İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/443 E. 2024/1138 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/443
- Karar No
- 2024/1138
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/443 Esas KARAR NO : 2024/1138 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/05/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, davalı şirket faturalara konu olan ürünleri müvekkili şirketten satın aldığını, müvekkili şirketin bahse konu fatura bedelleri toplamı olan alacağı davalı şirket tarafından ödenmemesi sebebiyle İzmir...İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket mutabık olmadığından bahisle ve ancak hiç bir somut ve geçerli bir gerekçe göstermeden, belge sunmadan icra takibine konu tüm borca, faiz oranına, faizlerine ve sair ferilerine itiraz ettiğini, özellikle ve öncelikle müvekkili şirket ile davalı şirket ticari defter ve kayıtlar, banka hesap hareketleri, düzenlenen faturalar, irsaliyeler, BA-BS mutabakatları, şirketler arası yazışmalar göz önüne alındığında müvekkili şirketin takibe konu edilen alacağının varlığı açık olmasına rağmen davalı şirket icra takip dosyasına konu edilen alacak ve fer'ilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davamızın kabulü ile davalı borçlu şirketin İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasına vaki tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu şirket aleyhine %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı şirket aleyhine ihtiyati tedbire hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, cari hesaba ait hesap ekstresi, müvekkil şirket ile davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, hesap hareketleri, faturalar, irsaliyeler, BA-BS formları, şirketler arası yazışmalar, arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi incelemesi, keşif, tanık, yemin ve sair deliller delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 21/11/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin İncelemede; Davacı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2023 yılına ait ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığına süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davacıya Ait Ticari Defter Kayıtlarında; * Davacı ticari defter kayıtlarında 01.01.2023 tarihli açılış fişinde 2022 yılından devir gelen310.267,66 TL davalı borç bakiyesi olduğu, * Davacı ticari defterlerine göre davacının davalıya toplam tutarı 580.786,97 olan 8 adet fatura düzenlediği, takibe konu 8 adet faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, * Davalının davacıya ödeme yapmadığı, * Davacı ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu edilen 8 adet fatura nedeniyle 580.786,97 TL alacaklı olduğu, takibin de aynı tutar üzerinden başlatıldığı, takipte işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, takipte talep edilen asıl alacak tutarının davacı ticari defterleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. * Balçova Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme'nize yazılan cevabi yazı ekinde gönderilen 2023 dönemlerine ilişkin davacıya ait BS bildirimleri ile Kordon Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme'nize yazılan cevabi yazı ekinde gönderilen 2023 dönemlerine ilişkin davalıya ait BA bildirimleri incelendiğinde, davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların 8 adet belgede KDV hariç 488.315,63-TL olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. (25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:396)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 523) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyecek, sistem otomatik olarak dahil edecektir) Davalı Şirketin Sayın Mahkemeye Ticari Defterlerini Sunmadığı ve Yerini Bildirmediği Görüldüğünden Davalı Ticari Defterleri Üzerinde İnceleme Yapılamamıştır. Sayın mahkemenizin takdirlerine saygılarımla arz ederim..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, satış sözleşmesi ilişkisinden dolayı düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, davacının satışını gerçekleştirdiği ürünler nedeniyle düzenlediği fatura bedellerinden oluşan cari hesap ilişkisi sonucu davacının takip konusu alacak miktarı kadar alacağının mevcut olduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3-Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. 4-Dava konusu alacak faturaya dayanmakta olup, dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinde davacının takipte ve davada açık hesap ilişkisine dayanıldığı anlaşılmıştır. 5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizin 24/09/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki tarafa ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş, bu hususta ihtarlı davetiye ile davalıya tebligat çıkartılmış, duruşma zaptının ve ihtarlı davetiyenin davalıya tebliğ edildiği ancak davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür. Davacı şirkete ait ticari defterler bilirkişi incelemesine sunulmuş ve üzerinde takip konusu faturalara ilişkin inceleme yapılmıştır. 6-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda -Davacı şirketin 2023 yılında düzenlediği 8 adet fatura nedeniyle toplam 580.786,97-TL alacak kaydının bulunduğu, Tespit edilmiştir. 7-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. "1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. 8-Somut olayda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 2022 yılından devreden 310.267,66-TL alacak bakiyesi bulunduğu, ayrıca 2023 yılında düzenlenen ve takip konusu 8 adet faturadan dolayı 580.786,97-TL alacak bakiyesinin bulunduğu, 2022 yılı ticari defterlerinin incelenmemiş olması ve takip ve davada bunlara dayanılmaması nedeniyle mahkememizce yalnızca 2023 yılı defterlerine kayıtlı bulunan takip ve dava konusu faturaların dikkate alınabileceği gözetilerek davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 580.786,97-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. 9-Davacı alacağı faturaya dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'ni...Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının tümüyle iptaline, takibin itiraz öncesi koşullarda devamına, 2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değeri 580.786,97-TL'nin %20'si oranında hesaplanan 116.157,39-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 39.673,55-TL harçtan peşin olarak alınan 7.014,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 32.659,09-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 91.118,05-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.014,46-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 846,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.750,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 5.023,60-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2024
Katip... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır