İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/806 E. 2025/601 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/806
- Karar No
- 2025/601
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/806 KARAR NO : 2025/601 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/11/2024 KARAR TARİHİ : 18/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinin incelenmesinde; 30/12/2020 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile Ankara ili istikametinden Afyonkarahisar ili istikametine seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrilerek takla atması şeklinde ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, gerçekleşen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan davacının ciddi şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağında trafik işaretlerine uymaması nedeniyle davalı sigorta şirketi sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile sürücü...ın 2918 sayılı yasanın 52/1-b maddesi gereğince tam kusurlu olduğu' tespit edidiğini, söz konusu trafik kazası ile ilgili olarak Emirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... Karar sayılı soruşturma dosyası yürütüldüğünü, davalı şirket tarafından sigorta ettirilen araç sürücüsünün kusuru sonucu oluşan bu olay neticesinde davacının Sivrihisar Devlet Hastanesi, Osmangazi Üniversitesi Hastanesi, Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile bağlı olduğu anlaşıldığını, 25/10/2024 PTT Kep başvurusu ile davalı sigorta şirketine söz konusu aracın sebep olduğu kaza ve davacının sakatlık durumunun bildirildiğini, davacının zararının karşılanması gerektiği aksi halde dava yoluna başvurulacağının ihtar ve ihbar edildiği, fakat söz konusu sigorta şirketinin zararı karşılamadığını, ardından arabuluculuk sürecinin olduğunu fakat anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile davacı için 10,00 geçici iş göremezlik, 10,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20,00 TL tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile davacıya ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, dava şartı olan arabuluculuk aşamasında davacı müvekkili temsil ettiklerinden ötürü tarafları lehine arabuluculuk vekalet ücretinin de hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği Cevap dilekçesinin incelenmesinde; kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirket ancak sigortalısının kusuru oranında ve ancak teminat limitleriyle sorumlu olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini, davacı tarafın ibraz ettiği deliller ve özellikle kaza tespit tutanağının taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle belge suretleri ve delillerin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, tebliğ edildiğinde cevap verme ve karşı delil ibraz etme haklarının saklı kalması gerektiğini, davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarı gerektiğini, davacı taraf herhangi bir ödeme almışsa, aynı ödemeyi mükerrer şekilde taraflarından tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşeceğini, bu nedenle davanın ihbarını talep ettiklerini, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, huzurdaki davanın derdest olması halinde reddi gerektiğini, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiği, davacı yan delillerinin taraflarına tebliğ edilmesi gerektiğini, kaza ile sakatlıkarasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerekmetiğini, maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürülükte olan yönetmeliğe göre adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için sayın mahkemenizce dosyanın istanbul adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduklarını, ilgili giderlerin sgk tarafından karşılanması gerektiğini, geçici iş göremezlik talep hakkının bulunup bulunmadığına ilişkin SGK hizmet dökümünün dosyaya kazandırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılacak olan hesaplamanın Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi çerçevesinde ZMMS genel şartları'na göre aktüeryal yöntem ve teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, karayolları trafik kanunu 87. madde uyarınca hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiği, davalı şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde 30/12/2020 tarihinde dava dışı ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile tek taraflı trafik kazasına karıştığı, Mahkememiz davacısının bahse konu araçta yolcu konumunda olduğu, söz konusu olayla alakalı Emirdağ CBS'nin...sayılı dosyası üzerinden soruşturma başlatılmakla birlikte soruşturmanın KYOK ile sonuçlandığı, davalı yanın bahse konu aracın kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS sigortacısı olduğu, davadan evvel davacı tarafından 25/10/2024 tarihinde KTK 97 başvurusunda bulunulduğu, iş bu kazadan ötürü davacı yana yapılan herhangi bir ödeme olmadığı konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın bahse konu kazanın oluşumu bakımından karışan tarafların kusur durumlarının belirlenmesi, kaza sebebiyle davacının geçici ve sürekli iş göremezlik durumunu oluşturacak şekilde yaralanmasının olup olmadığı, olduğunun anlaşılması halinde oran ve süresinin tespiti ile bu oran ve süreye karşılık gelecek tazminat tutarının belirlenmesi ile neticede belirlenecek tutardan davalının sorumlu olup olmadığı, olması halinde ne şekilde ve ne surette sorumlu olduğu ile somut olayda hatır taşıması ve müterafik kusurun bulunup bulunmadığı, bulunması halinde talep edilen tazminata etkisinin ne olacağı hususlarının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı geçici ve kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 04/06/2025 tarihli dilekçe ve ekindeki sulh belgesi ile davadan feragat ettiklerini bildirdikleri, ayrıca arabuluculuk ücreti hariç vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığının belirtildiği, davalı vekilince sunulan dilekçe ile feragate yönelik beyan ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde olduğu ve yine yukarıda belirtildiği gibi tahkikat aşamasında davanın esasına yönelik yazılan müzekkere cevapları karşısında davacı yan yönünden maluliyet raporu alınmış ise de sunulan feragat beyanı karşısında bu beyan kapsamında dosyanın değerlendirilmesi gerekmiştir. Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür. Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir. Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir. Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı vekili tarafından süresinde yapıldığı, vekilin feragate yetkili olduğu, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK'nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyan olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu görülmekle bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, feragat beyanının içeriğine göre yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Ancak davalı sigorta yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmekle birlikte 6325 sayılı yasanın 18/A-18 maddesine göre iş bu uyuşmazlık yönünden davadan evvel KTK 97 başvurusunda bulunulduğu göz önüne alındığında bu başvurunun alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olduğu ve bu nedenle de davadan evvel yapılan arabuluculuk başvurusunun ihtiyari olduğu yönünde son dönemde emsal nitelikte Yargıtay 4 HD tarafından değerlendirme yapılmış ise de öncelikli olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun ne olduğu konusu üzerinde durulması gerekmektedir. Bu kapsamda alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun dosya tarafları ve olay ile herhangi bir şekilde bağlantısı olmayan yani tarafsız üçüncü bir kişinin taraflar arası münasebetin çözümü bakımından yol gösterdiği, yardımcı olduğu ve sonuç olarak uyuşmazlığı ortadan kaldırmak için çözüm yolu bulduğu ve her iki tarafı da bulduğu bu yol ile bağlayacak olan ve seçimlik nitelik taşıyan bir yöntem olduğundan alternatif uyuşmazlık çözüm yönteminin bizim hukukumuzda tahkim yahut arabuluculuk müesseseleri olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısı ile 2918 sayılı yasanın 97. maddesi ile 14/04/2016 tarihinde getirilen başvuru yolunun talep dilekçesine ekli Yargıtay kararının aksine alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olmadığı kanaatine varılmıştır. Bunun yanında bir an için aksi düşünülse bile yapılan arabuluculuk başvurusunun tıpkı davadan evvel gidilen tespit istemli başvuru sonucu ortaya çıkan yargılama gideri yahut yine davadan evvel gidilen tazminat hesabının mevcudiyetine yönelik ekspertiz masrafı gibi kalemlerden olduğu düşüncesi ile arabuluculuk başvuru tarihi itibariyle haklılığın davacıda olduğu uyuşmazlıklar yönünden yapılan arabaluculuktan kaynaklanan ücretinin davacıya yükletilmesinin doğru olmayacağı da değerlendirilmiştir. Ayrıca yine yukarıda da belirtildiği gibi KTK 97. Maddesinin 14/04/2016 tarihinde gerek 6102 sayılı yasanın 5/A maddesinin gerekse de 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin ise 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği ve belirtilen yasa maddelerinin halen yürürlükte oldukları göz önüne alındığında 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren yasa maddelerinin KTK 97. maddesinin uygulamasını ortadan kaldırıldığı söylenemeyeceği gibi sadece dava konusu husus yönden özel düzenlemeyi içerdiği kanaatine varılan KTK 97. maddesinin söz konusu 5/A ya da 18/A maddeleri ile aksi yönde bir düzenlemeyi içerdiğinin de söylenemeyeceği kabul edilmiş ve açıklanan sebepler ile davanın açılmasına davalı yanın sebebiyet verdiğinden arabuculuk ücretinin davalı sigorta üzerinde bırakılması gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının evvelce alınan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, 3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, yukarıda mahsubuna karar verilen peşin harç ve gider avansından kullanılan yargılama giderlerinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, - Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 4- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davacı tarafça sunulan ibraname gereği DAVALI YARARINA VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA, 5- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...ya ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında feragat ve feragate yönelik yapılan açıklama göz önüne alınmakla arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 6- Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/06/2025 Katip ... E imza¸ Hakim ... eimza¸