İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/697 E. 2025/59 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/697
Karar No
2025/59
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/697 Esas KARAR NO : 2025/59 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/08/2024 KARAR TARİHİ : 21/01/2025 Yukarıda açık kimlikleri yazılı taraflar arasında yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü...E. sayılı dosya ile takip yapıldığını, yapılan takibe davalı tarafça haksız ve kötüniyetle itiraz edildiğini, itiraz üzerine itirazın iptali ve takibin devamı için iş bu davayı tanzim etme zarureti doğduğunu, haklı davamızın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, dava şartı arabulucuk sonucu anlaşma sağlanamamış ancak dava şartı yerine getirildiğini, davalı taraf haksız ve kötü niyetli olarak işbu dava konusu takibe itiraz ettiğini, davalı taraf, varılan anlaşma ve çalışma koşullarına riayet etmeyerek müvekkilini zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkili, davalı şirketle makarna hazırlama eğitimi, makarna tedariki, makarna sosu vb. konularında bir ticari faaliyette bulunduğunu, bu hususta taraflarca oluşturan bir Whatsapp grubu bulunduğunu, söz konusu yazışmalarda da eğitim, tedarik, teslim vb. hizmetlerin davalı tarafa verildiğini, müvekkili, davalı tarafa yazışma ve tanık beyanlarından da görüleceği üzere iki farklı şekilde hizmet verdiğini, bunlardan birincisi el yapımı taze makarna ve soslarının satışı olduğunu, müvekkili, '...' adlı işletmenin sahibi olup yıllardır el yapımı taze makarna sektöründe faal olup sektörün İzmir'deki öncüleri olduğunu, müvekkili, kendi işletmesinde el yapımı makarna yapmakta ve ticari faaliyete konu edildiğini, davalı ile yapılan diğer hukuki ilişki ise el yapımı makarnaların pişirilmesi, soslanması, hazırlanması servisi ve müşteriye sunumu olduğunu, bu alanda da müvekkili, davalı tarafa bir danışmanlık hizmeti verdiğini, davalı taraf, işbu işler için müvekkiline bir miktar ödeme yaptığını, ancak icra takibine konu... fatura numaralı faturaya isabet eden tutara ilişkin bir ödeme ise yapılmadığını, davalı taraf, ödemelerini yapmakta iken 21.02.2024 tarihli ve 15.03.2024 vade tarihli takip konusu faturaya ilişkin 84.000,00 TL'lik faturaya istinaden bir ödeme yapmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; İzmir ... İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasına yapılı itirazın iptaline ve takibin takip talebinde belirtilen faiz ve ferileri yönüyle devamını, davalı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, faturaya dayalı bir alacak olması ve yaklaşık ispat gerçekleşmiş olduğundan davalı malvarlığına ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmesini, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasını, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; "Davalı taraf, ödemelerini yapmakta iken 21.02.2024 tarihli ve 15.03.2024 vade tarihli takip konusu faturaya ilişkin 84.000,00 TL'lik faturaya istinaden bir ödeme yapmamıştır. Müvekkil , davalı tarafa hem makarna ve sos tedarik etmekte hem de danışmanlık hizmeti sunmaktadır . Bu husus yazışmalar, ticari defter ve belgeler ile tanık beyanları kapsamında ortadadır. Borçlu olduğunu bile bile ve faturaya itiraz etmeksizin kesinleşen bir faturaya istinaden ödeme yapmayan davalı taraf, açıkça kötüniyetli olup itirazın iptali yoluna gidilmesi elzemdir." şeklinde beyanlar ile müvekkilinin dava konusu takibe itirazının haksız ve mesnetsiz olduğu yönündeki talepleri ile müvekkili aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi kararı verilmesi talebi sebebiyle iş bu davayı açtığını, ancak, davacının ileri sürmüş olduğu sebepler hukuki mesnetten yoksun olduğunu, aşağıda ayrıntılı bahsi geçen nedenler ile iş bu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ki "borcu olduğunu bile bile" ifadesi tarafımızca anlaşılamadığını, eğer ki müvekkili borçlu olduğunu kabul etmiş olsa idi ne iade faturası düzenle ne de söz konusu takibe itiraz edeceğini, kaldı ki varlığı iddia edilen borcun ne olduğuna ve kaynağına ilişkin bir açıklama da dava dilekçesin de bulunmadığını, icra dosyasına yapmış olduğu itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkilinin almış olduğu bir hizmet ve bunun karşılığında davacıya ödemesi gerekli bir borcu olmadığını, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Davacı vekili 02/01/2025 tarihinde UYAP üzerinden sunduğu dilekçe ile tarafların anlaşmış olmaları nedeniyle açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 307, 310 ve 311. maddesine göre; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup maddi anlamda kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Bu nedenle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça her ne kadar tarafların anlaşmaları nedeniyle davadan feragat edildiğini beyan etmiş ise de dosyaya sunulmuş bir anlaşma veya sulh protokolü bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 312/1.maddesinde düzenlenen "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir." hükmü dikkate alınarak davacı taraf aleyhinde yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş ve arabuluculuk ücreti davacı üzerine yükletilmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, davacının kötü niyetini gösterir somut bir delil bulunmadığından kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığı kanaatiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeni ile reddine, 2-Şartları oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatı hükmedilmesi talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince feragat nedeniyle maktu karar ve ilam harcının 2/3'ü olan 410,26-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.017,77-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 607,51‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında devlet hazinesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.21/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/697, K. 2025/59, T. 21.01.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-697-e-2025-59-k-e5494ea2dfa2