İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/647 E. 2024/1058 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/647
- Karar No
- 2024/1058
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/647 Esas KARAR NO : 2024/1058 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/08/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Kaza sonrası müvekkiline ait araçtaki hasar bedelinin, değer kaybının tespiti maksadıyla ... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri tarafından, Araç Hasar ve Değer Kaybı Raporu düzenlendiğini, anılan rapora göre müvekkili aracında 136.130,89-TL tutarında hasar bedeli ve 25.000,00-TL tutarında değer kaybı meydana geldiği tespit edildiğini, müvekkili adı geçen araç hasar raporu için ayrıca 441,00-TL ve Değer Kaybı Raporu için 273,00-TL olmak üzere toplam 714,00-TL ücret ödemiş, bu konuda da zarara uğradığını, bu nedenle değer kaybının, hasar bedelinin ve ikame araç bedeli ücretlerinin yanında söz konusu rakamların da müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine kaza ile ilgili olarak müvekkiline ödenmeyen hasar bedelinin ve değer kaybının tespiti maksadı ile ... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri tarafından hazırlanan 08.03.2022 tarih ve...no’lu 273,00-TL Hasar Tespiti fatura ücretinin ve ...no'lu değer kaybı tespiti 441,00-TL fatura ücretinin müvekkiline ödenmesi için 09.03.2022 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketine başvurulmuş, hasar ve değer kaybı başvuru dilekçeleri 10.03.2022 tarihinde davalı tarafça teslim alınmış, üzerinden 15 gün süre geçmiş Davalılar ile arabuluculuk görüşmeleri başlatıldığını ve herhangi bir sonuç alınamadığını, fazlaya, faize ve munzam zararlara ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; yaşanan trafik kazası neticesi müvekkiline... plaka sayılı aracında meydana gelen hasar bedelinin, değer kaybının, ikame araç bedelinin 6100 sayılı HMK’nın 107.maddesi gereğince (belirsiz alacak davası olarak) belirlenerek fazlaya, faize ve munzam zararlara ilişkin haklarımız saklı kalmak ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme sürecinde ileride kesinleşecek değere göre arttırılmak üzere şimdilik 10,00-TL maddi hasardan, 10,00-TL değer kaybından 10,00-TL ikame araç bedelinden ve 714,000-TL ekspertiz ücretlerinden kaynaklanan toplam 744,00-TL tutarındaki maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri ile birlikte davalılar'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 10/10/2024 Tarihli ıslah dilekçesi ile; müvekkili adına kayıtlı araçta meydana gelen değer kaybı ve araç hasarının ve ikame araç bedelinin tazmini amacı ile fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla yapılacak olan bilirkişi incelemesinden sonra tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 10,00 TL değer kaybı, 10,00-TL hasar bedeli, 10,00-TL ikame araç bedelinin tahsilini talep ettiğini, dosyaya ibraz edilen 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedeli 109.274,19-TL, aracın rayiç bedeli 205.000,00-TL, sovtaj bedeli 100.000,00-TL, ikame araç bedeli ise 2.550,00-TL olarak hesap edildiğini, ıslah talebinin miktar ve usul yönünden hakemliğince kabulüne, poliçe limitleri doğrultusunda 43.000,00-TL hasar bedelinin, davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden Tahsiline, poliçe limitleri haricinde kalan (105.000,00-TL-43.000,00-TL=62.000,00-TL) hasar bedelinin ve 2.550,00-TL ikame araç bedelini davalı...'dan tahsilini, ıslah ettiğimiz değerlerin işletilecek faizi, yargılama giderleri ve ücret-i vekalet ile sorumlu davalılardan tahsilini, ayrıca dava dilekçesi ile talep ettiğimiz diğer bedellerin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra, aynı taraflar arasında, aynı konuda, aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamayacağını, müvekkili şirket genel müdürlük adresi Sarıyer/ İstanbul olduğunu, bu sebeple yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sayın mahkeme'ce yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, davacı taraf delilleri tarafımıza tebliğ edilmediğini hasara konu tazminat talebi zmms teminatları dışında kaldığını, poliçe tanzim tarihi olan 25.12.2020 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini bilirkişi hesaplamasının zmms genel şartlar değer kaybı hesaplama formülü dikkate alınarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu müvekkil şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olup davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebi hukuka aykırı olduğunu, yukarıda arz edilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile; sayın mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesini, yetki itirazıkabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesini, usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak usulden reddini, esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Vergi Levhası,Kaza Tespit Tutanağı, Mağdur araç ruhsat fotokopisi, Hasarlı araca ait fotoğraflar, Yargıtay Kararları, 09.03.2022 tarihli hasar ve değer kaybı müracaat dilekçeleri, arabuluculuk son tutanağı, Sigorta şirketi hasar dosyası, Kurum kayıtları : Trafik kayıtları, Tramer Kayıtları, Noter kayıtları, SBM kayıtları, Banka kayıtları, Keşif ,Bilirkişi İncelemesi, Tanık anlatımları delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... Trafik kuralları ihlalleri yönünden: -... plaka sayılı davalı aracın firari sürücüsü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/a maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşunda tamamen Etken Olduğu. -... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü ...meydana gelen kazanın oluşumuna etken faktörü ve kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır. - Hasar Onarım bedeli yönünden: -... plaka sayılı...1.6 M.JET 120 2017 model otomobilde 19.11.2021 riziko tarihi itibarıyla meydana gelen gerçek zarar KDV dahil 109.274,19 TL. olarak hesaplanmıştır. -Değer kaybı bedeli yönünden: - Değer kaybı bedeli tespite konu ... plaka sayılı... 1.6 M.JET 120 2017 model otomobilin riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin pazarlık payı da dikkate alınarak ortalama olarak 205.000,00 TL. mertebesinde olduğu ve 109.274,19 TL. olarak hesaplanan toplam hasar onarım bedeli nedeniyle tamirinin ekonomik olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Bir aracın değer kaybının hesaplanması için tamirinin ekonomik olması gerekir. Dava dosyasında yapılan incelemede davacının aracın onarımını talep ettiği ve gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Aracın davacı tarafından tamir ettirilerek kullanılması pert sonucunu etkilemeyeceğinden nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla davacının değer kaybı bedeli talep edemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır. -İkame araç bedeli yönünden: -Yargıtay içtihatları mucibinde araç tamir edildiyse makul tamir süresi kadar; araç pert olduysa da mağdurun yeni araç alabilme/pert bedelini alabilme süresi kadar gün için araç mahrumiyet bedeli hesaplanması icap ettiğinden, uygun aracın araştırılıp bulunması için “makul sürenin” 10 gün olduğu, ... 1.6 M.JET 120 2017 model konseptindeki benzer bir aracın 19.11.2021 riziko tarihi itibarıyla günlük kiralama bedelinin KDV dahil 255,00 TL. mertebesinde olduğu, 2.550,00 TL. araç kiralama bedeli hesaplanmış olup, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere davalı...’ın riziko tarihi itibarıyla sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Somut olayda davalı ... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan...plaka sayılı aracı... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup, ... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 105.000,00 TL. olarak hesaplanan gerçek zarar bedelinden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı Vekili tarafından dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketine yapılan hasar ve değer kaybı başvuru dilekçelerinin 10.03.2022 tarihinde davalı tarafça teslim alındığını belirtmiş olup dosya kapsamında bu konuda bir belge yer almaması nedeniyle -ödenmeyen borç miktarı bakımından temerrüt tarihi konusunda nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye aittir. Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit görüş ve kanaatimi saygılarımla arz ederim ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli, değer kaybı zararı ve aracın onarımda geçen süre boyunca faydalanılmaması nedeniyle ikame araç zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dava konusu uyuşmazlık davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı...'ın maliki olduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan... plaka sayılı araç arasında meydana gelen 19/11/2021 tarihli trafik kazasında kusur dağılımı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli, onarım ekonomik ise onarım sonrası aracın değer kaybı zararı oluşup oluşmadığı ve aracın onarımda geçen süre boyunca araç yoksunluğundan kaynaklanan zararın karşılanması, davalı...'ın işleten sıfatının bulunup bulunmadığı konularında toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, ...n zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden ...n Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında zarar verdiği ileri sürülen aracın sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili Tarafından yetki itirazı ileri sürülmüş ise de dava konusu kazanın İzmir ili Buca ilçesinde meydana geldiği, haksız fiilden kaynaklanan davaların, haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesinde de görülebileceği dikkate alınarak yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili ve davalı... Tarafından dava konusu uyuşmazlıkla ilgili kesin hüküm bulunduğu yönünde itirazlar ileri sürülmüş ise de, mahkememizce dosya arasına alınan Sigorta Tahkim Komisyonu'nun...ayılı tahkim dosyasında hakem kararının usulden ret niteliğinde olduğu ve usulden ret kararlarının yeniden dava açılmasına engel olmayacağı ve uyuşmazlığın esasıyla ilgili olarak kesin hüküm teşkil etmeyeceği anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Davalı... cevap dilekçesinde aracın kira sözleşmesiyle husumet yönünden itirazda bulunmuştur. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, ...n zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta aracın kayden maliki davalı... olup, aracın rent a car aracı olarak 3.kişilere kiralandığına yönelik beyan ve savunmalar bulunmakla birlikte, kayden malikin işleten sıfatının sona ermesi için kira sözleşmesinin 3.kişileri de bağlayacak şekilde delillendirilmesi gerektiği halde davalı tarafça bu hususta delil sunulmadığı, mahkememizin 14/11/2023 tarihli celsesinin 4 nolu ara kararı ile davalıya bu hususta delillerini sunması için ihtar ve süre verildiği halde kira sözleşmesini ispata elverişli delillerin gösterilmediği görülmüştür. Bu durumda aracın uzun süreli kira sözleşmesi nedeniyle işleteninin değiştiğine yönelik davalı savunmalarının, zarar gören 3.kişileri de etkileyecek şekilde ispata elverişli delillerle desteklenmediği gözetilerek davalının işleten sıfatının kaza sırasında devam ettiği değerlendirilmiştir. 4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Somut olayda, davalı ... Sigorta A.Ş....plaka sayılı aracın 25/12/2020-25/12/2021 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi 19/11/2021 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 43.000,00-TL olduğu görülmüştür. 5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu trafik kazasının davalıların sigortacısı ve maliki oldukları ... plaka sayılı aracın kimliği belirlenemeyen sürücüsünün KTK'nın 57/a maddesine yönelik kural ihlali nedeniyle meydana geldiği, davacıya ait araç sürücüsü dava dışı ...nun kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de ceza tahkikatı dosyasında alınan beyanlar ve olay yeri kaza görüntülerine göre davalının sigortalısı araç sürücüsün kavşakta geçiş önceliği kurallarına riayet etmemesi nedeniyle kazanın gerçekleştiği anlaşılmakla itirazlar yerinde görülmemiş ve kimliği belirsiz olan ... plaka sayılı araç sürücüsü asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 6-Davacının kaza sonucu oluşan hasar onarım bedeli, değer kaybı zararı ve onarım süresi ile emsal bir aracın kiralama bedelinin tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV dahil 109.279,19-TL olduğu, aracın rayiç değerinin 205.000,00-TL ve onarılmamış haliyle sovtaj değerinin 100.000,00-TL olduğu, onarımın ekonomik olmadığı, davacının gerçek zararının 105.000,00-TL olduğu, benzer segmentte bir aracın 10 gün içerisinde satın alınabileceği ve bu sürede günlüğü 255,00-TL'den 2.550,00-TL bedel ile araç temin edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından itirazda bulunulmuş ise de, hasar bedeli ve değer kaybı zararı yönünden yapılan incelemede, aracın onarım gören parçaları, yaşı, kullanım kilometresi, marka ve modeline(2017) göre, rayiç değerin piyasa şartlarına uygun belirlendiği, aracın onarılmamış haliyle sovtaj değeri olarak tespit edilen 100.000,00-TL'ye onarım bedeli olan 109.279,19-TL eklendiğinde aracın kazasız rayiç değerinin üzerinde bir rakama ulaşıldığından aracın onarımının ekonomik olmadığı anlaşımış ve davalıların gerçek zarar olarak tespit edilen 105.000,00-TL'den sorumlu tutulmaları gerektiği değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporu ile emsal bir aracın temininin 10 gün süreceği ve günlüğü 255,00-TL'den emsal nitelikte bir aracın kiralanabileceği belirtilmiştir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre hasar gören bir aracın maliki aracın tamiri süresince araçtan faydalanmaması nedeniyle zararının oluştuğu kabul edilmektedir. Zarar gören araç maliki bu süreçte farklı bir araç kiralamamış olsa dahi salt kendisine ait araçtan faydalanma imkanı bulunmadığı için aracın günlük kullanım bedeli kadar zararı oluştuğu dikkate alınarak, araç temin süresi ve günlük kiralama ücretinin benzer nitelikteki dosyalarda elde edilen verilerle uyumlu olduğu gözetilerek davacının aracın kullanılamamasından dolayı 2.550,00-TL zararı oluştuğu kabul edilmiştir. Davacı tarafça dava açılışında değer kaybı zararı talebinde bulunulmuş ise de yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde aracın onarımının ekonomik olmadığı anlaşıldığından araçta değer kaybı zararı oluşmayacağı değerlendirilmiş ve değer kaybı zararına yönelik talebin reddine karar verilmiştir. 7-Davacı vekilinin 10/10/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değeri hasar bedeli yönünden 105.000,00-TL'ye, ikame araç talebi yönünden ise 2.550,00-TL'ye yükseltilmiştir. Davacı tarafça ıslah dilekçesinde hasar bedelinin 43.000,00-TL'lik kısmı ZMMS sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'den, bakiye kısmı ise araç maliki davalı...'tan talep edilmiştir. Mahkememizce talep dikkate alınarak davanın 105.000,00-TL üzerinden kabulüne karar verilmiş ise de sıralı sorumluluk talebi gereğince 43.000,00-TL'lik kısımdan yalnızca KZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Sorumlu tutulmuş ve bakiye 62.000,00-TL'lik kısımdan ise araç maliki... sorumlu tutulmuştur. Davalı araç maliki sorumluluğu haksız fiil tarihinden itibaren başladığından kaza tarihi 19/11/2022'den itibaren faize hükmedilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ise ihbar sonrası temerrüt koşullarının oluşması ile başlayacağından davacının 09/03/2022 tarihinde davalıya ulaşan yazılı başvurusunda davalıya ödeme için 15 günlük süre verildiği, 15 günlük süre sonunda 26/03/2022 tarihinde temerrüde düşeceği gözetilerek temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Faiz türü yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacı tarafça tazminat miktarlarına avans faizi uygulanması talep edilmiş olup, zarar veren... plaka sayılı aracın kiralık araç olarak kullanıldığı davalıların da kabulünde olduğu ve aracın ticari amaçlı kullanıldığı, bu nedenle zarar görenin ticari faiz talep edebileceği gözetilerek avans faizine hükmedilmiştir. 8-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, A-105.000,00-TL hasar bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın poliçe limiti olan 43.000,00-TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden, bakiye 62.000,00-TL'sinin davalı...'tan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 26/03/2022, davalı... yönünden kaza tarihi 19/11/2022 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, B-2.550,00-TL ikame araç zararının davalı...'tan kaza tarihi 19/11/2022'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, C-Değer kaybı zararı oluşmadığından talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.346,74-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak alınan 1.837,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.239,89-TL harcın 2.095,02-TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden, 3.144,87-TL'sinin davalı...'tan ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen değer kaybı zararı istemi miktarı üzerinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yararına takdir edilen 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ... Sigorta Anonim Şirketine verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.837,00-TL toplamı 2.106,85-TL harcın 1.264,54-TL'sinin davalı...'tan, bakiye 842,31-TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı, 643,00-TL posta ve tebligat ücreti, 5.600,00-TL bilirkişi ücreti ve yargılama gideri kapsamına alınan 714,00-TL ekspertiz ücreti toplamı 7.226,85-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 7.226,17-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin poliçe limitiyle orantılı olarak 2.889,12-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır