İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1001 E. 2025/386 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1001
- Karar No
- 2025/386
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/1001 Esas KARAR NO : 2025/386 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2023 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin... Esas sayılı dosyada mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.Ş. Nezdinde Genişletilmiş Kasko Paket Uzun ve Kısa Süreli Kiralık Sigorta Poliçesi bulunan ve müvekkili... adına tescilli ... ekli kaza tutanağında belirtildiği gibi 24.10.2022 günü yola aniden çıkan köpeğe çarparak maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, meydana gelen kazada müvekkiline ait aracın muhtelif yerlerinin zarar gördüğünü, müvekkilinin meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri yaptırdığını, meydana gelen bu kazasına istinaden davalı sigorta şirketinin müvekkilin aracında meydana gelen hasarın tespiti için eksper görevlendirdiğini, görevli eksper raporunun tanzim edildiğini, lakin düzenlenen bu eksper raporunun afaki olup müvekkilinin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, müvekkilinin aracında ortaya çıkan zararın sigorta şirketinin görevlendirmiş olduğu eksperin belirlemiş olduğu hasar miktarından daha fazla olduğunu, hazırlanan eksper raporunun afaki olup eksperin adeta davalı sigorta şirketinin temsilcisi gibi davrandığını sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın 51.405.26-TL hasar olarak tespit edildiğini, bilirkişi incelemesi yaptırılarak aracın ne kadar hasarlı olduğunun netlik kazanacağını, davalı sigorta şirketinin edimi eksik ifa ettiğini, müvekkilinin aracının ayıplı olarak onarıldığını, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin aracını hakkı ve layığı ile onarmadığından sigorta şirketi açısından sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında yapılan sigorta sözleşmesi gereği araçta oluşan riziko, poliçe kapsamında olmasına rağmen sigorta şirketi keyfiyete dayalı, afaki bir ön inceleme ve hukuki dayanaktan yoksun olarak müvekkilinin aracında oluşan zararı gerçek hasarı reddettiğini, söz konusu kazaya ilişkin hasar dosyasının mesnetsiz ve hukuka aykırı bir şekilde reddedilmesinin müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu, sigorta şirketinin tamamen sorumluktan kurtulmak için kötü niyetli bir şekilde hareket ederek hasarın ret edildiğini taraflarına bildirimde bulunmadığını, araçta meydana gelen rizikodan sonra müvekkilinin aracında oluşan hasarın giderilmesi için davalı sigorta şirketine 20 Ocak 2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinin taraflarına hiçbir şekilde cevap vermeyerek taleplerini zımni olarak reddettiğini, davalı sigorta şirketinin, müvekkilinin aracında oluşan hasarı ret ettiğinden dolayı dava şartı olan zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulduğunu, zorunlu arabulucuda taraflar anlaşamadığından müvekkilinin aracında oluşan zararın giderilmesi için dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen ve resen göz önüne alınacak sebeplerden dolayı; müvekkilinin maliki bulunduğu, kazaya konu...plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle; HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davalarını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminat taleplerini artırmak üzere; şimdilik 10,00-TL alacaklarının davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 500,00-TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekilinin... Esas sayılı dosyada mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, işbu davada görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, bu sebeple davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava değeri nazara alındığında tüketici hakem heyetine başvuru yapılması gerekirken bu kanun yoluna başvuru yapılmaksızın işbu davanın açılması nedeniyle dava şartı yokluğundan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, somut davalarında da benzer şekilde davacı tarafından 10,00-TL talep edilmekte olup davacının işbu davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, ilgili hasarın müvekkili şirketin anlaşmalı kurumlarında tamir edildiğini ve aracın tümüyle sıfırlanmış olarak davacıya anahtar tesliminin yapılmış olduğunu, davacının başkaca bir alacağının da kalmadığını, her ne kadar işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiği taraflarınca savunulsa da, hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla müvekkilin hak kaybına uğramaması açısından belirtmek gerekir ki; kazaya karışan ... plakalı araçta oluşan hasar miktarı belirlenirken; poliçe şartlarına uygun olarak öncelikle onarımı mümkün parçaların onarım bedelinin, onarımının mümkün olmayan parçaların iskontolu fiyatlarının baz alınması gerektiğini, hasar miktarının poliçe özel şartlarına uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, şayet hasar yönünden bilirkişi incelemesi yapılacaksa bu hususlar dikkate alınarak hesaplamada belirtilen fiyatlara %20’den az olmamak üzere iskonto uygulanması gerektiğini, tüm bu açıklamalar doğrultusunda, davacının kötü niyetli ve haksız zarar taleplerinin reddedilmesi, aksi kanaate varılması halinde hesaplanacak tutarlara iskonto uygulanması gerektiğini, davacı tarafından fatura sunulmadığından kdv’den sorumluluklarının bulunmadığını, davacı tarafından sunulan belgeler arasında onarım faturası veya onarıma ilişkin ödeme yapıldığını gösterir bir dekont bulunmadığını, müvekkili şirkete herhangi bir fatura aslı ya da yansıtma fatura gönderilmemiş olmakla KDV’den sorumlulukları bulunmadığını, davacının takibe konu ettiği bakiye hasar bedeli için temerrüt tarihinden itibaren avans faiz talep edilmiş olduğunu, davacıya ait aracın cinsi otomobilin kullanım amacının hususi olmakla, davacının avans faiz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu şartlarda davacının ancak yasal faiz talep edilebileceğini, davacı tarafça talep edilen ekspertiz ücreti masrafının doğrudan zarar olmayıp dolaylı zarar olduğunu, belirtilen tüm bu nedenlerle, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddini talep etme zorunluluklarının hasıl olduğunu, işbu haksız ve hukuka aykırı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : 1-..Dava; kasko sigorta poliçesine dayalı olarak bakiye hasar bedelinin sigortacıdan tazmini talebine iliişkindir. 2- Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir. Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır. 3- Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca sigortanın konusu; "Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi " şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda kazanın ... plaka sayılı araç sürücüsünün köpeğe çarpması şeklinde vuku bulduğu ve bu nedenle hasarın temel sebebinin Genel Şartlar'ın A.1-b fıkrasında sayılan haller arasında olduğu anlaşılmaktadır. 4- Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır. Mahkememizce... Esas sayılı dosyada aldırılan 12/02/2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sn. Mahkemenin ...E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz ve izah edilen hususlarla; - Kaza ile hasarın uyumluluğu Dosya kapsamında yer alan davaya konu aracın fotoğraflarının incelenmesi sonrası yapılan incelemede,... plaka sayılı .... CRDI STYLE 2014 model otomobilde meydana gelen kazanın dava dilekçesinde “yola aniden çıkan köpeğe çarparak” oluştuğu şeklinde izah edilen beyanla uyumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. -Hasar onarım bedeli yönünden: Somut olayda ... plaka sayılı ... 1.6. CRDI STYLE 2014 model otomobilde meydana gelen gerçek zarar riziko tarihi orijinal yedek parça fiyatlarıyla KDV dahil 26.369,67 TL. olarak hesaplanmıştır.." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizce ...Esas sayılı dosyada aldırılan 16/04 2024 Tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda özetle; "..Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; - Sürücü ...'ün, kusursuz olduğu, - Başıboş hayvanın, sonuç üzerinde %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu, - Dava konusu araçtaki hasarın 26.369,67 TL olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 5) Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Oluşan hasarın Genel Şartlar'ın A.1-b fıkrasında sayılan haller arasında olduğu, genel olarak bu çarpmanın poliçe teminatı kapsamında olduğu, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. Maddesinde sayılan teminat dışı zararlardan olmadığı değerlendirilmiştir. Diğer iki bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin birbiri ile örtüştüğü, her iki raporun da 26.369,00-TL tutarında bakiye tazminat tutarının bulunduğu neticesine ulaştığı anlaşılmakla denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun 12.02.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde hüküm oluşturulmuştur. 9) Ayrıca hüküm altına alınan tazminat miktarına işletilecek faizin başlangıç tarihi yönünden; Poliçe ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1427/2. Maddesi hükmüne göre; "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur." Kaza tarihinde yürürlükte olan Kasko Genel Şartlarının B.3.3.4.1.maddesine göre; "Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur" hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu olayda davadan önce zararın tazmini için davacı tarafından davalı sigorta şirketine 20.01.2023 tarihinde kazanın ihbar edildiği görüldüğünden işbu tarihten itibaren dava dilekçesi ve bedel arttırım dilekçesinde talep edilen bedellere 45 gün sonradan başlamak üzere Avans Faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; taleple bağlı kalınarak 26.369,00-TL Bakiye Zarar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına 06/03/2023 tarihinden itibaren Avans Faizi işletilmesine,. 2- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.801,26-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.621,36-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13,14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4- Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 179,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 26.369,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafından yapılan 3.600,00-TL bilirkişi ücreti, 505,25-TL tebliğat ve posta ücreti ve 500,00-TL Ekspertiz Ücreti olmak üzere toplam 4.605,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.17/04/2025 Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza