İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/154 E. 2024/534 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/154
- Karar No
- 2024/534
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/154 KARAR NO : 2024/534 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 22/02/2023 KARAR TARİHİ : 09/07/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/06/2022 tarihinde davacı ... Tur. Ve Oto. Tic. A.ş.'nin maliki... Hiz. İl. San. Ve Tic. A.ş olan ... plaka sayılı aracın kusurlu olduğu bir trafik kazasının meydana geldiğini, davacıya ait araçtaü maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, oluşan maddi zararın giderildiğini, kazada tüm kusurun karşı araca ait olduğunu bu nedenle davalı tarafın ve araç sahibi sigortalısının kaza nedeniyle oluşan değer kaybından sorumluluğunun bulunmadığını, sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda davacıya ait aracın değer kaybının 12.000 TL olarak belirlendiğini, ayrıca eksper ücreti olarak davacı tarafından 750,00 TL ödendiğini, değer kaybı bedeli ile ekspertiz ücretinin ödenmesi için davalı taraf sigorta şirketine 17/10/2022 tarihinde mail yoluyla müracaat edildiğini, karşı tarafça mailin açıldığı fakat olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevabın verilmediğini, işbu nedenlerle 12.000 TL değer kaybı ve 750,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 12.750,00 TL alacağın şimdilik 1.000 TL'nin 04/11/2022 tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin kaza nedeniyle oluşan hasardan sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi tarihi itibariyle maddi araç başına azami 50.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araç için; 22/07/2022 tarihinde davacı tarafa 2.006,00 TL tutarında hasar ödemesi, 03/03/2023 tarihinde, vekil ...'e 4.318,99 TL tutarında değer kaybı ödemesi yapıldığını, işbu nedenle cevapların ve itirazların kabulü ile, davanın sigortalıya ihbarına, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: -26/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ve davalı vekillerinin dilekçeleri, trafik kazası tespit tutanağı, eksper raporları, hasar fotoğrafları, faturalar, dekontlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davaya konu kaza nedeniyle davacı aracında hasar oluştuğu, oluşan hasarın tutanakta belirtildiği şekilde çarpma ve çarpılma neticesinde gerçekleştiği; hasarın, tutanak ve hasar fotoğrafları ile uyumlu olduğu, Davaya konu 17.06.2022 tarihli kaza öncesinde dava konusu aracın kaza kaydının olmadığı, dava konusu kaza nedeniyle değer kaybına neden olan parçanın önceden herhangi bir işleme tabi tutulmadığı, bu parçadan dolayı değer kaybı talep edilebileceği, Davaya konu kaza nedeniyle davaya konu araçta değer kaybına esas alınacak parçanın sağ arka çamurluk boya ve onarım işlemleri olduğu, tüm bu işlemler nedeniyle dava konusu araçta toplam 9.166,67TL değer kaybı oluşacağı, Dava konusu araç değerinin 17.06.2022 tarihli kaza günü itibarıyla 500.000,00TL olabileceği, aracın gerçek hasar toplam bedelinin kaza günü itibarıyla KDV dâhil 2.006,00TL olduğu, Araçtaki toplam hasar bedelinin araç değerine oranının 60,4 olduğu, Yargıtay hükümlerine göre davaya konu aracın pert kapsamında olmadığı, onarımın ekonomik olacağı, Dava konusu aracın onarımının ekonomik olması nedeniyle aracın sovtaj bedelini tespit etmenin söz konusu olmadığı, Davalı sigorta şirketinin davacıya değer kaybı kapsamından 03.03.2023 tarihinde 4.318,99TL ödeme yaptığı, bakiye değer kaybı tazminat bedelinin, 9.166,67-4.318,99=4.847,68TL olduğu, Davaya konu araçta oluşan hasarın onarılabilmesi için yedek parçaların tedariki de dâhil olmak üzere makul sürenini 7 gün, aracın günlük kira bedelinin kaza tarihi itibarıyla 650,00TL olabileceği, bu verilere göre araç ikame toplam bedelinin 4.550,00TL olabileceği, Davacının ekspertiz raporu ücreti için 750,00TL ödeme yaptığı, bu bedelin makul ve kabul edilebilir nitelikte olduğu, kanaatine varılmıştır. ... plakalı araç sürücüsü ... şerit ihlali yaptığı için kazanın oluşumunda ETKEN, ... plakalı araç sürücüsü ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı için kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİL ise de, takdir ve kanaat sayın mahkemenindir kanaatine varılmıştır. -Türkiye ... Bankasına yazılan yazıya cevap verilmiştir. -Türkiye Noterler Birliği evraklarının geldiği görülmüştür. -Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan yazıya cevap verilmiştir. GEREKÇE : Dava; Davacı aracında meydana gelen değer kaybı bedeli ve ekspertiz ücreti zararının karşı taraf araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde ... E-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı, ... esas, ... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 17/06/2022 tarihinde davacı ... Tur. Ve Oto. Tic. A.ş.'nin maliki... Hiz. İl. San. Ve Tic. A.ş olan ... plaka sayılı aracın kusurlu olduğu bir trafik kazasının meydana geldiğini, davacıya ait araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, bu nedenlerle 12.000 TL değer kaybı ve 750,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 12.750,00 TL alacağın şimdilik 1.000 TL'sinin davalı şirketten tahsili amacıyla dava açtığı, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin davacıya değer kaybı kapsamından 03.03.2023 tarihinde 4.318,99 TL ödeme yaptığı, bakiye değer kaybı tazminat bedelinin, 9.166,67-4.318,99=4.847,68 TL olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği kısmında yer alan 1426/1. maddesinde "sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır" düzenlemesi uyarınca davacı tarafından zararın tespiti için araç üzerinde yapılan eksper incelemesine neticesinde ödenen (ve belgesi sunulu) ekspertiz ücretinin de anılan kanun hükmü kapsamında yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, zarar veren araç ticari nitelikte bulunmadığından haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının KABULÜNE; 1-4.847,68 TL değer kaybı zararının 1.000,00 TL'lik kısmına temerrüt tarihi 4.11.2022 tarihinden, 3.847,68 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan 16/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı Sigorta Şirketinden alınarak Davacıya verilmesine, 750,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL nispi harçtan, peşin alınan 179,90 TL ve ıslah ile tamamlanan 70,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 177,70 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA 3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı ve 179,90 TL peşin harç toplamı olan 359,80 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine. 4-Davacının yapmış olduğu 142,50 TL'si tebligat-posta gideri, 4.500,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri ve 750,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere 5.402,50 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 4.847,68 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine. 7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır