İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/853 E. 2024/975 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/853
- Karar No
- 2024/975
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/853 Esas KARAR NO : 2024/975 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2024 KARAR TARİHİ : 30/10/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı velisi, dava dilekçesinde; Selçuk Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.10.2023 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile Davacı ...'a TMK.405/1.Maddesi gereğince vasi olarak atandığını, vesayet altına alınan ...'un alacaklı ... lehine 04.02.2022 ödeme tarihli 92.000,00.-TL lık senet vermek suretiyle borçlandığını, senet bedelleri zamanında ödenmediğinden dolayı Alacaklı vekili Av. ... tarafından Selçuk İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasında İcra takibi başlatıldığını ve süresi içerisinde İcra takibine itiraz edilmeksizin icra takibinin kesinleştiğini, medeni hakları kullanma ehliyetinden kısmen veya tamamen mahrum olanı kişilerin kambiyo senedi düzenleyemeyeceğini, bu nedenle borçlunun senet düzenleme amacıyla noterden vekaletname verdiği tarihte de hukuki ehliyete sahip olması gerekeceğini, aksi takdirde senetlerin geçersiz sayılacağını, senedi düzenleyen kişinin ehliyetsiz olması halinde iyi niyet iddiasının da ileri sürülemeyeceğini, vesayet altında bulunan davacı ...'ın uzun yıllardır yaşamış olduğu akıl sağlığı nedeniyle sağa sola devamlı surette borç senetleri verdiğini, cebinde ne varsa tanıdığı veya tanımadığı kişilere verdiğini, vesayet altında bulunan davacının akıl sağlığı nedeniyle devamlı korku ve endişe içerisinde yaşamımı idame ettirdiğini, bundan dolayı kendisinden ne istenirse istensin korkudan hemen yapabilecek bir kişiliğe sahip olduğunu, kendi aklını kullanabilecek kapasitede olmadığını, bu durumundan dolayı da çalışamadığını, vesayet aylına alınan davacı ...'un bu kişiden başka değişik kişilere de senet imzalamak suretiyle borçlandığını, Selçuk İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas sayılı İcra dosyaları da bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, Selçuk İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasındaki İcra İşlemlerinin Dava Sonuna Kadar Tedbiren Durdurulmasına, Selçuk İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı İcra dosyasının TMK 405/1 maddesi gereğince akıl sağlığı nedeniyle Hukuki ve Cezai ehliyete haiz olmaması nedeniyle takibin durdurulmasına ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Selçuk İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası delil olarak değerlendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, İİK 72. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır. 2-28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 de "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmiştir. Söz konusu kanun hükmü 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiş, görülmekte olan işbu dava ise 03/10/2024 tarihinde açılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. 3-Görülmekte olan davada menfi tespit ve istirdat talepleri birlikte ileri sürülmüştür. Menfi tespit ve istirdat davalarının 01/09/2023 tarihi sonrasında arabuluculuk dava şartına tabi olduğu tartışmasız olup, mahkememizin 08/10/2024 tarihli tensip ara kararı ile davacı velisi ...'a arabuluculuk son tutanağının sunulması hususunda kesin süre verilmiş ise de, davacı velisinin 24/10/2024 tarihli beyan dilekçesinde dava öncesinde arabuluculuk yoluna gidilmediğini ifade ettiği, dilekçe ekinde 24/10/2024 tarihli arabuluculuk başvuru formunun yer aldığı, bu haliyle dava şartı arabuluculuk yoluna dava açılmadan önce gidilmediğinin taraf beyanı ile sabit olduğu, arabuluculuk dava şartının yargılama aşamasında tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmadığı ve bu eksikliğin fark edildiği anda ayrıca tamamlanması beklenilmeksizin ret kararı verilmesi gerektiği hususları birlikte değerlendirilmiş ve davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 1.571,13-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.143,53-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacının sarf ettiği yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 30/10/2024 Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır