İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/150 E. 2024/1152 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/150
Karar No
2024/1152
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/150 Esas KARAR NO : 2024/1152 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/02/2024 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki gereği müvekkili tarafından cari hesap tutulduğunu, cari hesap özeti incelendiğinde, müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu tarafa ekte sunulan 07/08/2023 tarihli ... fatura no'lu 1.050,00-USD bedelli fatura, 12/07/2023 tarihli... fatura no'lu 1.000,00-USD bedelli fatura, 07/03/2023 tarihli... fatura no'lu 2.065,00-USD bedelli fatura, 25/04/2023 tarihli ... fatura no'lu 1.52500-USD bedelli fatura, 20/06/2023 tarihli ... fatura no'lu 1.52500-USD bedelinde faturalar düzenlendiğini, müvekkil firmanın, davalı şirketten 4.747,91 USD alacağı bulunduğunu, cari hesap özetinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğü... E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ilgili takibe davalı yanca haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilmiş olup, Arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da davalı yan ile anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulü ile davalı tarafın İzmir... İcra Müdürlüğü... E esasına kayıtlı dosyasında yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itiraz sebebi ile asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...E sayılı dosyası, İrsaliyeli Fatura suretleri delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişiden alınan 15/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; DAVACI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE; Davacı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2023 yılına ait ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığına süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. DAVACIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA; Davacının düzenlemiş olduğu tüm faturaların USD cinsinden düzenlendiği, davalının ödemelerinin ise TL cinsinden yapıldığı ve takibin de USD cinsinden başlatıldığı tespit edildiğinden davalı ödemeleri, ilgili tarihteki TCMB kuru üzerinden USD ye çevrilmiş ve raporumuzun inceleme ve değerlendirmeler başlıklı bölümünde tablo halinde takdirlerinize sunulmuştur. Davacı ticari defterlerine göre davacının davalıya toplam tutarı 7.165,00 USD olan 5 adet fatura düzenlediği, Davacının 2 adet işlem ile davalıya 2.417,09 USD (49.057,62 TL) ödeme yaptığı, Davacı ticari defterlerinde 15.09.2023 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 4.747,91 USD alacaklı olduğu, takibin de aynı tutar üzerinden başlatıldığı, takipte işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, takipte talep edilen asıl alacak tutarının davacı ticari defterleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme’nize yazılan cevabi yazı ekinde gönderilen 2023 dönemlerine ilişkin davacıya ait BS bildirimleri ile Milas Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme’nize yazılan cevabi yazı ekinde gönderilen 2023 dönemlerine ilişkin davalıya ait BA bildirimleri incelendiğinde, davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların 4 adet belgede 122.102,99 TL olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davacının düzenlemiş olduğu, dava dosyasında görüntüsü bulunan 07.03.2023 tarihli ... nolu 2.065,00 USD (39.057,62 TL) tutarlı faturanın Ba –Bs bildirimlerinde yer almadığı görülmüş ise de davalı tarafından davacıya yapılan 05.04.2023 tarihli ödemenin de davacı ticari defter kayıtlarında bu fatura ile aynı tutarda olduğu (39.057,62 TL) görülmektedir. (25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:396)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 523) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyecek, sistem otomatik olarak dahil edecektir) Davalı Şirketin Sayın Mahkemeye Ticari Defterlerini Sunmadığı ve Yerini Bildirmediği Görüldüğünden Davalı Ticari Defterleri Üzerinde İnceleme Yapılamamıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, açık hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili talepli icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının verdiği hizmete istinaden düzenlenen fatura bedellerinden oluşan cari hesap ilişkisi sonucu davacının takip konusu alacak miktarı kadar alacağının mevcut olduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3-Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. 4-Dava konusu alacak faturaya dayanmakta olup, dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinde davacının takipte ve davada açık hesap ilişkisine dayanıldığı anlaşılmıştır. 5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizin 16/05/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki tarafa ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş, bu hususta ihtarlı davetiye ile davalıya tebligat çıkartılmış, duruşma zaptının ve ihtarlı davetiyenin davalıya tebliğ edildiği ancak davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür. Davacı şirkete ait ticari defterler bilirkişi incelemesine sunulmuş ve üzerinde takip konusu faturalara ilişkin inceleme yapılmıştır. 6-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda -Davacı şirketin davalı adına farklı miktarda 5 adet fatura nedeniyle 7.165,02-USD bedelli alacak faturası düzenlediği, -Davalının 2 farklı ödeme işlemiyle toplam 2.417,09-USD(49.057,62-TL) ödeme yaptığı, -Davacının takip tarihi itibariyle açık hesap ilişkisinde bakiye 4.747,91-USD alacak bakiyesi bulunduğu, Tespit edilmiştir. 7-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. "1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. 8-Somut olayda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 4.747,91-USD alacak bakiyesi bulunduğu, davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmemiş olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi uyarınca davalı defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediğinden veya incelenmek üzere hazır bulundurulacağı yeri göstermediğinden davacının ticari defterlerinin kendi lehine delil teşkil ettiği ve davacının bakiye alacak miktarını ticari defterleriyle ispat ettiği anlaşıldığından davacının takip tarihi itibariyle takip asıl alacak miktarı olan 4.747,91-USD alacaklı olduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar verilmiştir. 9-Davacı alacağı faturaya dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, 2023 yılı arabuluculuk asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının tümüyle iptaline, takibin itiraz öncesi koşullarda devamına, 2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değeri 146.045,70-TL'nin %20'si oranında hesaplanan 29.209,14-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.976,38-TL harçtan peşin olarak alınan 2.494,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.482,28‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.494,10-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 60,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 3.487,6‬0-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/150, K. 2024/1152, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-150-e-2024-1152-k-956838f25e81