İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/254 E. 2024/1074 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/254
Karar No
2024/1074
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/254 Esas KARAR NO : 2024/1074 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/03/2024 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Müvekkiline ait ... plakalı 2013 model...marka ...02 (8+1) araç;...numaralı ve 18.09.2021 – 18.09.2022 vadeli KASKO (Genişletilmiş Kasko Paket Uzun ve Kısa Süreli Kiralık Sigorta Poliçesi) poliçesi ile... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış olup, poliçe vadesi içerisinde ve 20.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde hasarlandığını, işbu uyuşmazlığa konu kaza neticesinde müvekkiline ait araçta oluşan zararın tazmini adına, kazaya sebebiyet veren Dava Dışı... plakalı aracın ZMMS sigortacısına Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde dava açıldığını, başvuru sonrasında ... sayılı dosya açılmış ve dosya hakkında... sayılı karar verildiğini ve ilgili kararın kesinleştiğini, konu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda özetle müvekkilinin 52.408,04.-TL bakiye hasar tazminatı alacağı bulunduğunu, bakiye tazminat ZMMS had ve limitlerini aşan tazminat olup bu tazminatın kasko poliçesi kapsamında... Sigorta A.Ş. tarafından karşılanması gerektiğini, bu nedenlerle 52.408,04 TL bakiye hasar bedeli tazminatının KASKO teminatı kapsamında temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama gideri (STK nezdinde sarf edilen giderler, ekspertiz ücreti dahil) ekspertiz ücreti ve avukatlık ücreti ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; Islah dilekçisinin kabulü ile 53.225,34 TL bakiye hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini, müvekkiline ait araç üzerinde hasarın tespiti adına çalışmalar yapıp rapor düzenleyen sigorta eksperine emek ve mesaisi karşılığında K.D.V. dahil 7.500,00 TL ekspertiz ücreti ödenmiş olup, TTK Madde 1426 hükümleri uyarınca faydalı giderlerden sayılan işbu ekspertiz ücretinin de yüksek yargı kararlarında işaret edildiği gibi yargılama giderlerine eklenmesini ve davalı üzerine tahmilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen belgeler ile müracaat edilmediğini, dava konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanı bulunmadığını, hiçbir koşulda kabul anlamına gelmemek kaydıyla 20.11.2021 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın kaza tarihinde uzun süreli kiralık olduğu belirttiğini, söz konusu kiralamanın uzun süreli olması durumunda işleten sıfatı/ değişeceğinden müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmayacağını, Müvekkili Şirket Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereği yalnız gerçek zarardan sorumlu olduğunu, Trafik sigorta poliçesi teminat kapsamı kanun ve genel şartlarla belirlendiğinden, delil tespit gideri, ekspertiz ücreti, vekalet ücreti, keşif harcı, tebligat gideri, bilirkişi ücreti vb. gibi masrafları sigorta teminatı dışında kaldığını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirket’in yürürlükte bulunan kara araçları kasko genel şartları kapsamında ve poliçede belirlenen esaslar çerçevesinde sorumlu olacağının açık olduğunu, aracın önceki hasarları incelenerek aynı yerden daha önce almış olduğu hasar varsa başvurunun reddinin gerektiğini, aracın modeli yıllı, kilometresi ve daha önce meydana gelmiş olan hasarları olup olmadığına göre değerlendirme yapılması gerektiğini, bu nedenle aracın önceki hasarlarının da incelenmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, aracın önceki hasarları incelenerek aynı yerden daha önce almış olduğu hasar varsa başvurunun reddi gerektiğini, bu nedenle aracın önceki hasarlarının da incelenmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin KDV'den sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini, davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, davacının zararı karşılandığından huzurdaki davanın reddini, her halde davacı taraf müvekkili şirket tarafından karşılanandan daha fazla zarara katlandığını gösterir bilgi ve belgeyi ibraz etmediğinden ispat yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişiden alınan 18/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "..Sn. Mahkemenin ...E. sayılı dava dosyasında yukarıda arz edilen hususlarla, ... plaka sayılı ... 2.0 TDI 102 (84-1) 2013 model minibüste 20.11.2021 riziko tarihi itibariyle meydana gelen gerçek zarar KDV dahil 86.225,34 TL. olarak hesaplanmıştır. Dosya kapsamından...plaka sayılı minibüsün tespit edilen hasar onarım bedeli için kazada kusurlu ... plaka sayılı aracın poliçesini tanzim eden dava dışı sigorta şirketi tarafından kaza tarihindeki ZMMS teminat limiti dikkate alınarak 33.000,00 TL hasar onarım bedel ve 10.000,00 TL değer kaybı bedeli tazminatı ödendiği anlaşılmakta olup, davalı ... şirketinin (86.225,34 TL. - 33.000,00 TL.) - 53.225,34 TL. olarak hesaplanan bakiye hasar onarım bedelinden sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında davalı ... şirketine hasar ihbarı ve tebliği konulu bilgi ve belgeye ulaşılamamış olup, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla hasar ihbarının tebliğini takiben 45 gün sonra davalı ... şirketinin -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, kasko sigortasından kaynaklanan hasar tazminatının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu hasarla ilgili tazminat taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, hasarın poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, hasar teminat kapsamındaysa muafiyet klozları nedeniyle hasar tazminatından indirim uygulanması gerekip gerekmediği noktalarında toplanmıştır. 3-Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde görev itirazında bulunulmuş ise de, dava konusu aracın ticari ve mesleki amaçlı kullanıldığının dosya kapsamına göre sabit ve her iki tarafın da kabulünde olduğu, davacıya ait ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 18/09/2021-18/09/2022 tarihleri aralığında "Genişletilmiş Kasko Paket Uzun Süreli Kiralık Sigorta Poliçesi" sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, uyuşmazlığın çözümünde TTK'da düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacağı ve davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu gözetilerek davanın Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiş ve görev itirazları yerinde görülmemiştir. 4-Davalı tarafça süresi içerisinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Dava konusu kaza 20/11/2021 tarihinde gerçekleşmiş ise de dava konusu kazayla ilgili olarak Sigorta Tahkim Kurulu nezdinde 2 yıllık zamanaşımı süresi sona ermeden önce 24/03/2023 tarihinde başvuru yapıldığı ve işleyen zamanaşımı süresinin kesildiği, hakem yargılamasının İtiraz Hakem Heyeti Kararı ile 05/02/2024 tarihinde sona erdiği ve hakem dosyasından el çekildiği, zamanaşımının kesilmesinden sonra görülmekte olan dava açılış tarihine(20/03/2024) kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin sona ermediği gözetilerek zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. 5-Bilindiği üzere kasko sigorta poliçeleri bir aracın işletilmesi sırasında oluşan hasarlardan dolayı sigortalının kusur durumuna bakılmaksızın aracın gördüğü zararın poliçe teminatı ile karşılanmasını amaçlayan, kusur temelli değil zarar esasına dayalı sigortalardır. Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca sigortanın konusu; "Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi " şeklinde düzenlenmiştir. 6-Somut uyuşmazlıkta davalı tarafça aracın uzun süreli kiralanmış olduğu ve bu durumun hasarı teminat dışı bıraktığı savunulmuştur. Mahkememizce poliçe kapsamının incelenmesinde, poliçenin 2. Ve 3. Sayfalarında yer alan özel şartlar arasında; "KISA SÜRELİ VE UZUN SÜRELİ KİRALANAN ARAÇLAR ÖZEL ŞARTI Söz konusu poliçede teminat, aracın kullanım şeklinin kısa süreli kiralama(1 yıldan az) olduğu beyanına istinaden verilmiştir. “Kısa süreli kiralık” kullanım şekli, bir kiralama sözleşmesi kapsamında şahıs, şirket ve kurumlara 1 yıldan kısa süreyle günlük haftalık veya aylık olarak kiralanan araçları kapsamaktadır. Uzun süreli kiralık kullanım şekli, sözleşme düzenlenerek şirket ve/veya kurumlara en az 1 yıl süre ile kiralanan araçları kapsamaktadır. Uzun ve Kısa süreli kiralık olarak kullandığı beyan edilen araçta meydana gelecek her bir hasarda; Aracı Kullanan kişinin ;aracı kiralayan kişi ve/veya tüzel kişi SGK kayıtlı resmi personel veya aracı kiraya veren ve/veya tüzel kişi SGK resmi personeli ile bunların birinci derece akrabalarından biri olduğunun yasal belgeler ile ispatı zorunludur. Aksi halde meydana gelen hasarlarda tespit edilen hasar tutarı üzerinden %50 muafiyet uygulanır. " Şeklinde araç kiralama süresine ve kiralık aracın kullanıcısı hakkında muafiyet şartları belirlendiği görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta poliçe şartlarında aracın 1 yıldan az süreli kiralık araç olarak kullanılması şartıyla poliçe teminatı belirlendiği, yine poliçede aracın en az 1 yıl süreyle kiralanmasının uzun süreli kiralık olarak değerlendirileceğinin belirtildiği görülmüştür. Buna göre, dosyaya getirtilen Emniyet Genel Müdürlüğü KABİS(Kiralık Araç Bildirim Sistemi) kayıtlarına göre davacıya ait ... plaka sayılı aracın 06.11.2021-04.02.2022 tarihleri aralığında ...ye kiralandığı, kiralayan bilgisi olarak sisteme ...nin beyan edildiği, yine aracın önceki dönemlerde de farklı tarih aralıklarıyla farklı gerçek kişi isimlerine kiralandığı, aracın kaza tarihinde 1 yıldan uzun süreli kira sözleşmesiyle kiralanmadığı KABİS kayıtlarıyla sabit olduğundan hasarın poliçe teminatı dışında kalmayacağı, kaldı ki bir an için aksi düşünülse dahi sigorta poliçesinin başlığının "Genişletilmiş Kasko Paket Uzun Süreli Kiralık Sigorta Poliçesi" olduğu dikkate alındığında başlığın aksine belirlenen poliçe klozuna dayanılmasının dürüstlük ve iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağı hususları birlikte gözetilerek hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. Aynı kloz içerisinde aracın hasar sırasında kullanıcısının kiralayan kişi veya şirket yetkililerinden veya SGK'lı çalışankarından biri tarafından kullanılmaması halinde %50 tenzili muafiyet hükmü yer almış ise de, kaza tespit tutanağına göre kaza sırasında aracın kiralayan ...nin kullanımında olduğu, aracı kiralayan kişi tarafından kullanıldığı sırada kaza ve hasarın meydana geldiği gözetilerek bu kloz kapsamında tenzili muafiyet sağlanamayacağı değerlendirilmiştir. 7-Mahkememizce davalı savunmaları dikkate alınarak yapılan incelemede hasarın teminat dışı kaldığının ispat edilememesi üzerine hasar bedelinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 15/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda araçta meydana gelen hasarın onarılmasının ekonomik olduğu, onarım bedelinin KDV dahil 86.225,34-TL olduğu, dava dışı zarar veren araç ZMMS sigortacısı tarafından 33.000,00-TL hasar bedeli ödendiğinden bakiye hasar bedelinin 53.225,34-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, "Davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz. Davacı aracını kendi imkanları ile bir başka serviste tamir ettirmiş ve bu servis tarafından iskonto yapılmamıştır. Dosya kapsamına göre, ekspertiz raporunda belirtilen 2.097 TL iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerekir." Yargıtay (Kapatılan)...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı 26/11/2015 tarihli ilamında yukarıda alıntılanan şekilde belirtildiği üzere davacı sigortalının teminat kapsamında kalan hasarının gerçek zarar miktarı tespit edilerek karşılanması gerekmektedir. Sigortalı aracı kasko sigortacısının anlaşmalı servisinde onarım yaptırmak veya kendi tercih edeceği bir serviste onarım yaptırmak arasında seçim hakkına sahip olup, hatta dilediği takdirde aracın onarımını gerçekleştirmese dahi uğradığı gerçek zararın kendisine ödenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı ... tarafından sunulan itirazların yerinde görülmediği ve araçta oluşan hasarla ilgili piyasa rayiçlerine göre KDV dahil olarak belirlenen 86.225,34-TL onarım bedelinin yerinde olduğu ve davacının bakiye hasar zararının 53.225,34-TL olduğu kabul edilmiştir. 8-Davacıya ait aracın onarım bedeli 86.225,34-TL olarak belirlenmiş olup, poliçe şartlarında her bir hasar için %2 oranında tenzili muafiyet uygulanacağı belirtildiğinden, kaza tarihindeki araç rayiç değeri olan 220.000,00-TL'nin %2'si olan 4.400,00-TL hasar bedeli kadar zarardan sigorta şirketinin sorumlu tutulmayacağı, ancak bu zararın bakiye zarardan değil tespit edilen toplam hasar miktarı olan 86.225,34-TL'den düşülmesi gerektiği, davalı şirketin sorumlu tutulabileceği miktarın en fazla 81.825,34-TL olabileceği, dava dışı KZMM sigortacısının gerçekleştirdiği hasar ödemesi olan 33.000,00-TL'nin toplam hasardan mahsubu sonrasında bakiye zararın 53.225,34-TL olduğu ve bu zararın davalının tenzili muafiyetli sorumluluk miktarı olan 81.825,34-TL'nin altında kaldığı gözetilerek ayrıca yeniden bir muafiyet indirimi uygulanmamış ve davacının 53.224,34-TL zarar talebinde bulunabileceği kabul edilmiştir. 9-Davacı vekilinin 20/08/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin mahkememizce belirlenen bakiye zarar miktarları olan 53.225,34-TL'ye yükseltildiği ve temerrüt tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinin talep edildiği görülmüştür. Mahkememizce talep, bilirkişi raporları ve diğer dosya kapsamına göre davacının bakiye 53.225,34-TL hasar zararı bulunduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan Kasko Genel Şartlarının B.3.3.4.1. maddesi "Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur" düzenlemesi dikkate alındığında dava konusu hasarla ilgili olarak davalı şirket nezdinde ekspertiz incelemesi yapılarak 08/12/2021 tarihinde ekspertiz raporu düzenlendiği ve ekspertiz raporunun düzenlenmesi sonrasında 10 iş günü içerisinde ödeme gerçekleştirilmemesiyle temerrüt oluşacağı ancak davacı vekilinin 01/03/2023 tarihli yazılı başvurusu ile davalı şirkete yeniden talepte bulunduğu dikkate alınarak dilekçe teslim tarihine 8 iş günü yasal süre eklenmek suretiyle 15/03/2023 tarihi temerrüt tarihi olarak belirlenmiş, aracın ticari amaçlı kullanıldığı gözetilerek avans faizine hükmedilmiştir. 10-Davacı tarafça ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup yerleşik yargısal içtihatlar uyarınca davacının kaza öncesi hasarın onarım bedelinin tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırması halinde bunun yargılama giderlerine dahil edilebileceği, davacı tarafça sunulan ... Sigorta Ekspertiz Hizm.Ltd.Şti.'nin davacı adına düzenlediği 03/01/2022 tarihli 750,00-TL bedelli ekspertiz ücreti sarfiyatının piyasa rayiçlerine uygun olduğu, ekspertiz hizmeti ile davacının dava açıp açmama yönünde haklılık durumunu dava öncesi tespit ettirebileceği, bu nedenle gereksiz bir harcama olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek bu harcamanın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir. Davacı tarafça, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde bir karara bağlamayan hakem yargılamasına ilişkin yargılama giderlerinin de hüküm altına alınması talep edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 442/1. Maddesinde "Hakem veya hakem kurulunun yargılamayı sona erdiren veya taraflar arasındaki sulhü tespit eden kararında da yargılama giderleri gösterilir." hükmünü haiz olup, itiraz hakem heyeti kararında tahkim yargılama giderlerinin davayı görecek mahkemece dikkate alınmasına karar verildiği görülmüştür. Sigorta Tahkim Komisyonu'nun yargılamadan el çekmiş olması, yargılama giderleriyle ilgili bir hüküm kurulmasına engel teşkil etmeyip, itiraz hakem heyeti kararında yargılama giderlerinin uyuşmazlığı görecek mahkemenin dikkate alacağı belirtilmiş ise de 6100 sayılı HMK'nın 323. Maddesinde yargılama giderlerine dahil edilebilecek giderler sınırlı olarak sayılmış olup esastan karara bağlanmayan tahkim yargılaması yargılama giderlerinin bu kapsamda sayılmadığı anlaşıldığından bu yöndeki talep kabul edilmemiştir. 11-Görülmekte olan uyuşmazlıkta dava öncesinde yazılı başvuru dava şartı bulunmamakta olup uyuşmazlığında arabuluculuk dava şartı kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davalı ... şirketine yükletilmesine karar verilmiştir. H ÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 53.225,35-TL hasar onarım bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın temerrüt tarihi 15/03/2023'ten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ekspertiz ücreti talebinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.635,82-TL harçtan peşin olarak alınan 895,00-TL ile ıslah harcı olarak alınan 15,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.725,82‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 895,00-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 15,00-TL toplamı 910,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 254,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 750,00-TL ekspertiz ücreti toplamı 4.431,6-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/254, K. 2024/1074, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-254-e-2024-1074-k-2ee52ca4cb4d