İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/341 E. 2018/60 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/341
- Karar No
- 2018/60
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/341 KARAR NO : 2018/60 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2017 KARAR TARİHİ : 23/01/2018 Mahkememizde açılan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda; İDDİA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili hakkında İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında kambiyo takibi başlatıldığını, takipte ... Bankası A.Ş. Yeşilyurt Şubesi'ne ait 30/11/2016 tarihli, ... numaralı, 30.000,00-TL bedelli çekin dayanak tutulduğunu, müvekkili tarafından davalıya Bornova ....Noterliği'nden gönderilen 13/02/2017 tarihli ihtarname ile “bu çekin faturalara istinaden düzenlendiği, faturaların gönderilmesi ile çekin kendisine iade edilmesi gerektiği” hususunun bildirildiğini, ancak çekin iade edilmediğini, çekin bedelsiz kaldığını, çekin bedelsiz olduğunu bile bile takip başlatan davalı hakkında İzmir C.Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, müvekkilinin çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkili yararına % 20 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri olan Mersin Mahkemeleri olduğunu, davanın süresinde açılmadığını ve zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın herhangi bir yazılı delil ve belgeye dayanmadığını, müvekkilinin ihtara cevap vermediğini, bunun inkar niteliği taşıyacağını, TTK’nın 692. maddesi gereğince çekin kayıtsız ve koşulsuz belli bir bedelin ödenmesi için yapılan ödeme aracı olduğunu, ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, borcu sona erdiren nedenlerin bulunmadığını ve ileri sürülmediğini, davacı tarafın yemin deliline dayandığını, müvekkilinin senedin bedelsiz kalmadığı konusunda yemin etmeye hazır olduğunu, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, müvekkili hakkında başlatılmış bir savcılık soruşturmasının bulunmadığını, davacı tarafın delilleri arasında bulunan 30/09/2016 tarihli protokolün dava konusu icra takibi ve çekle ilgisinin bulunmadığını, içeriğine bakıldığında taraflar arasında mal teslimi karşılığında çek iade edilmesinin kararlaştırıldığını, dava konusu çekin iadesine ilişkin herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını belirterek, davanın reddine, müvekkili yararına alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE ; Dava; "bedelsizlik" hukuki sebebine dayalı menfi tespit davasıdır. Davacı vekili 22/01/2018 tarihli dilekçesi ile; davadan feragat ettiklerini, davalı vekili de 22/01/2018 tarihli dilekçesi ile; davacıdan feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti isteklerinin bulunmadığını bildirmiştir. Davacı vekili 23/01/2018 tarihli duruşmada da davadan feragat ettikleri yönündeki beyanını yinelemiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309 ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından, davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE 2-Taraf vekilleri karşılıklı olarak istekte bulunmadıklarını bildirdiklerinden, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Feragat kesin hüküm sonuçlarını doğurduğunadan artan gider ve delil avansının yatırana iadesine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90-TL harç peşin olarak alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/01/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır