İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/996 E. 2025/33 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/996
- Karar No
- 2025/33
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/996 Esas KARAR NO : 2025/33 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 16/09/2020 KARAR TARİHİ : 14/01/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ...Ticari Şubesi nezdinde, davalı borçlu ile banka arasında imzalanan 31.05.2016 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden krediler, ticari kredi kartı, teminat mektupları, ve çek kullandırıldığını, davalı şirketin verilen taahhütleri yerine getirmediğinden ihtarname keşide edildiğini, tebliğe rağmen ödeme yapılmadığından temerrüde düştüğünü, davalının...ATM.nin ... sayılı konkordato davası sonucu çekişmeli hale gelen banka alacağı için Arabuluculuk bürosuna başvurulmuş olup anlaşmaya varılamadığını, davalı şirket hakkında tedbir kararı verilmiş ve aleyhine takip başlatılamamış olduğundan 08.03.2019 tarihinde nakit kredi alacakları yönünden 1.108.699.17-TL ve gayri nakit alacak yönünden 184,610-TL olmak üzere toplam: 1.293.309.17-TL bildirimde bulunularak konkordato komiserliğine bildirilmiş olduğunu, ancak Konkordato Komiseri Tasdik İncelemesine Esas Gerekçeli Raporda alacak 1.162.000.-TL olduğu belirtilerek konkordato işlemlerine bu şekilde devam edilip, alacak 131.309.17-TL kısmı çekişmeli hale geldiğini, banka belgelerinde görüldüğü üzere banka alacağı alacak kaydını talep ettiğimiz gibi 1.293.309.17-TL nin de üzerin olduğunu, mahkemece 1.162.000-TL nin kabul edildiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bankanın çekişmeli hale gelen alacağı 131.309.17-TL nin borç miktarına dahil olduğunun tespitine ve davalıdan konkordatonun yürürlükte olması halinde konkordato şartlarına, konkordatonun yürürlükte olmaması halinde temerrüt faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, takibe geçilmesinin yerinde olmadığını, Karşıyaka İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, davacı alacağının zamanaşımına uğradığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu, GKS tek yanlı olarak faiz oranının belirlenmesinin 6098 sayılı TBK 27 ve 25. maddelerine aykırı olduğunu belirterek davanın reddini, aksi kanaatte olunması halinde çekişmeli olduğu iddia edilen alacak talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava İİK'nın 308/b maddesi uyarınca açılmış çekişmeli alacağın tespiti ve konkordato koşullarında tahsili davasıdır. 2-Mahkememizce verilen... Karar sayılı 02/12/2021 tarihli ilamın, istinaf incelemesi sonucu kaldırılması üzerine işbu esasa kaydedilen dosyada İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek yapılan incelemesinde, mahkememizin önceki kararına esas olan İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında verilen tasdik kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı 03/12/2020 tarihli ilamıyla kaldırılmasına karar verildiği, istinaf kaldırma kararı sonrası dosyanın İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı sırasında kaydedilerek davalı ... Mobilya... Dayanıklı Tüketim Malları Ve Reklamcılık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi yönünden yeniden tasdik kararı verildiği görülmüştür. 3-İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı ile konkordato akıbetinin araştırılması gerektiği belirtilmiş olup, mahkememizce yapılan incelemede konkordato tasdik kararının, tasdik duruşmasının ilanına yönelik usul işlemi eksikliğinden dolayı kaldırıldığı, yeniden alınan... Esas sayılı dava dosyasında proje değişikliği yapılmadığı yalnızca tasdik duruşmasının ilanı yoluna gidilerek istinaf kaldırma kararı öncesi koşulların aynen korunarak tasdik kararı verildiği görülmüştür. Bu durumda davacının çekişmeli olan alacağının konusuz kaldığı söylenemeyecektir. Zira gerek ... Esas sayılı dava dosyasında verilen tasdik kararında gerekse istinaf kaldırma kararı sonrası... Esas sayılı dosyadan verilen tasdik kararlarında davacı alacakları çekişmeli alacak olarak gösterilmemiş olmakla birlikte, davacının proje aşamasında ileri sürdüğü alacağının tamamının kabul edilmemesiyle birlikte proje dışı kalan alacaklar yönünden bu alacakların çekişmeli alacağa dönüştüğü, mahkeme kararında çekişmeli alacak olarak gösterilmenin 1 aylık dava açma süresi açısından önemli olduğu, mahkemenin çekişmeli alacak olup olmadığına ilişkin tespitte bulunmamasının davacının çekişmeli bir alacağa sahip olduğu sonucunu değiştirmeyeceği, bu nedenle kararda gösterilmemiş olsa dahi davacının çekişmeli olduğunu ileri sürdüğü ve projeye dahil edilmeyen alacağıyla ilgili dava açma imkanı bulunduğu değerlendirilmiştir. 4-İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı konkordato dosyasının ve istinaf kaldırma kararı sonrasında aynı mahkemenin...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacı ile davalı arasında borç miktarının 1.162.000,00-TL miktarı yönünden uyuşmazlık bulunmadığı, davacı bankanın alacak miktarının 1.293.309,17-TL olduğunu ileri sürerek kabul edilmeyen 131.309,17-TL yönünden görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde davacı tarafça alacağın 1.108.699,17-TL'sinin nakit kredi, 184.610,00-TL'sinin gayri nakdi kredi olmak üzere toplam 1.293.309,17-TL olduğu ileri sürülmüştür. Taraflar arasında borç miktarına ilişkin oluşan ihtilafın temel sebebinin geçici ve kesin mühlet süreleri içerisinde faiz işletilip işletilemeyeceği hususundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 5-İİK 288/1 maddesi uyarınca geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı ve yasanın 294/3 maddesi gereğince kesin mühlet tarihinden itibaren rehinde temin edilmemiş alacağa faiz işlemesinin duracağı belirtilmiştir. Bu durumda geçici mühlet tarihinden itibaren adi alacaklara faiz işletilmesi durur.(Yargıtay ..Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı 16.02.2021 tarihli ilamı) 6-Somut olayda davacının alacaklarının rehinle temin altına alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı banka tarafından davalının nakdi kredi borçlarına ilişkin geçici mühlet ve kesin mühlet sürelerinde faiz işletilmesinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle dosyaya bankacılık uzmanı bilirkişi tarafından sunulan 26/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar hükme esas alınmıştır. 7-Bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre dava tarihi itibariyle davacının nakdi kredi alacaklarına geçici ve kesin mühlet süreci içerisinde faiz işletilmediği takdirde toplam 953.787,25-TL nakdi ve 194.760,00-TL gayri nakdi kredi alacağı olmak üzere toplam 1.163.807,25-TL alacağının bulunduğu, konkordato projesinde kabul edilen miktar olan 1.162.000,00-TL miktarın fazlası olan 1.807,25-TL çekişmeli alacağın varlığının kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. 8-Her ne kadar dava tarihi sırasında 1.807,25-TL miktar yönünden davacının projeye dahil edilmesi gereken alacağı mevcut ise de yargılama sırasında davalı tarafça toplam 33 adet çek yaprağının davacı bankaya teslim edildiği, teslim edilen çek yapraklarının zorunlu karşılıkları toplamının 65.700,00-TL olduğu, bu miktar nedeniyle daha önce çekişmeli olan 1.807,25-TL miktarlı alacağın da konusuz kaldığı değerlendirilmiştir. Dava tarihi itibariyle davacı bankanın bu miktarda alacaklı bulunduğu anlaşıldığından yargılama giderleri yönünden konusuz kalan kısımla ilgili davacı lehine değerlendirme yapılmıştır. 9-Konusuz kalan dava kısmının dışındaki fazlasına dair dava değeri yönünden ise dava tarihi itibariyle davacı banka alacağının varlığı kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 11.11.2020 tarihli sarf kararı ile 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davalı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın konusuz kalması nedeniyle 1.807,25-TL'lik kısım yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, fazlasına dair kısım yönünden davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin olarak alınan 2.242,44-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.627,04-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 1.807,25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından 54,40-TL başvuru harcı, 88,00-TL posta ücreti ve 500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 1.121,60-TL yargılama giderinin davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 15,43-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından posta ücreti olarak sarf edilen 60,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 59,17-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 18,17-TL'sinin davalıdan, 1.301,83-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,, bozma öncesi kararda bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazıldığından, yeniden yazılmasına yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2025 Katip... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır