İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/219 E. 2024/659 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/219
- Karar No
- 2024/659
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/219 Esas KARAR NO : 2024/659 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/02/2018 KARAR TARİHİ : 16/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/09/2012 tarihinde dava dışı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... ili, ..., ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken trafo kavşağına ters istikametten giriş yapmaya çalıştığı esnada istikametine göre sağ taraftan ... Caddesi üzerinde ... istikametine doğru seyir halinde olan dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın trafo kavşağına geldiği sırada çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Malatya Devlet Hastanesi'nde bulunan tüm tedavi belgelerinin istenmesine, kaza ile ilgili Malatya ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ... Esas, ... karar numaralı dava dosyasının bir örneğinin incelenmek üzere istenmesine, ... plakalı araç ile ... plaka sayılı minibüsün kaza tarihi olan 23/09/2012 tarihi itibariyle tüm tescil bilgilerinin celbi için ilgili Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, Davalı sigorta şirketlerinden poliçe asıllarının istenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından belirtilen evraklar ibraz edilmediğinden, müvekkili şirketin gerekli işlemleri yaparak tazminat miktarını belirleyebilmesi ve ödeme yapabilmesinin mümkün olmadığını, özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun eksik olduğunun davacıya bildirildiğini ancak eksikliklerin giderilmediğini, davacı tarafın gerekli belgeleri müvekkil şirkete ibraz etmemek ve ödeme süresinin dolmasını beklememekle, kanunda belirtilen başvuru şartını yerine getirmemiş olduğundan dava ikame etme hakkı bulunmadığını, buna rağmen davacının başvurusunun kabul edildiğini, dava dilekçesinin davalı müvekkili şirkete HMK hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmediğini, ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesinden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami 225.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğundan öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, maddi tazminat için geçerli olan teminat her halükarda verilecek bir teminat olmadığını gerekli incelemeler sonucunda ortaya çıkacak ve verilecek bir tazminat olmadığını, hesap raporunda asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davacı yana SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığı konusunda ilgili SGK il müdürlüğü’ne yazı yazılması gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının tespiti, davacı emniyet kemeri kullanmıyorsa müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, davanın bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini, davacının, kaza tarihinden itibaren faiz istemesinin haklı ve yerinde olmadığını belirterek davanın reddine, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu kazanın Malatya’da gerçekleştiğini, müvekkilinin adresinin ise, dava dilekçesinden de görüleceği üzere İstanbul ili Şişli ilçesinde bulunduğunu, hal böyle iken haksız fiilde kaynaklı iş bu davanın İzmir Mahkemeleri değil davaya bakmaya yetkili olan İstanbul Mahkemelerinde (İstanbul Adliyesi-Çağlayan) açılmasının gerektiğini, belirtilen nedenlerle öncelikle yetkisiz yerde açılan dava dosyasının usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu olaya ilişkin müvekkilinin sigorta şirketine dava açılabilmesi için 2918 s. KTK’ un 97. Maddesi gereğince dava açmadan önce başvuru yapması yasada belirtilen 15 günlük sürenin geçmiş olması gerektiğini, her ne kadar davacı yan süresi içerisinde cevap vermediğini iddia etmiş ise de ekli 01.02.2018 tarihli müvekkili şirket tarafından gönderilen başvura cevap dilekçesinden de anlaşılacağı üzere eksik belgelerle başvurulduğunu ve eksik belgelerin ibrazının talep edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının iddia ettiği maluliyet oranının ve maluliyetinin kaza ile ilgisinin ispatlanması gerektiğini, davacının maluliyet durumunun ve sürekli sakatlık oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talepleri poliçe kapmsamı dışında olduğunu, davacının emniyet kemerinin takıp takmadığının ve dolayısı ile müterafik kusurun olup olmadığının araştırması gerektiğini, davacının kazayı yaşadığı sırada içerisinde bulunduğu araçta hangi amaçla bulunduğu ve bu taşımanın esasen hatır taşımasına binaen mi yapıldığı hususunun tespit edilmesi gerektiğini belirterek, dava şarttı yokluğundan davanın usulden reddine, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin vekillikten çekilme dilekçesi sunduğu, mahkememizce 24.11.2022 tarihli celsede davacı duruşmaya katılmadığından taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının HMK'nun 150.maddesi uyarınca ve Harçlar Kanunun 30.maddesi uyarınca noksan harç ikmal edilip yenileninceye kadar ilk kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 20.02.2023 tarihli dilekçesinde istifa dilekçesinin davacı asile tebliğ edilmediğini belirterek yenileme talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin vekillikten çekilme dilekçesinin davacı asile usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, yargılama sırasında UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davacı ...'un vefat ettiği anlaşılmış ve vefat nedeniyle 150 ihtarını içerir şekilde müteveffa davacının mirasçılarına duruşma günü ve saatini bildirir tebligat çıkarılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 150.maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç aya içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." düzenlemesini içermektedir. Duruşma gününün usulüne uygun olarak taraflara bildirilmesine rağmen davacı mirasçılarının12.06.2024 tarihli duruşmada hazır olmadıkları ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili her ne kadar mazeret dilekçesi sunmuş ise de mazeretini belgelendirmediği ve mazeretin usulüne uygun olmadığından mazeretin reddine karar verildiği, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin davayı takip etmediklerini beyan ettiği anlaşıldığından davanın takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Taraflarca 3 aylık süre içerisinde yenileme talebinde bulunulmamıştır. İş bu davanın mazeretsiz olarak takip edilmemesi nedeniyle yukarıda işlemden kaldırma tarihi yazılı olan duruşmada HMK'nun 150/1.maddesi gereğince dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve üç aylık yasal süre içinde taraflarca yenileme talebinde de bulunulmadığı anlaşılmakla, iş bu davanın HMK'nun 150/5. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraflarca takip edilmeyen ve yasal süresinde yenilenmeyen DAVANIN 6100 sayılı HMK'nun 150/5.MADDESİ GEREĞİNCE AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alınan 215,80 TL harçtan indirildikten sonra kalan 211,80 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan masrafların davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının yatırana iadesine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16.09.2024 Katip ... e-imzalı Hakim... e-imzalı