İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/217 E. 2023/987 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/217
Karar No
2023/987
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/217 Esas KARAR NO : 2023/987 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 09/03/2022 KARAR TARİHİ : 26/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin internet kafe ve bilgisayar onarımı işleri yapmakta olan bir şahıs şirketi sahibi olup bu şirketin ticari işlemleri kapsamında .../İZMİR adresinde bulunan internet kafe için davalı ... İletişim Hizmetleri A.Ş. hizmeti olan ...İnternet servisi için abone olduğunu, bu internet servisini 5 yılı aşkın süre boyunca ilgili adreste ... abone numarası ile kullanan müvekkilinin, 15.03.2021 tarihinde bu servise ihtiyaç kalmaması ve bu servise ilişkin herhangi bir taahhütü de bulunmaması nedeniyle aboneliğinin sonlandırılması amacıyla davalı şirket müşteri temsilcisi ... ile iletişime geçtiğini, temsilcinin ilgili başvurusunun işleme alınacağını ancak bu abonelik iptal başvurusunu mail yoluyla da yapması gerektiğini belirttiğini, müvekkilinin mail yoluyla da başvuru yaptığını, Müşteri temsilcisi ... tarafından belirtilen evrakları teslim eden ve istenilen imzaları atan müvekkilinin aboneliği uzunca bir süre iptal edilmediğini, müvekkili ...'nin uzun süre aboneliğinin iptal edilmemesi ve iptal talebine rağmen kullanmadığı internet için 1.858,60 TL fatura gelmiş olması nedeniyle sürekli olarak müşteri temsilcisiyle ... aracılığıyla iletişim kurmaya çalıştığını, ancak bir sonuç alamayınca 12.04.2021 tarihinde şirket temsilcisine tekrar mail atarak iptal talebine rağmen 1 aydır aboneliğinin iptal olunmadığını, kullanmadığı internet için gelen fatura bedeli otomatik tahsil edildiği için bu bedelin iadesini ve zararlarının karşılanmasını talep ederek aksi halde yasal yollara başvuracağını belirttiğini, bu mailine de herhangi bir dönüş alamayan müvekkilinin yine ısrarla iptal için çabalayarak müşteri hizmetleri ile görüştüğünü. müşteri temsilcisine ulaşmaya çalışmış olduğu bir ay daha geçmesinin ardından ikinci haksız faturanın da kesilmesi ve kendisinden otomatik tahsili nedeniyle bu kez davalı şirketin şikayet başvuru adresi olan ... adresine bir mail atarak tekraren iptal bildiriminde bulunduğunu, bu başvuruya rağmen yine de hiçbir iptal işlemi gerçekleştirilmeyerek müvekkilinin mağdur edilmeye devam edildiğini, BTK tüketici şikayet sistemi üzerinden de kurum hakkında şikayette bulunmuş ancak ilgili şirket bir ay için fatura desteği altında faturanın azaltılması dışında olumlu hiçbir davranışta bulunmayarak aboneliği iptal etmemeye, fatura tahsil etmeye ve müvekkilini mağdur etmeye devam ettiğini, müvekkilin talebi doğrultusunda davalı şirket ile arabuluculuk görüşmeleri yapılması amacıyla 15.10.2021 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, henüz arabuluculuk görüşmesi gerçekleşmeden davalı şirket tarafından müvekkile mail yoluyla geri dönüş yapılarak aboneliğin 13.10.2021 tarihinde iptal olunduğu, iptal talebi sonrasında yaşanan aksaklıklara ilişkin ise 8.332 TL tutarında ücret iadesi gerçekleştirildiğinin bildirildiğini, bu doğrultuda yeni bir fatura çıkmaması nedeniyle abonelik iptalinin gerçekleştiğini ancak müvekkiline ulaşmış hiçbir ücret iadesi olmadığından bu konuda mailde iletilen hususun somut gerçekliğe uygun olmadığını, davalı şirket avukatlarıyla iki kez arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirilmiş ancak davalı yan ödeme yapılacağına dair hiçbir öneri veya teklifte bulunmadığından herhangi bir anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalı tarafça müvekkilinden haksız olarak farklı tarihlerde alınan toplamda 8.332 TL'nin her bir kısım için ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafça müvekkiline ödenmesine, davalı yanın haksız fiilleri nedeniyle müvekkilini uğratmış olduğu zararlardan şimdilik 211,61 TL ihtarname bedeli ile bu bedelin ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizinin ve yargılama sonucunda ortaya çıkacak diğer zararların zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı tarafça müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkili adına talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yerleşim yeri adresi ... İstanbul olduğundan İstanbul Anadolu Adliyesinin yetki alanında bulunduğunu, dava dilekçesi ekinde olduğu iddia edilen belgeler müvekkile tebliğ edilmemiş oup söz konusu belgelere karşı beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacı ile müvekkili şirket arasında Abonelik Sözleşmesi imzalanmış olup bu kapsamda hizmet ilişkisi kurulduğunu, davacıya hizmet ilişkisinin kurulması akabinde de müvekkili şirket tarafından altyapı sağlayıcı nezdinde internet aktivasyonu sağlandığını ve davacının hizmeti kullanmaya başladığını, davacı ile imzalanan sözleşme ve taahhütname kapsamında hizmet verildiğini, davacı tarafça iptal talebini sunmasına ve herhangi bir kullanım olmamasına rağmen haksız tahsilat yapıldığı iddia edilse de müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmette hiçbir hatası bulunmamakla birlikte haksız olarak yapılan herhangi bir tahsilatın da söz konusu olmadığını, davacının iptal talebi sonrası iptal işlemi gerçekleştirildiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği iddiaların soyut ve dayanaksız iddialar olup davacı tarafından ekli iptal dilekçesinde yer aldığı üzere iptal talebinin 29.07.2021 tarihli olduğunu, bu tarih itibariyle de iptal talebinin işleme alındığını ve iptal işlemi sonrasında da davacıya fatura düzenlenmediğini, davacı tarafından faturalara sözleşmede belirtilen süresi içinde itiraz edilmediğini, fatura içeriklerinin kesinleştiğini, yasal süresi içinde ve yasal koşullara uygun olarak içeriğine itiraz edilmemiş olan iş bu faturaların uyuşmazlık konusu yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından ihtarname bedeli ve faiz de talep edilmesinin hatalı olduğunu, zira ihtarname gönderimi hukuken zorunlu olmayıp davacının kendi iradesi ile yaptığı bu masrafın müvekkili şirketten talebinin hatalı olduğunu, faiz talebinin de haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek, yetki itirazı kapsamında davanın yetkisizlik nedeni ile reddine, talep halinde yetkili Anadolu Mahkemelerine gönderilmesine, müvekkili şirkete müzekkere yazılarak tüm kayıtların, faturaların celbine, neticeten haksız ve mesnetsiz davanın külliyen reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesi, dava konusu faturala ilişkin ödeme dekontları, taraflar arasında aboneliğin iptaline ilişkin gönderilen mailler, İzmir .... Noterliği'ne ait ... numaralı ihtarname evrakı, ... şirketi tarafından gönderilen abonelik bilgileri, Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüğü, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yazı cevapları, Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 08.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ve 14.03.2023 tarihli bilirkişi ek raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız yere tahsil edildiği iddia olunan bedelin davalıdan tahsili amacıyla açılan tazminat davasıdır. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesi ile müvekkili ...'nin ticari amaçla kullandığı işletme internet aboneliğinin, tüm başvurular ve ihtarlara rağmen zamanında sonlandırılmaması nedeniyle müvekkilinden tahsil edilen internet abonelik bedelleri ve aboneliğe dayalı olarak tahsil edilmiş diğer bedellerin tahsil tarihinden itibaren TTK 1530 maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte tahsilini ve söz konusu gecikme ve tahsilatlar nedeniyle müvekkilinin uğradığı tüm zararların yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasında imzalanan iş yeri abonelik sözleşmesi nedeniyle davacının haksız ödeme yapıp yapmadığı, ödemenin iadesi koşullarının bulunup bulunmadığı ve varsa ne miktar ödemenin iadesini talep edebileceği, faturalara itiraz edilip edilemeyeceği, sözleşmenin fesih edilip edilemeyeceği hususlarında Elektrik- Elektronik Mühendisi bilirkişiden rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 08.11.2022 tarihli raporda; elektronik haberleşme sektöründe abonelere sunulan faturaların hizmet verildikten sonraki ay düzenlendiği, buna göre abonenin Mart ayında ödediği faturanın Şubat ayına ait kullanım bedeli olduğu, davacı abonenin talebini 16.03.2021 tarihinde davalı şirkete ilettiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre ...hizmeti bireysel abonelere sunulan DSL hizmetlerinden çok farklı hizmet seviye taahhütlerine sahip bir hizmet olduğu, ilgili taahhütlerde örneğin şirketin abonenin arızasını çözmesi için oldukça kısa sürelerde çözüm sunacağını tahhhüt ettiği, ilgili hizmet için aboneliğin kaç günde iptal edileceğine dair bir madde sunulmasa da hizmet desteği konusunda benzer bir madde olduğu göz önünde bulundurulduğunda ilgili hizmetin iptalinin mailin alındığı gün iptal edilmesi gerektiğini, Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliğinin 23.maddesine ve sözleşmeye uygun olarak 16.03.2021 tarihinde mail ile ilettiği davalı şirketin ise davacı abonenin talebini 24 saat içinde gerçekleştiremediği, 13.10.2021 tarihinde gerçekleştirebildiği, bu nedenle buna göre Mart 2021 tarihine ait faturanın yarısının aboneye yansıtılabileceği, bu tarihten sonra iptale kadar geçen sürede davacı abonenin hizmet iptali için ödediği tüm tutarların aboneye iade edilmesi gerektiği, davacının yaptığı ödemelerden 06.10.2021 tarihinde 1.858,60 TL, 11.05.2021 tarihinde 1.858,50 TL faturaların tamamının, 13.04.2021 tarihinde 1.858,60 TL'lik faturanın Mart ayına ait fatura olduğu değerlendirilerek yarısı (ilgili tutarın 1858,60/2=929,30TL) olmak üzere toplamda 4.646,4 TL olduğu ve bu tutarın davacıya iade edilebileceği, 11.03.2021 tarihinde yapılan 1.858,60 TL'lik faturanın Şubat ayına ait fatura olduğu, bu nedenle iade edilemeyeceği, aboneliğin iptali için sarf edilen diğer masrafların da (Noter 211,61 TL) davalı şirketten talep edilebileceğinin belirtildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalıya yapılan başvuruya rağmen aboneliğin 24 saat içerisinde iptal edilmediği, bu nedenle bu tarihten sonraki fatura bedelleri toplamı olan 4.646,40 TL'den davacının sorumlu olmadığı ve davacıya iadesi gerektiği, ayrıca ihtarname ücretinden de davalının sorumlu olduğu, davalıya gönderilen ihtarnamede davalıya ödeme için 7 günlük süre verildiğinden temerrüt tarihinin bu sürenin bitiminden itibaren başladığı ve davacının bu sürenin bitiminden itibaren faiz talep edebileceği kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; toplam 4.858,01 TL'nin; 4.646,40 TL fatura ödemesi yönünden temerrüt tarihi olan 21.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 211,61 TL ihtarname masrafı yönünden temerrüt tarihi olan 21.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Alınması gereken 331,85 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 145,91 TL nispi harç mahsup edildikten sonra bakiye 185,94‬ TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacının yatırmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı ile 145,91 TL nispi harç toplamı 226,61‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu 700,00 TL bilirkişi ücreti ile 142,40 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 842,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 478,99 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinden bırakılmasına, 6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 750,56 TL'sinin davalıdan, kalan 569,44‬ TL'sinin de davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 4.858,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 3.685,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/217, K. 2023/987, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-217-e-2023-987-k-a6eb86384afc