İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/866 E. 2025/807 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/866
- Karar No
- 2025/807
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/866 Esas KARAR NO : 2025/807 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ: 02/12/2024 KARAR TARİHİ: 24/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kurumun devlete ait iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan kamu iktisadi teşebbüs olduğunu, bu sebeple Türk Ticaret Kanunu gereğince tacir niteliğini haiz bir kuruluş olduğunu, bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanmasının ihale yöntemiyle özel güvenlik şirketlerinden satın alındığını, özel güvenlik hizmetinde ihale edilen her bir yüklenici firmanın ihale konusu hizmeti yürütmek üzere çalıştıracağı işçileri kendilerinin belirlediklerini, söz konusu firmalarla yapılan sözleşmeler gereği işe alma ve işten çıkarma yetkileri ile bundan doğacak sorumlulukların bu firmalara ait olduğunu, yüklenici davalı şirketler bünyesinde güvenlik görevlisi olarak görev yapmış olan ... işçilik alacakları talebiyle İzmir ... İş Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında açmış olduğu davada Mahkemenin 01.12.2020 tarih... K. Sayılı kararının kesinleşmesi sonucu Karşıyaka ... İcra Dairesinin ... E.Sayılı dosyasına 16.03.2023 tarihinde (1.435,07 TL gelir vergisi tevfikatı yapıldıktan sonra) dosya borcunun tamamı ödenerek dosyanın infazen kapandığını, dava dışı...ın davacı personeli olmadığını, güvenlik işi yüklenicisi davalı şirketler işçisi olduğunu, ... ile davacı arasında hiçbir şekilde işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı şirketlerin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini işveren sıfatı ile yerine getirmediklerini, dava dışı ... ödenen alacağın davalı şirketlerden tahsili için zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan ve davalılar tarafından ödenmesi gerekirken davacı tarafından dava dışı ...ödenen alacağın davalı şirketlerden rücuen tahsilini, fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla davacı tarafından ödenen 37.886,99 TL’nin ödeme tarihinden itibaren davalılardan imzaladıkları sözleşmeler gereği sözleşme faizi ile birlikte, sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde ticari faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraflara yükletilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP; Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak cevap dilekçeleri sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER: Uşak Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Karşıyaka ... İcra Dairesine yazılan yazı cevapları, davacı vekili tarafından davalı firmalarla ile yapılan Hizmet Alım ihalesine ait sözleşmeleri, bilirkişi raporu dosyamız arasındadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava mahkememiz davacısı tarafından adı geçen icra dosyasına ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldığının anlaşılması halinde tutarın davalılardan tahsil talebinin yerinde olup olmadığı, olduğunun anlaşılması halinde talep konusu kıdem tazminatı yönünden her bir davalının ne miktarda ve hangi faiz oranı üzerinden sorumlu olacağının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik rücuen tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Tarafların bildirdiği delil ve belgeler, getirtilerek dosya içerisine alınmış, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce 12/02/2025 tarihli duruşmada verilen ara karar ile dosyanın adı geçen İzmir ... İş Mahkemesi dosyası üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle mahkememizce yapılan uyuşmazlık tespiti kapsamında davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ve talep edilebilcekse faiz oranın ne olduğu yönünde dosyamıza sunulması istenilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 08/05/2025 havale tarihli raporda özetle "seçenekli olarak gerekli hesaplamalar yapıldığını, her alt işverenin sorumluluğuna düşen tutarlar ve feriler ile diğer giderler bütün olarak değerlendirildiğinde hesaplamanın iki seçenekli olarak yapıldığını, birinci seçenekte mahkeme tarafından taraflar arasında yapılmış sözleşmelerde davacıyı bağlayıcı bir hüküm bulunmadığı, davacının yapılan ödemeden sorumlu olmayacağı ve sorumluğun tamamen alt işverenlerde/ yüklenicilerde olduğu yönünde hüküm kurulması durulumunda yapılan hesaplamanın ... İş ortaklığı için toplam 13.791,11 TL, Has Özel .... Ltd Şti ortaklığı için toplam 22.680,92 TL, ... Şti.için toplam 1.414,96 TL sorumluluk hesabı yapıldığı , mahkeme tarafından müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında davacının ödemelerden yarı oranında sorumlu tutulması gerektiği yönünde hüküm verilmesi durumunda yapılan hesaplamanın ... ortaklığı için toplam 11.340,46 TL, ... Cih. ve Sis. Tic. Ltd. Şti.için toplam 707,48 TL sorumluluk hesabı yapıldığı, dosya kapsamında incelenen sözleşmelerde faiz oranı kararlaştırılmadığı görülmüştür"şeklinde raporunu sunmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler“ rücu davalarında hükme esas alınamaz. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılmalı, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Sözleşme ve eki şartnamelerde sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı hallerde, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 01/06/2020 gün ve ... Esas -... Karar sayılı ilamında ve diğer yerleşik uygulamalarında da belirtildiği üzere davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkememizce alınan 08/05/2025 tarihli raporda açıklanan bu hususlara riayet edilerek rapor düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı hallerde alt işverenin dava dışı işçiye ödenen tazminatın tamamından sorumlu olduğu, sözleşmede sorumluluğa ilişkin bir hüküm bulunması halinde bu düzenlemeye göre ve davalı alt işverenlerin sadece kendi dönemleri ile sınırlı sorumlu oldukları da gözetilerek hesaplama yapıldığı anlaşıldığından usul ve yasaya uygun bulunan bilirkişi raporu, taraflar arasındaki sözleşmeler ve dava dışı işçiye ödenen işçi alacak ve tazminatları göz önünde bulundurularak açılan davanın kabulü ile davacı kurum tarafından dava dışı işçi ...Karşıyaka ... İcra Dairesinin... esas sayılı icra takip dosyası kapsamında 16/03/2023 tarihinde ödenen 37.886,99 -TL'nin alt işveren konumundaki davalılara, işçiyi çalıştırdıkları süre ile orantılı olarak payları oranında rücu edebileceği anlaşıldığından açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; DAVANIN KABULÜ İLE; 1- 13.791,11-TL'nin 16/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılar ... Özel Güvenlik Danışmanlık Eğitim Alarm Cihazları ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. ile Ulusoy Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. ve STK Güvenlik Sistemleri Özel Güvenlik Tic. Ltd. Şti.'den müştereken alınarak davacıya ödenmesine, 2-22.680,92-TL'nin 16/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılar Has Özel Güvenlik Danışmanlık Eğitim Alarm Cihazları ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti. ile Ulusoy Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den müştereken alınarak davacıya ödenmesine, 3-1.414,96-TL'nin 16/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Has Özel Güvenlik Danışmanlık Eğitim Alarm Cihazları ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya ödenmesine, 4-Alınması gereken 2.588,06- TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 647,02- TL harcın mahsubu ile 1.941,04- TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (Davalı Ulusoy Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden 1.844,38 TL ile sorumlu tutulmasına, Davalı STK Güv. Sis. Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti yönünden 295,05- TL ile sorumlu tutulmasına) 5-Davacı tarafından yapılan 1.135,42-TL ilk dava açma gideri, 1.695,00-TL posta ve tebligat gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.830,42-TL yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 30.000,00- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı STK Güv. Sis. Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti yönünden 13.791,11-TL ile sorumlu tutulmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, lehe vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, miktar itibariyle yasa yolları kapalı ve KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2025 Katip... ¸ Hakim... ¸