur ve aktüerya hesabı sigorta şirketinin sorumluluğu yönünden bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesi mümkün olmadığından sübut olmayan davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre; 1-Sübut olmayan davanın reddine , 2-Alınması lazım gelen 427,60-TL harçtan peşin alınan 59,30TL 'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-HMK 333. md. gereğince davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/07/2024 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı

Atıf: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/210, K. 2024/588, T. 18.07.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-210-e-2024-588-k-6c6686d3576d