İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/676 E. 2024/895 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/676
Karar No
2024/895
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/676 Esas KARAR NO : 2024/895 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/08/2024 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında; davalı şirketin "...AOSB Çiğli / İzmir" adresinde bulunan fabrikasında güvenlik personeli temin etme amacıyla hizmet sözleşmesi akdedilmiştir. İlgili sözleşme kapsamında, müvekkil şirketin görevlendirdiği güvenlik personeli sayısı kadar birim fiyat + KDV konusunda mutabakata varılmış, her yıl asgari ücrete gelen zam ve kar payı doğrultusunda yeniden belirleme yapılacağı, sözleşmede taahhüt edilen hizmetler kapsamında müvekkil şirketin her ay fatura keseceği, talep edilen şirketin de faturanın kendisine ulaşmasından itibaren 5 gün içinde ödeme yapılacağı açıkça kararlaştırılmıştır. Sözleşme süresi boyunca müvekkil şirket üstlendiği tüm yükümlülükleri eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirmiştir. Bu kapsamda; müvekkil şirket davalı şirkete; muhtelif tarih ve miktarlarda 5 adet ticari E- fatura kesilerek davalı şirketin sistemine ve vergi dairesine gönderilmiştir. Müvekkil şirketçe e-fatura olarak tanzim edilerek gönderilen işbu faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmemiştir. Ayrıca bir kısım faturalar için mutabakat dahi imzalanmıştır. Davalı şirket tarafından itiraz edilmeyerek kesinleşen faturalar müvekkil şirkete yasal süresi içinde ödenmemiş, tahsil için İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasıyla icra takibine başlamıştır. Davalı şirket; takibe itiraz ederek, takibin kötü niyetle durdurulmasını talep etmiştir. Davalı şirketin itirazı icra müdürlüğünce tarafımıza tebliğ edilmemiş olup, tarafımızca fark edildiğinde arabuluculuk kurumuna başvuruluştur. Arabuluculuk süreci; İzmir Arabuluculuk Bürosu... büro, ...arabuluculuk numarası ile 10.08.2023 tarihli anlaşamama tutanağı ile zorunlu dava şartını yerine getirilmiş olup, işbu itirazın iptali davasını süresi içinde açarak açmakta hukuki yararımızın bulunduğunu Sayın Mahkemenize bildirmekteyiz. Davalı şirket tarafından; borcun tamamına yönelik itiraz edilmişse de, borcun tamamı taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeye, sözleşme kapsamında tanzim edilmiş ve yasal süresi içinde itiraz edilmemiş faturalara dayanmış olduğundan; likit ve belirlenebilir olup, davalı alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığından kötü niyetlidir. Kaldı ki mutabakatta borcun en azından bir kısmını kabul ettiği açıktır, buna rağmen borcun tamamına itiraz etmiş olması kötüniyetin ispatıdır. Bu sebeple; %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme mecburiyeti hasıl olmuştur. Davalı şirketçe borcun tüm fer'ilerine yönelik itiraz edilmişse de, davalı ile akdedilen sözleşmede ödemenin kesin vadeye bağlanması ( faturanın kesildiği ve ulaştığı günü takip eden 5. Günün sonunda ödeme yapılması) kapsamında talep edilen işlemiş faiz türü, oranı, miktarı ve işleyecek faiz türü, oranı da doğru olarak belirtilmiş olduğundan bu yöndeki itirazın reddi ile takibin aynen devamına karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemenizin re'sen gözeteceği sair hususlar sebebiyle, fazlaya ilişkin her türlü hakkımız ve ıslah ile bedel arttırma haklarımız saklı kalmak kaydıyla, haklı davamızın kabulü ile İzmir... İcra Müdürlüğü...E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin aynen devamına, müvekkil şirketin, davalı şirketten takip talebinde belirtilen tutar yönüyle alacaklı olduğunun tespiti ile, alacak likit ve belirlenebilir olmakla, borcun tamamına yönelik itiraz alacağı sürünceme bırakma amacıyla kötü niyetle yapılmış olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ( arabuluculuk maktu anlaşamama vekalet ücreti de dahil edilmek üzere) davalı şirkete hükmedilmesine ..." karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacının ticari işletmesi bağlamında gerçekleştirmiş olduğu hizmet sunumlarını ispata elverişli nitelikte herhangi bir ispat vasıtasına dayanmadığı ve hali hazırda muacceliyet durumu gerçekleşmediği değerlendirilerek davanın reddine, davacının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu gözetilerek davaya konu meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin 09/10/2023 tarihli uyap sistemi üzerinden gönderdiği dilekçe ile davanın devamı sırasında davalı ile sulh olduklarını ve taraflar arasında sağlanan sulh sebebiyle davanın konusuz kaldığını, konusuz kalması ilişkin karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili de 09/10/2023 tarihli uyap sistemi üzerinden gönderdiği dilekçe ile tarafların haricen anlaşarak sulh olduklarını, davanın konusuz kaldığından vekalet ücreti, yargılama gideri taleplerinin olmadığını, harç/yargılama gideri doğması halinde davacının uhdesinde kalacağını, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini beyan etmiştir. Somut olayda dava açıldıktan sonra tarafların sulh oldukları, HMK'nun 313 vd maddelerine göre Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurda bir sözleşmedir.(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Davacı vekilinin 09/10/2024 tarihli dilekçesi ekinde yer alan "SULH VE İBRA PROTOKOLÜ" başlıklı 04/10/2024 tarihli ibra sözleşmesine göre 07/10/2024 tarihine kadar davalı tarafından davacıya davaya ve takip dosyasına konu borca ilişkin ödemenin yapılacağı ödeme yapılması halinde davacının dava ve takip dosyasındaki taleplerinin ve alacaklarının tam ve eksiksiz olarak karşılanacağı, taleplerin tamamından feragat edileceği, davalı aleyhine faiz, ferileri, masraf, vergi, harç, arabuluculuk ücreti, vekalet ücreti, yargılama gideri dahil her nam ve miktar altında olursa olsun başkaca bir hak ve alacak talebinde bulunulmayacağının belirtildiği görüldüğünden taraflar lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmetmeyerek sulh protokolü kapsamında konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcının 427,60-TL başlangıçta yatan 2.576,20-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla 2.148,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti talepleri olmaması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair; tarafların yokluğunda tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden inceleme sonucu karar verildi. 10/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. “5070 sayılı yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur” T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/676 Esas KARAR NO : 2024/895 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/08/2024 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında; davalı şirketin "...AOSB Çiğli / İzmir" adresinde bulunan fabrikasında güvenlik personeli temin etme amacıyla hizmet sözleşmesi akdedilmiştir. İlgili sözleşme kapsamında, müvekkil şirketin görevlendirdiği güvenlik personeli sayısı kadar birim fiyat + KDV konusunda mutabakata varılmış, her yıl asgari ücrete gelen zam ve kar payı doğrultusunda yeniden belirleme yapılacağı, sözleşmede taahhüt edilen hizmetler kapsamında müvekkil şirketin her ay fatura keseceği, talep edilen şirketin de faturanın kendisine ulaşmasından itibaren 5 gün içinde ödeme yapılacağı açıkça kararlaştırılmıştır. Sözleşme süresi boyunca müvekkil şirket üstlendiği tüm yükümlülükleri eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirmiştir. Bu kapsamda; müvekkil şirket davalı şirkete; muhtelif tarih ve miktarlarda 5 adet ticari E- fatura kesilerek davalı şirketin sistemine ve vergi dairesine gönderilmiştir. Müvekkil şirketçe e-fatura olarak tanzim edilerek gönderilen işbu faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmemiştir. Ayrıca bir kısım faturalar için mutabakat dahi imzalanmıştır. Davalı şirket tarafından itiraz edilmeyerek kesinleşen faturalar müvekkil şirkete yasal süresi içinde ödenmemiş, tahsil için İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasıyla icra takibine başlamıştır. Davalı şirket; takibe itiraz ederek, takibin kötü niyetle durdurulmasını talep etmiştir. Davalı şirketin itirazı icra müdürlüğünce tarafımıza tebliğ edilmemiş olup, tarafımızca fark edildiğinde arabuluculuk kurumuna başvuruluştur. Arabuluculuk süreci; İzmir Arabuluculuk Bürosu... büro, ...arabuluculuk numarası ile 10.08.2023 tarihli anlaşamama tutanağı ile zorunlu dava şartını yerine getirilmiş olup, işbu itirazın iptali davasını süresi içinde açarak açmakta hukuki yararımızın bulunduğunu Sayın Mahkemenize bildirmekteyiz. Davalı şirket tarafından; borcun tamamına yönelik itiraz edilmişse de, borcun tamamı taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeye, sözleşme kapsamında tanzim edilmiş ve yasal süresi içinde itiraz edilmemiş faturalara dayanmış olduğundan; likit ve belirlenebilir olup, davalı alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığından kötü niyetlidir. Kaldı ki mutabakatta borcun en azından bir kısmını kabul ettiği açıktır, buna rağmen borcun tamamına itiraz etmiş olması kötüniyetin ispatıdır. Bu sebeple; %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme mecburiyeti hasıl olmuştur. Davalı şirketçe borcun tüm fer'ilerine yönelik itiraz edilmişse de, davalı ile akdedilen sözleşmede ödemenin kesin vadeye bağlanması ( faturanın kesildiği ve ulaştığı günü takip eden 5. Günün sonunda ödeme yapılması) kapsamında talep edilen işlemiş faiz türü, oranı, miktarı ve işleyecek faiz türü, oranı da doğru olarak belirtilmiş olduğundan bu yöndeki itirazın reddi ile takibin aynen devamına karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemenizin re'sen gözeteceği sair hususlar sebebiyle, fazlaya ilişkin her türlü hakkımız ve ıslah ile bedel arttırma haklarımız saklı kalmak kaydıyla, haklı davamızın kabulü ile İzmir... İcra Müdürlüğü...E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin aynen devamına, müvekkil şirketin, davalı şirketten takip talebinde belirtilen tutar yönüyle alacaklı olduğunun tespiti ile, alacak likit ve belirlenebilir olmakla, borcun tamamına yönelik itiraz alacağı sürünceme bırakma amacıyla kötü niyetle yapılmış olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ( arabuluculuk maktu anlaşamama vekalet ücreti de dahil edilmek üzere) davalı şirkete hükmedilmesine ..." karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacının ticari işletmesi bağlamında gerçekleştirmiş olduğu hizmet sunumlarını ispata elverişli nitelikte herhangi bir ispat vasıtasına dayanmadığı ve hali hazırda muacceliyet durumu gerçekleşmediği değerlendirilerek davanın reddine, davacının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu gözetilerek davaya konu meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin 09/10/2023 tarihli uyap sistemi üzerinden gönderdiği dilekçe ile davanın devamı sırasında davalı ile sulh olduklarını ve taraflar arasında sağlanan sulh sebebiyle davanın konusuz kaldığını, konusuz kalması ilişkin karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili de 09/10/2023 tarihli uyap sistemi üzerinden gönderdiği dilekçe ile tarafların haricen anlaşarak sulh olduklarını, davanın konusuz kaldığından vekalet ücreti, yargılama gideri taleplerinin olmadığını, harç/yargılama gideri doğması halinde davacının uhdesinde kalacağını, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini beyan etmiştir. Somut olayda dava açıldıktan sonra tarafların sulh oldukları, HMK'nun 313 vd maddelerine göre Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurda bir sözleşmedir.(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Davacı vekilinin 09/10/2024 tarihli dilekçesi ekinde yer alan "SULH VE İBRA PROTOKOLÜ" başlıklı 04/10/2024 tarihli ibra sözleşmesine göre 07/10/2024 tarihine kadar davalı tarafından davacıya davaya ve takip dosyasına konu borca ilişkin ödemenin yapılacağı ödeme yapılması halinde davacının dava ve takip dosyasındaki taleplerinin ve alacaklarının tam ve eksiksiz olarak karşılanacağı, taleplerin tamamından feragat edileceği, davalı aleyhine faiz, ferileri, masraf, vergi, harç, arabuluculuk ücreti, vekalet ücreti, yargılama gideri dahil her nam ve miktar altında olursa olsun başkaca bir hak ve alacak talebinde bulunulmayacağının belirtildiği görüldüğünden taraflar lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmetmeyerek sulh protokolü kapsamında konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcının 427,60-TL başlangıçta yatan 2.576,20-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla 2.148,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti talepleri olmaması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair; tarafların yokluğunda tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden inceleme sonucu karar verildi. 10/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/676, K. 2024/895, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-676-e-2024-895-k-946d50cbd5f2