İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/556 E. 2024/591 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/556
Karar No
2024/591
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/556 Esas KARAR NO : 2024/591 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait olan ve kaza tarihinde ve kaza tarihinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresinde olan ... plakalı otomobil ve davalılardan ... Elemanları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait olan ve kaza tarihinde davalılardan ...'ın sevk ve idaresinde olan... plakalı araç arasında 12/01/2023 tarihinde İzmir İli, ... içerisinde bulunan mezarlık içi yolda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazaya ilişkin Jandarma Asayiş mensupları tarafından tutulan 12/01/2023 tarihli "Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı" ve plakanın tutanakta yanlış yazılması nedeniyle ek olarak tutulan 18/01/2023 tarihli "tutanak" tutulduğunu, 12/01/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında; mezarlık içi yolda ters yönden gelmekte olan davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, tutanakta, davalı sürücünün ters yoldan gelmekte olduğunun belirtildiğini, kazada... plakalı aracın zorunlu trafik sigortası ...Anonim Şirketi tarafından ... poliçe numarası ile yapıldığını, kaza neticesinde, davacı şirket tarafından araçtaki hasarın giderilmesi için karşı taraf sigorta şirketine hasar bildiriminde bulunulduğunu, ancak sigorta şirketince görevlendirilen ekspertiz tarafından davacı şirkete şifahen; "Jandarma'nın olay yerine gitmeden tutanak düzenlenmesi durumunda kusurun hükümsüz olduğu" belirtilmiş olduğunu, kusur tespiti için Mahkemeden kusur tespiti talebinde bulunulması gerektiğinin belirtildiğini, bu gerekçe ile de araçta oluşan zarar karşı tarafça karşılanmamış olduğunu, açıklanan durum neticesinde taraflarınca 19/01/2023 tarihli dilekçe ile İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş dosyasından kusur tespitinin yapılması ve kaza ile ilgili delillerin toplanmasını talep etmiş olduğunu, ancak Mahkeme tarafı4ndan 26/01/2023 tarihli değişik iş kararı ile Mahkeme ile taleplerinin neden reddolunduğuna ilişkin yapılan ilişkin yapılan şifahi görüşmede taraflarınca "Son dönemlerde delil tespiti ile kusur tespitinin değişik iş dosyalarında yapılmadığı; Genel Mahkemelerde dava açıldığında esas dosyasından alınacak bilirkişi raporu ile kusur tespitinin yapılabileceği" belirtildiğini, İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş dosyasında verdiği 26/01/2023 tarihli karar gereğince Bornova Belediyesi'ne yazılan müzekkere gereğince de ilgili kamera kayıtları 150 günü aşkın süredir dosyaya sunulmamış bulunduğunu, açıklanan nedenle davayı ikame etmek için daha fazla beklemenin de taraflarınca beklenemeyeceğinden davayı ikame etme zorunluluklarının doğduğunu, açıklanan nedenlerle kusur tespiti taleplerinin bulunduğunu, Mahkeme tarafından yargılamanın henüz başında bilirkişi görevlendirmesine ve bilirkişi marifeti ile ivedilikle kusur tespiti yapılarak davacı şirketin aracının söz konusu kazada kusursuz, karşı tarafın ise tam kusurlu olduğunun tespitinin yapılması için dosyanın bilirkişiye gönderilmesini talep ettiklerini, 698 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkilerinde Sorumluluğu düzenleyen 49. Maddesi hükmü gereğince karşı tarafın 12/01/2023 tarihli kazada yargılama bilirkişi marifeti ile tespit edileceği üzere %100 kusurlu olduğundan ayrıntılı belirtilen davacı şirketin uğradığı tüm zarar kalemlerinin gidermekle yükümlü olduğunu, söz konusu 12/01/2023 tarihli kazada araç mali davalılardan ... Elemanları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olup aracı işleten araç maliki sıfatı ile tam sorumluluğunun bulunduğunu, kaza, araç diğer davalı ... sevk ve idaresinde iken meydana geldiğinde ise diğer davalı olan ...'ın da söz konusu kazada kusuru ve sorumluluğunun bulunduğunu, davalılar arasında gösterdikleri her iki taraf da; söz konusu kaza nedeniyle davacı şirketin uğradığı tüm zararlardan müşterek ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 85/1 ve 85/1 hükümleri gereğince sorumlu olduklarını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. Maddesinde düzenlenen "Adam Çalıştıranın Sorumluluğu" hükmü gereğince "Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür." ilgili madde hükümleri gereğince davacı şirketin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı onarım bedelinden ve değer kaybından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluğu bulunmaktayken; kazanç kaybı bedelinden ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 92/1-(k) hükmü gereğince davalılardan yalnızca ... Elamanları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ...'ın müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğunu, 12/01/2023 tarihli kazada her iki taraf aracı da şirket aracı olduğunu, meydana gelen kazada ticari bir faaliyet içerisinde bulunduklarını, dava sigorta şirketine de yöneltildiğinde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava haksız fiilden doğduğundan 6100 sayılı HMK. madde 16/1'de düzenlenen "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü gereğince haksız fiilin işlendiği yer İzmir İli, ... İlçesi, olduğundan ve zarar gören davacı şirketin ikametgah adresi de İzmir İli, ... İlçesi, olduğundan İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili ve görevli mahkemeler olduğunu, 12/01/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında karşı taraf sürücüsünün ...'ın ters yönden gelmesi nedeniyle asli kusurlu olduğunun sabit olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle davacı şirkete ait araçta meydana gelen hasarın onarımı dilekçe ekinde sunulan 03/03/2023 tarihli; ... numaralı fatura gereğince KDV dahil 41.300,00 TL'ye mal olduğunu, açıklanan nedenlerle ilgili onarım masrafının hiçbir miktarının karşı tarafça karşılanmamış olduğunu, davacı şirketin aracının tamamen kusursuz olduğu kazada tüm onarım masrafını karşılamak zorunda kaldığını, bu nedenle 41.300,00 TL onarım bedelinin de fatura tarihi olan 03/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, onarım bedeline ek olarak, söz konusu trafik kazası nedeniyle davacı şirkete ait araçta değer kaybının da ortaya çıktığının sabit olduğunu, bu dosyada yargılama sürecinde aldırılacak bilirkişi raporu neticesinde davacı tarafa ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli belirli olacağını, ... plakalı araca ilişkin tramer kaydı, ruhsat fotokopisi ve kaza fotoğraflarının da dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporu ile belirli olduğu taraflarınca serbestçe talep arttırımı yolu ile arttırılmak üzere; belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin de dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, meydana gelen trafik kazası neticesinde meydana gelen davacı şirkete ait araç; onarımının yapılması için 12/01/2023 tarihinden, 20/02/2023 tarihine kadar 38 gün oto serviste kaldığını, kazanın olduğu tarihte davacı şirkete ait aracın ... Prodüksiyon Hizmetleri Limited Şirketi'nde kirada bulunduğunu, kira sözleşmesi ve kiralama bedeli faturasının deliler arasında olduğunu, sözleşmede araç başına aylık 18.000,00 TL+KDV fiyata davacı şirkete ait ... plakalı araç kiralandığını, onarım sürecinde davacı şirket; söz konusu aracı kiralayamadığını, bu nedenle de 38 günlük kira bedeli olan kazanç kaybı meydana geldiğini, bu nedenle 38 günlük kazan kaybı bedelinin de yargılama sırasında bilirkişi marifeti ile hesaplandığında taraflarınca ıslah yolu ile arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL kısmi dava olarak davalılardan ... Elemanları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... tarafından davacı tara ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu uyuşmazlık ile ilgili olarak taraflarınca 04/04/2023 tarihinde Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve İzmir Menemen Arabuluculuk Bürosu'nda ... dosya numarası ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, davalılardan ... yönünden arabuluculuk yolu ile dava şartı olmadığından ilgili tarafa arabulucu tarafından süreçten çekilebileceğinin belirtildiğini ve ...'ın süreçte çekildiğini, Davalılardan ... Elemanları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin talebi üzerine ise kasko sigorta şirketi ... Kooperatifi sınırlı sorumlu olarak sürece dahil edildiğini, süreçte yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığından 22/05/2023 tarihinde anlaşamama son tutanağı düzenlenerek taraflarca e-imzalı olarak imzalandığını ve süreç "anlaşamama" olarak kapatıldığını, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanması akabinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince dava şartı olduğundan ...Anonim Şirketi'ne 31/05/2023 tarihinde taraflarınca yazılı başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketine yazılı başvurunun iadeli taahhütlü mektupla 01/06/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, yazılı başvuruda ispat kolaylığı açısından mail olarak da gönderildiğini, maile cevap olarak sigorta şirketi tarafından ... numaralı dosyanın açıldığının belirtildiğini, ancak sonrasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi'nde belirlenen 15 günlük süre içerisinde herhangi bir cevap verilmediğini ve ödeme yapılmadığını, iadeli taahhütlü mektup mazbatasının, başvuru maili çıktısının ve sigorta şirketi tarafından gönderilen cevap mailini delil olarak sunduklarını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı sonuç ve istem bölümünde belirtilen tüm taleplerinin ve haklı davalarının kabulüne karar verilmesi için davayı açtıklarını, davanın kabulüne karar verilerek, Mahkeme tarafından ivedilikle bilirkişi görevlendirilmesini ve bilirkişi marifeti ile 12/01/2023 tarihli kazaya ilişkin kusur tespitinin yapılmasını, 12/01/2023 tarihinde meydana gelen kazada davalılardan ...'ın kusuru nedeniyle davacı şirkete ait ... plakalı araçta oluşan hasarın onarım bedeli olan 41.300,00 TL'nin fatura tarihi olan 03/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı şirkete ödenmesini, 12/01/2023 tarihli kaza nedeniyle davacı şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı bedeli olan (yargılamada bilirkişi marifeti ile tam olarak hesaplandığında serbestçe arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak) ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı şirkete ödenmesini, 12/01/2023 tarihli kaza nedeniyle davacı şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle aracın kiralanamamasından dolayı 38 günlük ticari kazanç kaybı bedeli olarak (yargılamada bilirkişi marifeti ile tam olarak hesaplandığında ıslah yolu ile arttırılmak üzere kısmi dava olarak) şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılar arasından yalnızca ... Elemanları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden ve ...'dan alınarak davacı şirkete ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dilekçesinde yer alan iddialarını kabul etmediklerini ve haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep ettiklerini, kaza tarihinde sevk ve idaresinde bulunan... plakalı araç ile davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı ve sürücülüğünü ... yaptığı araç ile Bornova yeni mezarlığında mezarlık içi yolda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, öncelikle meydana gelen kazada resmi makamlarca usulüne uygun tutulmuş olan bir kaza tespit tutanağının mevcut olmadığını, sadece kazadan sonra Jandarma görevlilerince 12/01/2023 tarihli olay yeri gördüğü tutanağı adı altında tutulmuş bir tutanak söz konusu olduğunu, her ne kadar bu tutanakta tarafının ters yönden geldiği belirtilmiş ise de olayın sıcağı ile tutanağı doğru düzgün okumadan imzalamış bulunduğunu, kazanın sürücülüğünü yaptığı...plakalı araç ile mezar içinde tek bir aracın sığabileceği genişlikte bulunan eğimli yolda, yola uygun hız limitinde ilerlediği sırada görüş mesafesinin azaldığı virajda karşıdan gelen davacı şirkete ait ... plakalı aracın hız limitlerinin üstünde bir hızla aniden karşısına çıktığını, kendisinin yokuş yukarı olduğu için yavaşlayarak durduğunu, ancak karşı aracın hızlı olması ve yine dosyaya biraz edilen fotoğraflardan da görüleceği üzere lastiklerinin çamurlu olması hasebiyle yaklaşık 15 m kadar kayıp duran aracına önden vurduğunu, kaza anına dair fotoğraflarda da yaklaşık 15 metrelik kayma izinin mevcut olduğunu, bu nedenle tutulan tutanakta ters yönde girdiği beyan edilmiş ise de yolun başında ters yön olduğuna dair bir levha görmediğinden kazanın meydana gelmesine kusurunun bulunmadığını, davacı şirketçe dosyaya ibraz edilen ve aratça meydana gelen hasara ilişkin 03/03/2023 tarihli faturanında kabulü ile tarafınca kabulünün mümkün olmadığını, çünkü dosyaya sunulan kaza fotoğrafları ile faturada değişimi yapılan parçaların birbiri ile uyumlu olmadığını, ilk bakışta çıplak gözle dahi aracın sağ ve sol fan, yine sağ ve sol sis farı ve çerçevesi araç motor aksamı olan radyatör ile ... radyatörün zarar görmediğinin çok net bir şekilde belli iken bu parçaların hasarlı gösterilmesi ve tarafından talep edilmesinin hakkaniyetli olmadığını, çıplak gözle dahi bakıldığında aracın sadece tampon dış plastik aksamında ufak ezilme ve kırılmaların mevcut olduğunu, şayet davacı şirketin gerçekten de faturada konusu parçaların hasarlandığını iddia ediyorsa ispat yükünün kendisinde olduğunu, ibraz edilen fatura parçalarının hasarladığının ispatı olmadığını, netice itibariyle faturada 3-5 bin TL'yi geçmeyen hasar içinde 17.000,00 TL gibi işçilik ücreti yazılması da kötü niyetin göstergesi olduğunu, davacı şirketin kaza tarihinden 20/02/2023 tarihine kadar aracın oramın amacıyla 38 gün oto serviste kaldığını ve bu süre boyunca aracın kiralanması yoluyla elde edilen gelirden mahrum olduğunu beyan ettiğini, burada önemli olan aracın kaç gün serviste kaldığı değil araçtaki hasarın kaç günde tamir edileceği olduğunu, açıklamada da bahsettiği gibi 3-5 bin TL'yi geçmeyen hasarın 2-3 gün içerisinde onarımının yapılabileceğini, bilirkişi incelemesi sonucunda davacı şirketin talep ettiği kazan kaybına neden olan sürenin fahiş olduğunun anlaşılacağını, son olarak davacı şirketin aracında meydana gelen değer kaybını da talep etmiş ise de hem gerçek zararın miktarı hem de aracı daha önceden tramer kayıtlarına göre trafik kazasına karışmış olması (daha önce ön kısmı hasarlanmıştır.) nedeniyle bu kazadan ötürü değer kaybı bulunmamakta olduğunu, netice itibariyle hem kusur oranına hem de araçta meydana gelen hasar miktarına itiraz ettiğini, bu hususlarda bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Elemanları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dilekçesinde yer alan iddialarını kabul etmediklerini ve haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep ettiklerini, kaza tarihinde şirket çalışanı olan ...'ın sevk ve idaresindeki bulunan... plakalı araç ile davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı ve sürücülüğünü ...'in yaptığı araç ile ... yeni mezarlığında mezarlık içi yolda maddi trafik kazasının meydana geldiğini, öncelikle meydana gelen kazada resmi makamlarca usulüne uygun tutulmuş bir kaza tespit tutanağının mevcut olmadığını, sadece kazadan sonra Jandarma görevlilerince 12/01/2023 tarihli olay yeri görgü tutanağı adı altında tutulmuş bir tutanağın söz konusu olduğunu, her ne kadar bu tutanakta şirket çalışanının ters yönden geldiği belirtilmiş ise de olayın sıcağı ile tutanağı doğru düzgün okumamış ve imzalamış olduğunu, şirket çalışanı olan ...'ın kullandığı... plakalı araç ile mezar içinde tek bir aracın sığabileceği genişlikte bulunan eğimli yolda, yola uygun hız limitinde ilerdelediği sırada görüş mesafesinin azaldığı virajda karşıdan gelen davacı şirkete ait ... plakalı aracın hız limitlerinin üstünde bir hızla aniden karşısına çıktığını, şirket çalışanın istikameti yokuş yukarı durumda bulunması nedeniyle yavaşlayarak aracı durdurduğunu, ancak karşı şirketin aracın hızlı olması ve yine dosyaya ibraz edilen fotoğraflardan da görüleceği üzere lastiklerinin çamurlu olması sebebiyle yaklaşık 15 m kadar kayıp, duran araca önden vurduğunu, kaza anına dair fotoğraflarda da yaklaşık 15 metrelik kayma izinin mevcut olduğunu, bu nedenle tutulan tutanakta şirket çalışanı ...'ın ters yöne girdiği beyan edilmiş ise de yolun başında ters yön olduğuna dair bir levha ile karşılaşmadığına dair beyanından dolayı kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davacı şirketçe dosyaya ibraz edilen ve araçta meydana gelen hasar ilişkin 03/03/2023 tarihli faturanında kabulü taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, çünkü dosyaya sunulan kaza fotoğrafları ile faturada da değişimi yapılan parçaların birbiri ile uyumlu olmadığını, ilk bakışça çıplak gözle dahi aracın sağ ve sol farı, yine sağ ve sol sis farı ve çerçevesi araç motor aksamı olan radyatör ile interkol radyatörünün zarar görmediği çok net bir şekilde belli iken bu parçaların hasarlı gösterilmesi ve taraflarından talep edilmesinin hakkaniyetli olmadığını, çıplak gözle dahi bakıldığından aracın sadece tampon dış plastik aksamından ufak ezilme ve kırılmaların mevcut olduğunu, şayet davacı şirketin gerçekten de faturada konusu parçaların hasarladığını iddia ediyorsa da ispat yükünün kendisinde olduğunu, ibraz edilen fatura parçalarının hasarladığının ispatı olmadığını, netice itibariyle fatura 3-5 bin TL'yi geçmeyen hasar içinde 17.000,00 TL gibi işçilik ücreti yazılmasında da davacı şirketin kötü niyetinin göstergesi olduğunu, davacı şirketin kaza tarihinden 20/02/2023 tarihine kadar aracın onarım amacıyla 38 gün oto serviste kaldığını ve bu süre boyunca aracın kiralanması yoluyla elde edilen gelirden mahrum olduğunu beyan ettiğini, burada önemli olan aracın kaç gün serviste kaldığı değil araçtaki hasarın kaç gün içerisinde tamir edileceğinin olduğunu, açıklamada da bahsettikleri gibi 3-5 bin TL'yi geçmeyen hasarın 2-3 gün içerisinde onarımı yapılabileceğini, bilirkişi incelemesi sonucunda davacı şirketin talep ettiği kazan kaybına neden olan sürenin fahiş olduğunun anlaşılacağını, son olarak davacı şirketin araçta meydana gelen değer kaybını da talep etmiş ise de hem gerçek zararın miktarı hem de aracı daha önceden tramer kayıtlarına göre trafik kazasına karışmış olması (daha önce ön kısmı hasarlanmış olması) nedeniyle bu kazadan ötürü değer kaybı bulunmamakta olduğunu, netice itibariyle hem kusur oranına hem de araçta meydana gelen hasar miktarına itiraz ettiklerini, bu hususlarda bilirkişi incelemesi yaptırılmasını taleplerinin olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, dava açmadan önce davalı sigorta şirkete, 2918 sayılı KTK. madde 97 uyarınca davalı sigorta şirkete ait kep adresinden 01/06/2023 tebliğ tarihli başvurusu üzerine, davalı sigorta şirketi nezdinde ... no'lu hasar dosyasının açıldığını, ve tarafların beyanlarıyla olay yeri krokisi de çizilerek düzenlenen 04/12/2022 tarihli trafik kaza tespit tutanağına ve tramer kayıtlarına göre, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın... plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmaması nedeniyle, davacı şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın değer kaybı tazminat talebinin reddedildiğini, 2918 sayılı KTK. madde 97 uyarınca yapılan zorunlu başvuruda, poliçe şartnamesi ve yasa gereği sunulması zorunlu evraklara göre değerlendirme yapılabileceğinden, davacı şirketin dava dilekçesinde bahsettiği şekilde tutulan trafik kaza tespit tutanağının hatalı olduğu yönünden Mahkeme kararı ya da bilirkişi raporu sunmaması nedeniyle, dava açılmasına sebebiyet vermemelerinden, temerrütlerinden bahsedilemeyeceği için aleyhlerine faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini, Mahkeme nezdinde açılan davada, dava konusu olayda meydana gelen kazada, kazaya karışan araçların kusuru durumu ve buna göre davacı şirkete ait aracın kaza nedeniyle hasar miktarının ne kadar olduğunun tespiti davası olarak bakılabileceğinden aleyhlerine faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hükmedilemeyeceğini, dava konusu olayda meydana gelen 12/01/2023 tarihli trafik kazasında, kazanın trafik kaza tespit tutanağında belirtildiği şekilde meydana gelmediği iddiası, kazanın oluş şeklini gösteren tarafların beyanları ile sabit iken, davacı şirketin, dava dilekçesi ekinde sunduğu haricen tek taraflı aldırdığı kusura ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, bu nedenle kazanın oluş şeklini gösteren bağlayıcı maddi olgular, kazaya karışan araç sürücülerinin beyanları ile olay yeri krokisi çizilerek düzenlenen anlaşmalı trafik kaza tespit tutanağına göre Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığı'ndan kusur durumunun raporlandırılmasına karar verilmesinin gerektiğini, Yargıtay'ın yerel içtihatlarının da bu konu yönünde olduğunu, eksik inceleme ile hüküm verilmesinin bozmayı gerektirdiğini, Savcılık soruşturma dosyası (olay yeri CD görüntüleri de olmak üzere) ve dava açılmış ise ceza dava dosyasının getirtilerek, dosyanın İTÜ. Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, davacı şirket araç sürücüsünün beyanları, Savcılık Soruşturma dosyası ve varsa ceza dava dosyası ile eldeki davada alınan bilirkişi raporunun, birlikte irdelenip tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu olayda meydana gelen kaza nedeniyle, davacı şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın sunduğu faturalara göre KDV dahil 41.300,00 TL hasar bedeli ile onarımını serviste yaptırdığı görülmekte olduğunu, kaza nedeniyle ödediği hasar bedeli net olarak belli olduğundan, bu tutarda fazlasına hükmedilemeyeceği gibi, davanın da tam eda davası olarak kabul edilmesinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı... plakalı aracın poliçesinin 15/03/2022 tarihinde yapılmış olması nedeni ile, 04/12/2021 tarihinde yürürlüğe giren poliçe şartnamesine tabi olduğundan poliçe şartnamesi gerekiği poliçe ekinde yer alan formüle göre yapılan hükme alınabileceğini, bu nedenle davacı şirketin poliçe şartnamesine aykırı olarak, haricen düzenlettiği değer kaybı bilirkişi raporu hükme esas alınamayacağını, bir davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabul edilebilmesi için dava dilekçesinin sonuç ve istem kısımında açılan davanın HMK. madde 107 uyarınca açıldığının belirtilmesinin gerekeceğini ya da belirsiz alacak davası olarak açıldığının yazılmasının gerektiğini ya da kısmi miktarın tahsili dışında kalan belirlenecek alacağın tespitinin istendiğinin yazması gerekeceğini, davacı şirketin dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında ise fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 10,00 TL istendiğini, belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre açılan davanın kısmi dava olarak olarak değerlendirilebileceğini, bu nedenle açılan dava kısmi dava olduğundan, açılan davanın da kısmi dava olarak sonuçlandırılmasının gerektiğini ve arttırılan miktara arttırım tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, davacı şirketin dava açmadan önce davalı sigorta şirketine, 2918 sayılı KTK. madde 97 uyarınca davalı sigorta şirketine 01/06/2023 tebliğ tarihi başvurusu üzerine, davalı sigorta şirketi nezdinde ... no'lu hasar dosyası açıldığını ve tarafların beyanlarıyla ve olay yeri krokisi de çizilerek düzenlenen 12/01/2023 tarihli trafik kaza tespit tutanağına ve tramer kayıtlarına göre, davalı sigorta şirkete ZMMS polisçesi ile sigortalı aracın... plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmaması nedeniyle, davacı şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın hasar bedeli ve değer kaybı tazmin talebinin reddedildiğini, 2918 sayılı KTK. madde 97 uyarınca yapılan zorunlu başvuruda, poliçe şartnamesi ve yasa gereği sunulması zorunlu evraklara göre değerlendirme yapılabileceğinden, davacı şirketin dava dilekçesinde bahsettiği şekilde tutulan trafik kaza tespit tutanağının hatalı olduğu yönünde bir Mahkeme kararı ya da bilirkişi raporu sunmaması nedeniyle, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden, temerrütlerinden bahsedilemeyeceği için aleyhlerine faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, bu nedenle yasa ve poliçe şartnamesi gereği başvurudan sonraki 8 iş günü sonrası temerrüt tarihi olarak kabul edilemeyeceğini, davacı şirketin iddia ettiği alacağı için, davalı sigorta şirkete sigortalı aracın, araç ruhsatına göre hususi kullanıma ait bir araç olduğundan ticari faiz isteminin reddine karar verilmesinin gerektiğini, Yargıtay'ın yerel içtihatlarının da bu konu yönünde olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı tüm itirazlarının saklı kalması kaydıyla, hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. Türkiye Noterler Birliği'nden Trafik Tescil'den araçların bilgileri celp edilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu araca ilişkin poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir. Davalı ...Anonim Şirketi'nden sigorta poliçesi özel ve genel şartları ile birlikte hasar dosyası celp edilmiştir. İhbar Olunan ... Sigorta Kooperatifi'nden sigorta poliçesi özel ve genel şartları ile birlikte hasar dosyası celp edilmiştir. İzmir Bornova Belediyesi Başkanlığı'ndan kamera kayıtlarının belediyenin sorumluluk alanı dışında kaldığından dolayı kamera kayıtlarının olmadığına ilişkin bilgi celp edilmiştir. İzmir Bornova İlçe Jandarma Komutanlığı'nca düzenlenen Araştırma Tutanağı celp edilmiştir. Trafik Bilirkişi ... ve Makine Mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden, 06/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. İzmir Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden tarafların kusur oranlarına ilişkin 24/04/2024 tarihli Adli Tıp Raporu aldırılmıştır. Davacı vekili 14/05/2024 tarihli Islah Dilekçesiyle dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır. -06/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; -... plakalı araç sürücüsü ... tek yönlü yola tersten girdiği için kazanın oluşumunda etken, -... plakalı araç sürücüsü ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından kazanın oluşumunda etken değil ise de; -Davacı aracında meydana gelen toplam hasarın KDV dahil 38.940,00 TL olduğu bu bedelin ödenmesinden davalı sigortanın sorumlu olduğu; -Davacı aracın 20/04/2019 tarihinde kazaya karışması ve bu kazada aynı parçaların değişmesi nedeniyle değer kaybının olmadığı; -İkame araç bedelinin 7.000,00 TL olduğu bu bedelin davacıya ödenmesinde davalı araç maliki ile araç sürücüsünün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. -24/04/2024 tarihli İzmir Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin Adli Tıp raporunda özetle; Hususlar muhacevesinde, olayda; 1)Kusur yönünden; A)Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B)Sürücü ...'in kusursuz olduğu, 2)Hasar yönünden inceleme; -Kasa nedeniyle davaya konu kamyonetteki hasarın 41.300,00 TL olduğu, 3)Değer kaybı yönünden önceleme; -Kaza nedeniyle davaya konu kamyonette değer kaybı oluşmadığı, 4)Kazanç kaybı yönünden inceleme; -Davaya konu kamyonetin mahrum kaldığı kazanç kaybı hususunun takdirinin yargı makamına bırakılıp makul onarım süresinin 7 iş günü olduğu kanaatine varılmıştır. GEREKÇE : Dava; davacı aracında meydana gelen onarım bedeli-değer kaybı zararının tüm davalılardan, ticari kazanç kaybının sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsili davası olduğunun tahsili davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklinde düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihinde ... E.-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 153/6. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK.) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK.'ya veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK.'nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K.), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı,... Esas, ... Karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK.'nın 90. maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3. kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirkete ait olan ve kaza tarihinde ve kaza tarihinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresinde olan ... plakalı otomobil ve davalılardan ... Elemanları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait olan ve kaza tarihinde davalılardan ...'ın sevk ve idaresinde olan... plakalı araç arasında 12/01/2023 tarihinde İzmir İli, ... içerisinde bulunan mezarlık içi yolda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, davacıya ait araçta kaza nedeniyle meydana gelen maddi zararının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sürücü, işleten ve davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.'nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla davacının hasar kaybına ilişkin davasının kabulüne, zarar veren araç ticari nitelikte bulunmadığından haksız eylemin de TTK.'nın 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, davacının değer kaybı zararı bulunmadığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 1-41.300,00 TL hasar bedelinin Davalı ...A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 09/06/2023 tarihinden itibaren, Diğer Davalılar ... ve ... Elemanları Sanayi ve Ticaret Limited Şirket'i yönünden 03/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalılardan alınarak Davacıya verilmesine, 2-7.000,00 TL kazanç kaybının 1.000,00 TL'lik kısmına dava tarihi olan 09/07/2023 tarihinden, 6.000,00 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan 14/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalılar ... ve ... Elemanları Sanayi ve Ticaret Limited Şirket'inden alınarak Davacıya verilmesine, 3-Davacının değer kaybına ilişkin talebinin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.299,37 TL nispi harçtan, peşin alınan 739,46 TL peşin harç ve 103,46 TL ıslah harcı ile tamamlanan toplam 842,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.456,45 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 269,80 TL başvurma harcı, 739,46 TL peşin harç ve 103,46 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.112,72 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.213,00 TL tebligat ve posta gideri, 9.750,00 TL Adli Tıp Rapor Ücreti ve 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.463,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 15.149,35 TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına 7-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre, 3.135,09 TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, 64,91 TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 9-Davalı Sigorta Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, Davalı Sigorta Şirketine verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 17/09/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/556, K. 2024/591, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-556-e-2024-591-k-92248fb4717e