İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/9 E. 2024/1061 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/9
- Karar No
- 2024/1061
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/9 Esas KARAR NO : 2024/1061 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/01/2024 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkiline ait araç ile davalı ... Sigorta A.Ş'nin, ZMMS poliçe kapsamında sigortalı; dava dışı...'nın maliki olduğu aracın kaza tespit tutanağında görüldüğü şekilde hasarlandığını, kaza tespit tutanağı ve sigorta şirketlerince de onaylanan sigorta bilgi gözetim merkezi kayıtlarından görüleceği üzere davalının sigortalısı olduğu aracın %100 kusurlu olduğunu, kusura ilişkin uyuşmazlık bulunmadığını, iş bu kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değişim, onarım ve boya yapılmış parçalar olduğunu, tüm bu hususların aracın değerini düşürdüğünü, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen hasar tazminatının ve değer kaybı zararının karşılanması amacıyla 05/09/2023 tarihinde sigorta şirketine başvurulduğunu ve sigorta şirketi tarafından, herhangi bir hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı ödemesi yapılmadığını, KTK hükümleri kapsamında da müvekkilinin tam zararının karşılanması gerektiğini, müvekkilinin aracında hasara uğrayan parçaların orijinal olup, kazanın akabinde gerçekleştirilen onarımların da orijinal parça üzerinden yapıldığını, hasar tazminatının ödenmesinde hasar gören orijinal parçaların öncelikle orijinal parça bedelleri esas alınarak hesaplanması ve ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın onarılmasında gerçek zararın tazmin edilmesinin esas olduğunu, bu bağlamda davalının gerçek zararı ödeme yükümlülüğüne KDV'nin de dahil olduğunu, yapılan hasar ihbarı sonucu ekspertiz incelemesinde müvekkilinin aracının ciddi derecede hasarlandığının beyan edildiğini, "çıkma" olarak tabir edilen sağlıksız, emniyetsiz parçalar üzerinden yapılacak hasar bedeli hesabınının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, orjinal ve eş değer parçalar üzerinden onarıma imkan tanıyacak hasar hesabının esas alınmasını talep ettiklerini, davalının sigorta şirketinin hasar bedelini iskontosuz haliyle tazmin etmesi gerektiğini, Sigorta Genel Şartları EK-1 tablosuna göre yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı için Yargıtay İçtihatlarına uygun, piyasa koşullarına göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasını talep ettiklerini belirterek, davanın kabulü ile, trafik kazası nedeniyle müvekkilinin aracında oluşan (HMK md.107 uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 50-TL hasar tazminatının ve şimdilik 50-TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 07/04/2022 - 07/04/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 100.000,00 TL olduğunu, davacı tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerin tamamının kendilerine tebliğ edilmesi gerektiğini bu nedenle her türlü beyan ve itiraz hakkını saklı tuttuklarını, davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, işbu davada yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1. Maddesine göre sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davasının hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl sonra zamanaşımına uğradığını, işbu davanın “belirsiz alacak davası” olarak ikame edilmesinin HMK’nın ilgili hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu aracın onarımı için ekspertiz raporu doğrultusunda 08.11.2022 tarihinde davacıya 22.068,50 TL maddi hasar bedeli ödendiğini, dava konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, araç hasarı talebine ilişkin başvuru sahibinin tanzim ettirdiği faturanın, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin hasarı yönetim ve iskontolu yedek parça tedarik hakkı bulunduğundan, dosya kapsamında yapılacak hesaplamalarda Eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak, yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede sigorta bedeline KDV'nin dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından araçta oluşan değer kaybı için 14.12.2022 tarihinde davacıya 3.134,36 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, başvuru konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle başvurunun reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresinin yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla; değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, davanın; ... T.C. Kimlik numaralı sigortalı...' ya ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve değer kaybı talebine ilişkin maddi tazminat davasıdır. 6100 sayılı HMK'nun 150.maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç aya içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." düzenlemesini içermektedir. Davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen 25.09.2024 tarihli duruşmaya katılmadığı ve mazeretini de belgelendirmediğinin anlaşılması üzerine 25.09.2024 tarihinde dosya işlemden kaldırılmıştır. Taraflarca 3 aylık süre içerisinde yenileme talebinde bulunulmamıştır. İş bu davanın mazeretsiz olarak takip edilmemesi nedeniyle yukarıda işlemden kaldırma tarihi yazılı olan duruşmada HMK'nun 150/1.maddesi gereğince dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve üç aylık yasal süre içinde taraflarca yenileme talebinde de bulunulmadığı anlaşılmakla, iş bu davanın HMK'nun 150/5. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Taraflarca takip edilmeyen ve yasal süresinde yenilenmeyen DAVANIN 6100 sayılı HMK'nun 150/5.MADDESİ GEREĞİNCE AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı başlangıçta peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına ve yatırılan harcın Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının davacıya iadesine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı