İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/219 E. 2025/383 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/219
- Karar No
- 2025/383
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/219 Esas KARAR NO : 2025/383 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 09/03/2024 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait... plakalı aracın 23.06.2023 tarihinde... plakalı araç ile kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketinin sigortalısının %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen kazaya bağlı olarak araçta değer kaybının meydana geldiğini, araçta oluşan değer kaybı ile ilgili olarak sigorta eksperi...’dan alınan uzman görüşünde değer kaybı bedelinin 32.000,00 TL olarak belirlendiğini, ... sigorta şirketi tarafından 15.427,20 TL’lik değer kaybı bedeli ödemesinin yapıldığını, yapılan ödemenin yeterli olmadığını, yapılan arabuluculuk sonucunda anlaşma sağlanılamadığını, bu nedenlerden dolayı davanın kabülü ile, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve alacağımız belirli hale geldiğinde talebimiz arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL değer kaybı tazminatının... plakalı aracın ZMMS poliçesi kapsamında, sigorta şirketinin eksik ödeme yaparak temerrüte düştüğü 18/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına verilmesine, TTK madde 1426 kapsamında hasarın tespiti için tarafımızca yaptırılan ekspertiz incelemesi için ödenen 540,00 TL ile değer kaybı bedelinin tespiti için tarafımızca yaptırılan makul gider sayılarak sigortacıya yükletilmesine, bu hususun yargılama giderleri kapsamında dikkate alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmektedir. Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülemeyeceğini, davacının dayanağı delillerin davalı sigorta şirketine tebliğe çıkarılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin 18.01.2024 tarihinde 15.427,20 TL değer kaybı bedeli ödemesi yaptığını, yapılan ödemeler ile davacıya ödenmesi gereken herhangi bir bakiye tazminat borcunun bulunmadığını, dosyanın öncelikle kusur tespitinin yapılması gerektiğini, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla, yukarıda belirtilen hesaplama yönteminin yanı sıra “gerçek değer kaybı”nın belirlenebilmesi için gerekli kriterlerin incelenmesini ve bu incelemenin de alanında uzman bilirkişi kanalı ile yapılması gerektiğini, aracın ağır hasar kaydının sorgulanmasının gerektiğini, başvuruyu kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, faizin hatalı tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, bu nedenlerden dolayı açıklanan sebepler ile davanın usulden reddini, gerçekleştirilen ödeme sebebiyle bakiye tazminat bulunmadığından davanın esastan reddini, davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitine, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının tazminat talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın Yürülükte bulunan ve Resmi Gazete'de Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasına, huzurdaki dosyaya yürürlükteki 7327 sayılı kanunun uygulanmasını, Müvekkil şirket temerrüte düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, Haksız ve fahiş olan tazminat talebinin ve davanın reddine, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmektedir. Bilirkişilerden alınan 30/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "8.1. KUSUR DAĞILIMI YÖNÜNDEN: *... plaka sayılı araç sürücüsü ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b, 56/c ve 84/d maddelerini ihlal ettiği, * Davacının maliki olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’nin atfi kabil kusurunun olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. 8.2.DEĞER KAYBI BEDELİ İLE İLGİLİ OLARAK: * Dava konusu aracın üzerinde yapılan onarım işlemleri, geçmiş hasar kayıtları ve mevcut hasarın detayları dikkate alındığında teknik olarak(hukuki değerlendirmesi Mahkemenizce yapılması kaydıyla) araçta değer kaybı meydana geldiği, * Aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değeri arasındaki farka göre değer kaybı bedelinin 17.200,00 TL olduğu, * Dosya eklerinde değer kaybı ile ilgili olarak davalı sigorta şirketi tarafından 18.01.2024 tarihinde 15.427,20 TL ödeme yapıldığı, * Davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin tarafımdan tespit edilen değer kaybı bedelinden düşük olmasından dolayı davacı tarafa ödenmesi gereken 1.772,80 TL’lik değer kaybı bakiyesinin mevcut olduğu, Hukuki değerlendirmesi sayın mahkemenizin taktirinde olmak üzere yukarıda belirtilen teknik konulardaki görüş ve kanaatimi saygılarımla arz ederim."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda;23/06/2026 tarihli çift taraflı trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 17.200,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 15.427,20 TL ödemenin yapıldığı, akabinde davacı vekili 17/04/2025 tarihli celse de bakiye bedelin davalı tarafından bedel arttırım dilekçesinin sunulmasından sonra ödendiğini, yapılan ödemenin içerisinde yargılama gideri ile ilam vekalet ücretinin de bulunduğunu beyan ettiği, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde lehine hüküm tesis edileceği sabit olan davacı vekili tarafından bakiye tazminat miktarının ödendiği beyanı nazara alınarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının yatan peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 159,23 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderinin davacı vekilinin beyanı nazara alınarak davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de, davacı vekilinin 17/04/2025 tarihli celsede ki beyanı nazara alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekili vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025 Katip ... e-imzalıdır
Hakim... e-imzalıdır