İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/538 E. 2024/876 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/538
Karar No
2024/876
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/538 Esas KARAR NO : 2024/876 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 22/06/2023 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkiline ait ... Plakalı araç ile... Plakalı araç arasında 11/12/2022 Tarihinde çarpışmaları nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında kaza tespit tutanağı uyarınca ...Plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait ...Plakalı aracın kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, mahkemeniz nezdinde gerçekleştirilecek kusur incelemesi ile de maddi hasarlı trafik kazasında mevcut kusur durumları netlik kazanacağını, 11/12/2022 tarihli kaza neticesinde müvekkili aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için eksper...'a dosya teslim edildiğini ve eksper dosyaya tespit raporunu sunduğunu, raporda da görüleceği üzere müvekkilinin aracında 18.953,63-TL değer kaybı tespit edildiğini, ekteki faturada da görüleceği üzere ekspere hizmet bedeli olarak 443,31-TL (KDV dahil) ödendiğini, kararlarının tazmin edilmesi amacıyla davalı sigorta şirketine 11/02/2023 tarihinde yapılan yazılı olarak başvurulduğunu, başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından müvekkilinin zararı karşılanmadığını, yukarıda arz ve izah edilen sebepler doğrultusunda;talep edilebilir tazminat bedelinin sayın mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davamızda şimdilik, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Madde uyarınca belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere 100,00-TL değer kaybı tazminatının davalıdan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, ekspertiz hizmet bedeli olarak ödenen 443,31-TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; 11.12.2022 tarihinde gerçekleşen dava konusu trafik kazasına karışan... plakalı araç müvekkil şirketçe ... sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep edilen eksik evraklar tamamlanmadığını, açıkça görüleceği üzere dava usule uygun olarak açılmadığını, müvekkili şirketin gerekli araştırmayı yapması kasten engellendiğini, tazminatın hesaplanması mümkün olmadığını ve herhangi bir ödeme gerçekleştirilemediğini, zarar görenin beyan yükümlüğünü kasten ve art niyetle yerine getirmemesi halinde meydana gelecek hasarın teminat dışı kalacağı net bir şekilde düzenlendiğini, davacı kişinin müvekkili sigorta şirketinden poliçeye istianeden bir hak veya alacak talebinde bulunması hukuken mümkün olmadığını, davacının kusur iddialarını kabul etmemekle birlikte Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk olduğunu, müvekkili şirkete sorumluluk atfedilebilmesi için gerçek zararın tespiti davacı yanın aracında değer kaybı oluşmadığını, değer kaybı hesabında aracın km'si, önceki hasarları, model yaşı göz önüne alınması gerektiğini, ekspertiz raporu ücreti talebi müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, müvekkili şirketçe alınan ekspertiz raporunun ücreti müvekkilce ödendiğini, karşı yanın bu yöndeki talepleri haksız ve davanın reddi gerektiğini, faiz başlangıç tarihi dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddini, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın müvekkili şirketin kusursuzluğu nedeniyle hasardan sorumlu tutulamayacağını, teminat dışı hallerin değerlendirilerek aracın yaşı, mükerrer kaza ve kilometresi göz önünde bulundurularak değer kaybı taleplerin reddini, gerçek zararın tespiti için alanında uzman ve tarafsız bilirkişiden bilirkişi raporu alınmasını, poliçe teminatı dışında olan ekspertiz ücret masrafı, değer kaybı, yargılama gideri ve faize fahiş taleplerin reddini, müvekkili Şirket temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmemesini aksi halde dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Kazası Tespit Tutanağı, ekspertiz raporu, müvekkile ait ruhsat, bilirkişi incelemesi, Yargıtay İlamları, keşif, tanık, hasar dosyası, arabuluculuk anlaşamama tutanağı, yemin vs her türlü delil. Bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla, − Trafik kural ihlali yönünden: •... plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/c maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşunda Etken Olduğu, • ... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü ...2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/a-b maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşunda Etken Olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. − Değer Kaybı Bedeli Yönünden: • Somut olayda ...plaka sayılı... JOY 1.5 DCI 75 2015 model otomobilde 11.12.2022 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak piyasa rayiçlerine göre 10.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Somut olayda davalı ... Sigorta A.Ş.nin sigortalısının kusuru oranında (kusur oranı konusunda takdir Sn. Mahkemenindir) 10.000,00 TL olarak tespit edilen değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında Davalı ... Sigorta A.Ş yapılan hasar ihbarının 20.02.2023 tarihinde olumsuz cevaplandırıldığı, yapıldığı, bu nedenle davalı sigorta şirketinin 03.03.2023 tarihi itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz. ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç arasında 02/12/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından kaynaklanmaktadır. 3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca zarar verdiği ileri sürülen ...plaka sayılı aracın davalı sigorta nezdinde 15/09/2022-15/09/2023 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesinin bulunduğu ve kaza tarihi 11/12/2022 itibariyle davalı şirketin 100.000,00-TL poliçe limitine kadar verilen zararlardan sorumlu olduğu görülmüştür. 5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kusur dağılımı noktasındadır. Mahkememizce dosya adli trafik bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 17/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalının sigortalısı... plaka sayılı araç sürüsücü dava dışı ...'ın KTK'nın 47/c maddesini ihlal ettiği, davacıya ait araç sürücüsü...'ın ise KTK'nın 52/a-b maddelerine yönelik kural ihlali bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı her iki taraf vekilinin somut itirazlarda bulunduğu gözetilerek dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 16/02/2024 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda davalının sigortalısı... plaka sayılı araç sürücüsü...ın %90 oranında, davacıya ait araç sürücüsü...n %10 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna karşı davacı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalının sigortalısı araç sürücüsünün sola dönüşün yasak olduğu alandan dönüş yaparak kazaya asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği anlaşılmakta ise de, davacıya ait araç sürücüsünün kavşağa yaklaştığı sırada hızını azaltarak olası bir trafik kazasının önüne geçebileceği halde uygun tedbiri almaması nedeniyle tali düzeyde kusurlu olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce öngörülen %90-%10 kusur dağılımı mahkememizce de uygun görülmekle dava konusu kazanın davacıya ait araç sürücüsünün %10 ve davalının sigortalısı araç sürücüsünün %90 oranında kusuruyla meydana geldiği kabul edilmiştir. 8-Davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 17/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki hasarsız değerinin 200.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarımının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle 10.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin ayrı ayrı itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür. Mahkememizce taraf itirazlarının karşılanması için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 16/02/2024 tarihli raporunda davacıya ait aracın kaza öncesi değerinin 230.000,00-TL olduğu, aracın kaza öncesi hasar kayıtları, yaşı ve kullanılmışlık düzeyine göre değer kaybı oluşmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 16/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı davacı vekili tarafından itirazda bulunulmuştur. Mahkememize sunulan 17/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 16/02/2024 tarihli raporunun değer kaybı zararına yönelik kısımları arasında çelişki oluştuğundan çelişkinin giderilmesi için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'na tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 30/07/2024 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda "Aracın kullanılmışlık düzeyinin (570.036 kilometrede olması) çok yüksek olduğu ve ekonomik ömrünü tamamladığı, hem de aracın 21/04/2020 tarihli kazasında ön kısımlarından (motor kaputu, sağ ön çamurluk) hasarlandığı anlaşılmıştır. Hem Ekonomik ömrünü tamamlayan hem de daha önce aynı kısımlarından eski kazalarından hasarlanan bir aracın tamirinin yapılmasından sonra kazadan önceki ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki ikinci el piyasa bedeli arasında fark oluşmayacaktır." gerekçesiyle değer kaybı zararının bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davacı vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 30/07/2024 tarihli raporunda da açıklandığı üzere aracın benzer kısımlardan daha önce hasar gördüğü, aracın kullanım kilometresi ve ticari taksi olarak kullanılmış olması nedeniyle serbest piyasada salt dava konusu kaza nedeniyle ayrıca değerinde yaşanmayacağı yönündeki görüşü dosya kapsamına uygun görülmekle dava konusu kaza nedeniyle davacıya ait aracın değerinde azalma meydana gelmeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. 9-Davacı tarafça dava öncesinde zararın tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırılmış ve bu bedelin de davalıdan tahsili talep edilmiştir. Ekspertiz ücreti veya uzman görüşü alınması davacının dava öncesinde haklılığının tespitine yönelik yaptırabileceği dava hazırlık aşamasına dair giderlerden olup yerleşik yargısal uygulamada yargılama gideri olarak karşı tarafa yükletilebileceği kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça her ne kadar ekspertiz ücreti talebi dava değeri gösterilip harçlandırılmış ise de mahkememizin yerleşik uygulaması gereğince yargılama giderleri kapsamında olan bir istemin uyuşmazlık konusu olarak değerlendirilmeyeceği gözetilerek ekspertiz ücreti istemi diğer yargılama giderleriyle birlikte davacı üzerinde bırakılmış, bu talep yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0-TL karar ve ilam harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına 3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 03/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/538, K. 2024/876, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-538-e-2024-876-k-a930540cace6