İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1160 E. 2025/873 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1160
Karar No
2025/873
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1160 Esas KARAR NO : 2025/873 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 07/10/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket, 1974 yılından bu yana gümrük müşavirliği ve lojistik hizmeti verdiğini, kuruluşundan bu yana Türkiye’nin her yerinden kendi alanında lider şirketlere gümrükleme çözümleri sunmakta ve süreçlerini başarıyla tamamladığını, bu doğrultuda davalı şirkete ait eşyaların taşımacılığı için müvekkili şirket ile iletişime geçilmiş ve bu doğrultuda müvekkili şirketçe iş üstlenildiğini, müvekkili şirket davalı şirkete sağlamış olduğu hizmet karşılığında, 'navlun hizmet gelirleri' için 3.700,00.-Euro tutarındaki... no'lu e-Fatura'yı düzenleyerek davalı tarafa tebliğ edildiğini, faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi üzerine fatura kesinleştiğini, taraflarca yapılacak iş hususunda anlaşılması ve müvekkili şirketin taahhüt ettiği hizmeti ifa etmesi üzerine, verilen hizmet karşılığı düzenlenen fatura bedeli olan 3.700,00-Euro müvekkili şirket alacağının ödenmemesi üzerine tarafımızca İzmir... İcra Dairesi ...E. sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, 07/10/2024 tarihinde düzenlenen takip talebine binaen davalı borçlu... Lojistik Anonim Şirketi'ne 09/10/2024 tarihinde ödeme emri gönderilmiş olduğunu, borçlu tarafça 11/10/2024 tarihinde borca itiraz edildiğini, İcra dairesi tarafından düzenlenen 11/10/2024 tarihli tensip zaptı doğrultusunda, muaccel olduğunu, borcun varlığına rağmen haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetle yapılmış itiraz üzerine durdurulan takibin devam etmesi; haksız itirazın iptali ve davalı borçlu şirket tarafınca borcun varlığına rağmen edilen kötüniyetli itiraz doğrultusunda alacağın %20'sinden az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi için huzurdaki davayı ikame etme zaruretimiz hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah olunan ve Sayın Mahkeneizce re'sen nazara alınacak nedenlerle; öncelikle müvekkili alacağına kavuşma riskinin ortadan kaldırılması adına davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı haksız itirazının iptalini, durdurulan takibin izmir ... icra dairesinin... esas numaralı dosyası üzerinden devamını, haksız ve kötüniyetle itiraz eden borçlu aleyhine, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkili adına talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, müvekkili sunulduğunu iddia edilen taşıma hizmetlerinin varlığı ve bunların hasarsız ve gecikmesiz şekilde tamamlandığı ispat edilemediğini, CMR Konvansiyonu md. 23/4 ve TTK md. 870/2 uyarınca, taşıyıcı taşımanın tamamlanan kısmıyla orantılı olarak taşıma ücretine hak kazanacağını, kati suretle kabul anlamına gelmemek ve tüm beyan ve itirazları saklı kalmak kaydı ile, davacı tarafın alacak iddiasının likit olmadığını, ispata muhtaç ve fahiş olduğunu, davacının faiz talebi taşımanın tabi olduğu CMR konvansiyonu hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davacının ihtiyati haciz talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının alacak iddiasının kabul edilmediğini, davacının alacağını yaklaşık olarak ispat edemediğini, tüm nedenlerle ve tüm talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olması nedeni ile davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişiden alınan 01/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile; 3.1)- Davacı ... Lojistik Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen 2024 takvim yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, 3.2)- Davacı ...istik Tic. Ltd. Şti’nin incelenen ticari defter ve belgelerinde; Davalı ...Lojistik A.Ş. ... hesap kodu ile Alıcılar hesabında hareket gördüğü, takibe konu 23/08/2024 tarihli 3.700,00 EURO bedelli faturanın kayıt altına alındığı, ilgili faturaya istinaden davalı şirketçe yapılmış herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, takip ve dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 139.800,06 karşılığı 3.700,00 EURO alacaklı olduğunun tespit edildiği, 3.3)- Davacının, İzmir... İcra Dairesi’nin ...Esas numaralı icra dosyasında icra takibini yaptığı 3.700,00 EURO tutarın tarafımıza ibraz edilmiş bulunan incelemeye konu yasal defterler içerisinde kayıtlandığı, defter, kayıt, belge ve deliller ışığında takip tarihi itibariyle alacak aslına ilişkin tutarın 3.700,00 EURO olduğu,.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, ticari nitelikte taşıma sözleşmesi nedeniyle oluşan fatura alacağın tahsili talepli icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, takip ve dava konusu faturadan kaynaklanan alacağın ödenmediği ileri sürülerek itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 3-Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının fatura içeriğini oluşturan taşıma hizmetini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, takipte talep edilen faizin CMR konvansiyonu hükümlerine aykırı olduğunu ve sair hususları ileri sürerek davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 4-İcra dosyası içeriğinin incelenmesinde, takibe itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı görülmüş, bu nedenle itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı değerlendirilmiştir. Davalı tarafça icra takibinde icra dairesinin yetkisine yönelik itirazda bulunulmuş ise de davalı şirketin faaliyet adresinin Konak/İZMİR'de bulunduğu, davalının yerleşim yeri icra dairesinin takipte yetkili olduğu gözetilerek yetki itirazının yerinde olmadığı, İzmir ...İcra Dairesi'nin icra takibinde yetkili olduğu kabul edilmiştir. 5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizin 15/04/2025 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki tarafa ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş ve davacıya ait ticari defterler incelenmiştir. 6-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda -Davacı şirketin ticari defterlerinde takip konusu faturaya dayalı olarak 139.800,06-TL alacak kaydı bulunduğu, buna karşılık davalı ödemesine dair bir kayıt bulunmadığı, Yönünde tespitte bulunulduğu görülmüştür. 7-Davalı vekilinin 14/05/2025 tarihli beyan dilekçesiyle davalı ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme talep edilmiş ise de dosyada toplanan delillerin niteliği itibariyle defter incelemesinin sonuca etkili olmayacağı gözetilerek davalı ticari defterleri incelenmemiştir. Şöyle ki, Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 07/01/2025 tarihli yazısı ekinde yer alan davalı şirket BA form kayıtlarında davacı şirket adına 1 adet belge karşılığı 139.800,06-TL miktarında alış beyanının sisteme BA formu olarak girildiği görülmüştür. Bs ve Ba formları vergi zayinin önlenmesi amacıyla mal veya hizmet alımı gerçekleştiren veya mal veya hizmet satışı gerçekleştiren şirketlerin bunlarla ilgili düzenledikleri veya adlarına düzenlenen faturaları sistem üzerinden vergi dairesine bildirmelerine, mal alımı yapan şirketin bildirdiği kayıtlar ile mal satışı gerçekleştiren şirket kayıtları karşılaştırılmak suretiyle vergi zaiyatının önlenmesi amaçlı bir uygulama olup, Ba-Bs formlarının bildirilmesi ilgili vergi mükellefinin kendisi tarafından veya yetkilendirdiği muhasebe yetkilisi tarafından gerçekleştirilebilecek bir işlem olduğundan bu yönde bir alış faturası bildirimi yapılması fatura içeriğinin ilgili kimseye teslim edildiği yönünde yorumlanmaktadır. (Bkz: Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin...Karar sayılı ilamında " Mahkemece yapılacak iş davalının kabulünde olan 19.01.2011 tarihli ve 5.022,00 TL fatura bedeli ile birlikte davalı tarafından vergi dairesine BA formu ile bildirdiği anlaşılan 14.10.2011 tarihli 2.138,40 TL bedelli ve 21.10.2011 tarihli 5.136,48 TL bedelli faturaların, 3 fatura bedeli olan toplam 12.296,88 TL’lik malın davalıya teslim edildiği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.) 8-Somut olayda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 1 adet faturayı davalı adına düzenlediği, davacı ticari defterlerinde davalı ödemesi yer almadığı gibi davalı şirketin cevap dilekçesiyle bir ödeme savunmasında da bulunmadığı, davalının fatura içeriği mal veya hizmetin tam olarak verilmediğine yönelik savunmada bulunduğu ancak savunmanın aksine faturanın davalı alış faturası olarak Vergi Dairesi kayıtlarına bildirilmiş olduğu, bu itibarla davacının üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getirmekle fatura bedeli kadar alacağının varlığını ispat ettiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde ödeme savunmasında bulunmadığı gibi bir an için davalı ticari defterlerinde ödeme kaydı yer almış olsa dahi davacı ticari defterlerinde bu ödemelere ilişkin bir kayıt yer almadığından davalının bu ödemesini başkaca bir makbuz, dekont veya aynı güçte bir yazılı delil ile ispat etmesinin gerekeceği, davalının delil listesinde ise böyle bir ödeme delilinin bulunmadığı, bu haliyle davalı ticari defterlerinin incelenmesinde hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek davacı ticari defterleri ve davalı şirketin Ba form kayıtları hükme esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu taşıma hizmeti Manisa ve Almanya ülkesi Frankfurk şehri arasında gerçekleştirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı için Mukavele (CMR. Konvansiyonu) ve buna ek protokolü onaylayarak, 04.01.1995 tarihli Resmi Gazete’nin 22161 sayılı nüshasında yayınlanması ile bu sözleşmeye taraf olmuştur. Bu Konvansiyon hükümlerine göre yapılacak taşımalarda taraf devletler yönünden sözleşme hükümleri geçerli olacağından, CMR Konvansiyonu'nun 41. maddesi uyarınca, 40. madde hükümleri saklı kalmak üzere, bu sözleşmenin hükümlerini doğrudan doğruya veya dolayısıyla ihlal eden her türlü şart hükümsüz sayılacak ve taşıma sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda, taşıyıcı lehine olan CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Anılan sözleşmenin 27. maddesinin birinci fıkrasında hak sahibinin ödenecek tazminat için faiz isteyebileceği, yılda %5 üzerinden hesap edilecek bu faizin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağı belirtilmiştir. Buna göre her ne kadar takip konusu faiz miktarının yıllık %5 olarak belirlenmesi gerekmekte ise de davacı tarafça bu miktardan daha az olan devlet bankalarınca yabancı para mevduatına uygulanan faiz oranının talep edildiği, bunun ise takip ve dava tarihleri itibariyle %5 oranından çok daha düşük olduğu gözetilerek taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak davacının talebini aşar şekilde faiz oranının düzeltilmesi yoluna gidilmemiştir. 9-Davacı alacağı faturalardan kaynaklanan alacak ilişkisine dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, davalı tarafça vergi dairesine fatura bedelinin alış beyanı olarak bildirildiği, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek takip tarihi itibariyle alacağın Türk Lirası karşılığının %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 3.700,00-Euro asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden itiraz öncesi koşullarda devamına, 2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığının %20'si oranında 27.720,40-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.283,39-TL harçtan peşin olarak alınan 1.664,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.618,54-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.664,85-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 1.180,00-TL posta ve tebligat ücreti, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 6.107,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2025

Katip... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1160, K. 2025/873, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1160-e-2025-873-k-570e665af41c