İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1259 E. 2019/387 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1259
- Karar No
- 2019/387
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1259 Esas KARAR NO : 2019/387 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/11/2018 KARAR TARİHİ : 26/03/2019 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, dava dilekçesinde aynen; "Müvekkil Şirket, DavaN olan ... SİGORTA A.Ş. nezdinde; 26.04.2018 İla 26.04.2019 tarihleri arasında geçerli, ... ... SORUMLULUK POLİÇESİ ile koruma altındadır. 07.05.2018 tarihinde, Müvekkil Şirket'e ait ...plakair kamyon ile İzmir'den yola çıkmıştır. İçinde ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd, Şti., Sun Tekstil San. Ve Tîc. A.Ş. ve ...San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait emiialar, İstanbul'daki teslim duraklarına teslim edilmek üzere ilk teslim durağı olan Avcılar/İSTANBUL'dakr ... Tekstil Firması'na gelmiştir. Araç Şoförü, ...'mn mal giriş yerinin dolu olması sebebi ile aracı, Firma'nın girişine park etmiş, kilitlemiş ve ihtiyaç gidermek için araç yanından ayrılmıştır, Araç Şoförü yaklaşık beş dakika sonra araç başına geldiğinde aracın yerinde olmadığını, araca ait cam kırıkları olduğunu da görerek zabıta kuvvetlerine ihbarda bulunmuştur. Dilekçe ekinde bulunan resmi tutanaklardan anlaşılacağı üzere, ertesi gün kolluk kuvvetlerince bulunan kamyonette, sürücünün belirttiği şekilde " aracın sürücü camının kırılması ve düze kontak yapılması sureti ile çalındığı ve içerisinde bulunan emtianın kaçırılarak, aracın boş vaziyette terk edildiği anlaşılmıştır. Araçtan geriye, hiçbir taşınan emtia kalmamıştır. 2-Olayın oluş şekli açısından bakıldığında, "Müvekkil şirketin hiçbir kusur sorumluluğu olmadığı ve 3. Şahsm kasıtlı eylemisonucutıdo zarar oluştuğu" anlaşılmakla birlikte, Davalı ... SİGORTA AŞ. nezdinde " taşıyıcı sorumluluk poliçe " kapsamında hasar ihbarında bulunulmuştur. 3-Taşınan ve tamamı çalınmış emtianın değer toplamı; 171,050,34TL.' d ir.... 42.276,82TL, ... 106.876,93TL ve ... 21 896,59TL) Davalı şirket ise, bu olayda zarar gören emtianın brüt kg başına 8 SDR para birimi ile ödenebileceğini belirterek eksik tazminat ödeyeceğini bildirmiş ve bu bedel üzerinden 89.149.00TL ödeme yapmıştır. 4-Müvekkil Şirket, taşımasını yaptığı ... zararlarının tamamını ödemiş, haklarına halef olmuştur. Taşıma Firmaları'da, Müvekkil Şirket'e, ... Sigorta'ya karşı yaptığı zarar talebine muvafakat vermiştir... Haksız ve hukuka aykırı değerlendirme sonucu SDR uygulaması yapılarak ödenen 89.149,00-TL dışında kalan bakiye gerçek zararımızın tespit edilerek, tespit edilen bedel mukabili olarak, şimdilik ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL'nin, dava tarihinden İtibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Müvekkile verilmesine karara verilmesi..." şeklinde beyanda bulunarak davanın kabulünü talep etmiştir. 6100 Sayılı HMK 'nın 6/1 maddesinde '' Genel Yetkili Mahkeme , davalı gerçek veya tüzel kişiliğin, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.'' hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Haksız fiilden doğan davalarda yetki kuralını düzenleyen 19. Maddesi ise ; '' (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği, yahut, gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. '' şeklindedir. 6100 sayılı HMK ' nın 14. Maddesinde ticari şirketlerin şubeleri ile ilgili olarak '' Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. '' denmek suretiyle şubeler yönünden yetkili mahkeme belirtilmiştir. 2918 Sayılı KYTK ' nin 110. Maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C. 7. Maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Ne var ki yasanın ilgili maddelerinde bölge müdürlüğünün yetkili olduğu yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Kanunda bulunmayan bir düzenleme de yorum yolu ile genişletilemez. Bu durum 6100 sayılı HMK ' nın 7. maddesi hükmü uyarınca, bölge müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili mahkeme olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017 /17-1092 Esas 2018/463 Karar, Ankara BAM . 22. HD ' nin 2017/1306 Esas 2018/211 Karar ) Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı , davasını bu genel ve özel yetkide mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. ( Aynı yönde Yargıtay 17. HD nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12622 Karar ) HMK 6. Maddesinde "Genel yetki kuralı", 15. Maddesinde ise "Sigorta Sözleşmelerinden doğan davalarda yetki" kuralı düzenlenmiştir. Buna göre davalı şirketin adresi itibariyle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri, rizikonun meydana geldiği yer itibariyle yine İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili kılınmış, davacı tarafça yetkisiz mahkemede açılıp, süresi içinde, davalı yetki itirazında bulunduğundan, yetki itirazının kabulü ile davalı şirketin adresi itibariyle yetkili olduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dosyanın gönderilmesine karar vermek gerekerek mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/04/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır