İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/165 E. 2024/611 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/165
- Karar No
- 2024/611
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/165 KARAR NO : 2024/611 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2022 KARAR TARİHİ : 20/09/2024 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda; İDDİA ; Davacı dava dilekçesi ile özetle; davalının, İzmir İli, ... parselde kayıtlı taşınmazda yapılacak villaların yapımı için müteahhitlik yaptığını, taraflar arasında 14/09/2021 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme gereğince; davalının yapımını üstlendiği villaların alüminyum doğrama işlerini müvekkilinin yapacağını ve bunun karşılığında davalının müvekkiline 5.500.000,00 TL ödeyeceğini, bu iş için öncelikle müvekkilinin davalıya teklif sunduğunu ve teklif eklerinde yapacağı işi ayrıntılarıyla ve görsel olarak ekleriyle sunduğunu, teklifin ve eklerinin davalı tarafından kabul edildiğini ve ayrıca imzalandığını, davalının teklifi kabul etmesi üzerine davalının ve müvekkilinin hem sözleşmeyi hem de teklif ile eklerini ayrıca imzaladıklarını; sözleşmenin imzalanmasından sonra müvekkilinin işe başlamak için gerekli hazırlıkları yaptığını, malların siparişi için firmalarla görüştüğünü, aradan birkaç gün geçmeden; işin detayları için müvekkilinin davalıyı aradığını ancak davalının telefonlara cevap vermediğini, ertesi gün işin yapılacağı şantiyenin önünden geçen müvekkilinin başka bir firmanın işe giriştiğini gördüğünü, davalıyı aramışsa da yine cevap alamadığını, hatta whatsapptan attığı mesaja da cevap alamadığını; dolayısıyla davalının, bir sebep dahi belirtmeden ve müvekkiline bildirimde bulunmadan sözleşmeyi feshettiğini, feshin hem bildirimsiz hem de haksız olduğunu, feshin sebebinin dahi bilinmediğini, müvekkilinin fesih nedeniyle zarara uğradığını, bu zararın da mahrum kalınan kar olduğunu, bu hususun ve hesaplama yönteminin TBK’nın 408. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nın 325. maddesi) düzenlendiğini; hesaplamanın emsal Yargıtay kararlarına göre yapılması gerektiğini, ayrıca müvekkili hiç işe başlamadan sözleşme feshedildiğinden; iş için yapılacak masrafların hesaplanmasına gerek olmadığını; müvekkilinin iş nedeniyle elde edeceği karın hesaplanması, dava konusu işin süresinde müvekkili tarafından alınan başka işlerin karının düşülmesi ve böylece mahrum kalınan karın hesaplanması gerektiğini, daha basit bir anlatımla; iş bedelinden önce giderlerin düşüleceğini, sonra da o sırada alınıp kar edilen işlerin düşeceğini, kalan miktarın mahrum kalınan kar olacağını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL mahrum kalınan kar bedelinin sözleşme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP ; Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da gelmemiştir. DELİLLER ; Sözleşme, bilirkişi incelemesi. GEREKÇE ; Dava; eser sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti ve mahrum kalınan kar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Yapılan ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın; “a) Taraflar arasında imzalanan 14.09.2021 tarihli eser sözleşmesinin, davalı asıl yüklenici tarafından bildirimsiz ve haksız olarak feshedilip feshedilmediği; b) Taraflar arasında imzalanan 14.09.2021 tarihli eser sözleşmesine konu alüminyum doğrama ve sineklik imalatı işinin, davalı asıl yüklenici tarafından üçüncü kişiye yaptırılıp yaptırılmadığı, sözleşmenin böylelikle eylemli olarak feshedilip feshedilmediği; c) Eser sözleşmesinin davalı asıl yüklenici tarafından haksız olarak feshedilmesi halinde davacının kar kaybı zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu; d) Davacının, kar kaybı zararına hangi tarihten itibaren ne tür faiz isteyebileceği” konularında olduğu belirlenmiştir. 31/05/2022 tarihli duruşmada davalının, imzalarını içeren 14/09/2021 tarihli sözleşme, teklif detayları ve ünite çizimi belgeleri ile ilgili isticvabına karar verilmiş, talimat yolu ile bu sözleşme ve belgeler eklenerek kendisine isticvap davetiyesi tebliğ edilmiş ve ayrıca 2021-2022 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunması konusunda da ayrıca ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiştir. Davetiyeler usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı, talimat mahkemesi tarafından belirlenen duruşma gün saatinde duruşmaya gelmemiş, itiraz bildirmemiş ve defterlerini de incelemeye sunmamıştır. 14/09/2021 tarihli sözleşme, teklif detayları ve ünite çizimi belgeleri üzerindeki imzaların davalı tarafından atıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 14/09/2021 tarihli sözleşme incelendiğinde; toplam iş tutarının 5.500.000,00 TL olduğu, montaj yerinin ... olduğu görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan 14/09/2021 tarihli teklif detayları metni incelendiğinde; “açıklama” kısmında “... ve ... serisi grianet renkli süremeler ineklik kasa dahil değildir. Açılır pencerelerde sineklik dahil değildir. 4 + 12 konfor camlı aluminyum doğrama” ve “... marka antrasit gri renkli pervazlı kasa 4 + 16 + 4 şeffaf camlı PVC doğrama sineklik dahil değildir.” dendiği; % 18 KDV ve iskonto dahil tutarın toplam 5.500.000,00 TL olduğu görülmüştür. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre haksız fesih nedeniyle kar mahrumiyetinin belirlenmesi için azami zarar miktarı taraflar arasındaki sözleşme bedeli olacağından bu bedelden davacının yapmaktan kurtulduğu masraflar, ödediği ilk taksit miktarı, başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar düşülmek suretiyle TBK’nın 408. maddesi gereğince hesaplanacak tazminat miktarının belirlenmesi gerekecektir. Mahkememizce, yerinde keşif yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve “eser sözleşmesinin feshi nedeniyle davacının kar kaybı zararının bulunup bulunmadığı, kar kaybı zararı hesaplanırken Yargıtay'ın kabul ettiği TBK’nun 408. maddesindeki kesinti yöntemine göre, davacı taşeronun işi tamamlayamaması sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler (malzeme ve işçilik giderlerinden yaptığı tasarruf ) ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar, sözleşme bedelinden düşülmek suretiyle davacı taşeronun olumlu zarar kapsamındaki kâr kaybı miktarının ne olacağı” konularında bilirkişi raporu aldırılmıştır. İnşaat mühendisi ve mali müşavir bilirkişiler kök raporlarında özetle; davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, yasal tasdiklerinin bulunduğunu, davacı işletmenin başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararların ortalama yıllık kar üzerinden hesaplandığını, buna göre 60 gün için 3.623,67 TL olarak belirlendiğini bildirmişlerdir. Aynı bilirkişiler davacı itirazları üzerine hazırlayıp sundukları 31/01/2024 tarihli ek raporlarında sonuç olarak ve özetle; sözleşme tarihinde yerel serbest piyasa koşullarında tüm alüminyum ve PVC doğramaların malzeme toplam tutarının 2.404.969,72 TL olduğunu, tüm alüminyum ve PVC doğramaların asgari işçilik oranının % 15 oranında olduğunu, bu nedenle işçilik toplam tutarının 2.404.969,72 TL x 0,15 = 360.745,46 TL olacağını, toplam genel maliyetin = 2.404.969,72 TL + 360.745,46 TL = 2.765.715,18 TL olduğu kanaatine varıldığını; Yargıtay kararları ve mahkemenin görevlendirme ara kararına göre yaptıkları hesaplamaya göre; işin KDV dahil tutarının 5.500.000,00 TL, % 18 KDV tenzilin -869.290,16 TL, KDV hariç işin net tutarının 4.630.709,84 TL, malzeme bedellerinin toplam tutarının -2.404.969,72 TL, hesaplanan asgari işçilik toplam tutarının -360.745,46 TL; ara toplam tutarın 1.864.994,66 TL olduğunu, dönem karının tenzili (Başka İşlerden Kazandığı Ort. Kar) -3.623,67 sonucunda davacının olumlu zarar kapsamındaki kar kaybının 1.861.370,99 TL olduğunu bildirmişlerdir. Bilirkişi kök ve ek raporu davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça herhangi bir beyan ve itiraz ileri sürülmemiştir. Davacı vekili 21/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 100,00 TL alacak isteğiyle açtıkları davayı ıslah ettiklerini, dava değerini 1.861.270,99 TL artırarak toplam 1.861.370,99 TL’nin sözleşme tarihi olan 14/09/2021 itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istediklerini belirtmiştir. Dava değerinin ıslah dilekçesi ile birlikte heyet sınırı olan 1.584.600,00 TL’nin üzerine çıkması sebebiyle davaya bu aşamadan sonra heyetçe bakılmasına ve yazılı yargılama usulüne geçilmesine ilişkin 06/05/2024 tarihli ara kararı oluşturulmuştur. 6098 sayılı TBK’nın “İşgörme ediminin ifasının engellenmesi hâlinde ücret” ana başlıklı ve “a. İşverenin temerrüdü hâlinde” alt başlıklı 408. maddesinde; “İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; taraflar arasında 14/09/2021 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşme ile davacının, davalının yapımını üstlendiği villaların alüminyum doğrama işlerini yapmayı yüklendiği, sözleşmenin, niteliği itibariyle eser sözleşmesi olduğu, işin toplam bedelinin 5.500.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, davalı tarafça davaya cevap verilmediği ve sözleşmenin feshedildiğine ilişkin davacıya yapılmış bildirime ilişkin belgenin sunulmadığı; mahkememizce yerinde yapılan keşifte şantiye halindeki inşaat sahasında bulunan villaların gezilerek incelendiği ve “villaların büyük bir kısmının aliminyum doğrama işlerinin yapıldığı, bir kısmında ise bu işin yapılmadığı” hususlarının belirlendiği, böylelikle davalının yazılı bir bildirim yapmaksızın sözleşmeyi eylemli olarak feshettiğinin kabulünün gerektiği, herhangi bir gerekçe ileri sürülmeyen feshin haklı bir fesih olduğu hususunda davalı tarafça herhangi bir kanıt gösterilmediği, davalı feshinin haksız bir fesih olduğu; sözleşme gereği iş hazırlığına girişen davacının, sözleşmenin davalı tarafından eylemsel olarak ve haklı bir gereke gösterilmeksizin feshedilmesi sebebiyle kardan mahrum kaldığı, TBK’nın 408. maddesi kapsamında mahrum kaldığı karı istemeye hak kazandığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın anılan madde ve emsal Yargıtay kararlarına uygun olduğu, davacının yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar düşüldüğünde sözleşme feshedilmemiş olsa idi 1.861.370,99 TL ücret alacak olduğu belirlendiğinden, diğer bir anlatımla bu miktar kardan yoksun kaldığı anlaşıldığından, haklı görülen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalının davadan önce usulüne uygun şekilde temerrüte düşürülmemiş olması nedeniyle alacağa dava tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmüştür. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın KABULÜ ile; 1.861.370,99 TL’nin dava tarihinden itibaren yürütülecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 127.150,25 TL nispi ilam harcından, 80,70 TL peşin harcın ve 31.786,00 TL ıslah harcının düşülmesi ile kalan 95.283,55 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yatırmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 31.786,00 TL ıslah harcı toplamı olan 31.947,40 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu 995,75 TL'si tebligat-posta gideri, 7.000,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri, 1.274,90 TL'si keşif harcı ve 1.100,00 TL'si keşif araç ücreti olmak üzere toplam 10.370,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 220.909,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/09/2024 Başkan ... ¸E-imza Üye ... ¸E-imza Üye ... ¸E-imza Katip ... ¸E-imza