İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/654 E. 2024/709 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/654
- Karar No
- 2024/709
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/654 KARAR NO : 2024/709 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2023 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde; Davalı tarafından davacılar ...ve ... Ltd.Şti'nin de borçlu olarak gözüktüğü 14.12.2017 tanzim 11.01.2018 vade tarihli 600.000,00 TL miktarlı bir kambiyo senedine (bonoya) dayalı olarak İzmir ....İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile aleyhine bir icra takibi yapıldığını, adı geçen icra dosyasına dayanak 600.000,00 TL'lik senet, esasen geçerli bir kambiyo evrakı olmayıp bir teminat senedi olduğunu, dolayısıyla ortada geçerli bir kambiyo senedi de olmayınca geçerli bir borçta bulunmadığını ancak karşı tarafça bu yönde bir kambiyo takibi yapıldığı, halende bu icra dosyasının açıkta bulunması nedeniyle karşı tarafa borçlu olmadıklarının tespiti gerektiğini, davaya dayanak senet aslı icra müdürlüğüne ve dosyasına sunulmadığını, dolayısıyla senedin aslını görme imkanımız bulunmadığından öncelikle senet metni üzerindeki tüm defi ve itirazları aynen tekrarlamakta ve dayanmakta olduklarını, bu bağlamda imzaya itiraz etmekte olup bu yönde imzanın taraflarına ait olduğununun ispat yükü, senedin teslim edilmemesi nedeniyle davalı/alacaklı tarafa düştüğünü belirterek davanın kabulü ile davacılar aleyhine yapılan İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından ve işbu dosyaya dayanak 14.12.2017 tanzim, 11.01.2018 vade tarihli 600.000,00 TL'lik senetten ötürü karşı tarafa herhangi bir borcu olmadığının tespitine, karşı tarafın en baştan bu yana teminat senedi olduğunu bilmesi, bu nedenle bu senedi hiçbir zaman icra müdürlüğüne ve dosyaya fiilen sunmaması ve kötüniyetli olması nedeniyle senet miktarının en az %20’den aşağı olmamak üzere icra (kötüniyet) tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dava dilekçesinin davalı yana usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça süresinden sonra cevap verildiği anlaşılmakla birlikte sunulan dilekçenin beyan dilekçesi olarak kabulü ile davalının iş bu davayı inkar çerçevesinde savunulduğu anlaşılmakla dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: İzimr .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının uyap çıktısı, Meram Tapu Müdürlüğünün yazı cevabı dosyamız arasındadır. İzmir .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Mahkememiz davalısı tarafından davacılar ... .. Ltd. Şti. ve ... yanı sıra dava dışı ... aleyhine 610.398,90 TL alacağın tahsiline yönelik kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, takibin 14/12/2017 düzenleme tarihli 11/01/2018 vade tarihli 600.000,00 TL'lik senet olarak belirtildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde her ne kadar davalı yanca cevap verilmemiş ise de isticvap davetiyesi göz önünde bulundurulduğunda davacı şirket ile davalı şirket arasında 14/12/2017 tarihli sözleşme ile Konya İli ...Parsel sayılı taşınmazın davalıya 10/01/2018 tarihine kadar tescilinin yapılacağı ve sözleşme tarafları arasındaki bu alışverişe istinaden 14/12/2017 tarihli borçlusu davacı şirket kefili ise dava dışı ... olan senedin verileceği ve taşınmaz devri ile birlikte senedin geçersiz sayılacağının kararlaştırıldığı, davalı yanca davacılar ve dava dışı ... hasım gösterilmek suretiyle sözleşme konusu senet dayanak tutularak İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo takibi başlatıldığı, taşınmazın davalıya tesciline yönelik herhangi bir işlemin olmadığının tapu yazı cevabı ile anlaşıldığı konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın bahse konu icra takibi dayanağı senetten kaynaklı davacıların davalıya borçlu olup olmadıkları, davalıya tescilin belirtilen tarihe kadar yapılmamasının senedin geçersizliğine etkisinin ne olacağı, taşınmaz satışının yasanın aradığı şekilde yapılmadığı iddiası kapsamında bu durumun senedin geçerliliğine etkisinin olup olmayacağı, senedin taşınmaz satımına yönelik teminat kapsamında olup olmadığı, taraflar arasında söz konusu senet dayanak olmak suretiyle başka bir münasebetin olup olmadığı ayrıca senetteki imzanın davacılara ait olup olmadığı hususlarının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın değerlendirmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; Mahkememizce davacı yana gerek delil ihtaratı yönünden gerekse defter ihtaratı yönünden ara karar kurulmakla birlikte davacı vekilince defter ihtaratına yönelik 20/04/2024 tarihli dilekçe sunulmakla beraber ticari defter ve belgelerin incelemesinin yapılmasının istenilmediği ve böyle bir masraf yatırılmayacağının belirtilmesi anlaşılmakla mahkememizce bu yönde başkaca bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davaya konu menfi tespit isteminin sebeplerinin davacı yanca senedin hem teminat senedi olduğu hem de senette yer alan imzanın davacılara ait olmadığına yönelik olduğu ileri sürülmekle birlikte her ne kadar iş bu davaya süresinde cevap verilmeyerek davanın inkar çerçevesinde savunulduğu anlaşılmakla birlikte davalı vekili tarafından sunulan 30/04/2024 havale tarihli dilekçe içeriği ile dayanak teşkil ettiği belirtilen 14/12/2017 tarihli sözleşme içeriğinin bir bütün olarak değerlendirmesi sonucunda senedin iddianın aksine taşınmaz satımından kaynaklı teminat olarak değil başka bir ticari münasebet sebebiyle borcun tasfiyesine yönelik taşınmazın davalı firma adına tesciline dair işlem sebebiyle oluşan başka bir ticari ilişkiye yönelik taşınmazın davalı şirkete devrinin teminatı olarak verildiğinin anlaşılması neticesi önceki ticari münasebet kapsamında yapılacak incelemeyle sonuca gidilmesi gerektiği kanaatine varılmakla birlikte bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde az önce de belirtildiği gibi davalıya verilen senedin davalı tarafın beyanı gibi başka bir borcun tasfiyesi (taşınmaz devri) için güvence olarak verildiğinden ve taşınmazın da davalı yana tescilin sözleşmedeki tarihe göre yapılmadığı anlaşıldığından söz konusu ticari münasebete mahsuben taşınmazın devri yoluyla borcun yerine getirilmediği sabit olmakla birlikte bu aşamadan sonra davacı yan iddiasının ticari defter ve kayıtları yönünden lehe bir durum barındırıp barındırmadığı tespiti yönünde bir inceleme yapılması gerektiği kanaatiyle bu kapsamda her ne kadar davacı yana ihtaratta bulunulmuş ise de yukarıda da belirtildiği gibi sunulan 20/04/2024 tarihli davacı vekil beyan dilekçesi kapsamında böyle bir incelemenin istenilmediği gibi mahkememizce kurulan ara karara karşılık masraf da yatırılmayacağı beyan edildiğinden ticari defter ve kayıtlar üzerinden de davacı iddiasının yerindeliği sabit görülmemiş dosya kapsamındaki ileri sürülen isnadın ispat külfetinin davacı taraftan olmasına rağmen bu yönde bir ispatın yerine getirilemediği gibi davacının yemin deliline de dayanmadığından başkaca bir araştırma yapılması gerekli görülmemiş bunun yanında her ne kadar aksi belirtilmiş ise de davalı vekilince sunulan 30/04/2024 tarihli beyan dilekçesinin davacının iddiasının aksine davalı tarafça hukuki ilişki talil edilmediği gibi dilekçe içeriği ile sözleşme içeriğinin birbirleriyle uyumlu olduğu bu anlamda davalı savunmasına itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmakla birlikte her ne kadar teminat senedi haricinde senette yer alan imzanın davacılara ait olmadığı yönünde menfi tespit istemine dair ikincil bir iddiada bulunulmuş ise de imza ister davacılara ait çıksın isterse çıkmasın konu İzmir .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu senedin 14/12/2017 tarihli sözleşme kapsamında verildiği sabit olduğundan imza inkarı yönünde bir inceleme yapılması gerekli görülmeyerek az önce açıklanan hususlar kapsamında gerek davacı şirket yönünden ileri sürülen isnadın ispatlanamadığı oluşan bu durumun davacı ... yönünden de senedin kefili olunması sebebiyle aynı kapsamda değerlendirildiği çünkü senedin bahse konu sözleşme kapsamında verilmekle birlikte söz konusu sözleşmede ki imzanın davacı ... tarafından da inkar edilmediği anlaşılmakla ... yönünden de senetteki imzaya dair ayrıca bir inceleme yapılmayarak davalı yanın icra dosyasına yaptığı itirazın haklı bir itiraz olduğu kanaatine varılmakla birlikte açılı davanın reddi gerektiği değerlendirilmiş ve ancak her ne kadar davalı tarafça kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de yasal şartları taşımadığından bu kapsamdaki talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın REDDİNE, - Davalı yanın tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 10.246,50 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, fazladan alınan 9.818,90 TL harcın talep halinde ve kararın kesinleşmesinden sonra DAVACILARA İADESİNE, 3- Davacılar tarafından yatırılan başvuru harcı ile yukarıda mahsubuna karar verilen peşin harç ve yatırılan gider avansından kullanılan kısmın DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4- Davacılar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFLARA İADESİNE, 5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 91.455,84 TL vekalet ücretinin DAVACILARDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 6- Dair davalı vekilinin yüzüne karşı davacıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı