İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/20 E. 2019/200 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/20
Karar No
2019/200
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/20 Esas KARAR NO : 2019/200 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 01/11/2018 KARAR TARİHİ : 21/02/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin maliki olduğu ...’in sevk ve idaresindeki ...Plakalı 2011 Model ... marka aracın 08.07.2017 tarihinde Muğla ili ... mahallesinde normal hızda, kendi şeridinde ve kurallara uygun bir şekilde seyir halindeyken, maliki ... olan ...’in sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracın, müvekkilinin aracına çarptığını ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, oluşan bu kaza sonucunda taraflarca kaza tespit tutanağı tutulduğunu, kaza sonrası Tramer Komisyonunun oy birliğiyle karşı yana ait aracın tam kusurlu müvekkilinin ise kusursuz olduğu sonucuna vardığını, karşı tarafın aracı davalı sigorta şirketi tarafından ... nolu poliçe ile sigortalandığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracının ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, müvekkilinin aracında KDV dahil 3.478,00 TL iskontolu maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilinin aracının 2011 Model ve kilometresinin de kaza tarihinde yaklaşık 105.000 km olup oldukça düşük olduğunu, az kullanılmış böyle bir aracın, kaza sonucu ana aksamları değişmiş, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olduğunun raporla sabit olduğunu, Tramer kayıtlarına da kaza kaydı geçmiş olduğundan, aracın satışı halinde, bu kayıtlar, alıcı tarafından rahatlıkla görülebileceğinden, müvekkilinin doğal olarak bu kazalı aracını, kaza görmemiş gerçek değerinden daha düşük fiyatla satacağını, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye 27.12.2017 tarihinde değer kaybı talebi için başvuruda bulunulmuş olup başvuru dilekçesinin 02.01.2018 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiğini, ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik Müvekkilinin aracında meydana gelen 500 TL değer kaybının tüm davalılardan müşterek ve müteselsil olarak, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber, sigorta şirketi dışındaki davalılar bakımından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber; 100 TL araç mahrumiyet bedelinin ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesi ile özetle; Davayı kabul etmediğini, öncelikle yetki itirazında bulunduğunu, kazanın meydana geldiği yerin ... ilçesi olduğunu, kendisinin ... İlçesi'nde ikamet ettiğini, davanın İzmir'de açılmasını gerektirecek herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, öncelikle yetki itirazının kabulü ile, dosyanın yetkili Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiğini, davanın esas yönünden de haksız ve yersiz olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusurun tamamının kendisine ait olduğunu kabul etmediğini, bu yönde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile tramer raporunu kabul etmediğini, kusurun ... plakalı araç sürücüsü ...'e ait olduğunu, kazanın meydana geldiği kavşakta, davacı tarafın aracının seyrettiği sokağın bir üstünlüğünün ol madığını, tam tersine, kendisinin kullandığı aracın seyir halinde olduğu sokağın, diğerine nazaran daha uzun olduğundan geçiş üstünlüğünün kendisine ait olduğunu, öte yandan davalıya ait aracın kavşağa süratli bir şekilde girdiğini, çarpışma yerinin, kaza tespit tutanağında gösterildiği gibi değil, kavşağın tam ortasında olduğunu, meydana gelen kaza sebebiyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiği iddiasının yerinde olmadığını, aracın yaşı ve kaza anına kadar kat ettiği km. dikkâte alındığında yeni bir araç olmadığını, 7-8 yaşında ve 105.000.km..nin üzerinde yol yapmış bir aracın, çokta fazla olmayan bir hasardan dolayı değer kaybına uğramış olmasının söz konusu olamayacağını, davacıya ait aracın, kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki değeri arasında bir fark olmasının mümkün olmadığını, davacıya ait aracın ticari bir araç olmadığını, aracın tamir süreci boyunca aracı kullanmaktan mahrum kalması sebebiyle uğradığı bir zararın söz konusu olmadığını, eğer böyle bir zarar varsa, bunun ayrıca bir belge ile ispatının zorunlu olduğunu, davacı tarafın böyle bir belge sunmadığını, araç mahrumiyeti sebebiyle istenen tazminatın da reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, dava masraflarının davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının karşı araç sürücüsünden tahsili davasıdır. Yetki, bir davaya hangi yerdeki hüküm mahkemesi tarafından bakılacağını belirtir. Burada, yer bakımından (coğrafi bakımdan) bir davanın hangi (neredeki) mahkeme tarafından görüleceği söz konusudur (KILIÇ,H.: Açıklamalı ve İçtihatlı HMK, Ankara, s, 585, Kuru B.:Hukuk Muhakemeleri Usulü sh. 2616’ya atfen). Haksız fiilden doğan davalarda yetki kuralını düzenleyen 16. maddesi ise; “ (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.”şeklindedir. 2918 sayılı KTK’nın 110/2. Maddesinde "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir"düzenlemesine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın C.7. maddesinde de yetkili mahkemeler belirlenmiş ve genel şartlarda “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabilceği gibi veya kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde ya da zarar görenin ikametgahının bulunduğu mahkemede de açılabilir” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Sigorta Şirketleri ve Reasürans Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinde, şirketlerin bölge müdürlükleri ve şube açmak suretiyle yurt içinde teşkilatlanmasının, yurt dışında şube veya temsilcilik açması ilgili diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbest olduğu, ancak bu şekilde faaliyete başlanmasını ve faaliyetin sona erdirilmesini müteakip bir ay içinde şirketçe Müsteşarlığa bildirimde bulunulması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, davacı vekili maddi tazminat taleplerini davalı ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yönelterek davayı bölge müdürlüğünün bulunduğunu düşündüğü yer olan İzmir’de açmıştır. 30/06/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazanın meydana geldiği yer Muğla ... 'dır. Davacının yerleşim yeri Muğla, davalı sigorta şirketinin genel merkez adresi ise .../İstanbul’dur. Yargıtay HGK'nun ... esas sayılı, ... karar sayılı, 07.03.2018 tarihli emsal kararında vurgulandığı üzere; "2918 sayılı KTK’nın 110/2. Maddesinde ve ZMMS sigorta genel şartlarında sigorta şirketinin bölge müdürlüğünün bulunduğu yerin yetkili olduğu yönünde bir düzenlenme bulunmamaktadır. Kanunda bulunmayan bir düzenleme de yorum yolu ile genişletilemez. Bu durumda 2918 sayılı KTK’nın 110/2. Maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 7. maddesi hükmü uyarınca, bölge müdürlüklerin bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili mahkeme olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. " Yetki itirazında bulunmak için HMK'nun 19/2.maddesi gereğince "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz,"hükmünün düzenlendiği, 6100 Sayılı HMK.nın 19/2 maddesine göre, davalı sürücü ... cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunarak, yetkili Mahkemenin Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu beyan edip dosyanın yetkili ve görevli Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiği, 6100 Sayılı HMK.nın 19/2 maddesine göre yetki itirazının süresinde cevap dilekçesi ile yapıldığı, kazanın .../Muğla ilçesinde meydana geldiği, davacının yerleşim yerinin .../Muğla olduğu, sigorta poliçesini düzenleyen acentenin bulunduğu yerin .../İstanbul, davacının yerleşim yerinin .../ Aydın, davalı sigorta şirketinin genel merkez adresinin .../İstanbul, diğer davalı ... 'in yerleşim yerinin .../Hatay olduğu, davanın İzmir ilinde davalı sigortanın Bölge Müdürlüğünün bulunması nedeniyle mahkememizde açıldığı nazara alındığında davalının yetki itirazında haklı olduğu, Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili mahkeme olduğu, mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla; yetki yönünden davanın usulden reddine ve mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili Mahkemenin Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla HMK.nun 116. maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- HMK.nun 20.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde istemde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3- HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4- İşbu kararın taraflara tebliğine, İlişkin, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Mahkememize veya bulundukları mahal Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.21/02/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/20, K. 2019/200, T. 21.02.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-20-e-2019-200-k-db88990973b7