İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/124 E. 2024/594 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/124
- Karar No
- 2024/594
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/124 KARAR NO : 2024/594 DAVA : İcra Takibinden Sonra Açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/04/2019 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E.... K. sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dosyanın yukarıda belirtilen esasa kaydı yapılmış olmakla; Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı taraf vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı tarafın müvekkili hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile kendisine 30.000.-TL. borçlu olduğu gerekçesi ile kambiyo senedi düzenleyerek icra takibi başlattığını, müvekkilinin bu durumdan adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın sigortasını yenilemek için gittiğinde sigorta şirketinde haberinin olduğunu, icra dairesinde kendisine ödeme emrinin sureti ile senet suretinin verildiğini, takibin evde olmadıkları bir zamanda muhtara yapılan tebligatla kesinleştirilmiş olduğunu, davalının eşine telefonla ulaşan müvekkiline, "başkasından alacakları olduklarını, bu kişinin senedi kendilerine verdiğinin" söylendiğini, müvekkilinin davalıyı ve eşini hiç tanımadığını, böyle bir senet düzenlemediğini ve imzalamadığını, davalının adını ödeme emrinden öğrendiğini, müvekkilinin davalı tarafa hiç bir borcu olmadığı gibi ne davalıya ne de 3. bir kişiye böyle bir senet imzalayıp vermediğini, bununla ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numarası ile suç duyurusunda da bulunulduğunu, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, % 40 tan az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun şekilde davetiye tebliğ edilmiş ancak davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı asil 01/11/2022 tarihli duruşmadaki beyanında ise: "rapordaki aleyhe olan hususları kabul etmiyorum , ... isimli işyeri resmi kayıtlarda benim adıma kayıtlıdır. Ancak işyeri açıldığı tarihten bu yana eşim ... tarafından işletilmektedir. Eşim ... ile resmi olarak boşandık fiilen birlikte yaşamaya ve işi birlikte yürütmeye devam ediyoruz, bu konuda eşime benim adıma işleri yürütmesi için vermiş olduğum vekaletname mevcuttur. Dava konusu senedi eşim almıştır. Senedin alınış şekli ile ilgili görgüye dayalı bir bilgim yoktur. Eşim benim adıma kayıtlı olan ... isimli işyerini işlettiğinden bu işyerinde yapmış olduğu işe karşılık olarak bu senedi almış ama ne iş yaptığını, senedi kimden aldı bilmiyorum, işyeri benim adıma kayıtlı olduğundan senede benim adım yazılı, senedi kimin doldurduğunu kimin imzaladığını bilmiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, 2004 Sayılı İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit), takibin iptali ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir ....İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyası ile davalı tarafça davacı aleyhine 21/08/2016 vade, 21/07/2016 keşide tarihli, 30.000 TL bedelli, keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan bedeli nakden ibareli bononun kambiyo senetlerine mahsus ilamsız takip yolu ile 20/02/2019 tarihinde 30.000 TL asıl alacak, 9.289,12-TL işlemiş faiz ve 90,00 TL komisyon bedeli olmak üzere toplam 39.379,12- TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 28/02/2019 tarihinde davacı borçluya tebliğ olunduğu, borçlunun ödeme emrine itiraz etmediği ve takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki diğer kayıt ve belgelerden; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında, müşteki ...'e karşı, şüpheliler ..., ... ve ...'ın Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemiyle soruşturma başlatıldığı, soruşturma kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda senetteki imzanın kuvvetle muhtemel müşteki ...'ün eli ürünü olduğunun saptandığı anlaşıldığından suç unsurlarının oluşmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen işbu takipsizlik kararının itiraz edilmeksizin 18/04/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Eldeki menfi tespit davası, davacı vekilince sahtelik (imza inkarı) nedenine dayalı olarak açılmıştır. Bu durumda öncelikle sahtecilik iddiasının incelenmesi dava konusu senetteki imzanın davacı borçluya ait olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Hemen belirtilmelidir ki, herhangi bir belgedeki imza veya yazının olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve gerekli donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakların denetime elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduğunun fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Mahkememizce, davacının imza örnekleri huzurda alınmış, özellikle senedin tanzim tarihinden önce düzenlenmiş bulunan ve kurum ve kuruluşlarda yer alan sözleşme ve belgelerdeki imzaları toplanarak, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmıştır. İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan 31/05/2022 tarihli raporda özetle; inceleme konusu senette atılı basit tersimli borçlu imzaları ile ...'ün mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'ün eli ürünü olduğu, inceleme konusu senette bulunan yazılar ile ...'ün mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'ün eli ürünü olmadığı bildirildiği, söz konusu raporun davacı vekili ile davalı asile(vekiline henüz vekalet vermemişken) tebliğ olunduğu, anılan rapora taraflarca itiraz edilmediği görülmüş, raporun hüküm kurmaya uygun, denetime elverişli ve ayrıntılı olduğu dikkate alınarak hükme esas alınmıştır. Hükme esas alınan raporda davaya konu senetdeki imzanın davacıya ait olduğu anlaşıldığından, senet üzerindeki yazıların davacıya ait olmamasının senetteki davacıya ait bulunan imzayı etkisiz kılamayacağı anlaşıldığından, davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı yararına tazminat takdirine yer olmadığına, menfi tespit davalarında genel mahkeme sıfatı ile takibin iptaline karar verilemeyeceği, takibin iptaline icra hukuk mahkemesince karar verileceği anlaşıldığından davacı vekilinin takibin iptali yönündeki talebi hakkında mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, yargılama sebebiyle yapılan tüm yargı harçları ve masrafları davacı uhdesinde bırakılmıştır. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından davalı yararına kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Davacı vekilinin davaya konu icra takibinin iptali talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-Alınması gereken 427,60 TL harcın, önceden peşin olarak alınan 512,33-TL peşin harç ve 160,17-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 672,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 244,90- TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 5-Dava tamamen reddedildiğinden davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 6-Davalı tarafın yaptığı yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Dava tamamen reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine. 8-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacı yana resen iadesine. ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/09/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸e-imzalıdır