İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1069 E. 2019/29 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1069
- Karar No
- 2019/29
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1069 KARAR NO : 2019/29 DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiil- Trafik Kazasından Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 19/09/2018 KARAR TARİHİ : 15/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan maddi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 6098 Sayılı TBK nun 49.maddesi uyarınca trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybına ve kazanç kaybına ilişkin maddi tazminatın, kazaya karışan diğer araç işleteni ve sürücüsü olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalılardan ...'in işleteni, ...'in ise sürücüsü bulunduğu ... plakalı aracın 06/07/2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, davalı sürücünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik davacının değer kaybı alacağına mahsuben 100.00- TL, kazanç kaybı alacağına mahsuben ise 100.00-TL olmak üzere toplam 200.00- TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken Ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava dilekçesinde iddia edilen hususları kabul etmediklerini, müvekkili ...'in, kazanın meydana gelmeside asli ve tam kusurlu olmadığını, davacı yana ait aracın, ... Sigorta tarafından 07/03/2018-07/03/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no'lu poliçe ile kaskolandığını, kasko sigortası kapsamında davacı yana herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, davacının, kazaya konu araç ile servis taşımacılığı yaptığını, öncelikle, davacının gerçek bir kazanç kaybının olup olmadığı hususunun belirlenmesi gerektiğini, müvekkili olan araç işleteni ...'in, 24/09/2017-24/09/2018 tarihleri arasını kapsayan ... no'lu poliçe ile ... Sigorta A.Ş.'ye Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası yaptırdığını, bu nedenle davanın ... Sigorta A.Ş.'ne ihbarına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce dava konusu trafik kazasına karışan araçların trafik kayıtları incelenmiş, davacıya ait ... plakalı aracın servis taşımacılığına tahsis edilen ticari nitelikte bir araç olduğu, davalı ...'e ait ... plakalı aracın ise hususi otomobil niteliğinde bulunduğu, bu haliyle ticari vasfının olmadığı anlaşılmıştır. Davacıya ait aracın ticari nitelikte bulunmasına karşın, davalı ...'e ait aracın hususi nitelikte olması gözetildiğinde, eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Dava dilekçesinin GÖREVSİZLİK nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK.nun 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemesince karar verilmesine Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir BAM İlgili Hukuk Dairesi Nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/01/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı