İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/434 E. 2023/719 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/434
- Karar No
- 2023/719
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/434 Esas KARAR NO : 2023/719 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/10/2022 KARAR TARİHİ : 25/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Uşak... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı acenteye, şahsi acenteliğini Sigorta Acenteleri Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesini 2020/2021 yılı için yaptırdığını, davalı acentenin poliçe süresi bittiğinde yasa ve yönetmeliklerde açıkça belirtilmesine rağmen şahsını bilgilendirmiş, haber vermemiş ve yenileme tecdit yapmadığını, poliçenin süresinde yapılmamasında şahsının ve işletmenin bir kasıt ve dahli olmadığını, acentesinin bir kusuru sonucu müşteriye poliçe miktarı kadar hasar tazminatı ödemek için poliçeyi aradığında yenilenmediğini öğrendiğini, uğradığı zarar olan 50.000,00 TL den az olmamak üzere ihbar tarihi itibari ile en yüksek ticari faiz oranında tazminata hükmedilmesini dava ve talep edildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından Uşak... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine ikame edilen davanın öncelikle yetki itirazı ile yetki yönünden reddini talep ettiği, Müvekkili şirket ile davacı arasında ... poliçe numaralı 12/10/2020 başlangıç 12/10/2021 bitiş tarihli mesleki sorumluluk poliçesi tanzim edilmiş olduğunu, süresi biten poliçe, sigorta ettiren davacının yenileme talebi olmadığından sona erdiğini, davacının talep etmiş olduğu tazminata ilişkin riziko, poliçenin sona ermesinden 9 ay sonra 2022 yılının 7. Ayında meydana geldiğini, sigortacının poliçeyi yenilemek maksadıyla sigorta ettirene yahut sigortalıya bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığını, poliçenin bitimine yakın ya da poliçe bittikten sonraki 30 gün içinde sigortalı veya sigorta ettirenin de poliçenin yenilenmesi için herhangi bir talebi olmadığından davacının poliçesi yenilenememiş olduğunu, yine davacının dayanak olarak gösterdiği TTK M.1473 te de ''sözleşme süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluk'' şartı var olduğunu, davacının talep ettiği tazminat, poliçenin bitiminden 9 ay sonra ortaya çıktığını, sonuç olarak süresi sona eren poliçelerin yenilenme zorunluluğu bulunmadığından, yenilenmesi için sigortacının herhangi bir teklif veya talepte bulunma zorunluluğa da olmadığından, poliçe süresi bittikten sonra meydana gelen riziko neticesinde davacının uğramış olduğu zarardan müvekkili şirketin sorumlu olmaması nedeniyle işbu davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Yukarıda belirtilen şekilde dilekçelerin teatisi aşamasının usulüne uygun tamamlandığı, Uşak ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce ... esas sayılı dosyası üzerinden... karar sayılı ilam ile verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerin tevzi edilmekle Mahkememizin... Esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde taraflar arasında ... poliçe numaralı 12/10/2020 başlangıç 12/10/2021 bitiş tarihli sigorta acenteleri mesleki sorumluluk sigortası poliçesi tanzim edilmekle ticari bir münasebet kurulduğu, poliçe süresinin sona ermesinden sonra davacı tarafça poliçesinin yenilenmemesi sebebiyle zarar talebi ile davalı yana başvuruda bulunulduğu konularında bir uyuşmazlık bulunmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın davacı nezdinde poliçenin sona ermesinden 9 ay sonra 2022 yılının 7. ayında meydana gerçekleştiği anlaşılan rizikodan kaynaklı davacı zararının oluşup oluşmadığı, oluştuğunun anlaşılması halinde davalının söz konusu zarardan sorumlu olup olmayacağı, sözleşmenin süresinin bitiminden önce taraflar arası sözleşmesel ilişkinin son bulacağına yönelik davalı tarafın herhangi bir bildirim veya ihbar yükümlülüğü olup olmadığı bu kapsamda söz konusu poliçenin süresinin bitmesi halinde kendiliğinden yenilenmiş sayılıp sayılmayacağı hususlarına yönelik yapılacak inceleme neticesi varılacak kanaate esas açılan maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 12/10/2020 başlangıç tarihli poliçe gereği ilişkinin kurulduğu, poliçe hükümlerinde sona erdiği tarih olan 12/10/2021 tarihinden sonra kendiliğinden yenileneceğine dair bir hükmünün bulunmadığı gibi Genel Şartlarda da kendiliğinden yenileneceğine dair bir hükmün bulunmadığı hatta Türk Hukukunda aksi kararlaştırılmamış ise poliçelerin bu şekilde kendiliğinden yenileneceğine dair herhangi bir yasal düzenleme olmadığı, aksi davacı yanca iddia edilmekte ise de davacı yanın poliçe süresinin sona ermesinden evvel davalıya durumu bildirme yahut ihtarda bulunma gibi bir yükümlülüğünün de bulunmadığı, bulunulmasa bile ayrıca bu hususun aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği ve bu kapsamda ihlal sebebiyle poliçenin devam ettiği belirtilmiş ise de kendiliğinden yenilenme durumunun aydınlatma yükümlülüğü ile bir ilgisinin de olmayacağı bu kapsamda dosyaya kazandırılan deliller göz önüne alındığına poliçenin sona ermesinden yaklaşık olarak 9 ay sonra gerçekleşen riziko sebebiyle davacı yanın poliçenin devam ettiğini bildirip poliçe uyarınca davacı yandan talepte bulunmasının mümkün olmadığı dolayısı ile bu sorumluluğa davacı yanın kendisinin katlanması gerektiği anlaşılarak davacının somut olay sebebiyle sona eren ve devam etmeyen poliçe gereği nezdinde oluşan zararını davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmakla açılı davanın reddine karar verilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın REDDİNE, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcın evvelce alınan 853,88 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irad kaydına, fazladan alınan 584,03 TL karar ve ilam harcının kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ile yukarıda mahsubuna karar verilen harcın ve ayrıca davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılan kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın Gider Avans Tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 5- Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereği hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'ya ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 7- Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/10/2023 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı