İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/199 E. 2023/800 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/199
- Karar No
- 2023/800
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/199 Esas KARAR NO : 2023/800 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2023 KARAR TARİHİ : 14/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.07.2022 tarihinde ...'ye ait ve ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'a ait ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın Sakarya ili, Hendek ilçesi, Başpınar Mahallesinde, müvekkili trafik kurallarına uygun bir şekilde seyrederken, sigortalı araç sürücüsünün kavşağa geldiğinde sağdan gelen araç olup olmadığını kontrol etmeksizin ve geçiş önceliği kuralına uymaksızın müvekkilinin aracı ile çarpışması neticesinde meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün müvekkili aracında meydana gelen hasara tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, bu hususun taraflar arasında kazadan sonra tutulan tutanak ile de sabit olduğunu, davalı ... Sigorta Şirketi'nin İzmir'de şube şeklinde örgütlendiğinden açılan davada İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü gerektiğini, dava açılmadan arabuluculuk yoluna gidilmiş ise de anlaşma sağlanamadığını, müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası hasar miktarının, Almanya’da bulunan KFZ Prüfzentrum Härtsfeld Araç Bilirkişisi tarafından düzenlenen 03.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil 3.441,77 EUR, aracın rayiç değerini 15.000,00 EUR olarak tespit edildiğini, sonuç itibariyle aracın tamir edilmesinin daha ekonomik olduğu kabul edilerek, müvekkili nezdinde gerçekleşen gerçek zarar, hasar bedeli olan 3.441,77 EURO olarak belirlendiğini, ZMMS poliçesi nedeniyle davalıların sorumluluğu müvekkilinin gerçek zararını ödemek zorunda olduğundan, hasar bedeline yansıyacak KDV miktarının da ödenmek zorunda olduğunu, müvekkiline ait aracın rayiç değerlerinin 15.000 EURO-16.000 EURO civarında olduğunu, bu rayiç değerler dikkate alındığında aracın tamirinin ekonomik olduğunu, yapılan başvurunun davalı sigorta şirketleri tarafından 15 gün içinde cevaplanması gerektiğini, zarar gören üçüncü kişinin sigorta şirketine karşı yapacağı yazılı bildirim karşısında sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortasında 8 iş günü içinde tazminatı ödemek zorunda olduğunu, müvekkili adına davalı sigorta şirketine KEP üzerinden yapılan hasar ihbarının ... Sigorta Şirketi'ne 20.01.2023 tarihinde teslim edildiğini, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ödemekle yükümlü olduğu zarar miktarı bakımından ihbarı izleyen sekizinci iş günü sonu olan 02.02.2023 tarihinden itibaren temerrüt (yasal) faizine hükmolunması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulüne, hasar bedelinden oluşan 3.441,77 EURO maddi tazminatın 1 ve 2 numaraları davalılardan kaza tarihi olan 14.07.2022 tarihinden, davalı sigorta şirketinden temerrüde düştüğü 02.02.2023 tarihinden itibaren (kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 500,00 EURO’nun yargılama giderlerinden sayılarak, fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, arabuluculuk aşaması ile ilgili 2.400,00 TL vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve kanuni vekâlet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışının bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminatın her halükarda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yeri, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle başvuran tarafın asılsız iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddini talep ettiklerini, kaza tespit tutanaklarının, “aksi ispat olununcaya dek geçerli resmi belge” niteliğinde olduğundan ve müvekkilinin sigortalı aracın sürücüsüne Kaza Tespit Tutanağı uyarınca atfı kabil kusur bulunmadığından, ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle sınırlı olduğunu, sigorta şirketlerinin, hasarlı aracın değiştirilmesi gereken yedek parçalarının, tedarik parçalarının tedarik sürecinde, toplu ve büyük tutarlı yedek parça alımı yapabilme kapasitelerinden kaynaklanan rekabet gücünü kullanarak indirim hakkı elde edebilmekte ve farklı servislerden fiyat teklifi alarak rekabet ortamı içerisinde alternatif onarım metotları kullanılabilmekte olduğunu, iskonto uygulanması için parça tedariki yapılması gerekmediğini, zira burada başvuranın yetkisiz ve anlaşmasız serviste aracın onarımını gerçekleştirerek sigorta şirketinin iskonto uygulanmasına ilişkin hakkını elinden almakta ve gerçek zarardan değil, kendi fiili ile artırmış olduğu fiili zarardan sorumlu tutulmasını sağlamaya çalıştığını, uyuşmazlığa konu kaza bakımından başvuran tarafın, aracın onarımını yetkisiz ve anlaşmasız serviste sağladığını ve zararı artırdığını, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkili sigorta şirketinin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, başvuran tarafından herhangi bir onarım faturası vb. evrak sunulmadığının görüldüğünü, ihbar edilmeden ödenen ekspertiz ücretinden müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, her durumda talep edilen ekspertiz ücretinin yüksek olduğunu, diğer taraftan haksız fiilden kaynaklanan zararın ancak haksız fiil tarihinde ve memleket parası üzerinden gerçekleştiğinin kabul edilebileceğini, müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini beyan eder, başvuran tarafın temerrüt tarihinden itibaren faiz taleplerinin reddini talep ettiklerini, Sigortacının tazminat sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 maddesi yollamasıyla 85/1 maddesinde düzenlendiğini, dolayısıyla işletenin sorumlu tutulamayacağı bir faiz türünden, onun sorumluluğunu üzerine alan Trafik sigortacısının sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, işletenin faiz ile ilgili yükümlülüğünün ise, kazaya karışan aracın kullanım amacına göre belirleneceğini, kazaya karışan aracın hususi nitelikte bir araç olduğunu, ticari kullanımının söz konusu olmadığını, Sigorta kuruluşunun faiz ile ilgili yükümlülüğünün, yasal faiz olacağını, ayrıca söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğunu belirterek, her halde kusur oranları ile hasar bedelinin tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, her halükârda hasar bedelinin Genel Şartlar Eki’ne göre hesaplanmasını, haksız ekspertiz ücreti taleplerinin reddini, fazlaya ilişkin taleplerin reddini, her durumda müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; davacı tarafın huzurdaki davayı davalı sigorta şirketinin İzmir'de şubesi bulunduğundan ikametgah adresleri bulunan Düzce mahkemeleri yerine İzmir mahkemelerinde açtığını, seçimlik yetkili mahkemeleri dikkate almadığını, davalı sigorta şirketinin merkezinin İstanbul Ataşehir'de bulunup, sigorta şirketi üzerinden de kendilerine davalı gösterebilmesi için en azından huzurdaki davanın İstanbul Anadolu mahkemeleri üzerinden ikame edilmesi gerektiğini, bu nedenle açılan davanın yetkisizlik yönünden reddi gerektiğini, ... plakalı aracın sevk ve idare edeni ile işleteni olarak davaya konu kazanın oluşmasının tamamen davacı tarafın trafik kurallarına riayet etmeksizin seyir halinde olmasından kaynaklandığını, kendilerinin hiçbir kusuru bulunmadığını, kendilerine atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığından ötürü açılan davanın, husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu taraf davacı olduğundan kendilerinin maddi zarara uğramasına neden olduğunu, somut olayda tam ve asli kusurlu olması sebebiyle aracında oluşan maddi hasarın tamiri için ödemiş olduğu bedelin tazminini talep edebilmesinin mümkün olmadığını, kabul manasına gelmemekle birlikte maddi zarar üzerinde tazminat sorumlulukları bulunsa dahi maddi zarara konu tutarın diğer dosya davalısı ... Sigorta A.Ş. ile yapmış oldukları sigorta poliçesi kapsamında karşı tarafa yapılacak maksimum ödeme tutarı içerisinde yer aldığını, bu nedenle davaya konu maddi zarara ilişkin tazmin yükümlülüğünün davalı ... Sigorta A.Ş. üzerinde olduğunu, Almanya'da yaptırılan hasar tespitine ilişkin belirlenen değer fahiş olduğunu, arabuluculuk vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olmayıp, davalıdan talep edilemeyeceğini, davacı tarafın Türk mahkemelerince hasar tespiti yapılmasını beklemeksizin, kendi iradesiyle ikametindeki ülkesinde hasar tespiti için ödemiş olduğu bilirkişilik ücretinin yargılama gideri kapsamına alınmaması gerektiğini belirterek, cevap dilekçeleri doğrultusunda haksız ve mesnetsiz şekilde açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: 14.07.2022 tarihli kaza tespit tutanağı, kaza mahallinde çekilen fotoğraflar, 14.10.2021-14.10.2022 vadeli, 39031071 numaralı KTK ZMS poliçesi, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı yazı cevabı, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 24.08.2023 tarihli ATK kusur raporu, Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 09.10.2023 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklanan hasar kaybının karşı taraf aracına ait ZMMS sigortacısı ve karşı taraf araç sürücüsü ve araç malikinden tahsiline ilişkin maddi tazminat davasıdır. Davalılar ... ve ... yetki itirazında bulunmuş, yapılan değerlendirmede davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu, 2918 Sayılı Yasanın 110/2. maddesi uyarınca bu dava da sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesinin yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinin de seçimlik yetkili mahkeme olduğu, davalı sigorta şirketinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğü bulunduğu, davalı sigorta şirketinin bölge müdürlüğünün bulunduğu İzmir Mahkemelerinin bu davada seçimlik yetkili mahkeme olduğu anlaşılmakla HMK'nın 7/1. maddesi de dikkate alınarak davalıların yetki itirazının reddine karar verilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1.maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85.maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur. 2918 Sayılı yasanın 91/1.maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. 2918 Sayılı yasanın 92.maddesinde, Mali Sorumluluk Sigortası dışında kalan hususlar düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir. Aynı kanunun 99.maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır. TBK'nun 49.maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50.maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır. Dava dilekçesi ekinde sunulan yeminli tercüman tarafından onaylı delil ve belgelerin incelenmesinde davacının Almanya'da ikamet ettiği anlaşılmıştır. Davacının hasar kaybı istemine ilişkin davalıların sorumluluk durumlarının tespiti bakımından taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağı ve makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur raporunun ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ... adına kayıtlı, davalı ... Sigorta tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ve davalı ...'nin sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karıştığı 14.07.2022 tarihli trafik kazasında Sakarya ili, Hendek İlçesi, 1125 sokakta davacıya sevk ve idaresindeki ... plakalı araç 1117 Sokağı takiben seyir halinde iken olay mahalli dört yönlü kontrolsüz kavşağa giriş yaptığı sırada aracının sol ön kısmı ile istikametine göre sol tarafındaki kavşak kolundan gelen davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sağ arka yan kısmının çarpışması sonucunda oluşan kazada, davalı sürücünün olay mahalli yolda seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermediği, seyrini temkinli bir şekilde sürdürmediği, dört yönlü kontrolsüz kavşağa giriş yapmadan önce kavşak kollarına dair gerekli ve yeterli kontrolleri yapmadığı, ilk geçiş hakkını istikametine göre sağ tarafındaki kavşak kolundan gelen diğer sürücü idaresindeki araca vermediğinden kazanın oluşumunda %70 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün olay mahalli yolda seyir halinde iken seyrini her an tedbir alabilecek vaziyette sürdürmediği, olay mahalli kavşağa giriş yaptığı sırada istikametine göre sol tarafındaki kavşak kolundan gelen ve kavşaktan geçişini yapan diğer sürücü idaresindeki aracı fark ettiği anda bu araca karşı zamanında etkin tedbir almadığından %30 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olması nedeniyle davalı sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limiti kapsamında, araç sürücüsü ve maliki ise araçta oluşan hasardan kaynaklanan zarardan kusuru oranında sorumludur. Davacının Almanya'da ikamet etmesi nedeni ile yerleşik yargıtay içtihatlarına göre davacı bulunduğu ülkenin para biriminden aracında oluşan zararı, maddi tazminatı davalılardan talep edebilecektir. Davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin tespiti bakımından makine mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 09.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait araçta yedek parça işçilik olmak üzere KDV dahil 3.441,77 Euro hasar oluştuğu tespit edilmiştir. Aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 15.000 Euro olduğu, yargıtay yerleşik içtihatlarına göre araçtaki hasarın aracın ikinci el piyasa rayiç değerini %50 aşması halinde aracın tamirinin ekonomik olmayacağı, pert-total işleminin uygulanması gerektiği dikkate alındığında, aracın tamirinin ekonomik olduğu sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporu ve ekspertiz raporu ile tüm delilerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; davacıya ait aracın ... marka araç olduğu, aracın model ve segment durumuna göre orijinal yedek parçalarının kullanılarak yenisinin takılması sonucunda araçta 1.982,74 Euro yedek parça, 482,00 Euro boya ve işçilik ücreti ile ayrıca 427,50 Euro kaporta/mekanik işçilik ücreti ile ilgili ülkenin KDV oranı %19 KDV oranında hesaplanan 549,53 Euro KDV bedeli olmak üzere toplam 3.441,77 Euro hasar meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibari ile araç başı poliçe teminat limiti olan 100.000,00 TL poliçe limiti kapsamında araçtaki hasardan davalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, davalı araç maliki ve araç sürücüsünün ise belirlenen 3.441,77 Euro hasar bedelinden davacı araç sürücüsünün kusuruna denk gelen miktar dışında sorumlu olduğu, davalıların 3.441,77 Euro hasar bedelinin davalı araç sürücüsünün kusuru olan %70'ine denk gelen bedelden sorumlu oldukları, buna göre yapılan hesaplamada davalıların sorumlu oldukları tutarın 2.409,23 Euro olduğu kanaatine varılmış, davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin tespiti bakımından dava açılmadan evvel davacı tarafça aldırılan ekspertiz raporu için ödenen 500,00 Euro'nun makul gider olarak kabulü gerektiği ve yargılama gideri olarak davanın kabul ve red oranına göre hesaplanarak davalılardan tahsili gerektiği kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı sigorta şirketine dava açılmadan evvel başvurulmuş ise de temerrüt tarihi ispat edilemediğinden sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren diğer davalılar işleten ve sürücü yönünden ise talep gibi kaza tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğu değerlendirilmiş, davacı vekilinin talebi dikkate alınarak hasar bedeli ve ekspertiz ücreti yönünden fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı vekili tarafından AAÜT 16. maddesi gereğince arabuluculuk vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de; 6100 sayılı HMK uyarınca açılan davada dava nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilebileceği, dava dışındaki vekalet ücretinin yargılama sonucunda hüküm altına alınacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, talep edilen ve bahse konu yasal düzenlemenin vekil ile müvekkil arasındaki iç ilişki (akdi vekalet ilişkisi) ile ilgili bir düzenleme olması nedeni ile bu talebin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 2.409,23 Euro hasar bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 14.07.2022 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası olarak (davalı sigorta şirketi kaza tarihinde poliçe teminat limiti olan 100.00,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-350,00 Euro Ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 3- Arabuluculuk vekalet ücreti talebinin reddine, 4-Alınması gereken 3.291,19 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 1.188,56 TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 2.102,63 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacının yatırmış olduğu 179,90 TL başvurma harcı ile 1.188,56 TL nispi harç toplamı 1.368,46 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının yapmış olduğu 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 2.345,00 TL ATK fatura ücreti ile 952,50 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 4.797,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 3.358,23 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı ... Sigorta Anonim Şirket'i kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen davanın red edilen bölümü üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine, 9-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren; 2.240,00 TL sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, kalan 960,00 TL'sinin davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2023 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.