İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/783 E. 2024/97 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/783
- Karar No
- 2024/97
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/783 Esas KARAR NO : 2024/97 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2023 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı taraf hakkında İzmir ... İcra Dairesi'nin... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu, davacı tarafın süresi içerisinde itiraz edememiş olması nedeniyle takip kesinleştiğini, davacı tarafın haciz tehdidi altında kalması nedeniyle borcun alacaklıya ödemesini gerçekleştirmiş olduğunu, dava dışı ...'in 23/02/2023 tarihinde (Erzurum ili) Cumhuriyet Caddesi istikameti önünde kendisine ait olan ve davalı şirketçe sigortalanmış olan ...plakalı aracı ile seyir halindeyken o sırada duraktan hareket eden ... plaka sayalı belediye otobüsünün önüne kırarak aracına zarar vermiş olması nedeniyle kollukta şikayetçi olmuş ve Gürcükapı Şehit Abdulkadir Güngör Polis merkezi Amirliği TARAFINDAN ... olay numarası ile işlemlere başlanılmış olduğunu, bu kazadan kaynaklı olarak davalı ... tarafından "23/01/2023 tarihinde ... plakalı araç ile davacı sigortalı ...plakalı araca verilen hasarın rücu edilmesi nedeniyle tahsili talebidir." gerekçesiyle İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası ile Davacı aleyhine ilamsız icra takibinin yapıldığını, davacı tarafından süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle icra takibinin kesinleşmiş olduğunu, şikayetçi olunan ... plakalı şehir içi otobüs davacı üzerine kayıtlı olduğunu, ancak davalı tarafça sigortalanan dava dışı ...'in bildirdiği güzergahta, davacı tarafın aracı kullanılmaktadır. Davacı tarafın aracı olan belediye otobüsünün güzergahı, Hastaneler Caddesinden havuz başı istikametine ardından Yenişehir Caddesi istikametine devam devam etmekte olduğunu, ancak kazanın meydana geldiği iddia edilen Cumhuriyet Caddesi bu istikamete tam dik konumda bulunan bir cadde olmakla birlikte dava dışı şahsın iddia ettiği kazanın gerçekleştiği mahalde davacı tarafın aracının hiç sürülmemekte olduğunu, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında aldırılan olay tarihinde ve saatinde ... plakalı aracın kamerasına ait "Görüntü İzleme ve İnceleme Tutanağı"nda ... plakalı aracın aloy yeri olan caddeden geçmedi ve kazının gerçekleştiği iddia edilen saatte herhangi bir olaya rastlanılmadığı yönünde tespit yapılmıştır. Bu itibarla söz konusu soruşturma dosyasının dosyaya celbinin gerektiğini, yine kaza nedeniyle dava dışı ...'in şikayetçi olduğu olay kapsamında Gürcükapı Şehit Abdulkadir Güngör Polis Merkezi Amirliği tarafından ...olay numarası ile işlemlere başlanılmış olup henüz soruşturma dosyası açılmadığından ilgili karakoldan dosyanın celbini istemiş olduklarını, arabuluculuk için toplantı yapılmış olduğunu, fakat anlaşmaya varılamadan arabuluculuğun sonlanmış olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davacı tarafın aracı herhangi bir kazaya karışmamış ve başka bir araca zarar vermemiş olduğunu, davacı tarafın bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiğinin açık olduğunu, bu durumun tespit edilerek davacı tarafın haksız yere uğradığı zararın giderilebilmesi için bu davayı ikame etme zaruretlerinin hasıl olmuş olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla arz ve izah olunan ve mahkemenin tetkiki sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle, davacı tarafın borçlu olmadığı halde davalıya ödemek zorunda kaldığı 5.300,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davlı şirketten tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava görevsiz mahkemede açıldığını, bu davada görevli mahkemenin Asliye hukuk Mahkemeleri'nin olduğunu, bu sebeple davanın görev yönünden reddine karar verilmesini gerektiğini, bu dava her ne kadar Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de davanın kasko poliçesine ilişkin olması ve kaskonun ticari nitelikte olaması, davalı ... şirketinin, sigortalısına halef durumunda olması, davalı ... şirketinin sigortalısının tacir olmaması, davalı ... şirket sigortalısının aracının ticari araç olmaması, davalı ... sigortalısı ile davacı tarafın karşılıklı bir ticari faaliyetinin bulunmaması nedeniyle bu davada İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, davalı ... sigortalısının olayı aktardığı şekli ile 23/01/1023 tarihinde davacının plakası bildirdiği aracı ile davalı ... ile sigortalı ...plakalı araca çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, kaza sonrası çarpan araç durmayarak olay yerini terk ettiğini ve kaza zaptı tutulmasının mümkün olmadığını, kaza neticesinde sigortalı araçta maddi hasarın meydana geldiğini, ekspertiz raporuyla tespit edilen tazminat tutarı davalı ... tarafından karşılandığını, kaza sonrası davalı ... şirket sigortalısı şirkete başvurmuş olduğunu, davalı ... şirket sigortalısı bulunan ...plakalı araç sahibi, ...'in kolluktaki ifadesine göre işlem yapılmış olduğunu, sigortalı kolluk ifadesinde çarpan aracın plakasını ... olduğunu beyan ettiğini, olay nedeni ile davalı ... tarafından sigorta poliçesi kapsamında ödenmek zorunda kalınan tazminat, olaydaki kusuru oranında davacı tarafa rücu edildiğini, 6201 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 sigortacının halefiyet halini düzenlenmiş olduğunu, hüküm gereği davalı ... şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı davalı yana rücu hakkı bulunmakta olduğunu, davalı ..., davacı aleyhine İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası ile ilamsız icra takibi yapmış olduğunu, takibe itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, olayın tüm akışı açıklandığı şekli ile olmuş olup, davacı yan süresi içerisinde icra takibine itiraz hakkını kullanmadığını, bu noktada olayda (3. kişi) rücu eden sıfatı taşıyan şirketin olayın oluş ve akışın bilmesi beklenemeyeceği gibi kolluk yetkilisi gibi araştırması yapması ya da yargı makamı gibi delil toplamasının beklenemeyeceğini, istirdat davasında ispat yükünün, davacı konumundaki borçlu tarafa ait olduğunu, İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinin 8. Fıkrasında bu açıkça hükme bağlanmış olduğunu, bu madde hükmüne göre, "davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispatla mecburdur." süresinde itiraz edilmeyen takip neticesinde bu davada ispat yükünün davacı taraf ait olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı haksız ve hukuka aykırı açılan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasının UYAP sistemi üzerinden çıkartılarak dosya içerisine alınmıştır. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Dairesi Başkanlığı'ndan bahse konu araca ilişkin bilgiler celp edilmiştir. Yakutiye İlçe Emniyet Müdürlüğü Erzurum Yakutiye Gürcükapı Şehit Abdulkadir Güngör Polis Merkezi Amirliği ... olay numaralı dosya ile alakalı bilgiler celp edilmiştir. GEREKÇE : Dava; Davacının haksız fiil nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen ve davacıdan tahsiline karar verilen miktarın istirdadı davasıdır. TTK'nun 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nun 1472.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ... E., ... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve ... E. - ... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği;doğal olarak sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Diğer taraftan, 3 Temmuz 1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih ve ... E. - ... K. sayılı kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir." şeklindedir. Somut olayda; Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacağın istirdatı istemine ilişkindir. Davalı ... Dava dışı zarar gören sigortalı ...' e ödediği tazminatı bedelini davacıdan tahsil etmiş olup davacı haksız tahsil olması nedeniyle ödediği bedelin iadesini istemektedir. Dava dışı ... ile davacı gerçek kişi olup tacir değildir. Ayrıca dava dışı ...'in aracı da ticari araç değildir. Dava, sigorta poliçesinden kaynaklanmamaktadır. Bu durumda zarar veren ile zarar gören arasındaki ilişkiye bakılması gerekir. Davacı ile dava dışı ... arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekeceğinden görevsizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın mahkememizin GÖREVSİZ olması nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-HMK.'nın 20. maddesi gereğince karar verildiği anda kesinse bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulduğunda dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK.'nın 331/2 maddesi gereğince davaya gönderme kararından sonra görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerini görevli mahkeme tarafından hükmedilmesine, davaya görevli mahkeme tarafından devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememiz tarafından yargılama giderleri hakkında karar verilmesine, Dair; tarafların yokluğunda verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. maddesi uyarınca 2 haftalık süresi içinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza